Namık Açıkgöz

Namık Açıkgöz

Namık Açıkgöz ve diğer yazarlarımızın gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Sandras Suyundan Elektrik Elde Etmeye Var Mısınız?

Eklenme : 19.01.2021 00:00:00
Görüntülenme: 695

Sandras dağlarındaki su kaynaklarıyla ilgili ilk bilgiler 2001 yılında geldi üniversite yönetimine. Uzak görüşlü kurucu rektörümüz Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, fırsatı kaçırmadı ve bütün çevre gücünü kullanarak yaklaşık 1 yıl içinde, 54 km uzaklıkta o suyu üniversitemize getirdi. Yol üstündeki birkaç köye de su verildi. 2002'de kampüse ulaşan su, üniversite merkez kampüsüne bereket oldu; kalite oldu. 54 km uzaktan gelmesine rağmen "kaynak suyu" özelliğinde olan suyumuz, 18 seneden beri merkez kampüse yetiyor. İnşallah daha uzun yıllar yeter.

2002'de o suyun gelmesine bir tarih düşmüştüm ve bunu Tören Alanı'ndaki klasik Osmanlı geleneğindeki çeşmeye nakşetmiştik. O şiir şöyle idi:

Çıktı âhlar hep susuzluktan göğe feryâd gibi

Etti gayret deldi dağlar Fığlalı Ferhâd gibi

Sandıras'tan kampüse dek çalışıldı su için

Geldi iki bin ikide suyumuz imdâd gibi

Sandras suyu getirilirken, belediye ile iş birliği yoluna gidilmek istenmiş ama bu iş birliği gerçekleşmemişti. Şimdi Sandras zirvelerindeki kaynak suları Muğla'ya getiriliyor.

Ziya Ercan, 16 Ocak 2021 günü sosyal medya paylaşımında Sandras suyunun Muğla'ya getirileceği müjdesini verdi.  Kaç zamandır bu konuyla uğraşıldığını biliyordum ama alınan mesafeden haberimiz olmamıştı. 15 Ocak 2021 günü yayınlanan resmi Gazete'de "2021 Yılı Yatırım Programının Kabulü ve Uygulanmasına Dair 3428 Sayılı Karar" ile Sandras suyu projesinin hayata geçmesi için ilk adım atılmış oldu.

Ziya Ercan'ın verdiği bilgiye göre konu Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a anlatılmış ve kabul görmüş. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile Naci Ağbal (O zaman Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı)'ın da projeyle yakından ilgilenmesi sonucu proje 661 Milyon 250 Bin TL'lik bütçe ile 2021 yatırım planına alınmış.

Proje komplike bir proje. Sadece su isale hattından ibaret değil. 91.850 metre isale hattı, 12.300 metre tünel, 3 depo, 1 arıtma tesisi, 1 baraj ve maslak (akış hızı kesme yalakları) yapılarından oluşuyormuş. Göründüğü kadarıyla gerçekten çok büyük bir proje. Projenin hedefi Muğla'ya 2050'yekadar yetecek su taşımak. İnşallah hızla hayata geçer de insanımız kaynak suyu kalitesinde bir suya kavuşur.

Nitelikli suya kavuşmak güzel bir şey elbette; ama benim bu projede gerçekleştirilmesini istediğim bir "yan ürün" daha var: elektrik üretmek.

Şaşırmayın!...

Bin metreyi aşan yükseklikten kendi cazibesiyle akan suyun sistemi patlatmaması için belirli aralıklarla hızının düşürülmesi gerekir. O maslaklar (sistem içi su yalakları/havuzları da hızı kesmek için yapılır. 2002'de üniversiteye su getirilirken, akış hızı konuşulduğunda da bu teklifi yapmıştım ama geç kalmışım. Şimdi henüz projenin kabulü aşamasındayız. Projeye elektrik üretme türbinleri ilavesiyle elektrik üretilmesi mümkün gibi geliyor bana. Hemen diyeceksiniz ki "Hocam edebiyatçısın; ne anlarsın bu işlerden?"

Doğru!...

Bu işin teknik yönü, projeyi hesap ve uygulama yönünden hiç anlamam ama şunu biliyorum ki, barajlardan elde edilen elektrik de suyun akış hızının türbinlerden geçirilmesiyle elde ediliyor. Bunun için fizikçi olmaya gerek yok; hayatı yoğunluklu olarak algılayabiliyorsanız, olguyu da anlarsınız.

Teklif benden, yapmak devletten!...

Suyun debisi ve gücü. Bunun türbinlerden geçirilmesi. Türbinlerde oluşan elektriğin iletilmesi. Bütün bunların sisteme entegresi nasıl olur? Bunu çözmek de erbabının işi. Benim değil!... Her şeyi bana yaptırmayın daa!... Hani Temel demiş ya "Komutanım bu ordunun tek askeri pen muyum?" diye. Erbabı askerler de devreye girerse yeni bir enerji kaynağımız olur. Belki de dünyada ilk örnek olur.

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

Powered by BilgiSoft