Beyaz (Beyazıt Öztürk) Muğla’dan kız alamadan gitti...

Muğla’nın Karabağlar Yaylası’na inildiğini bilen, en çok “tıkırak böberini” seven, Muğla Mutfağı’nın “döş ve kapama” yemeklerinden keyif alan, meğer senelerdir gelip gittiği Muğla’da Saatlikule Caddesinde eski postane yanından girilen sokağın ucundaki ‘taş evde’ (Müftüler Evi) konaklayan ve ilk kez bu sene bu hafta başında (Pazartesi) ikinci katında yatma bahtiyarlığına kavuşan ünlü şovmen Beyazıt Öztürk, çoktan “Muğlalı” olmuşta haberimiz olmamış...

Tamam Beyazıt Öztürk bir “Beyaz Şov”a Ajda Pekkan ile birlikte koruma altındaki Müftüler Evi’nin sahibi Vitra Bayii Tamer Özsan’ı da çıkardı, Eskişehir’den üniversite arkadaşı olduklarını söyledi de 2015 yılına o Müftüler Evi’nin müştemilatında girdiğini de söylememişti...

Hem de aralarında Erdinç Gürsoy ve Ahmert İnoğlu’nun da olduğu tanıdıklarımızla... 23 Nisan 2024’te de şenlenmiş Müftüler Evi.. Burçin Özsan ve Tamer Özsan ev sahipliğinde bu defa ‘Beyaz’ ile birlikte Karikatürist-Yazar Behiç Ak’ı da ağırlamış...

Neyse “Beyaz sırlar” 22 Nisan Pazartesi günü Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi Yıldız Kenter Salonu’nda bir güzel ortaya döküldü... Tamer’in sevgili eşi Burçin Özsan döktürdü...

xx xx xx

Beyazıt Öztürk, 22 Nisan Pazartesi gecesi Muğla’daydı. Ondan öncesini bilmiyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’ne değerli annesi Nurten Öztürk ile teyzelerini de alıp adeta “ev gezmesine” gelir gibi gelmiş. O gece sadece Beyazıt Öztürk’ü değil, bilmediğimiz yanlarıyla Özsan ailesini de bir kere daha tanımış olduk. Beyaz Şov’da görmemiş olanlar sevgili Tamer’in gitar çalabiliyor ve şarkı söyleyebiliyor olduğunu öğrendiler.

Tamer Özsan, Beyaz’a ve eşine gitarıyla eşlik etti. “Aaa Burçin’in ne güzel sesi varmış” dedirttiler. Meğer Tamer ve Burçin sadece inşaat malzemesi satmayıp, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Türk Sanat Müziği Korosu’nda da söylüyorlarmış.

Ya o Burçin’de de neler neler varmış öyle... Tamer boşuna genç kalmamış. O gece Burçin Özsan sahnede “Beyaz” ile birlikte sunuculuğu ve sesiyle yıldızlaştı. Samimi sunumu ve “sorgulamasıylaBeyaz’ın içini dökmesini bile sağladı... Biz de şarkılarla mest olduk...

xx xx xx

Beyaz (Beyazıt Öztürk) bu program da gerçekten içini döktü. Ev gezmesinde gibiydi, aile ortamında samimi bir muhabbetteydik...

Burçin’in yeni nesil talk şovcularla ilgili bir sorusu üzerine Beyaz, babasının bir polis memuru olduğunu belirtirken, küfürsüz saygılı aile yaşamlarından söz edip, “komikliğini annesinden aldığını” söylemeyi ihmal etmeden” saygılı, sevgili olmaya özen gösterdiğini anlattı. Takım elbisesiz sahneye çıkmadığının altını çizerek, espriler yaparak “Artık o küfürsüz, saygılı, sevgili üslup kalmadı” diye yakındı.

Aldığı alkış karşısında, salonu gerçek anlamda dolduran izleyicileri ayakta alkışlayarak “Kim bilir bu akşam buraya neleri bırakıp, hangi fedakarlıkta bulunarak geldiniz. Ben sizleri alkışlıyor, teşekkür ediyorum.” diye saygıda bulundu.

Biletler 500 TL’ydi...

Sanırım salon 650 kişiliktir. Ama şimdi kalkıp “650 çarpı 500 TL, iyi para. Ben de olsam alkışlarım” demeyeceğim. Hasılattan kuruş almadı, ki “Sizlerden aldıklarımı sizlere vermeye geldim” ifadesinde de bulundu...

xx xx xx

Burçin Özsan ustaca sunuculuğu veya kolaylaştırıcılığı ile Beyaz’ın içini dökmesini sağlamakla kalmayıp, sayesinde Beyaz’ın hala neden evlenmediğini ve evlenemediğini, başkaca merak edilenlerini de öğrendik.  54 yaşındaki, ama hala Tamer gibi genç şovmene “Ev yaparsan tuğladan, kız alırsan Muğla’dan” sözünden yola çıkıp, “Seni bir tuğla ile mi göndereceğiz?” diye soruverdi.

Öyle oldu herhalde, oraya bir “gazeteci” olarak gitmediğimden yanımda kağıt kalem ve ses kayıt edici de yoktu. Not alamadım... Beyaz kalktı ayağa şöyle bir salona bakıp, 30 yaşı geçen kadınların ellerini kaldırmasını, sonra da evli olanların indirmesini istedi. Her isteği sonunda havada 3-5 el kaldı ve “Görüyorsun işte olmuyor.” diye karşılık verdi.

İzleyiciler arasında Muğla Vali Yardımcısı Murat Kahraman, Menteşe Kaymakamı Mehmet Eriş, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ve Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal’ın olduğu duyuruldu, Gonca Köksal’ı göremedim, Ahmet Aras oradaydı. Ben salondan ayrılırken, Beyaz’a Vali Yardımcısı Kahraman ve Başkan Aras tarafından hediyeler verilmiş, aralarında tuğla da var mıydı bilmiyorum...

xx xx xx

Gecenin en şaşırtıcı olayı ise salonu dolduran izleyicilerle benim de ilk kez duyduğum Beyaz’ın radyoculuk olayı oldu.

Ben Beyaz’ın radyoculuğunu ve çizerliğini (karikatürist) biliyordum. Hatta bu yazımı yazarken yaptığım google amca sorgulaması sonucu yontuculuğunu (heykeltraş) ve lisanslı basketbolcu olduğunu da öğrenmiş oldum.

Televizyondan önce radyoculuğunu da elbette biliyordum da renkli kişiliği ve espri yeteneğiyle Türkiye’nin en sevilen şovmen ve televizyon sunucularından biri olan Beyazıt Öztürk’ün “korsan radyoculuğunu” o gece salonu dolduranlarla birlikte öğrendim.

Google amcaya göre Eskişehir’de arkadaşları ile birlikte “Gına” adında bir siyasi mizah dergisi çıkarmışlar ve orada karikatürlerine “Beyaz” diye imza atan Beyazıt Öztürk, o gece radyoculuğunu anlatırken, “r”leri telafuz edemediği için konuşmadan sabahlara kadar müzik yayını yaptığını söyleyip, “Üstelik korsan radyoculuk yaptıklarını” ifade etti. Kendi anlatımı; Bir gün sokakta polis “Beyaz sen misin?” deyip gözaltına alıyor. O “Ben değilim” demiş, ama polis “Lan Eskişehir’de senden başka r’leri söyleyemeyen radyocu mu var” demiş almış...

Tabii beni ve izleyenleri şaşırtan korsan radyoculuk değildi... Meğer o radyoculuk macerası ev arkadaşları ile kurdukları “Genç Radyo” adındaki korsan radyoda yaşanmış. Not alamadığım için o arkadaşlarının hepsinin adını veremiyorum, ama hepsi de güzel sanatlarda, sahne sanatlarında, medyada ünlü olmuşlar. Onlardan birisi Erkan Petekkaya, birisi de Cem Öğretir...

Beni ve izleyenleri şaşırtan bu oldu... Aslında Beyaz da televizyona, sinemaya, tiyatroya bulaşmış durumda..

xx xx xx

Beyazıt Öztürk’ün yukarıda paylaştığım “Sizlerden aldıklarımı sizlere vermeye geldim” ifadesi öylesine bir ifade değildi...

Neredeyse iki yıldır, medyada, sosyal medya da kendisinin “Beyaz Şov” ile ekranlara döneceği ve hatta bu Nisan ayında programa başlayacağı yazılıp, çizilirken O hafta başında Muğla’da ortaya çıktı ve ortaya koyduğu performansın Muğla ile sınırlı olmadığını, başta son deprem yaşanan iller olmak üzere pek çok ilde bu “sosyal sorumluluk projesini” hayata geçireceğini öğrendik.

Tabir caizse Beyaz Anadolu’ya izleyicisi ile helalleşmeye çıkmış...

Muğla’ya bu programla gelişine de Eskişehir’den arkadaşları değil, dostları sevgili Uğur Çolakoğlu ve Tamer Özsan vesile olmuş. Muğla Özel Eğitim Uygulama Okulu’nu bu projeye uygun olarak bulmuşlar. Programa beni de kendileri davet etti...  Gitmeyebilirdim. Beyaz’ı pek de sevmezdim... Bu “gençleri” de kıramam... İyi ki çağırmışlar, iyi ki gitmişim... Bir güzel “insanı” tanıdım...

xx xx xx

Anlayacağınız hasılat olduğu gibi Muğla Özel Eğitim Uygulama Okulu yönetimi ile Okul Aile Birliği’ne teslim ediliyor. Okul Müdürü Eşref Yalı ile görüştüm. Niyetlerinin okulun bahçesinde bir “Çok Amaçlı Salon”a sahip olmak olduğunu ve bu konuda da Uğur Çolakoğlu ilgilendiğini söyledi.

Okul Müdürü Eşref Yalı aracılığımız ile Beyazıt Öztürk’e de teşekkür ederken, Uğur Çolakoğlu ve Tamer Özsan’a, ayrıca Muğla il Müdürü Emre Çay ve Menteşe ilçe Müdürü İdris Kömürcü’ye de teşekkür etti..

Yeri gelmişken bende, salona giriş çıkışımda bana yardımcı olan öğretmenlerimiz Halime Hınç ve Berna Çelik ile Nazmi Özdemir’e çok teşekkür ederim.

Aslında o gece asıl olay benim salondan çıkışımda yaşandı, Beyaz eğer neredeyse sahne önünde gibi yaşananı, ne olup bittiğini fark etseydi, inanıyorum ki o “muazzam eseri” ortaya koyanların kulaklarını da çınlatırdı... Beyaz’ın yerine yarın ben çınlatırım...

xx xx xx

Bu arada bana sorarsanız o hasılat Muğla Özel Eğitim Uygulama Okulu’nun bahçesinde “Çok Amaçlı Salona” sahip olmasına yetmez, ama ben inanıyorum ki bir veya birkaç hayırseverimiz bu güzel yemekte tuzlarının olmasını isteyeceklerdir. O çok özel çocuklarımızı sevindireceklerdir...

Teşekkürler Beyaz...

------------------

GÜNÜN SÖZÜ; Medeniyeti politikacılar yaratmaz. Medeniyet, alimler ile sanatkarların işidir. --Erol Güngör

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Özcan Özgür - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hamle Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hamle Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Hamle Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hamle Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.