Hüseyin Nizamoğlu

Hüseyin Nizamoğlu

NERDE KALMIŞTIK
HüseyinNizamoğlu ve diğer yazarlarımızın gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Nazım'ı kim hapsetti, Dersim'de kim katliam yaptı?

Eklenme : 4.02.2021 00:00:00
Görüntülenme: 870

15 Temmuz 2014, Mehmet Metiner Hamle'de çıktı.

CHP'nin solculuk iddiası da, halkçılık iddiası da, özgürlük iddiası da retorikten ibaret...

CHP'nin o çok övündüğü geçmişinde kanlı bir diktatörlük ve ısırıcı bir despotizm gerçeği var.

Buna rağmen CHP sözcüleri kalkıp ağızlarına bolca demokrasi kelimesi alabiliyorlar ne hikmetse.

Solculuk ve halkçılık bahsinde mangalda kül bırakmıyorlar nedense.

AK Parti ve Başbakan Erdoğan söz konusu olduğunda "diktatörlük" suçlaması üzerinden yol yürüyen CHP'lilerin kendi kanlı diktatörlük geçmişlerini cumhuriyetin "asr-ı saadeti" biçiminde tanımlamaları veya zorlandıklarında "Milli Şef" dönemine ait tarihsel kesiti "tarihsel zorunluluk" gerekçesinin arkasına sığınarak açıklamaları tam bir ironi ve çelişkinin dikâlâsı...

CHP solcu, ama CHP'nin devr-i iktidarında en has solcular ya hapiste, ya sürgünde...

Nazım Hikmet gibi mesela...

Sabahattin Ali gibi mesela...

Nazım'ın ömrü hapishanelerde ve sürgünde geçer...

Sabahattin Ali cezaevlerinde ömür tüketir...

Yurtdışına çıkmak isterken de o bildiğimiz derin unsurların tetikçisi tarafından öldürülür hunharca ve kalleşçe...

CHP solcu güya!

Ama CHP'nin devr-i iktidarında bütün solcu yazarlar, şairler ve kanaat önderleri sürekli tarassut altındadırlar, işkencehanelerdedirler, mahpushanededirler vs...

Soluğu bir biçimde yurtdışında alanlar da memleketlerine dönemezler.

Gittikleri yerde memleket hasretiyle yaşamlarını yitirirler...

Nazım Hikmet gibi...

CHP, 1960 darbesinden sonra askerlerin ittirmesiyle ve desteğiyle dönemsel olarak iktidar olur.

Ama Nazım'ın cesedi getirilmez.

1 Mayıs bayram olarak ilan edilmez.

AK Parti gelir, Nazım'ın cesedini de getirir, 1 Mayıs'ı da bayram olarak ilan eder.

CHP, solcu ve halkçı ve dahi demokrat, AK Parti ise sağcı, İslamcı ve dahi diktatör, öyle mi?

CHP'nin halkçılığını konuşmaya gerek yok.

"Halka rağmen halk için" sloganı her şeyi anlatmaya yeter.

CHP için verili halk/cumhur/millet bir tehdit unsurudur.

CHP'nin cumhuriyetçiliği içinde cumhur yoktur.

CHP'nin cumhuriyetçiliği elitist bir yönetim modelidir.

CHP'nin inşa ettiği elitist devlet yönetiminin gözünde halk/cumhur/millet bir tehdit unsurudur.

O yüzden mevcut halk/cumhur/millet yerine yeni bir ulus inşa edilmek istenmiştir.

Yekpare bir ulus...

Farklılıkların tehdit olarak görüldüğü bir cumhuriyetçilik ve devletçilik anlayışı...

Milletin değişim taleplerinin düşmanca görülüp acımasızca püskürtüldüğü bir ceberrut devlet anlayışı...

İşte CHP zihniyeti bu...

AK Parti milleti tehdit olarak gören ve milletin değişim isteğini zorla bastıran CHP'nin bu devlet anlayışını değiştiriyor ve farklılıkların kabulüne dayalı eşit yurttaşlık rejimi kurmaya çalışıyor. Ve bunun adına da "Yeni Türkiye" diyor.

Başbakan Erdoğan'ın "Yeni Türkiye yolunda" manifestosu işte bu yeni devlet anlayışını, bütünüyle herkesin özgürlüğünü ve eşitliğini savunan demokratik bir yönetim anlayışını içeriyor.

CHP halkçı ve demokrat, AK Parti ise sağcı, İslamcı ve dahi diktatör öyle mi?

Sevsinler sizi...

İstanbul sokaklarında Arap görmek istemediklerini söyleyen sanatçılar o CHP zihniyetinin tipik temsilcileri olarak duruyorlar karşımızda.

Irkçı, faşist, elitist ve ayrımcı zihniyetin...

Geçmişte bu zihniyet başörtülü vatandaş da görmek istemiyordu sokaklarda, üniversitelerde, kamusal alanlarda...

CHP Alevilerin dostu, AK Parti ise düşmanı öyle mi?

Dersim katliamında binlerce Aleviyi kim hunharca katletti?

Zilan deresini ağzına kadar Kürt cesetleriyle dolduran kimdi sahi?

İstiklal Mahkemelerinde suçsuz insanları nahak yere dar ağaçlarında sallandıranlar kimlerdi?

Alevilerin dergahlarını ve ocaklarını kapatanlar peki?

Utanmasalar Dersim'de Alevileri Başbakan Erdoğan'ın katlettiğini söyleyecekler yani...

Başbakan Erdoğan çıkıyor Dersim'deki Alevi katliamı için devlet adına özür diliyor, ama benim bir kısım CHP yandaşı Alevi kardeşim ne hikmetse Başbakan Erdoğan'ı Alevi düşmanı olarak ilan etmekte bir sakınca görmüyor. Başbakan Erdoğan'a karşı Ekmeleddin'i desteklemeyi de bir görev addediyor.

Alevi kardeşlerimiz artık kendi cellatlarından hesap sormalı değil mi?

Başbakan Erdoğan yeni Türkiye manifestosunda Alevi vatandaşlarımızın da eşit olacağı bir demokratik yönetim vadediyor, ama bir kısım CHP yandaşı Aleviler nedense CHP'nin ve adayının arkasında hizalanmakta hiçbir sakınca görmüyor.

Oysa asıl Alevilerin bu yeni dönemde yeni bir siyasal pozisyon alarak yeni Türkiye'nin kurucu unsurları olarak kendilerini konumlandırmaları gerektiğine inanıyorum.

İnanıyorum ki Aleviler kendilerini arka bahçeleri olarak görüp yıllar yılı sömüren bu eski Türkiye zihniyetine karşı geleceklerdir.

Siyaseten eli güçlenmiş bir Erdoğan Çankaya'da yürütmenin başı olarak bu sorunu da vakit geçirmeden çözecektir.

O yüzden malum güçlerin gezide Başbakan Erdoğan'ın karşısına dikmeyi başaramadıkları Kürtlerin dinamik unsurlarını Demirtaş'ın adaylığı üzerinden engelleyici bir konuma yerleştirmelerine izin verilmemelidir.

Benim dediğim şu: Eski Türkiye muhafızlarının Alevi ve Kürt kartı üzerinden Erdoğan'ı seçtirmeme veya seçilirse bile çok yüksek oranda oy almamasını sağlama yolundaki senaryoları boşa çıkartılmalıdır.

Eski Türkiye'yi temsil eden paralel çatının hedefi bu.

İlk turda yüksek oyla Çankaya'ya çıkan Erdoğan'ın ilan ettiği gibi eski Türkiye'nin paralel çatısını yerle bir edeceğini biliyorlar.

Eski Türkiye'nin tüm mağdurları için Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığı tarihsel bir fırsat diyorum.

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

Powered by BilgiSoft