Ağlamak, gülmek, DPT, MUPA ve Muğla’nın geleceği

“Ağlamak pasif direniştir, gülmek aktif protesto.

Gülmeye hazırlanıyorum...”

Hafta sonunda böyle bir paylaşım yaptım. Yarım saatte 70 layk aldı. Aslında böyle bir beklentim yoktu. Ki (ne işe yarıyorsa) layk peşinde koşanlardan da değilim. Niyetim çok değil, birkaç kişiye mesaj vermekti.

Aynı gün de maaş ve ücretlere sanki sadaka niyetine yapılmış olan zamlar açıklanmıştı. Sanki “Emekliler Yılı” bir yıl daha uzatılmıştı.

Bu paylaşımım başta “emekliler” olmak üzere “asgari ücretliler” ve geçen yıl gelirlerinden tasarrufu değil, parasızlıktan tasarrufu iliklerine kadar yaşayanların hoşuna gitmişti sanırım.

Denk geldi işte...

2024 de bir yıl anaları da değil, kendileri ağladı.

Şimdi gülüyorlar. Galiba bu pek de hayra alamet değil...

 

+

Şimdi kimlere mesaj verdiğimi merak edenler ve soranlar da çıkacaktır.

Merak etmeyin. Paylaşacak olsaydım, açıkça yazardım.

Umarım muhatapları da alınmıştır. Alınmadılarsa zamanı gelince açıkça yazarım. Hatta kına bile hediye ederim!

Neyse...

Enflasyonun altında üzüm gibi, zeytin gibi ezilenler kaderlerine gülerek tükürmeye başlamadan bir gün önce de Muğla Planlama Ajansı (MUPA), Muğla’da hissedilen enflasyonun yüzde 80 olduğunu açıkladı.

MUPA’nın temelinde İPA (İstanbul Planlama Ajansı” bulunuyor.

Ondan önce Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) vardı.

DPT bundan neredeyse 65 yıl önce 82 kişilik bir kadro ile kurulmuştu. Kamu ve özel sektörde sanayileşmenin ve ekonomide büyümenin önünü açan kalkınma stratejisini, 5 yıllık kalkınma planlarını ve yıllık programlarını hazırlamış; ekonomiye ve devlet bürokrasisine nitelikli kadrolar kazandırmıştı.

İşte bu DPT, 99 depreminin ardından 2001 de hazırladığı kalkınma planında depreme özel başlık açmış ve onlarca uyarıda bulunmuştu. Onlarca uyarıya kulak tıkandığı gibi, DPT 2011’de kapatılmıştı...

 

+

Altmış iki yıl öncesinin sorusu geldi; Plan mı Pilav mı?

1960’lı yılları yaşayanlara yukarıdaki soru bir sloganı hatırlatacaktır;

“Bize plan değil pilav lazım!”

Bundan altmış iki yıl kadar önceki iktisadi tartışmalarının odağında bu soru vardı. Türkiye, 1961 darbesinden sonra ‘‘planlı ekonomi’’ evresine tekrar girmişti. Daha önce, 1930'lu yıllarda, Türkiye'de de Rusya'dan esinlenerek ‘‘kalkınma planları’’ hazırlanmıştı.

Nitekim, İzmir İktisat Kongresi’nde “Karma ekonominin” temelleri atılmış olmakla beraber Sümerbank ve Etibank, o yılların ‘‘iktisadi planlama ve sınai kalkınma’’ teşkilatı olarak yaratılmıştı. O nedenle DPT Türkiye'nin birinci değil, ikinci planlı kalkınma devresinin bir kuruluşudur. Ki önce Sümerbank ve Etibank kapatılırken, sonra da DPT kapatılmıştır.

Altmış iki yıl öncesi parlamento tartışmalarında, DPT'yi savunan CHP’lilere karşı çıkan Adalet Partisi sözcüleri, “halkın plana değil, pilava ihtiyacı var’’ diyerek, popülist bir söylemle ‘‘iktisadi planlama’’ fikrini alaya almışlardı.

Bu sloganla 27 Mayıs 1960 askeri darbesinden hemen 4 ay sonra, 30 Eylül 1960 tarihinde kurulan Devlet Planlama Teşkilatı’na (DPT) yönelik bir antipropaganda yürütülüyordu.

Oysa halkın doyması için pilava; pilav için pirince; pirinç için de planlı tarıma ihtiyaç vardı...Bugün plan da pirinç de yok...

 

+

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu bu DPT’nin yerine olmasa da ardında bıraktığı boşluğu doldurma, İstanbul’u ve dolayısıyla ülkeyi planlama adına İPA’yı kurdu.

İmamoğlu, İPA ile ilgili “İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), kent yönetimine dair stratejilerin, geniş katılım ve ortak akılla belirlenmesi amacıyla ‘İstanbul Planlama Ajansı’nı (İPA) kurdu.” derken şu ifadelerde bulunuyordu:

Adil, yeşil ve yaratıcı bir şehir, mutlu İstanbullu” vizyonumuzu hayata geçirmek için bütüncül bir planlama ile strateji ve politikalar geliştiriyor. İstanbul’un bugününe ve geleceğine yön verecek, yerel demokrasinin gelişimini destekleyecek projeleri hayata geçiriyor.

Şimdide CHP’li belediyeler şehirlerini planlama, planlı kalkınma adına “Planlama Ajanslarını” kuruyorlar.

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın geçen yıl göreve gelir gelmez kurduğu yeni birimlerden biri de Tansu Özcan Başkanlığında kurulan MUPA (Muğla Planlama Ajansı) oldu...

 

+

MUPA Başkanı Tansu Özcan, 6 bin kişi ile gerçekleştirilen araştırmanın sonucunu, maaşlara yapılan sözüm ona zamlardan bir gün önce “Muğla’da yurttaşların sadece yüzde 3’ü geliri ile giderlerini karşılayabiliyor. Hissedilen enflasyon oranı ise yüzde 80’in üzerinde.” diye açıkladı.

Yapılan açıklamaya göre, araştırmada, “hissedilen enflasyon oranları” incelendi. Katılımcıların yüzde 74,1’i, hissettikleri enflasyon oranını yüzde 80’in üzerinde olarak bildirdi. Bu verilerin, resmi enflasyon oranları ile halkın algısı arasındaki farkı ortaya koyarak ekonomik algıdaki güven kaybına dikkat çektiği ifade edildi.

MUPA raporunda hissedilen enflasyonun, bireylerin günlük yaşamlarında karşılaştıkları fiyat artışına dayalı olarak tanımlandığı ve resmi verilere göre farklılık göstermesi, sık tüketilen mal ve hizmetlerdeki fiyat artışlarının bireyler üzerindeki etkisini yansıttığı vurgulanırken, ayrıca tüketici algısının ekonomik politikaların halk nezdindeki kabulünü etkileyen önemli bir kıstas olarak öne çıktığı da kaydedildi.

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, açıklamada yer alan değerlendirmesinde, araştırma sonuçlarının bölge ekonomisi için daha kapsayıcı politikalar geliştirme ihtiyacını bir kez daha ortaya koyduğunu ifade ederek, “İlçeler arasındaki ekonomik farklılıklara rağmen gelirinin giderlerini karşılayamama oranlarının tüm ilçelerde benzerlik gösteriyor. Bu yoksullaşmanın tüm sosyo-ekonomik grupları etkilediğine işaret ediyor. Halkımızın enflasyon algısını iyileştirmek ve yaşam koşullarını iyileştirecek çözümler sunmak temel önceliğimiz olmaya devam edecektir. Bölge ekonomisinin temel dinamiklerini daha çok gözeten stratejiler geliştirmek, kadınlar ve gençler gibi dezavantajlı grupları desteklemek ve ekonomik dayanıklılığı artırmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” dediği görüldü...

 

+

Muğla Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan Muğla Planlama Ajansı’nın tanıtımı geçen sene Ekim ayında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’n katılımı ile gerçekleştirildi. Yukarıda vurgulamaya çalıştığım gibi, onca önemine rağmen bir türlü de ele almak nasip olmamıştı.

Yeri zamanı gelince ele alıyoruz işte... Daha birkaç tane daha aktüalitesini koruyan ele alacağımız konu var.

Muğla’nın geleceğini birlikte planlıyoruz” sloganı ile yola çıktığı, Muğla’ya dair değer üreten, söz söylemek isteyen herkesin buluştuğu bir mecra olarak veriye dayalı ihtiyaç analizi çıkarmasını planlayacağı belirtilen “Muğla Planlama Ajansı”nın tanıtımında CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DPT’nin kapatılarak planlı kalkınmanın önüne geçildiğine dikkat çekerken şu ifadelerde bulunmuştu:

Biz planlı kalkınmanın önemini biliyoruz. Başkanımız Ahmet Aras bize Muğla Planlama Ajansı fikri ile geldiğinde bu fikri çok doğru bulduk ve önemsedik. Çünkü Muğla eşsiz güzellikleri, birbirinden değerli ilçeleri ile dünyada marka değeri olan çok önemli bir coğrafya. Kurulan bu ajans diğer kentlerle de iş birliği içinde çalışacak. Örneğin Muğla turizmde marka olan ilçelerinde yaşanan yazlık nüfus konusunda sorunları bilimsel verilerle ortaya koyacak, Muğla’dan tespit edilen bu veriler Aydın’a, Denizli’ye de katkı sağlayacak. Kıyılar ve ülkemizin birçok şehri bu seçimde Cumhuriyet Halk Partili Başkanları seçti. Oralara az para gönderelim ki seçmenin bu tercihini cezalandıralım diyen anlayış ne yazık ki bu şehirlerimize yerleşik nüfusa göre para yolluyor. Buralar güçsüz belediyelere dönüştürülmek isteniyor. Turizmde turist başına ödenen vergiyi tüm dünyada yerel yönetimler alırken bir tek Türkiye’de merkezi iktidar tarafından alınıyor. MUPA şu anda zorlukların, güçlüklerin, kıt kaynakların doğru önceliklendirilmesini sağlayacak. Çok önemli işler yapacak. Sonra Türkiye’de iktidar değişecek, Devlet Planlama Teşkilatı yeniden kurulacak.

 

+

Özgür Özel’in anlattıklarına bakılırsa MUPA’nın işi kolay değil ve sorumluluğu büyük. Elinde sihirli değnek yok, ama “MUPA başarırsa Büyükşehir başarır” demek bile mümkün... Neyse...

O gün tanıtımda Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras da MUPA'nın Muğla’nın sorunlarını belirleyip bu sorunlara çözümler sunmayı hedeflediğini belirtirken, “Bu süreç, genel başkanımızın cesaretlendirmesi ve desteğiyle bugünlere geldi. Kendisi vizyonu doğrultusunda bu adımı atmamıza öncülük etti. 2019 yılında İstanbul Planlama Ajansı’nın kurulmasında Ekrem İmamoğlu’nun vizyonundan da ilham aldık ve bu birikimi MUPA’ya taşıdık.” ifadesinde bulunarak şunları söylemişti:

MUPA göstermelik bir oluşum değil. Biz burada çalışıyormuş gibi görünmek için değil, halkın ihtiyaçlarına yönelik kamucu bir yaklaşımla sonuç odaklı işler yapmak için buradayız. Gelecek seçim hesaplarıyla ya da siyasi başarı için iş yapmayacağız. Tek amacımız, Türkiye’yi çağdaş uygarlık yoluna sokmaktır, MUPA, Muğla için alınacak tüm kararlarda önemli bir rol oynayacak. Muğla turizmi, tarımı, tarihi ve doğal güzellikleri ile büyük bir potansiyele sahip. Muğlamız siyasette ve ekonomide hak ettiği yeri alacak. Bu adımları MUPA üzerinden atacağız. Veriye, bilime ve akla dayalı çalışmalarla Muğla'nın geleceğini şekillendireceğiz. MUPA sadece belediyeye ait bir kuruluş değil. Muğla'nın sivil toplum kuruluşları, ticaret odaları, üniversiteleri ve kamu kurumlarından oluşan geniş bir yapının parçası. MUPA, Muğla halkının bir oluşumudur. Şeffaf bir yönetim anlayışıyla MUPA Muğla’nın geleceği için büyük adımlar atacak.

---------------                           ---------------

GÜNÜN SÖZÜ; Bazen  ‘gezegenimiz evrenin tımarhanesi mi’ diye düşünmeden edemiyorum.--J. Wolfgang von Goethe