Masonlar ve 31 Mart Vakası

Bu haber 31 Ekim 2019 - 0:04 'de eklendi ve 916 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Hüseyin Nizamoğlu

YILMAZ ÖZTUNA YAZDI

Balkan felaketi ve daha sonra 1. Dünya Savaşında yaşanan hezimetin ana sebebi, gırtlağına kadar siyasete batmış olan ordunun savaş kabiliyetini, daha da ötesi büsbütün hiyerarşik yapı ve disiplinini kaybetmesi değil midir? İktidar mücadelesinde, devletin mekanizmalarına hâkim seçkinlerle işbirliği yapan basın-medya, medrese-üniversite, eşraf, tüccar (sonra işadamı diye anılmaya başladı), sendikalar ve yeni dönemde bir kısım sivil toplum kuruluşları vs. yüzyıldan beri; genellikle irtica sloganıyla harekete geçerek, siyasi istikrarı sarsmış veya dönem dönem tamamen ortadan kaldırmıştır.

“İrtica” klişesiyle çıkarılan ilk buhran olan 31 Mart Vakası hakkında, son birkaç günde gazetelerde önemli ve aydınlatıcı yazılar çıktı. Bu meşum hareketi tam ve doğru şekilde anlamadan, gerçek bir tarih muhasebesi yapmak mümkün değildir. Önce Makedonya dağlarında bir çete hüviyetinde ortaya çıkan, daha sonra Fransız Mason localarıyla irtibata geçerek, bambaşka bir yapıya kavuşan İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin, ilk dört kongresinin tamamen gizli ve masonik usullerle icra edildiğini unutmayalım… 1908’de ilk önce Makedonya bölgesinde çıkarılan isyanlar, daha sonra II. Meşrutiyetin ilanı ve bir yıl geçmeden 31 Mart Vakasıyla Abdülhamit Han’ın tahttan indirilmesi, Yıldız Sarayı’nın talan edilmesi ve her şeyin kontrolden çıkması… Netice tam bir yıkım ve felaket.

Bu vakadan 4 sene (1913) sonra Babıali Baskını oluyor.

Genetik yatkınlık dedikleri böyle bir şey olsa gerek… Bugün kullanılan metotlar, dezenformasyon usulleri 100 yıl önceki ile aynı. Hatta bir paşamızın ortam dinlemesine takılan konuşmalardaki üslubu da aynı.

Sizin için Babıali Baskınını çok özet olarak aktarıyorum. Siz de üşenmeyin baskın öncesinde kamuoyunu nasıl tahrik edip nasıl hazırladıklarını bulun okuyun. İşin teferruatına dalarsanız özet cümleniz belki benimki gibi olur: Düşman bile bu kadar zulmetmemiş.

“…Ellerinde küçük bayraklar olan baskıncılar Cağaloğlu tarafından, “Yaşasın Enver Bey, Yaşasın Milet” bağırtılarıyla Babıali’ye yürüdüler. Enver’le birlikte olan çeteciler güruhu binek taşına geldiği zaman, ittihatçılar tarafından değiştirilen, sözde koruma görevlisi müfreze, başındaki zabitle birlikte ortaya çıktıysa da Enver atından inip merdivenlerden çıkmaya başladı ve zabiti yanına çağırarak kısa bir emir verdi. Zabit, askerlerini alıp Babıali’nin arka tarafındaki Naili Mescit önünde silah çattırdı ve hiçbir şeye karışmadı. Bu boşluktan istifade eden Enver’le adamları içeri daldılar. Baskının kanlı safhaları dış sofada cereyan etti. Hepsi silahlı olan baskıncılar gürültüyle sofaya girdikleri sırada kendilerine silah çeken sadaret yaveri Nafiz Bey’le, harbiye nezareti yaverlerinden Tevfik Bey’i, sadaret dairesi kapısında duran iki nöbetçi neferi ve isimleri bilinmeyen diğer altı kişiyi vurup öldürdüler. Dış sofada on kişiyi öldüren çeteciler, başlarında Talat ve Enver olduğu halde iç sofaya daldılar. Bu sırada gürültüleri duyan mağrur harbiye nazırı ve başkumandan vekili Nazım Paşa yerinden fırlayıp ne olduğunu anlamak için sofaya çıktı. Bu sırada kendilerini engellemek isteyen sivil polis komiseri Celal Efendi’yi de öldüren çeteciler sofada harbiye nazırı Nazım Paşa ile karşılaştılar. Kendisini sadaret vadiyle aldatan komitacıları ellerinde tabancalarla gören Nazım Paşa, kendisine siyasetle uğraşmayacağı hakkında şahsi ve askeri namusu üzerine söz vermiş olan Enver’le yanındakilere; “siz beni aldattınız. Bana verdiğiniz söz bu muydu?” diyerek karşı çıkmak istedi. Tam o sırada isabet eden bir kurşunla devrilip öldü.

***

Talat ve Enver Beyler sadaret odasına dalıp 83-84 yaşlarında bulunan ihtiyar sadrazam Kamil Paşa’ya istifa etmesini söylediler. Kamil Paşa harp vaziyetinin vahametinden ve devletin maruz kaldığı tehlikelerden bahsederek nasihat vermek istediyse de, mütemadiyen sözünü kesen Talat’ın sert bir sesle; “istifa istifa…”diye bağırması üzerine kalemi aldı ve “Cihet-i askeriyeden vuku bulan teklif üzerine “ kaydıyla bir istifaname yazdı. Zorbaların ısrar ve tehdidi üzerine bu ibarenin başına; “ahali ve” kelimelerini de ilave etmek zorunda kaldı.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.