İki Gönül Bir Olunca

Değerli dostlarım, 31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimler yapılalı kırk beş gün oldu. Seçimi kazananlar işbaşı yaptı. Haftalık yazılarımda becerebildiğim kadarıyla yapılan bu mahallî seçimler hakkında değerlendirmelerde bulundum. Artık seçim ile alakalı şimdilik fazla bir söz söylemek niyetinde değilim. İlçem Ula’da hizmet ve yatırım anlamında iddialı olmayan ama seçimi kazanmak isteyen ve beraberinde okumuş insan diye tarif ettiğimiz kişiler belediye başkanının etrafındalar. Beş yıl içinde inşallah iyi hizmetler yaparlar ve gönül almak konusunda başarı gösterirler.

Geçen yazımda da belirttiğim gibi bu yazımla birlikte gönül alma/gönül almak keyfiyeti ile ilgili görüş düşünce ve sizlere ulaştırmaya çalışacağım gönül dünyamı açmak istiyorum. Zor bir iş ama imkansız da değil. Diyeceksiniz ki, bu gönül meselesi alınıp satılan bir metağ mıdır da gönül almak/gönül alma diye ifade edilir. Hatta olumsuz bir kelime gibi durur da karşımızda. “Gönül alma” konusundan bahsetmek için önce insanda var olan bir durum mudur bu gönül meselesi. Fısıldadığınızı duyar gibiyim, gönül deyince hemen aklımıza “aşk” geliyor değil mi? Hani derler ya birbirini sevenler için samanlık seyran olur. Bahsedeceğim konu aşk ile ilgili olmasa da sevmek ve sevilmek ile ilgili.

Karşılıksız sevmek/karşılıksız gönül bağlanmak herkese nasip olmaz. Bu olguya kişilere dokunmak da denir. Maddeten dokunmak olsa da kalbe ve gönüle hitap etmek biz insanlara verilmiş en güzel meziyetlerden biridir. Geçen yazımda menfaat ve menfaat perestlikten söz etmiştim. Her hareketini kendi menfaati üzere bina edenler mutlaka karşınıza çıkmıştır. Bu şekilde yaşayanlar elbette aramızda dolaşacaklardır. Ama insan olmanın çok özellikleri vardır. Adı üstünde  insan. Muhteşem bir varlık. Bünyesinde onsekizbin varlık barındıran bir yaratılan olan İnsan. İnsanın dünyaya gelmeden önce geçirdiği safahatlar ( geçmişi) vardır. Geçenlerde “Anneler Günü” adı altında bir gün kutlandı! Bana garip geliyor size de belki öyledir. Bilemiyorum, bir insanın kadın olsun erkek olsun annesi (anası) için bir gün olarak kutlanır mı?

Çok kısa olarak bir çocuğun dünyaya gelebilmesi için iki gönülün bir olması gerekmektedir. Bak karşımıza hemen gönül meselesi çıkıverdi. Önce çocuk Rahm-i Mader dediğimiz ana karnında geçireceği dokuz ay gibi zaman vardır. Anne hamile olmuştur. Osmanlıca terimle söz etmek istersek Haml halindedir. Yüklü de denir. Gençler bu kabil asıl kültürümüz olan bu kelimelere maalesef yabancılar. Bu dokuz ay gibi yorucu, meşagatli bir yolculuktan sonra evlat oğul/kız fark etmez dünyaya gelir. Artık ana ve baba da gece uykuları ortadan kalkmıştır. Gönül birlikteliğinin bir meyvesi olarak dünyaya gelen evlat vardır artık dünyalarında. Tüm ihtiyaçlarını almak ile anlatan bir varlık çocuk. Bu konuyu burada kapatmassak sonu gelmez içinde kayboluruz.

Bir yaşlının elini öpmek gönül almaktır. Bir yaşlının elinde taşıdığı bir eşyayı elinden alıp evine kadar götürmek de gönül almaktır. Evet gençler. Yolda yürürken insanların gelip geçtiği yoldaki taş parçalarını yoldan kaldırmak da gönül almak ve imanının bir şubesidir de. Güler yüzlü /güzel sözlü olmak da gönül almaktır. Kişilere sevecen bakmak da gönül almaktır. Evinizden çıkarken eşinizle vedalaşmak da bir gönül almanın tezahürüdür.  Bu vedalaşmak konusu belki gençler tarafından yanlış anlaşılabilir. Biraz açalım. Eşine maddeten ve mana yoluyla bağlı olan evli bir genç iş için çalışmak için evinden ayrılıyor. Dönüşü için bir garantisi var mı? Başına her şey gelebilir. Öyleyse hem selamlaşmalı ve hem de Allah’a ısmarladık demek suretiyle evde kalan hakkında da hayır duada bulunmalıdır.

İnsan insana muhtaç olur. Bizim kültürümüz de dağ dağa kavuşmaz ama insan insana kavuşur gibi atasözü niteliğinde davranışlarımızı biçimleyen/düzenleyen cümlelerimiz mevcuttur. İnsan yaradılalı beri çok değişik zamanlar geçirmiştir. Biz Yörükler olarak önce göç ederek yaşamaya başlamışız. Göç yolunda bile eğer güçsüz var ise o göçerler de hemen aramıza alarak güçsüz olanı güçlü hale getirmeyi becermiş bir geçmişe sahip olan bir milletiz.

İnsanın işini yine insan bitirir. Bunu duymayanımız yoktur. İş bitirme, işi halletme. Bu cümleler gönül almanın adeta aparatlardır. Hele hele karşılıksız olursa muhteşem bir atmosfer oluşur.

Gerçi pandemiden sonra çok fazla yaşlı ağabeylerimiz yaşlı amcalarımız kalmadı. Bir toplulukta otururken, o mekana bir yaşlı amcamız girdiğinde ayağa kalkmak gönül almadır. O yaşlı ağabeye yer vermek gönül almadır. Otobüste yaşlı ve hamile var ise koltuk da oturan genç/öğrenci veya değil, görmezlikten gelmez, hemen yer verir. Bu hareket biçimi de gönül amadır. Ula Muğla arasındaki otobüslerde görüyoruz, kız olsun erkek olsun kulağında kulaklık, uyur gibi bir tavır içinde, yaşlı ayakta çocuklu anne ayakta, hamile ayakta bizim üniversite gencimiz oturarak yolculuk yapıyor. Görmemezlik denilemez. Ad üstünde üniversite genci. Ama gönül alemi kapalı ise, gönül alemi sönük ise görmez yaşlıyı ve ihtiyarı.

Kendisine yetki verilmiş memur ya da amirlerimiz vardır. Kapısından gireriz. Bizi veya bizleri ayağa kalkar ve güler yüzle karşılar. Niçin ziyaret ettiğimiz izah etmeden size nasıl yardımcı olabilirim sözü gönül almaktır.

Halk arasında yaygın sözler vardır. Elindeki bir gıdadan veya bir yiyecekten acıcık arkadaşına verirken yarım elma gönül alma diye ifade kullanılır. Ya da az veren candan ifadesi kullanılır. Gönül almanın yüzlerce yolu binlerce ifadesi vardır.

Gücüm yettiği kadar bu konuya devam edeceğiz.

Hoşçakalınız. Sağlıcakla kalınız…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Öztepe - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hamle Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hamle Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Hamle Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hamle Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.