Abdurrahman Koçak Sadece Müftü Değil Bir Kültür Adamıydı

Abone Ol

Öncekidönem (Nisan 2014-Kasım 2018) Muğla İl Müftülüğü görevinde bulunan Abdurrahman Koçak , 61 yaşında, 28 Kasımgünü, emaneti İzmir'de teslim etti. Maalesef hocamız "pıhtı atması" yüzündenvefat etti. Allah rahmet eylesin. Biz ondan razı idik; Allah da ondan razıolsun.

Abdurrahmanhoca, bütün müftü atamalarında olduğu gibi sessiz-sedasız geldi Muğla'ya.Geldiği aylarda birkaç yerde ayaküstü karşılaşmıştık ama onun asıl fonksiyonunudaha sonra fark edecektik.

Önce SaadetHanım Konağı 'nıkiralaması ve donatıp hizmete açmasıyla tanıdık hocamızı. O binanın hizmete girmesi için bürokratik birengel çıkmıştı. Verilecek hizmetin niteliğinden dolayı şartlardan birisi de oşehirde akademisyenlerin bulunup bulunmaması imiş. Sevgili Necdet Subaşı 'nın devreye girmesiyle ben, Prof. Dr. Alaattin Karaca ve Prof.Dr. Adnan Çevik 'in adlarını verdik ve bina "tam teşekküllü" hizmet vermeyebaşladı. Akademisyenler olarak eğitim-öğretim dönemlerinde neredeyse herÇarşamba Saadet Hanım Konağı'nda sohbetlerde bulunduk. Kültür, sanat, edebiyat,tarih, strateji, eğitim, değerler. Neler konuştuk orada neler!... 130 sohbet gerçekleştirilmiş Saadet HanımKonağı'nda. Akademisyenlerle halk içe sohbetler. Üniversite-halk kaynaşmasınıngüzel bir örneği.

RahmetliAbdurrahman hocamız aynı günlerde hem DiyanetYayınları Şubesini hem de Diyanet Kız Yurdu için teşebbüslerdebulundu ve her ikisini de hizmete açtı; her iki teşebbüse de karşı çıkanlaroldu. "Zarar ediyor." denerek kitabevi kapatıldı. Oysa bu tür kurumlarınkar-zarar dengesine göre değil, yerel etki gücüne göre değerlendirilmesi veaçık tutulması gerekirdi.

KızYurdu meselesi ayrı bir trajedidir. "Zarar edecek!..." diye başlarda çokdirenildi. Rahmetli, "Halkımız çocuklarımız için, özellikle kız çocuklarımıziçin fedâkârlık yapmayı sever; gerekirse halktan destek alırız ve bu güzel işiyaparız." diyerek ısrar etti ve Kız Yurdu, bir sene sonra ihtiyacıkarşılayamayacak kadar rağbet gördü. Şayet rahmetli direnemeseydi, böyle güzelbir hizmetten mahrum kalacaktı Muğla. (Şimdi covid-19 salgını döneminde birkriz yaşansa da kız yurdu mutlaka hizmetine devam etmelidir.)

Sonra Şâhidî Evi girdi devreye.

Sayın Valimiz Amir Çiçek 'in üstüngayretiyle restore edilip hizmete açılan Şâhidî Evi, yeni bir kültürel hizmetmekânı idi ve 15 günde bir Perşembe akşamları orada Mesnevî Sohbetleriyapmıştık ve sohbette Şâhidî'nin Gülşen-iTevhid adlı Mesnevi şerhini esas almıştık. İki yarıyıl devam edebildiğimizsohbetlerimize covid-19 salgını yüzünden devam edemedik.

Rahmetliİl Müftülüğü Konferans salonunda da ne güzel konferanslar düzenlemişti!...

Sonhizmeti Üniversite kampüsünde, Ali RızaHakses Camii yanında bir KültürMerkezi bina etmekti. Projesi çizilip simülasyonu da yapıldığı halde bumerkez konusunda üniversite üst yönetimleri ayak sürüdü ve maalesefgerçekleşmedi. Bar ve meyhane merkezine dönüşen Kötekli'de bir kültürmerkezinin olması, nice gençlerimizi kurtaracaktı; ama olmadı!... (Ondan sonragençler öldürülünce ağlıyoruz!...)

AbdurrahmanKoçak, Kültür Müdürlüğünün ve Üniversitenin yapamadığını yapmış ve akademikbilgi ile halk irfanını buluşturmuştu Muğla'da.

AhAbdurrahman hocam ah!...

Bizimbildiklerimiz sadece bizlerle, yani "kurum dışı" insanlar ve imkânlarlagerçekleştirdiğiniz faaliyetlerdi; kurum içinde de çok güzel faaliyetlerinizvardı, biliyorum. Siz "işini iyi yapan"değil, "iyi işler yapan" bir bürokrattınız ve mevcut bürokrasi sitemine birkaçgömlek fazla geliyordunuz . Nihayet bu dünyaya da fazla geldiniz ve emanetisahibine verdiniz. "Bir Abdurrahman Koçak müftümüz vardı." diye anılacaksınızMuğla'da.

Ruhunşâd, mekânın cennet olsun sevgili hocam!... Sevenlerinin ve dostlarının başısağ olsun. Allah ailesine döyümlük versin.