14 Mayıs 1950

Aradan 75 yıl geçmiş.
14 Mayıs 1950 Pazar günü, Türkiye Cumhuriyeti'nde bir seçim ile hükümet ilk defa değişmiş idi.
14 Mayıs günü, demokrasinin ülkemize "merhaba" dediği gündü.
Cumhuriyeti kurduğumuz günden 27 yıl sonra, cumhurun (halkın) isteği ile hükümet değişmiş idi.
Bu durum halkı çok mutlu etmiş idi.
Ama bu durumdan çok rahatsız olan da var idi.

14 Mayıs 1950 günü başlayan özgürlük havasına, 27 Mayıs 1960 günü kurmay albayların önderlik ettiği askeri bir darbe ile son verildi.
27 Mayıs 1960 darbesi ile seçimle iş başına gelen Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Türk Ordusu’nun Genelkurmay Başkanı Org. Rüştü Erdelhun ve arkadaşları hapse atıldı.
Başbakan ve iki bakan idam edildi.
Cumhurbaşkanı ve arkadaşları hapse atıldı.
Böylece darbeler çağı da başlamış oldu.

Sonra da her on yılda askeri darbelere şahit olduk.
Bu darbelerin arkasında, NATO maskesini akıllıca kullanan ABD ve Batı vardı.
Türkiye, onlara göre boş bırakılacak, kalkınmasına göz yumulacak bir ülke değildi.
Çünkü Batı, Türkiye'nin Türkiye'den çok daha büyük olduğunu biliyordu.

27 Mayıs 1960 gününden 12 Eylül 1980 gününe kadar ülkede 27 Mayıs günü "Demokrasi Bayramı" olarak kutlandı.
Kimse de çıkıp, "Darbe günü Demokrasi Bayramı olur mu?" diye bir tek söz söyleyemedi.
Halbuki, Demokrasi Bayramı olarak 14 Mayıs gününün kullanıl­ması gerekiyordu.

Olan ile ölene çare yok.
Hiç olmazsa bundan sonra 14 Mayıs günleri "Demokrasi Bayramı" olarak kullanılmalı ki demokrasimiz sağlam temellere otursun.
Bütün kusurlarına rağmen, hâlâ demokrasiden daha iyi bir yöntem bulunamamıştır.

Yaşasın Demokrasi.
Yaşasın Özgürlük.
Yaşasın Adalet.