Kendimizi Gözden Geçirmek, Olumlu Sonuçlar Doğurur

Değerli dostlarım, geçen yazımda 31 Mart Mahallî Seçimlerin kısa değerlendirmesini yapmıştım. Yine devam ederiz. Ramazan Ayının hemen arkasındaki Kameri Yıla göre Şevval ayının ilk üç gününde “Ramazan Bayramı” kutlanır. Geçmiş Ramazan bayramınızı tebrik ederim. Rabbim tuttuğumuz oruçları, kıldığımız Teravih namazlarını kabullerin en güzeli ile kabul buyursun.

Müslüman aleminin yılda iki dînî bayramı vardır. İlki Ramazan bayramı, ikincisi ise Kameri Yıl ile arz edersek Zilhicce ayının 10’uncu, 11’inci, 12’nci ve 13’üncü günlerinde kutladığımız Kurban bayramıdır. Bilhassa Ramazan ayında oruç ibadetini yerine getirerek maddeten ve manen temizlenen kurtuluşa erileceğini bize Kur’an-ı Kerim haber veriyor. Dînî konulara girmem doğru olmaz. O konuları bu işi uzmanlarına bırakmak en doğrusudur.

Geçtiğimiz Mart ayının son günü büyük Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak beş(5) yıl yerel anlamda idare edecek belediye başkanı ve il genel meclisi üyeleri ile belediye meclisi üyelerinin seçimlerini gerçekleştirdik. Tabii köy/mahalle muhtarlarımızın da seçimlerini yaptık. Seçimler gayet ılımlı ve olumlu geçti. Büyük bir olgunluk içinde insanlar beğendiği ya da beş yıl kendi beldesini idare etmesini istediği yerel (mahallî) idarecilere oy verdiler. Oy kullanmaya ehliyetli olan (18 yaşına girmiş bulunan kişi/birey oy kullanır) seçmenler de büyük bir düşüş gözlemlendi. Belki tarihin katılımı en düşük bir seçim gerçekleştirdik. Mutlak sebebi veya sebepleri vardır diye düşünüyorum.

Genel anlamda oy kullanmayan veya oyunu iktidardan (hali hazır iktidar) yana değil muhalefet partisine oy verenlerin sebep ve sonuçlarını irdelemek bendenizin boyunu aşar. Belki ilçem Ula hakkında birkaç söz birkaç kelam etmemin daha doğru olur kanaatini taşıdığım için ilçem Ula hakkında yapılan seçimlerin tahlilini çok kısa da olsa paylaşmak niyetindeyim.  Ama şunu da göz ardı etmemem gerekir, bu seçimin sonucu olarak elbette tüm Türkiye’mizin konumunu da unutmamak göz ardı etmek olmaz.

Geçen haftadaki yazımda arz ettiğim üzere ilçem Ula 1895 yılında belediye teşkilatı ile tanışmıştır. 01.6.1954 yılında ise eski adıyla “kaza” yeni adıyla ilçe statüsünü kazanmıştır. Tek partili dönem ile ilgili kalem oynatmak yaşım itibariyle çok sığ kalırım. Ancak, 1970’li yıllardan sonra bir nebze olsun kısıtlı da olsa bilgimiz dağarcığımızda mevcuttur çok şükür. İlçem Ula iktidar partili belediye başkanı ile ara ara da olsa idare edilmiştir. Geriye doğru gidersek 14 yıl boyunca (1973 yılından geriye doğru 14 yıl) kapatılan Adalet Partili bir belediye başkanı ve ekibi ilçem Ula’yı idare etmiştir. 1974 yılından itibaren taa 2019 yılına kadar muhalefet partili (Cumhuriyet Halk Partisi) belediye başkanı ve ekipleri idare etmiştir. 2019- 2024 yılında 5 yıl müddetle Adalet ve Kalkınma Partisi ne mensup (merkezî iktidar) belediye başkanı ve ekibiyle idare edildi. 31 Mart Seçimlerinde yine Cumhuriyet Halk Partili (muhalefet partisi) belediye başkanı ve ekibiyle beş yıl müddetle idare etme yetkisi aldı. Zafer kazandı diye sözler laflar duyuyorum. Şahsî olarak katılmıyorum. Zafer kazanmak ya da zafer coşkusu mutlak bir başarının arkasından yaşanılan bir ruh ve beden halidir. Evet, rey/oy olarak fazla oy alabilirsiniz. Başımızın üstünde yeriniz vardır. Demokrasilerde en yüce görev oy kullanmak ve seçmen sözünü sandıkta söyleme, iradesini sandıkta gösterme sanatıdır.

Bir miktar da ilçem Ula’da neden geçen seçimde (2019/Mart’da yapılan seçim) 8.200 oy vererek Ak Partili Belediye Başkanını göreve getirdi de, bu seçimde seçmen çoğalmasına rağmen Adalet ve Kalkınma Partisine 6.440 oy verdi. Ne oldu da muhalefet parti (Cumhuriyet Halk Partisi)’sine mensup belediye başkan adayına 10.600 rey verdi. Ne değişti. Arkadaşlarımızla konuşuyor sohbet ediyoruz. Bu seçimde adaylar önemli değil, Hükümete bir ders vermek için kişiler oy verdi diyor, başka biri, kişiler yatırım ve eser hizmet siyaseti istemiyor diyor. Bir başla biri de hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı ve paramızın pul olmasına tepki oyu diyorlar. Ortada bir gerçek var, seçime katılım %74’ün altında.  Adalet ve Kalkınma Partisine Türkiye genelinde 8.000.000 oy verilmemiş. Ula ölçeğinde ise 4.000 kişi oy kullanmaya gelmemiş. Yani bir tepki var hükümete. Bilhassa da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Erdoğan’a. Yerel (mahallî) seçimlerde şahit oldum, oyumu iktidara vermeyeceğim. Tayyip’in oyu azalsın ve Tayyip gitsin imajını bizzat yaşadım yaşadık.

Pekâla hükümetin suçu, başka bir anlamda göz ardı ettiği olaylar var mı? Elbette. Sonuçta insanız ve hatalarımız, kusurlarımız olacaktır. Birkaç örnek vermek istiyorum. Öncelikle cumhurbaşkanlığı yönetim sistemine alışamadık. Bakanlar siyasi değil atama ile göreve geliyorlar. Seçimle oluşan iktidar grubu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden değil dışarıdan. Anayasa değişikliği yaptık ve doğrudan Cumhurbaşkanını halk seçti. Ama seçtiğimiz parlamenter /milletvekili göreve getirilen bakan ile konuşamıyor. Biz ise Türk Milleti olarak meclis/parlamento il/ilçe teşkilatları ile işi yürütmeye alışmışız. Siyasi ya da herhangi bir iş için öncelikle ilçe başkanı, sonra il başkanı ve sonra da milletvekili ile işi çözülürdü önceden. Şimdilerde iş çözümlenemiyor. Tabii bu bendenizin görüşü. İlçeye atanacak veya görevden alınacak ilçe müdürü ile ilgili ilçe başkanının haberi olmuyor, haber de verilmiyor. Halk diyor ki, ilçe başkanına sorulmadan veya haber verilmeden atanan veya görevden alınan ilçe müdürü iktidar partisinin ilçe başkanını dinler mi? Aynı konu il için de geçerli. Teşkilat ikinci, üçüncü planda kaldı. Eee oy talep etmeye seçim gezisine kim/kimler çıkıyor ilçe başkanı ve ilçe teşkilatları. Çiftçiler/tarım ile uğraşan üreticilerin çözülmesi gereken sorunlar birikti. Tarım ve hayvancılık politikasında hükümet yetkilerinin ciddi zaafları olduğunu düşünenlerdenim. Narh Kanununun çok acele çıkartılıp piyasaya uygulanmasından yanayım. Mutlaka ama mutlaka gündeme gelmeli. Zincir marketlere oldum olası karşı durdum yine karşıyım. Hem zincir marketler hem de gros marketlere bir çeki düzen verilmelidir diye düşünüyorum. Zira her gün etiket değişiyor. Halk canından bezdi ve tepki de sandıkta verildi.

Geçmiş Ramazan bayramınız mübarek olsun. Allah’ım daha çok bayramlara çıkarsın. Şanlı Ay Yıldızlı al bayrağımız gönderden inmesin. Minarelerimiz Ezansız kalmasın. Vatanımız toprakları için kötü niyet taşıyanların niyetleri kendilerinde kalsın. Türk Milleti olarak başka coğrafya istemiyoruz, vatanımızın her karış toprağı şehit kanlarıyla sulanmıştır ve mübarektir.

Hoşçakalınız. Sağlıcakla kalınız…

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Öztepe - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hamle Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hamle Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Hamle Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hamle Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.