Ahlat Ağaçlarına Ağıt

Abone Ol

Geçenhafta 3 tane ahlat ağacını kestiler, kimsenin haberi olmadı.

Benimde olmadı. Benim de haberim olmadı çünkü o sokağı trafiğe kapatmışlar vedoğalgaz ve yol inşaatı yapmışlardı.

İşlerbitip beton dökülmüş yol açılınca, kaymak gibi yolda ilerlemenin sevinci birdenbire darmadağın oldu. Çünkü sokak yapılırken sağdaki 2, soldaki 1 ahlat ağacıkesilmişti.

Oysa3 ağaç da kurtarılabilirdi.

DiyanetKız Yurdu'nun duvarına yakın olan 2 ağaç, kaldırım gibi bir alanın içindebırakılarak yaşaması sağlanırdı. Biraz ilerde iki yol ağzında kalan ahlat ise,ortada muhafaza edilip yaşamasına izin verilirdi.

Olmadı!...

3ahlat ağacını da yola feda ederek yok ettiler.

Yolgüzel oldu.

Çamurdanve kasislerden kurtulduk.

Yayave arabayla yürümek daha iyi hâle geldi. Yürümek iyi hale geldi ama betonamahkum yürümek pek güzel değil. Betonda yürüyor olsak da etrafımızda birkaçağaç olması ne kadar güzeldi.

Bu3 ahlat ağacının bende özel yeri vardır.

Birkere evime giden yol üzerinde olduğu için her geçişte onlarla selamlaşırdıkbiz.

Ahlatağacı çocukluğumun ağacı ( Biz "çöğür ağacı-armudu/çöör ağacı-armıdı" derdik.)olduğu için her geçişte çocukluğuma giderdim ben. Çocukluğum. Yamaçlar.Yamaçlarda ahlat ağaçları. Ağaçların altında çukur oyunu (bir tür dama;mangala) oynamalar; dala çıkıp türkü söylemeler. Bu ses o dallarda açıldı.

Hemben, o ahlat ağaçlarıyla mevsimi takip ederdim. Çiçek açtığında Nisan'dır;yaprak döktüğünde mayıs; meyveler kabardığında Temmuz-Ağustos; dallardayapraktan çok meyve göründüğünde Eylül-Ekim; armutlar tatlandığındaKasım-Aralık aylarıdır.

Oğlakve kuzular pıtır pıtır otları kopara kopara yerken, onların mutluluğunu hissederekahlat gölgesinde uyuyup kalmalar. O serinlik. O tatlılık.

Kasımayı geldiğinde en güzel ahlat armudunu bulmak için dere tepe dolaşmalar. İçindetaşı en az olan armudu bulunca hazine bulmuş gibi sevinmeler. O ağacı kimseleresöylememeler.

Ahlat,köy ve Yörük kültüründe önemlidir. Yörüğe baklava ikram etmişler; "Yeni ahlatyedim; ağzımın tadı bozulmasın." demiş.

Oağaçları her gördüğümde hep çocukluğuma kaçardım ben.

İşyoğunluğundan, gereksiz işlerden ve dedikodulardan birkaç dakikalığınakaçış!... İnsana ne büyük huzur verir bilir misiniz?...

Hemo ahlat ağaçları rahmetli Halil ağabeyimle( Halil Aga/Aga ) aramdaki en güçlübağlardan biriydi.

RahmetAga'm da ahlat ağacı romantizmiyle yaşıyordu. Onun da çocukluğu ahlatlıyamaçlarda, Sivriyar 'ın önünde, Mor Yar 'da, Merçemli 'nin önünde KüçükÇarklı 'da, Büyük Çarklı 'da ve Dedemin Tarlası 'nda geçmişti. Oralardane güzel ahlatlar vardı!... Aga da son 10 yıldır o ahlatlara giderdi benimleberaber. Son 10 yıldır, her Kasım-Aralık'ta mutlaka bu ahlatlardan birkaç kilotoplar, rahmetliye götürürdüm. O da götürdüğüm ahlatlarla çocukluğuna, köye veo tepelere-yamaçlara dönerdi.

ArtıkAga'ya ahlat götüremiyorum. Çünkü Aga 25 Kasım 2019 günü ebedî âleme göçtü.

Agaebedî âleme göçse de ben o 3 ahlat ağacının yanından geçerken rahmetli deanmaya başlamıştım.

Artıko 3 ağaç yok.

2011yılında da kampüste Alıç ağacını kesmişlerdi. Ona ağıt yazmıştım. Şimdi hemçocukluğumu yok etmişler, hem de ağa ile irtibatımı kesmişler.

Bennasıl ağlamayayım dostlar!...