“Santraller 2017’ye kadar 45.000 ölüme yol açtı…”

Bu haber 30 Eylül 2019 - 0:20 'de eklendi ve 1.701 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Küresel iklim aktivisti 16 yaşındaki Greta’nın iklim krizine dikkat çekmek üzere geçen yıl Stokholm’de başlattığı okul grevi tüm dünyayı sardı. “İklim için harekete geç” çağrısı ile 20 Eylül’den başlanarak bir hafta süre ile dünyanın her yerinde “İklim Grevi” etkinlikleri düzenlendi.

Bu evrensel talebe, karşı duruşa, direnişe Muğla‘da, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Milas Belediyesi ve Menteşe Kent Konseyi desteğinde Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) tarafından “İklimi Değil, Sistemi Değiştir” sloganı ile Milas‘ta ve Yatağan‘da termik santrallere kömür üretim alanlarında piknikli, konserli, forumlu etkinlikler yapıldı.

Küresel İklim Grevi Haftası” dolayısı çevre dostları 20 Eylül’de Milas – Ören Yolunda kömür üretimi için kesilmek üzere işaretlenen orman alanında ve 23 Eylül’de de Yatağan – Turgut’da kömür sahası sınırında yok edilmek istenen zeytinliklerde iki ayrı etkinlik düzenlendi.

Praksis Konseri‘nin yeraldığı etkinliklerde, aralarında belediye başkanları ile milletvekillerinin de bulunduğu yaklaşık 250 çevre dostu ve köylüler biraraya geldi. Etkinliklerde fosil yakıtlara karşı çıkılırken, Milas’ta İkizköy ve Karacahisar köyleri ile Yatağan bölgesinin ve Turgut Köylülerinin yaşadığı trajedi bir kere daha anlatıldı, yetkililerin dikkatleri çekildi…

xx      xx      xx

İklim Grevi” etkinliklerinde “Büyüklerin yanlış kararlarına dikkat çekmek üzere çocukların Stokholm’de okula gitmeyerek düzenledikleri etkinliklere destek vermek üzere Muğla Çevre Platformu olarak biz de bu etkinliği düzenledik. Üzülerek ve utanarak söylemek durumundayız ki Muğla bölgemiz de küresel iklim krizinde önemli bir paya sahip ve biz bugün bu sorumluluklara ve sorunlara bir kez daha dikkat çekmek istiyoruz.” denildi

Katılımcalara “Çağrımıza cevap vererek burada bir araya gelen bölge halkımıza, basın çalışanlarımıza, etkinliğimize destek veren Muğla Büyükşehir ve Milas Belediyelerimize, Milas ve Menteşe Kent Konseylerimize, TEMA Vakfina, milletvekillerimize, siyasi partilerimize, etkinliğimize renk katan yerel sanatçılarımıza teşekkür ediyoruz. Özel teşekkürümüzü de elbette bizlere küresel sorumluluğumuzu hatırlatan Milaslı çocuklarımızla birlikte tüm dünya çocuklarına ve gençlerine gönderiyoruz.” diye teşekkür edildi.

xx      xx      xx

Milas‘ta yapılan etkinlikte, “Bulunduğumuz yer, Milas’a bağlı Karacahisar ve İkizköy’ün arasında kalan yaklaşık 60 hektar büyüklüğünde bir orman alanı. Bu ormandaki tüm ağaçlar yakında kesilmek üzere işaretlenmiş durumda. Eğer Muğla’daki tüm linyit ruhsat alanları maden için kazılacak olursa toplamda yaklaşık 30.000 futbol sahası büyüklüğünde orman alanı tahrip olacak.” diyen MUÇEP Eşsözcüsü Serdar Denktaş şöyle devam etti:

Eğer buna engel olmazsak bu orman, daha önce yok edilen diğer ormanlarımız, köylerimiz, zeytinliklerimiz, yaşam alanlarımızla aynı kaderi paylaşacak ve barındırdığı tüm canlı hayatla birlikte maden çukuruna yuvarlanarak yok edilecek. Ne için? Ülkemizin izlediği kirli enerji politikaları çerçevesinde Yeniköy, Kemerköy ve Yatağan termik santrallarına kömür sağlamak için. Tüm dünyada iklim katili olarak damgalanan bu enerji üretim modeli hızla terk edilerek temiz enerji üretim yöntemlerine geçiliyor. Ne yazık ki ülkemizde, Muğlamızda havamızı, toprağımızı, suyumuzu zehirleyen, sağlığımızı bozan, atalarımızdan kalan yaşam alanlarımızı yok eden bu kirli politikalar inatla sürdürülüyor. Bu inattan vazgeçilmezse çocuklarımıza atalarımızdan miras aldığımız cennet yurdumuzun yerine her karışı zehirlenmiş, artık hiçbir canlının yaşama imkânı kalmamış devasa ölüm çukurları bırakacağız.

xx      xx      xx

Etkinliklerde yetkililere, “Bizi ve dünyayı hasta ettiğiniz, öldürdüğünüz artık yeter! Çağdışı teknolojilerle işlettiğiniz ve iklim krizinin baş sorumlusu olan kömürlü termik santrallardan derhal vazgeçin, yerine enerji verimliliğini ve doğa dostu enerji üretimini temel alan politikalar geliştirin ve uygulayın. Kömür çıkarmak için kesmek üzere işaretlediğiniz bu güzelim ormanımızı rahat bırakın. Ormanlarımızdan, zeytinliklerimizden, topraklarımızdan, köylerimizden elinizi çekin. Köylüsüyle, şehirlisiyle, sivil toplum örgütleri, siyasetçileri, yerel yönetimleri ile biz artık kararlıyız; Muğlamızı kömür ve termik santral belasından kurtarana kadar, ‘Kömürsüz Muğla’ hedefimize ulaşana kadar mücadele edeceğiz.” diye seslenirlerken, Yatağan‘da şu ifadelere yer verildi:

Üç gün önce Milas’ın Karacahisar-İkizköy köyleri arasında kömür ruhsat alanı içinde kalan ve kesilmek üzere işaretlenen orman alanında idik. Bugün burada aynı kara talihsizliğin yıllardır mağduru olan Yatağan bölgesinin ve Turgut Köylülerinin yaşadığı trajediyi bir kez daha gündeme getirmek için bir araya geldik. Şu an sınırında bulunduğumuz arkamızdaki devasa ölüm çukuruna bir zamanlar bulunduğumuz noktadan bakanlar, canlı ve keyif veren doğal yaşamı ile bereketli ovaların, zeytinliklerin, ormanların ve Yeşilbağcılar Köyü’nün manzarasını keyifle izleyebiliyordu.. Bu sınır, bir kabus gibi, her geçen gün yaşam alanlarımızı yok ederek ilerlemeye devam ediyor. Eğer bu çılgın ilerleyiş durdurulmazsa, şu an üzerinde bulunduğumuz bu zeytinlik de ne yazık ki kısa süre sonra gittikçe büyüyen bu devasa ölüm çukurunun içinde kaybolacak.

xx      xx      xx

Yatağan‘da yapılan etkinlikte, Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santrallerinin, 1983-2017 yılları arasında atmosfere 360 milyon ton karbondioksit, 9,5 milyon ton sülfür dioksit, 890 bin ton azot oksit, 65 bin ton toz, 28 bin kilogram cıva saldığına dikkat çekilerek bölgede yaşanan trajedi rakamlarla bir kere daha şöyle anlatıldı;

Santrallerden kaynaklanan hava kirliliği halihazırda yılda 280 erken ölüme yol açıyor ve 2017 yılına kadar 45.000 insanın ölümüne yol açtığı hesaplanıyor; hastalık ve erken ölümler dolayısıyla yılda toplamda 61 bin işgünü kaybına yol açıyor; 2018-2043 yılları arasında, her bir santral 50 yaşını dolduruncaya kadar çalışmaya devam ederse; çevre yatırımları mevzuata göre yapılsa bile, santrallerden kaynaklı hava kirliliğinin 5.300 insanın daha erken ölümüne yol açacağı öngörülüyor. 48 köyümüz kömür ruhsat alanlarının içinde kalıyor. Geçtiğimiz yıllar içinde kömür madenlerinin işletmeye alınması nedeniyle 8 köyümüz bazıları tamamen, bazıları da başka yerlere taşınmak zorunda bırakılarak yok edildi. Milas’ta 8.300, Yatağan ve Menteşe’de 20.400 olmak üzere toplamda 30 bine yakın insanın doğrudan veya dolaylı olarak yerinden edilmekle karşıkarşıya.

xx      xx      xx

Küresel İklim Grevi Haftası” dolayısıyla MUÇEP tarafından yapılan etkinliklerde insanlar kadar doğal ve tarihi çevreninde santrallerden nasiplerini aldıkları belirtilerek, ‘UNESCO dünya mirası adayı olan Stratonikeia ve Lagina sit alanları’, bölgedeki kömür çıkarma sahalarından en fazla etkilenen arkeolojik sitlerdir. Hem kömür ocakları, hem de üç santralin bacasından çıkan kirleticiler arkeolojik sit alanlarına zarar vermekte, insan sağlığı üzerinde olduğu gibi, kültür varlıkları üzerinde de olumsuz etkileri yaratmaktadır.” diye kaydedildi.

Muğla bölgesinden yayılan zehirli sera gazlarının komşu illerimize, ülkemize, deniz aşırı ülkelere yayılarak tüm dünyayı etkilediği; bu anlamda Muğla’nın kömürlü termik santrallarının, yerel ölçekte yarattığı felaketin yanında, küresel ölçekteki iklim krizinde de yadsınamaz bir etkisi olduğu anlatıldı.

Basın aaçıklamalarında “Tüm dünyada iklim katili olarak damgalanan bu çağdışı enerji üretim modeli hızla terk edilerek yenilenebilir, temiz enerji üretim yöntemlerine geçiliyor. Ne yazık ki ülkemizde, Muğla’mızda havamızı, toprağımızı, suyumuzu zehirleyen, sağlığımızı, atalarımızdan kalan yaşam alanlarımızı yok eden bu kirli politikalar inatla sürdürülüyor. Bu inattan vazgeçilmezse çocuklarımıza, atalarımızdan miras aldığımız cennet yurdumuzun yerine her karışı zehirlenmiş, artık hiçbir canlıya yaşama imkânı kalmamış devasa ölüm çukurları bırakacağız.” ifadelerine yer verildi.

xx      xx      xx

Yatağan‘da “Arkeolojik Kazı Alanı” önünde yapılmak istenen basın açıklaması, santralı işleten şirket temsilcileri taraafından bölgenin maden faaliyet alanı ve özel mülk olduğu gerekçesi ile engellenmek istense de tartışmalar sonunda İstem Akkoyunlu‘nun okuduğu MUÇEP bildirisinde şöyle denildi;

Turgut’tan, bu ölüm çukurunun dibinden bir kez daha sesleniyoruz. Yetkilileri, hem bölge halkımızı yaşadığı ekolojik ve sosyal felaketlerden kurtarmak, hem de küresel boyuttaki iklim krizinin çözümü için sorumluluk almaya davet ediyoruz. İklim krizinin baş sorumlusu olan termik santrallerden derhal vaz geçin. Yatağan, Kemerköy ve Yeniköy santrallerini ve onlara kömür sağlayan maden ocaklarını kapatın. Küresel iklim krizine daha fazla katkıda bulunmayın, enerji verimliliğini ve doğa dostu enerji üretimini temel alan politikalar geliştirin ve uygulayın. Turgut’tan elinizi çekin. Zeytinliklerimizi, köylerimizi, ormanlarımızı rahat bırakın. ‘Kömürsüz Muğla’ hedefimize ulaşana kadar mücadele edeceğiz.

——————————                                                                     ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Doğaya karşı işlenen bir suçun öcü, insan adaletinden daha zorlu olur. -Dostoyevski

ÇİVİ

Menteşe Şenliği bitti, Miting Alanı’nda Alış Veriş Fuaru devam ediyor. Arkadaşım, “Şenlik panayır gibi oldu. Allah esnafımız döğümlük versin.” dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.