Muğla’nın “Kazdağları” daha mı önemsiz?!

Bu haber 22 Ağustos 2019 - 0:03 'de eklendi ve 1.856 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Sanki “kapütülasyonlarla” yönetiliyoruz. Kanla sulanmış Anadolu toprakları delik deşik ediliyor. Sanki ülke bir “toplu çevre felaketi” ile karşı karşıya…

Kazdağları çok önemli, ama yeni de değil.. Orada senelerdir altın çıkarılıyor… Sahip çıkılmakta geç bile kalındı. Yine de zararın neresinden dönülse kazançtır.

Ben yine de Muğla’da “Kazdağları” diyenleri ağzına ağzına kürekle dövesim geliyor…

Size ne Kazdağlarından?” da demeyeceğim, ama “Herkes kendi evinin önünü süpürsün..” demekten de kalmayacağım.

Ülkemizin neresine kafanızı çevirseniz yerlli, yabancı “madencilerin talanı” ile karşılaşıyorsunuz. Dün HES‘ciler vardı. Onlar yavaşladı, madenciler ayağa kalktı!

Garip bir şekilde doğal çevreyi yok ediyoruz.

Muğla’da da nereye baksanız; Fethiye’de, Marmaris’te, Köyceğiz’de, Yatağan’da, Milas’ta ormannlara saldırılıyor. Orman yangınları ile madenciler adeta yarışıyor.

xx      xx      xx

Hafta sonunda Milas‘ın (eski beldesi) Bafa Mahallesi Muhtarı Kerim Tekin telefonla aradı. “Köşenizde bize de yer verirseniz, sesimiz olursanız doğamızı kurtarabiliriz.” diyordu. Utandım. İçimden “Ben kimim ki?” dedim. Oysa günlerdir gazeteler Milas‘ta Ilbıra Dağı‘nı, Yatağan‘da Gökbel Köylerini yazıyor.

Kurban Bayramı‘nın ardından Yatağan‘a bağlı Hisarardı Mahallesinde yapılan 1. Gökbel Köyleri Dayanışması etkinliğinde yöredeki yaşam alanlarını, tarımı, suyu, havayı kirleten madenlere öfke vardı…

Yöredeki köylerin yanı sıra, Aydın ve Çine‘den de katılımların olduğu etkinlikte konuşan Yatağan’ın AK Partili Belediye Başkanı Mustafa Toksöz, şöyle demiş:

Yatağan diyetini ödedi. Artık başka yerde maden arasınlar

Yerden göğe haklı… Sözde önemli söyleyende…

Kazdağlarında villaları olanlar altın çıkarılmasına karşı çıkıyorlar” diyenler olmuştu. Ilbıra Dağı‘nda, Gökbel Köylerinde ve Sandras‘ta kimsenin villası yok… (!)

xx      xx      xx

Hisarardı Mahallesi‘nde etkinliğe katılan bir gazeteci arkadaşım “Gökbel Köyleri dayanışması direnişe dönüşecek görünüyor.” dedi. Ben “Ilbıra’da ayakta” diye karşılık verdim.

Muğla‘dan çevre dostları ile STK‘ların yanı sıra, Yatağan‘ın Hisarardı, Hacıbayramlar, Kırıkköy, Gökgedik, Zeytinköy, Hacıveliler muhtarlarının, Ekoloji Birliği’nin, Aydın Çevre Platformu‘nun, Çine Yaşam Platformu‘nun katıldığı etkinlik yerel sanatçıların konserleri ile sona ermiş. Oldukça kalabalıkmış.

Elbette CHP’li Büyükşehir Belediyesi’nden ve CHP’li milletvekillerinden kimsenin bulunmaması da dikkatlerden kaçmamış.

Ilbıra Dağı ile ilgili hiç değilse CHP‘nin Milaslı Milletvekili Suat Özcan ilgileniyormuş.

Büyükşehir Belediyesi çok mu önemli?” derseniz, elbette önemli. 31 Mart Yerel Seçimleri sırasında “Muğla’nın doğal ve tarihi çevresinin ancak CHP’li Osman Gürün’ün başkanlığında korunabileceği”, “Talanın ancak CHP ile engellenebileceği” söylenmişse, çok önemli… Şimdi Gökbel Köylüleri haklı olarak soruyorlar:

Hani nerelerdeler?”

xx      xx      xx

Hisarardı Mahallesi‘ndeki etkinliğin açılışında konuşan Turgut Yardımlaşma, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı Kazım Erol, binlerce yıldır zengin uygarlıkların beşiği olan Gökbel havzasında yaşayan insanlar olarak zengin toprakların fakir bekçiliğini yaptıklarını belirterek “Gökbel Dağı dünyada coğrafi özellikleri bakımından birbirine çok benzeyen ve bu nedenle de korunması gereken üç dağdan birisidir. Bu dağlardan birisi ABD’de, birisi Hindistanda. Bunların ikisi de milli park ilan edildi. Gelin görün ki Türkiye’deki Gökbel Dağı tonu 150 dolara satılıyor, yok ediliyor” demiş. Erol hemşerilerine şöyle seslenmiş:

Dönümünü 7 bin liraya sattığınız dağdan madenci 700 bin lira kazanıyor. Bunu da sizin çocuklarınızı köle gibi, karın tokluğuna çalıştırarak yapıyor. Şimdi de atalarımızın tarım yaparak yaşamlarını sürdürdüğü bu topraklarda suyumuzu almak istiyorlar. Gökbelden suyumuzu alırlarsa Karia Uygarlığından bugüne kadar gelen herşey biter. Bizim zenginliklerimizden lüks hayat yaşayanlar var. Bu yetmedi şimdi suyumuzu istiyorlar. Direneceğiz ölsekte suyumuzu vermeyeceğiz. Gökbel Havzasında kömür madeni ve madencilik ölümdür bize. Artık mücadele zamanıdır.

xx      xx      xx

Etkinlikte konuşan köylü kadınlarda maden tozları nedeniyle eşlerinin, çocuklarının hastalandığını, zeytinlerin, meyvelerin yetişmez olduğunu dile getirirlerken, Yatağan‘ın AK Partili Belediye Başkanı Mustafa Toksöz de konuşmasında Yatağan olarak madenlerden çok çektiklerini söylemiş.

Ggeçen hafta bir çimento fabrikası için gelen talebi belediye meclisinde reddettiklerini belirten Başkan Toksöz, “Bizim bu madenler yüzünden Karahisar Köyümüz kalktı. Eskihisar kalktı. Karakuyu yeni yerleşim yeri oldu. Yeşilbağcılar kalktı. Yatağan olarak devlete yeterince diyet verdik. Artık biraz bizi rahat bırakmaları gerekiyor. Kazacaklarsa başka yerleri kazsınlar. Biz köylerimiz turizmle, yeşil alanlarıyla güzelleşsin istiyoruz” demiş.

Başkan Toksöz‘ü tanırım. Altın dahil her türlü madenin çıkarılmasını, yeraltı zenginliklerimizin değerlendirilmesini ister. Ben de isterim. Kim istemez?…

Ancak bu işler yapılırken ülkenin ve yerel halkın çıkarları ve talepleri de ön planda tutulmalıdır. Bu işler Altın Madeni Şirketi’nin ülkesi Kanada’da ve Avrupa ülkelerinde nasıl yapılıyorsa burada da öyle yapılmalıdır…

xx      xx      xx

Bafa Gölü‘nün eteğinde yer aldığı Ilbıra Dağı‘ndan insanı dehşete düşüren fotoğraflar gönderen Muhtar Kerim Tekin, watzaptan “Özcan bey merhaba, Bafa Muhtarı Kerim, Bafa Ilbıra Dağında yüzeysel maden araması yapan Milenyum Metal Madencilik AŞ ve taşeron firması Beyler Madencilik AŞ., 7000 dönüm arazide maden araması yapacaklarmış. Orman Müdürlüğü kızıl çam ağaçlarını kesiyor, rezerv olarak 150 milyon ton maden olduğu söyleniyor. Bu da bütün ormanlarımızın yok olması anlamına geliyor. Sesimiz olursanız doğamızı kurtarabiliriz. Saygılarımla.” dedi.

İçim acıdı…

Senelerdir Menderes Nehrini kirletenlerin yüzünden yaşamın sona ermekle karşı karşıya kaldığı Bafa Gölü‘nün kurtarılması için mücadele veren Bafalılar şimdi de Ilbıra ormanlarının yok edilmesiyle karşı karşıyalar.

Aslında Yatağan’ın Gökbel Köylüleri ile Bafalıların, Danişmentlilerin, Kapıkırı halkının kaderi aynı… Hepsi de mitolojik tanrıların, tanrıçaların cirit attığı coğrafyanın insanları. Neyazık ki tanrılar, tanrıçalar onların yanında değiller..

Ama yanyana gelebilirler. Gelebilirler mi, gelirlerse neler olur işte onu kestirmek zor…

xx      xx      xx

Milas‘ta Bafa Gölü’nün güneyinden, Güllük Dalyanı‘na kadar uzanan Ilbıra Dağı’nın tamamının maden sahası ilan edilmesi bölge halkını harekete geçirmiş.. Karara yediden yetmişe herkes karşı. Bölgeyi ziyaret eden tek siyasi ise CHP’nin Milaslı Milletvekili Suat Özcan olmuş. Özcan, ziyaretinin ardından Birgün Gazetesi‘ne yaptığı açıklamada, ağaç kesiminin yapıldığı yerde bir yetkilinin bölgede Orman İşletme Müdürlüğü tarafından gençleştirme çalışması yapıldığını söylediğini belirterek, “Maden uğruna eko-sistemimizin zarar görmesini istemiyoruz. Doğa; ağaç-bitki-su ve her türlü canlıyla bir bütündür. Bölgemizde yeni Kazdağları olumsuzluğunun yaratılmasına izin vermeyeceğiz. Konunun takipçisi olacağız.” ifadesinde bulunmuş.

Bölgedeki muhtarların da sesi olan Bafa Muhtarı Kerim Tekin, “Bölgeye hayat veren dağın üzerindeki çamlar ve öteki bitkilerdir. Onlar yok olursa, burada yaşam da yok olur” diyerek şöyle anlattı:

Maden araması ve ağaç kesimi yapılan 7 bin dönümlük alan, arama ruhsatı sahibi Milenyum Metal Madencilik AŞ isimli şirket ve bu şirkete bağlı Beyler Metal Madencilik bölgede 1-2 metre derinliğinde kazılarla yüzeysel maden araması yapıyor. Ilbıra Dağı’nda 15 milyon ton boksit rezervinin olduğu ve bunun içinde dünyada sadece Milas’ta olduğu söylenen diaspor (zültanit) madeni olduğu söyleniyor. Burada ağaçları Orman İşletme Müdürlüğü kesiyor. Bölgede Etibank’a ait eski boksit ocakları var. Biz bölgemize hayat veren zeytin ve çam ağaçlarının, maden için kesilmesini istemiyoruz. Ağaç kesim alanının genişleyeceğinden endişe ediyoruz. Cenneti cehenneme çevirecekler. Ağaç kesimi durdurulmalıdır.

——————————                                                                     ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Koyunu; Oğul güder, Ana sağarsa Dört verir. El güder el sağarsa Dert verir.

ÇİVİ

Arkadaşım,”Tahir Ünsal, Erol Kapiz’i kurtarmak için mi, Muğlaspor’u kurtarmak için mi, iki belediye başkanını kurtarmak için mi, yoksa hepsini kurtarmak için mi kendisini feda etti?” deye sordu.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Reşat Öztepe 22 Ağustos 2019 / 12:05

Gocuman; yazınızı okudum. Önemli bir konuya temas etmişsiniz. tebrikler ederim. çalıştığım Kurumumdan biliyorum. Oralarda Etibank ve Lütfullah E.Kitapçı çok çalışmalar yaptıydı.Boksit yatakları çok devasa boyuttadır. hatta hatta diğer madenler(Altın-Bakır-Gümüş) de mevcuttur. Oralar ise çalışmalara kapalıdır diye biliyorum. sevgi ve saygı.