Aydın Ayaydın AK Parti Muğla İl Başkanı mı oluyor?

Bu günkü yazım başlığı sayesinde çok okunacaktır!

AK Parti’nin Muğla’da Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olan Prof. Dr. Aydın Ayaydın’ın şimdi de kalkıp Muğla’da il başkanı olabileceği aklımın ucundan bile geçmez. Garip, ama gerçek AK Parti çevrelerinde bunu aklından geçirenler var. Hatta “Olmamalı” diye yorumda bulunanlar bile çıkabiliyor. Sanki Aydın hocanın böyle bir talebi varmış gibi! Büyük bir şaşkınlık içinde, gülerek izliyorum...

Aydın hocayı en son Muğlaspor’un şampiyonluğunu ilan ettiği karşılaşmada gördük.

Karşılaşmayı Şeref tribününde Muğla Valisi İdris Akbıyık ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın arasında izledi...

Bu da “olay” oldu... Hangi sıfatla orada oturuyormuş?

Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonometri bölümünde Profesör unvanı almış. 1997-1999 yıllarında BJK Asbaşkanlığı ve Basın Sözcülüğü yapmış. Takvim, Vatan ve Sabah Gazetesi'nde köşe yazarlığı yapmış, sarı basın kartı sahibi olmuş. Anavatan (ANAP) Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekilliği yapmış... Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hocası olmuş...

Bu sıfatlara sahip birisi o gün Şeref Tribününde değil de nerede oturmalıydı? O beyler için AK Parti’nin eski Milletvekillerinden Seyfi Terzibaşıoğlu ve Hasan Özyer için stadın neresi uygun olabilir acaba?

Aydın hocanın o sıfatlarına sahip olmadıkları gibi, hayatları boyunca olamayacak olanlar çenelerine, kalemlerine kuvvet kendisini çekiştiriyorlar.

Bunu Muğla’nın solcuları yapsa anlamak mümkün de, sağcıları, sağcı kalemşorlar yapıyor. Anlamıyorum... Bu neyin korkusu veya kıskançlığı?

xx xx xx

Bir başka aklımın almadığı da AK Parti’nin eski milletvekillerinden, medya eski mensuplarından Mehmet Metiner’in sadece Aydın Ayaydın ile değil, Muğla Tarım Orman İl Müdürü Barış Saylak ile ne derdi olabilir? O da çekiştiriyor. Adeta “kampanya başlatmış” görüntüsü veriyor. Kimse kalkıp buradan bakmıyor. “Aydın Ayaydın’ın Muğla’da ne işi var?” diye sorma hadsizliğinde bulunurken, “Metiner’in Muğla’da ne işi var?” diye sormuyor... “CHP’li Belediyelerle ne işi olabilir?” diye sorgulamıyor.

Sayın Metiner ile kalem oynatan bir “yerli” kalemşor da AK Parti’nin pek çok yerde olduğu gibi Muğla’da da çöken vitrini “ sağlık teşkilatında” bazı makam sahiplerinin avukatlığına soyunup, Aydın Ayaydın’ı yargılıyor, geçen seçimde Menteşe Devlet Hastanesi Başhekimi görevini bırakıp Menteşe adayı olan Op. Dr. Şadi Ballı’yı da eleştirilerinden nasiplendiriyor. Gerçekten anlamakta zorlanıyorum...

Bu çevrelerin ortaya koydukları tek gerekçe “Aydın Ayaydın ve Şadi Ballı başarısız olmuşlar”... Sonuçlara bakıyoruz, Yatağan, Ula, Köyceğiz, Ortaca ve Dalaman kaybedilirken, hatta Kavaklıdere’de oy kaybı yaşanırken, bu iki isim Büyükşehir de ve Menteşe’de AK Parti oylarını arttırmış...

Peki başarının ölçüsü ve başarısızlıkta sizin payınız ne? AK Parti o 5 ilçeyi neden kaybetti, başarının ölçüsü ne? O arkadaşlar için bir başka yazımda detaylı bakalım.

Seçimden beri “neyin kavgası veriliyor şimdilik bilmiyoruz” ama dehşet bir kavga yaşanıyor...

Prof. Dr. Aydın Ayaydın’a karşı seçim sürecinde de bir kavga vardı, ama gizli yürütülüyordu... Elbette bunu AK Parti’nin yerel kurmayları yapıyordu. Sanki bu “Muğla’yı siyasi değil, ticari alan gören” anlayışın sahipleri ve kolaylaştırıcısı AK Partililerin yürüttüğü bir kampanyaydı... O kampanya şimdi açıktan yürütülüyor...

xx xx xx

Nasrettin Hoca’nın hikayelerinden birinde “Yorgan gider, kavga biter”...

31 Mart Yerel Seçimleri oldu bitti, ama kavga bitmedi... Bitecek gibi de görünmüyor. Hayır, partiler arasında değil, Muğla’da AK Parti içinde yaşanıyor bu kavga... Üstelik Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Tayyip ErdoğanYumuşama”, CHP Genel Başkanı Özgür ÖzelNormalleşme” derken...

İYİ Parti yerel seçim başarısızlığının ardından olağanüstü kurultay yaptı. AK Parti bunu yapmadı. AK Parti Büyük Kongresi önümüzdeki Sonbahar da... AK Parti olağanüstü kongreye gitmedi, çünkü bu “başarısızlığa neden olan hastalıkları tedavi etmekten çok, yeni hastalıklara, travmalara, enfeksiyonlara”yol açacaktı... Sanıyorum Erdoğan bunu gördü. İç hesaplaşmayı erteledi, ama bu hiçbir operasyon yapılmayacağı anlamına da gelmiyor... Başta Erkan Kandemir ve Efkan Âlâ olmak üzere bazı isimler topun ağzında... Süleyman Soylu geri gelirse şaşırmam... Tabii biz Muğla’ya bakalım... Bakanlar Kurulu ve MKYK’da, il başkanlıklarında Büyük Kongre’den önce değişiklikler olacağının işaretini bizzat Erdoğan kendisi vermiş bulunuyor...

Hal böyle olunca MKYK Üyesi Yelda Erol Gökcan dahil Elvan Göçer, Miraç Cin, Mehmet Sıdra, Emin Çelik, Eylem Tan, Av. Mustafa Çelebi, İhsan Küreci, Ali Tekin, Barış Eğilmez isimlerinin adaylıkları söz konusu ediliyor. Hatta bu isimlerden Elvan Göçer’in Aydın Ayaydın’ın adayı olduğunu öne sürenler çıkıyor. Benim ağzımı aramak için de sorulmuş olabilir... Ben de Prof. Dr. Aydın Ayaydın’a sordum, şu yanıtı aldım:

Son zamanlarda Muğla’da bana atfedilen çok şey var. Ağzı olan konuşuyor. Hepsinden haberim var. Kimseye cevap vermiyorum. Bana yakışmaz. Kendimi ve partimi meze yaptırmam. Elvan hanım veya bir başkası için de referans olmam söz konusu olamaz. Bana bunun için bir görev verilmiş değil. Tayyip bey benden Büyükşehre başkan adayı olmamı istedi ve ben o görevimi çıkarılan engellere rağmen en iyi şekilde yaptığıma inanıyorum. Yeni istekleri olursa da şeref duyarım. Bana başkaca bir görev de  verilmiş değil. Bodrum’da dinleniyorum. Elbette Muğla ve ülke sorunları ile de herkes kadar ilgiliyim. O kadar.

xx xx xx

Bodrum Gündem”in yazarlarından Tandoğan Uysal izlediğim yerel yazarlarımızdandır. Aydın Ayaydın tartışmalarına o da Stockholm’den katıldı. Oradan kaleme aldığı yazısına “Mehmet Metiner’e Aydın Ayaydın polemiğinden ekmek çıkmaz!” başlığı atmış. Katılıyorum... Birileri nafile namaz kılıyorlar...

Siyasette adayı, o partinin iç organları veya lideri belirler. Türkiye’nin 22 yılına damgasını vurmuş bir Recep Tayyip Erdoğan isimi var. Türkiye’nin siyasi tarihi yazılacak ise beğensek de beğenmesek de Recep Tayyip Erdoğan’ın 22 yıllık sürekli iktidarı ve siyasetteki lider başarısı da yazılacaktır. Sonuçta bir siyasi liderin başarısı iktidar olmakta ve bunun sürekli oluşuyla ölçülür. Mehmet Metiner bir kere Erdoğan’a saygısızlık etmektedir.” diyen Tandoğan Uysal yazısında şu ifadelerde bulunmuş:

O nedenle Sayın Mehmet Metiner’in Sayın Aydın Ayaydın konusunda ortaya attığı spekülasyonlar bir kere AKP lideri Sayın Erdoğan’a karşı büyük bir saygısızlıktır. Sayın Metiner’de bilmektedir ki, Aydın Ayaydın’ın, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığı için bir girişim ve beklentisi yoktu. Bu sadece ve sadece Sayın Erdoğan’ın tasarrufunda gelişen bir adaylıktır. Asla kötü de olmamıştır. Sayın Ayaydın’ın adaylığı AK PARTİ açısından isabetli olmuştur. 31 Mart seçim sonuçlarına bakıldığında Sayın Metiner’in dediği gibi AKP’nin oyları düşmemiş, artmıştır. Sayın Ayaydın bilakis AKP oylarını artırdı. Bilindiği üzere 2019 yılında AKP Muğla’da yüzde 28.2 oy almış, Türkiye’nin genelinde AK Partinin oy düşüşüne rağmen Sayın Ayaydın AKP’deki oy oranına yüzde 33 civarına taşımıştır. O nedenle Sayın Metiner’in ‘Aydın Ayaydın’ın AK Parti’nin oylarını düşürdü’ demesinin mantığını anlamak pek mümkün değil.

xx xx xx

Tandoğan Uysal Muğla siyaset kamuoyunun merak ettikleriniadeta“Hiç olmazsa Sayın Metiner, böyle bir polemiği ortaya atıp başlattıysa, buradan nereye varmak istediğini anlatsın ki, kafaları karıştırmasın. Ayaydın’ın başarısını gölgelemek Metiner’in hangi işine yarar?” diye dile getirirken, “Bence bu tahlil Metiner’i güçlü kılmaz, küçük düşürür. Zira Ayaydın’ın projeleri ve seçim çalışması bütün Muğla’ları etkilemiştir.” ifadesinde bulunmuş ve şöyle devam etmiş:

Sayın Ayaydın’ın, bölgedeki seçim çalışmaları, Sayın Metiner’in beklentisinin çok üzerinde AKP’ye yansımıştır. Bu konuyu basında işleyen çok kişi olmuştur. Ancak Sayın Ayaydın, nedense Sayın Metiner’e de dönüp sen ne diyorsun diye bir karşılık vermemiştir. Sanırım Mehmet Metiner’e en güzel yanıtı Sayın Erdoğan verecektir. Sayın Ayaydın, gerek parti içi disiplinine ve gerekse parti lideri Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a olan saygısından olsa gerek, bu polemiklerin içine hiç atlamamış, bunu Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın inisiyatifine bırakmıştır. Sayın Aydın Ayaydın’ın kalitesini en iyi Sayın Recep Tayyip Erdoğan bildiği için Sayın Metiner’in Erdoğan ile karşılaştığında ne ile karşılaşacağını tahmin edebiliyorum. Sayın Metiner, aklınca tribüne oynuyor. Bunun adı ucuz siyasettir. Sayın Ayaydın’ın siyasetteki bilgi ve kültürü zaten böyle ucuzluklara izin vermez. Sayın Ayaydın’ın AKP lideri Sayın Erdoğan tarafından aday ilan edildiğinde sarf ettiği ‘Benim olduğum yerde yaşam tarzına müdahale olmaz’ söylemi bence doğru bir tespit ve akıllıca söylenmiş bir saptamadır. O nedenle buradan Sayın Metiner’e bir ekmek çıkmaz. Aksine siyasi geleceğine leke düşürür.

xx xx xx

O yerli kalemşorlardan biri de “Kenan Sofuoğlu yalnız mı yani? Yine Cumhurbaşkanımızın adam yerine koyarak Büyükşehir Belediye Başkan adayı yaptığı Aydın Ayaydın'ın ondan ne farkı var?” diye başladığı yazısında “Atın ortaya bir bomba, yiyenin de yemeyenin de deyin durun. Bakan olacak. Yok vazgeçti bakan yardımcısı olacak... Onu da beğenmedi, banka müdürü olacak. Ya boş ver onu çok yaptı... Eee. Ekonomi kurulu üyesi olacak... Hala olacak... Kendisini kıblesi gibi görüp gece gündüz secde eden bir müdür de ortaya yeni bombayı bırakıvermiş; Ayaydın AK Parti Muğla teşkilatını dizayn ederek düzene, hizaya sokacak... AK Parti Teşkilatının düzeni bozuk mu yani?” derken, yazısına şöyle nokta koymuş:

Bir Numara'nın sözünü size aktarmış olayım; Bunu gözümüzde çok büyüttük, hata yaptık. Hani CHP’den oy alacaktı, hani Kürtlerin oyunu alacaktı? Bunu diyenin kalkıp da yenilmiş birini bir yerlere baş yapacağını düşünenler vazgeçsin. Üzülürsünüz.

Beni bi gülmek aldı... O zaman bu “Aydın Ayaydın takıntınız” ne kardeşim? Siz yazmasanız kimsenin umurunda değil...

-------------------

GÜNÜN SÖZÜ; Her şey hakkında bir şey öğrenmeye ve bir şey hakkındaki her şeyi öğrenmeye çalışın.-- Thomas Henry Huxley

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Özcan Özgür - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hamle Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hamle Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Hamle Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hamle Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.