Ağzımızın Tadı Bozulmasın!

Abone Ol

Covid-19'unen önemli belirtilerinden biri de yüksek ateşten sonra tat ve koku kaybı idi.Tat ve koku kaybı bugüne kadar pek çoğumuzun yaşamadığı bir durumdu. Kokualamamanın ve yediklerimizin tadını algılayamamanın yaşam kalitemizi nasıldüşürdüğünü birçoğumuz bu dönemde tecrübe ettik.

Kokuve tat alma duyularımız sayesinde yiyip içtiğimizin lezzetini alabiliyoruz.Koku ve tat alma duyularımız sayesinde yaşamdan keyif alabiliyoruz. Biliyoruzki stresli olunca, canımız sıkılınca, psikolojimiz bozulunca ağzımızın tadıkaçıyor. Yiyip içtiklerimizden lezzet almaz oluyoruz ve yeme-içmeye daha çoksarılıyoruz. Çünkü duygularımız, tat alma hislerini de doğrudanetkiliyormuş.

Bununiçin ne güzel bir dilek ve duadır, "Allah, ağzımızın tadını bozmasın."

Adettendir!Kız isteme merasimi öncesinde evin kızı, misafirlerine kahve ikram eder. Ancakdamat adayı için hazırlanan kahve özel pişirilir.

Damatadayının kahvesine özenle tuz eklenir, merasimle ona ikram edilir. Damat adayıda o kahveyi mecburen içecektir. Yüzünü ekşiterek ve "Bu işkence daha fazlasürmesin." düşüncesiyle bir kerede kahveyi içiverir.

Etraftakilergülüşürler. Damadın tepkisi sosyal medyada paylaşılmak üzere çoktankaydedilmiştir.

Buiş burada bitmez. Bu tuzlu kahvenin intikamı mutlaka alınmalıdır.

Düğüngünü gelin arabası gelmeden damadın evinde tüm hazırlıklar yapılır. Gelin hanımarabadan inmeden damat bey araçtan iner ve hemen oracıkta bir kahve hazırlar.Damadın yakınları da kahvenin içine tuzu boca ediverir.

Herkesintikam alma merasimini pür dikkat takip eder. Özenle hazırlanan kahve, damatadayı tarafından gelin hanıma ikram edilir. Ve tabi ki yine gülüşmeler.

Şimdilerdeadet bu. Eskiden bu işler nasılmış? Tabi ki böyle değilmiş.

Eskidenkız isteme merasimlerinde gelin kız, damat adayına kahvenin yanında karanfillisu ikram edermiş. Karanfilli su hem erkek tarafına hem de kız isteme merasimineşahit olanlara kızın bu evliliğe razı olduğu mesajını verirmiş.

Şimdilerdeise kahveye tuz katılıp ikram ediliyor ve bir ömür boyu sürmesi beklenen evlilikkaranfilli suyun hoş kokusu ve ağızda bıraktığı yumuşak tadı ile değil, tuzunağızda bıraktığı kekremsi ve acı bir tat ile başlıyor.

Bununiçin midir bilinmez, "Ağzımızın tadı, ailemizin huzurun kaçmasın." dileği ilebaşlayan evliliklerin tadı da çabuk kaçıyor. Tuzlu kahveyi içince yüzü ekşiyendamat adayı gibi eşlerin de yüzü çabuk ekşiyor. Kalbi çabuk soğuyor.

Ağzımızıntadı bozulmasın ki hayatın tadı da damağımızda kalsın. Tadı damakta kalan birilişki için güzel başlangıçlar yapalım.

Benimtuzlu kahve içip içmediğimi merak ediyorsanız, bana tuzlu kahve ikram edilmedi.Tabi ki ben de düğün günü tuzlu kahve yapmadım.

22yıl önce düğün sonrası evimizin önüne geldiğimizde hazırlıklar çoktanyapılmıştı. Benden araçtan inip kahve yapmam istendi. Piknik tüp ve malzemeleryan taraftaki masada hazırdı. Bunu kabul etmeyince yapmazsan araçtan indirmeyizdediler. Ben bekleyebileceğimi söyledim, "Siz bilirsiniz." dedim.

Ağustosunson haftasıydı, hava sıcaktı. Ama yine de inmedim gelin arabasından. Bubekleyiş yaklaşık 25 dakika sürdü. Benim kararlı olduğumu görenler en sonundapes ettiler. Biz de dualarla araçtan indik, annemizin elini öptük. Yaniağzımızın tadını hiç bozmadık, bozdurmadık şükür.

Nedendirbilmiyorum, "Allah, ağzımızın tadını bozmasın." duasını çok severim.

"Âdet"diyerek anlamsızca şeylerin peşine düştüğümüz bugünlerde; galiba "moda"nınanlamsız ve sömüren çarkından kurtulmak ve eskilerin hoş âdetlerini, görgüsünü,nezaketini hatırlayarak daha anlamlı şeyler yapmak gerekiyor.

Ailemizinhuzurunun, ağzımızın tadının bozulmaması için, "Allah'ım! Onurumuza,namusumuza, itibarımıza, emeğimize musallat olanları bizden ve sevdiklerimizdenuzak tut." diye dua etmek gerekiyor.

06.04.2022