Mimarların rant ve talanla mücadele davaları…

Bu haber 12 Ekim 2019 - 0:18 'de eklendi ve 1.107 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Hafta başında Konakaltı Kültür Merkezi‘nde Menteşe Kent Konseyi toplantı salonunda “Menteşe Maden Araştırmaları İzleme Komisyonu” olarak biraraya geldik. Karabağlar Yaylası‘nda bir daha “sondaj” faaliyeti olmaması ve sadece yaylada değil, Menteşe sınırlarında her türlü madenciliğe karşı “teyakkuz” halinin devamlılığı için bir dizi kararlar alındı.

Dün paylaştık.

Benimde içinde bulunduğum ilgili arkadaşlarımızla biz “buradayız” mesajı da veren ilk toplantıyı yaparken, TMMOB Muğla Mimarlar Odası yönetcilleri de avukatları ile birlikte il genelinde yürüttükleri mesleki ve hukuki mücadeleleri ile ilgili bilgilendirmede bulundular.

Doğal ve tarihi çevreye, kültür varlıklarına sahip çıkma, mesleğe saygı ve “kentli bilinci” içinde, Oktay Ekinciler, Sermin Madanoğlular, Rukiye Uslular, Ertuğrul Aladağlar, Mehmet Yenisular ve Olcay Arıkanlar ile bugünlere taşınan “geleneksel” kültürün o günlerdeki kadar olmasa da yaşıyor, yaşatılıyor olduğunu görmek, içinde bulunduğumuz ortamda gerçekten umut veriyor…

xx      xx      xx

Mimarlar Odası Muğla Şubesi‘nin ‘Muğla Basını‘ ile buluşması amacına ulaştı mı bilemiyorum. Çünkü çok istememe rağmen, hafta içinde yapılan o toplantıya katılamadım. Üzgünüm.

Geçmişte oda yönetimleri “dertlerini anlatmak” için ısrarcı olurlardı. Gelmeyenlere “yazılı metin” gönderirlerdi.

Ancak böyle olmayınca Gazeteci Altar Zeyhan‘ın “Mimarlar Odası ‘rant ve talanla mücadele’ davalarını masaya yatırdı” başlıklı haberinde yeralan “Mimarlar Odası yönetimi, sadece Muğla için değil ülkenin genelini ilgilendiren davalara yönelik kamuoyu algısının artması için yerel basından destek istedi.” ifadesine dayanarak, dünkü yazımda Karabağlar Yaylası ile ilgili “hukuk mücadelesininMimarlar Odası tarafından başlatıldığını ifade etmiştim.

Dün Mimarlar Odası‘ndan arayan Funda Dural arkadaşımız, “Suç duyurusu Mimarlar Odası olarak değil TMMOB İl Koordinasyon Kurulu (İKK) olarak yapıldı” diye bilgi verdi.

Böylece bu düzeltmeyi yapmış olduk…

xx      xx      xx

Mimarlar Odası Muğla Şubesi‘nin ‘rant ve talanla mücadele’ davalarının masaya yatırıldığı toplantıda odanın avukatlarından Didem Alaca o mücadelelerle ilgili bilgilendirmede bulunmuş.

Muğla kamuoyunun en çok bildiği ve ilgilendiği “Eski Garaj Alanı” mücadelesini de anımsatmış.

Bence de o önemli bir mücadele oldu.

Bu iki yönüyle önemliydi. Birincisi bir meslek odası arkasına kamuoyunu alıp hukuk mücadelesi vermişti. İkincisi “Karşımızda CHP’li bir belediye yönetimi var. Bu bize yakışmaz” denilmemiş, tam da bir “meslek odası”, “sivil toplum örgütü” gibi hareket edilmiş ve herkese örnek olunmuştu…

Bu konuda hukuk mücadelesini ortaya koyan o dönemin oda yöneticilerini bir kere daha yürekten kutluyorum.

Av. Alaca, Gazeteci Altar‘ın haberine göre, bu konuda şöyle anatmış:

Menteşe’deki Eski Garaj Alanı ile ilgili 4 adet davamız var. İhalenin iptali davası, belediye meclisinin ihale için aldığı 104 sayılı kararın iptali davası, 2004 yılındaki imar planı iptali davası, konut yapılabilir kararının iptali davası. Biri hariç üç davayı da kazandık. Bugün Eski Garaj Alanında 5 katlı konut yapılması önlendi. Geldiğimiz noktada orada kent meydanı ve otopark yapılması için uzlaşının sağlandığını gösteriyor.

Özellikle Menteşe‘den önceki mülga Muğla Belediyesi‘nin “inadına” rağmen, çok yavaş ilerlese de (proje de çok güzel olmadı ama) yeraltı katlı otoparkı ve meydan düzenlemesi inşaatı devam ediyor…

xx      xx       xx

Sonunda Mimarlar Odası Başkanı Öncü Başoğlu Avşar ile Yönetim Kurulu Üyeleri Görkem Acar, Özlem Çömez, Mehmet Yenisu, Oğuz Can, Beste Yenisu ve Yeliz Durmaz‘ın toplu fotoğraf çekildikleri toplantıda Karabağlar Yaylası ile birlikte Okluk Koyu, Kelebekler Vadisi, Menteşe 2’nci Etap TOKİ Konutları, Gökova Körfezi ve Menteşe Eski Garaj Alanı ile ilgili dava süreçleri ele alınmış, katılımcılar bilgilendirilmiş.

Av. Didem Alaca Okluk Koyu” ile ilgili süreci şöyle anlatmış:

Mimarlar Odası bir meslek örgütü fakat bize göre asıl önemli olan kamusal alandaki çevrenin, kültürel mirasın ve değerlerin korunmasını amaç edinmiş bir oda olmasıdır. Muğla ranta, talana çok açık bir coğrafyaya sahip. En büyük mücadele aracımız ise hukuk. Davalarımızın tamamı çok önemli davalar. Gökova Körfezi’nde Okluk Koyu var. Cumhurbaşkanlığı bir yapı inşaa etmeye çalışıyor. Buraya 4 katlı bir saray oturtulmaya çalışılıyor. Açtığımız davalar bir takım saçma nedenlerle hemen iptal ediliyor. Okluk bölgesine artık giremiyoruz. Karacasöğüt, Ovacık’ta yaşayan köylülerde bir korku başladı. Köylerin boşaltıldığına yönelik duyumlar alıyoruz. Okluk için yeni bir mücadeleye ihtiyaç var. Ayrıca Karacasöüt Limanı’nın kaldırılabileceği söyleniyor.

xx      xx      xx

Toplantıda “Cumhurbaşkanlığı bir yapı inşaa etmeye çalışıyor. Buraya 4 katlı bir saray oturtulmaya çalışılıyor.” denilmiş, ama herkesin bildiği gibi burada artık işlem tamam…

Bu bilgilendirme toplantısı yapılmamış olsaydı, Mimarlar Odası‘nın orada bir hukuk mücadelesi başlatmış olduğundan haberimiz olmayacaktı.

Sanıyorum son dönemlerim Mimarlar Odası yönetimlerinin geçmişin yönetimlerinden farklı en önemli yanlarından biri de bu…

Kamuoyu yaratmak”, “Kamuoyunu arkaya almak” moda deyimle “PR çalışması yapmak” gibi bir dertleri olmuyor…

Gerçi Okluk Koyu‘nda Büyükşehir Belediyesi ile birlikte Marmaris, Ula ve Menteşe Belediyeleri de yoktu, ama Mimarlar Odası arkasına “basını” da alıp kamuoyu yaratabilmiş olsaydı çok daha farklı bir süreç yaşanabilirdi.

Bu eksiklik maalesef TOKİ Evleri’nde ve Gökova Körfezi SİT Derecelendirmesi sürecinde de yaşandı…

xx      xx      xx

Gökova Körfezi ile ilgili süreci“Gökova Körfezi’nde SİT’in statüsü değiştirildi. Buna dava açtık, hemen reddedildi. Yapılan statü değişikliği onaylandı. Jet hızıyla ret aldık. Bu kadar önemli bir yerin SİT değişikliği davası hemen bitti. Datça Bozburun’da yine dava açtık. Rapor alındı fakat rapor bizim aleyhimize geldi. Şuan temyizde.” diye anlatan Av. Didem Alaca TOKİ sürecini şöyle anlatmış:

TOKİ ruhsat almadan inşaata başladı. Bizim suç duyurumuz ise hemen reddedildi. Vatandaş olarak bunu yapsanız başınıza gelmedik kalmaz. Ardından kent kültürü ve yapılaşmasına aykırı bir yapılaşma gerçekleştirildi. Arazinin yapısı göz önünde bulundurulmadan 6 kat imar planına 8 kat uygulandı. Hatalı İmar Planlarına ve izinsiz uygulamayı da itiraz ederek dava açtık. Uygulamaların hatalı olduğunu bilen TOKİ, bir kaç değişiklik ile yeni bir plan sundu. Bir önceki dava yeni planla düştü. TOKİ bizle adeta saklambaç oynadı. Son bilirkişi raporu aleyhimize geldi. Değerlendirilecektir diye düşünüyoruz. Bu süreçte halktan bazı tepkiler aldık. Şunu belirmeliyiz ki Mimarlar Odası olarak barınmaya karşı bir tepkimiz yok.

xx      xx      xx

Mimarlar Odası sanıyorum Eski Garaj Alanı ile birlikte Kelebekler Vadisi‘nden kazanımla çıktı. Av. Alaca, Kelebekler Vadisi ile ilgili de “Davamız çok. Kamu yararının bittiği yerlerde takiplerimiz devam ediyor. Bizim kıyılarda en büyük sorunumuz, itirazımız, o bölgelerin kampa, bungalov tarzı yapılaşmaya açılması. Kelebekler Vadisi’nde de itirazımız buydu. O yanlıştan şuan için dönüldü.” ifadesinde bulunmuş.

Karabağlar Yaylası‘nı dünkü yazımızda paylaşmıştık.

TMMOB İl Koordinasyon Kurulu (İKK) tarafından yapıldığı belirtilen suç duyurusu dünde belirttiğim gibi sonucu belli. Yasalar kültürel varlıkların, doğal ve tarihi çevrenin korunmasından yana değil, madencilerden ya…

Bunu maalesef Kazdağları’nda ve Yatağan’da, Ören’de görüyoruz….

Elbette “tevekkeltü teala’l-lah” deyip, herşeye seyirci kalacak halimiz de yok. Tevekkül ile karşılanacak yer var karşılanmayacak yer var… İnsanlığa aykırı ne varsa ona sessiz kalmaya Allah‘ta razı olmaz…

Mimarlar Odası yönetimi, “sadece Muğla için değil ülkenin genelini ilgilendiren davalara yönelik kamuoyu algısının artması için” keşke çok daha önce yerel basından destek istemiş olsaydı… İyi ki Mimarlar Odası var…

——————————                                                                         ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Uygarlık tarafından yokedilme tehlikesiyle karşı karşıya olan bir uygarlık çağını yaşıyoruz. -Nietzsche

ÇİVİ

Türk Ocağı Muğla Şubesi 2019 yılı ikinci yarıyılı Ocakbaşı Sohbetlerine 16 Ekim 2019 tarihinde 22. Dönem Muğla Milletvekili Seyfi Terzibaşıoğlu ile başlıyor. Arkadaşım, “AK Parti’de Türkocağı’nın il başkanı adayı Seyfi bey mi?” diye sordu…

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.