İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs devleti Türkiye Cumhuriyetine karşı bir şer cephesi oluşturdular.
İsrail Başbakanı Netanyahu açıkça "İmparatorluk hayalleri kuranları uyarıyorum. Bu istekleri ve arzuları asla gerçekleşmeyecektir" diye Türkiye Cumhuriyetini aklınca uyarıyor.
Türkiye Cumhuriyeti "Yurt'da Sulh, Cihan'da Sulh" prensibi ile kurulmuş ender ülkedir
Mevcut Türk Hükumeti "Bizim kimsenin toprağında gözümüz yok. Biz bölgemizde barış ve huzur ortamı oluşturmak istiyoruz. Hele Ege Denizi’nin bir barış denizi olmasını istiyoruz" sözünü sık sık söylüyor.
Buna rağmen yarım devlet olan Güney Kıbrıs devleti AB'den aldığı cesaretle bize karşı haddini aşan davranışlar içine giriyor.
Son günlerde bu yarım devlet, Gazze soykırımının sorumlusu Netanyahu'nun İsrail'i ve Yunanistan ile, bize bulaşmak için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar.
Son bir ay içinde Gürcistan'da düşen uçağımız ve şehit olan 20 askerimiz, Ankara - Haymana'da düşen ve Libya Genel Kurmay Başkanı ile beş ileri gelen yetkilinin vefatı, Karadeniz sahillerinde serseri mayın gibi topraklarımıza ulaşan insansız dronlar, İHA'lar ile Odesa limanında bağlı duran Türk feribotuna yapılan saldırıları yaşadık.
Karadeniz'de birçok petrol tankeri bombalandı.
İçeride uyuşturucu ve şike soruşturmaları hızlandı.
Tüm bunlar tesadüf olamaz.
Birileri düğmeye bastı galiba.
Üçlü çete, açıkça "Bizim en büyük ve tehlikeli düşmanımız Türkiye Cumhuriyeti'dir" diye kendilerini ifşa ediyorlar.
Son olaylardan ve beyandan sonra Orta - Doğuda Türkiye Cumhuriyetinin, İsrail, Yunanistan ve yarım devlet olan Güney Kıbrıs ile beraberce yaşama şansımız çok zayıfladı.
Tüm bunlar yaşanırken, bazı Türk vatandaşlılarının yazın Anadolu'nun hemen önündeki Ege adalarına tatil için gitmelerini, doğru bulmuyorum.
Turizm kanalı ile Yunanistan'a ödediğimiz her döviz, bize kurşun olarak geri dönecektir.
Hatta, savaş uçağı, gemisi ve füze olarak geri dönecektir.
Komşu, Türk milletinin hoşgörüsünü ve sevecenliğini yanlış anlıyor, veya anlamak istemiyor.
Yunanistan barış yoluna girmeden, Ege adalarına bir saatlik dahi de olsa, ziyareti için gitmemeliyiz.
Biz savaş değil, Barış istiyoruz.
Komşu, Kıbrıs’taki 1963 Noel katliamını, bile bir kahramanlık olayı gibi algılayıp, kutluyor hatta kutsuyor.
1492 yılında İspanya Engizisyonundan, 1936 yılında Hitler'den kurtardığımız Yahudiler, bugün "En büyük düşmanımız Türkiye Cumhuriyetidir" diyebiliyorlar.
Utanmazlık diz boyu.
Ne zaman uyanacağız?
Biz "Canım" dedikçe, komşu "Canın çıksın" diyor.
Yetsin artık…