“3 Aralık kutlanacak bir gün değildir. Utanç günüdür.”

“Dezavantajlı” bir birey olmam nedeniyle dün benden günün anlam ve önemini belirten bir yazı bekleyenler olmuştur. Hep yazdık, yazıyoruz da ne oluyor?

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Osman Gürün 15 yıl bu şehri 10 yılda büyükşehri yönetti. Bende hastası olmuştum. İlk seçiminde destek verdim. Geldi 25 yıl yönetti gitti…

Geldiğinde Muğla çok daha güzel ve “rahattı” …!

Ahmet Aras Bodrum’a geldiğinde ilk işi bir tekerlekli sandalyeye oturarak şehir merkezinde bir “dezavantajlı” gibi ilerlemeye çalışmak olmuştu. Bodrum’un dezavantajlıları için sevinirken, başka başkanlara da örnek olur diye umutlanmıştım. Nerdeeee… Şimdi Muğla ili elinde, Osman Gürün gibi gelmemiş olsa da sanırım Osman Gürün gibi gider…

Neyi neden yazayım ki…

Oysa Osman Gürün işi en iyi bilen biri olarak Türkiye’ye bir “Engelsiz Şehir” armağan edebilirdi… Şehrin içine ettik…

Bana bir günlüğüne değil, bir yıllığına bu şehri teslim etsinler (yönetimini değil) iddia ediyorum ‘Engelsiz Muğla’yı Türkiye’ye armağan ederim…

*

Çok kızan üzülen olduğunu biliyorum, dünkü yazımda dezavantajlıların engelli yaşamlarından söz etmek yerine 39. Kurultayını yapan Cumhuriyet Halk Partisi’nin “Şimdi İktidar Zamanı” mottosu ile iktidar yürüyüşünün önündeki engellere dikkat çekmeye çalıştım.

Bugün de Muğla Büyükşehir Belediyesi’nde ve Ortaca Belediyesi’nde kadın çalışanlara cinsel taciz ve şiddet…; Akyaka’da piknik alanına taciz ve çam ağaçlarına şiddet…; Datça’da zeytin ağaçlarına şiddet…; Bodrum’da hazine arazilerine tecavüz... konularını ele almak niyetindeydim.

Kurtuluş Oğan Hocamın “3 Aralık Dünya Engelliler Günü (Gerçeğin En Acı Hâli)” başlıklı paylaşımını görünce altına “Hocam bana başka söz bırakmamışsın. Yüreğine sağlık.” yorumu yapmış olmama rağmen Devrim Karakuş Hocam da dün Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan tören de “Muğla Sessizler Spor Kulübü” ile koydukları çelengi paylaşırken “Engel türü tektir o da ‘Mental Engel’, geri kalan hepimiz Engelsiz olanlarız.” diye yazınca dayanamadım…

*

Evet dayanamadım yine yazma gereği duydum.

Dün Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan törende Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ile birlikte Engelliler Derneği, Muğla Sessizler Spor Kulübü, Zihinsel Engelliler Derneği, Türkiye Beyazay Derneği, Türkiye Sakatlar Derneği ve Muğla Tip 1 Diyabetliler Derneği  il merkezinde Atatürk Anıtı’na çelenk sunmuşlar.

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çay, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Yakup Kütük, MHP Menteşe İlçe Başkanı Kadir Türk, STK temsilcileri ve vatandaşlar katılmış.

Bu arada kafam ‘Mental Engel’e takıldı.

Google amcama sordum. “Mental engel, Türkçede genellikle zihinsel engel veya zihinsel yetersizlik anlamında kullanılır.” dedi. Anlamadım. Bende de bir ‘mentallik’, anlama özürlülüğü filan mı var diye “Biraz daha anlat” dedim, anlattı:

Zihinsel gelişimin yaşıtlara göre belirgin şekilde geride olması; Öğrenme ve kavrama süreçlerinde güçlükler yaşanması; Günlük yaşam becerilerini edinmede daha fazla desteğe ihtiyaç duyulması, gibi durumları kapsar. Önemli Not: “Mental engel” terimi günümüzde daha az tercih edilir; onun yerine daha saygılı ve kapsayıcı olan “zihinsel yetersizlik”, “özel gereksinim” ya da “entelektüel gelişim geriliği” gibi ifadeler kullanılmaktadır.”

Ne anladıysanız o…

*

Gelelim Kurtuluş Oğan Hocama… Şöyle yazmış:

Bir şeyin ‘özel günü’ varsa, diğer günlerde olmadığı içindir.

Bugün herkes iki saatliğine ‘duyarlı’ rolüne bürünecek. Sosyal medyada cümleler uçuşacak:

‘Engelleri birlikte aşacağız.’, ‘Herkes eşittir.’, ‘Farkındayız.’

YALAN.

Hepsi koca bir yalan. Bu ülkede farkında olunan tek şey: Paylaşım yapınca vicdanın ucuzca rahatladığı. Bu toplumun engellilere yaklaşımını özetleyeyim

GÖRMEZDEN GELMEK.

Rahatsız olmamak için görmezden gelmek, konforu bozulmasın diye görmezden gelmek, zorunluluk çıkmasın diye görmezden gelmek.

Gerçek engelli kim biliyor musun?

• Rampasız kaldırım yapan belediye, • Asansörü yıllarca bozuk kalan devlet kurumu, • Engelli kadrosu açıp insanları köşeye oturtan şirket, • Sınıfında engelli öğrenci görünce ‘bize yük olur’diyen öğretmen, • Otobüste yer vermeyip gözünü telefonuna diken yolcu, • ‘Yazık ya…’ diye başlayan ama hiçbir şey yapmayan herkes…

Asıl engelli zihinler. Asıl engelli binalar. Asıl engelli sistem. Asıl engelli, insanı insan yerine koymayan düzen.

3 Aralık kutlanacak bir gün değildir. Utanç günüdür.

Bir toplumun kimseyi görmediğini, kimseyi duymadığını, kimse için kılını kıpırdatmadığını yüzüne vurduğu gündür. Bugün yapılan paylaşımlar, vicdanın üstüne atılan ucuz bir örtüdür.

Gerçek acı şudur. Engelli bireyler her gün mücadele ediyor; toplum ise sadece bugün paylaşım yapıyor.

Bir gerçeği unutmayın: Engelli bireylerin hayatını kolaylaştırmak bir iyilik hareketi değildir.

Bu ülkenin utanması gereken bir gecikmiş borçtur. Ve bu borcu hâlâ ödemiyoruz. Çünkü çok açık söyleyeyim: Bu ülkede engel, bedenlerde değil; kararmış vicdanlarda, körelmiş zihinlerdedir.

Yüreğine sağlık hocam…

*

Birer cümlede yönetenlerimizden, seçilmişlerimizden alıntı yapalım:

Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık: Engelli bireylerin toplumsal yaşamın her alanında aktif, üretken ve eşit bireyler olarak yer alabilmeleri; hem insan onuruna saygının hem de güçlü ve vicdanlı bir toplum olmanın en temel göstergelerindendir.

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras: Engelsiz bir Muğla hedefi, sosyal belediyeciliğimizin en temel başlıklarından biridir. Erişilebilir hizmetler, eşit fırsatlar ve kapsayıcı projelerle her bireyin güvenle, özgürce ve onuruyla yaşayabildiği bir kent inşa etmeye kararlıyız.

Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras: 3 Aralık, engelli bireylerimizin toplumdaki yerini güçlendirmek, yaşam kalitelerini artırmak, karşılaştıkları engelleri kaldırmak için hepimize sorumluluk yükleyen anlamlı bir gündür. Engelli bireylerimizin hayatını kolaylaştıracak projeler üretmek, ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak ve onların yaşamın her alanında aktif bir şekilde yer almalarını sağlamak en temel önceliklerimizden biridir.

Ahmet Aras Başkan’ın GMKA Kültür Merkezi sahnesinin sağında ve solunda kapıların önüne birer rampa koyduramamış olması bir yana, 15 yıl Osman Gürün’ün, 10 yıl Bahattin Gümüş’ün akıl edemediğini akıl edip Nail Çakırhan Salonu’na asansör koyduran Gonca Köksal Başkan’ı Dünya Engelliler Günü’nde kutluyorum…

*

CHP Muğla Milletvekili ve PM Üyesi Süreyya Öneş Derici: Sevgi, her engeli aşar.

Sayın Derici Hanım bizim aileyi kastetmiş desek mesele yok… Ama bu işler öyle dezavantajlının başını okşamakla olmuyor!

CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan: Her bireyin eğitimde, sağlıkta, istihdamda ve sosyal yaşamda hiçbir engele takılmadan ilerleyebildiği gerçek anlamda engelsiz bir Türkiye mümkün.

CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun: Daha adil ve erişilebilir bir dünya, engelli yurttaşlarımızın haklarını eksiksiz tanımakla mümkün. Türkiye’de ve dünyada; eğitimde, istihdamda, şehirlerde ve adalette eşitlik için mücadeleyi sürdüreceğiz.

İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun: Hayatı paylaşmak işçin engel yoktur

Sayın seçilmişim siz öyle sanın…

AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete: Her bireyin dünyası, görünenden çok daha geniş ve zengindir. Bugün, farklılıklarımızı fark etmenin, kapsayıcılığı ve erişilebilirliği öncelik haline getirmenin önemini hatırlama günüdür.

Doğru söz…

AK Parti Muğla Milletvekili Yakup Otgöz ve Gelecek Partisi Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ’ın düşüncelerini bilmiyoruz. Paylaşımları olmadı…

*

Kurtuluş Oğan Hocamın ifadeleri inşallah hepimizin beynini çekiçler.

Önümüzdeki yerel seçimde “Kadın ve çocuk dostu engelsiz şehir” sözü veren ve bunu yapabileceğine inandıklarımı destekleyeceğim…

--------------                            --------------

GÜNÜN SÖZÜ: 3 Aralık kutlanacak bir gün değildir. Utanç günüdür. —Kurtuluş Oğan.