Turizm Haftası’nda Bodrum Lahmacunu, Monako Istakozu...

Turizm Haftasını kutluyoruz.

Geçmiş yıllarda Turizm Haftası 1 Nisan’da başlardı. O gün Turizm Merkezlerindeinşaat yasağı” başlar, Turizm Bakanı tarafından yapılan konuşma ile sezon başlardı... O konuşma Antalya’da ve daha çok Bodrum veya Marmaris’te yapılırdı. Valilik ve kaymakamlıklarda sektör temsilcilerinin katılımı ile paneller, konferanslar, çeşitli etkinlikler yapılır, okullarda turizme dair yarışmalar gerçekleştirildi...

Aslında turizm bilinci yaratılmaya çalışılırken, bir çeşit algı operasyonuna maruz kalırdık...

Yararı olmuş mudur?

Elbette olmuştur... Her ne kadar “mevsimlik kum-deniz (havuz)-güneş turizminden çıkamamış olsak da” artık 12 ay turizmden söz ediyoruz...

Aslında Muğla’da bu sene turizm, 9 günlük Ramazan Bayramı tatili ile başladı. Konaklama tesisleri beklenen doluluğu yakaladı ve turizmci bayram yaptı... Bu bayramdan komşu Yunan adaları Rodos, Kos ve Simi de istifade etti...

xx xx xx

Dokuz günde Muğla’da 36 bin ton çöp toplanmış. Acaba kaç ton su tüketildi?

MUSKİ bir hesaplayıp açıklasa iyi olurdu.

Muğla Turizmi’nde kalitenin yakalanabilmesi için ikinci konutlar ile günü birlikçilerin ve ikinci konut diye geçen ama illegal olarak turizm amaçlı kullanılan yerli ve yabancı mülkü villaların, konutların denetim altına alınmalarında olduğu kadar il genelinde gerek Ankara’nın gerekse yerel yönetimlerin yatırımlarının ‘yaz nüfusuna göre’ planlanmasında yarar var.

Özellikle tüm kurumların personel kadroları yaz nüfusuna göre belirlenirken, bütçeleri de yaz nüfusuna göre belirlenmeli ve Muğla ile ilçelerine Genel Bütçeden yaz nüfusuna göre pay ayrılmalıdır.

Turizm gerçekten bir “bacasız sanayi” olmasının yanında tarım ürünlerimizin, et ve süt ürünlerimizin, zeytinimizin, yağımızın, balımızın bir başka türlü ihracat ürünü olmasını sağlayan “ihracat kapısı” olması ile birlikte ‘Genel Bütçenin’ ve ‘istihdamın’ önde gelen bir kaynağı ise Venedik Belediyesi’nin günübirlikçilerden ücret alması gibi radikal kararların alınmasında; yapılaşmaya artık bir “dur” denilmesinde, eskiyen tesislerin yenilenmesinde ve bunun için bakanlık bütçesinden destek verilmesinde büyük yarar var...

xx xx xx

Seçim yazılarım nedeniyle sonra bakmak üzere kenarda tuttuğum haberler var. Onlardan birinde CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan, Datça Kaymakamlığı’nın 2 Nisan-2 Mayıs arasında ilçede basın açıklaması yasağı getirmesi ile ilgili İçişleri Bakanına soru önergesi verdiği belirtiliyordu.

Milletvekili Özcan o haberde “Datça Kaymakamlığı tarafından ‘Yasaklama Kararı’ başlığı ile 13.03.2024 tarihinde yapılan basın açıklamasıyla Datça’da ‘turizm potansiyelinin yüksek olması, ilçede görevli personel sayısının kısıtlı olması’ gerekçe gösterilerek, basın açıklaması yapılması, 02.04.2024 ve 02.05.2024 tarihleri arasında 1 ay süre ile yasaklanmıştır” diyerek şu ifadelerde bulunuyordu:

Anayasa'nın ‘Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı’ başlıklı 34. maddesine göre ‘Herkes önceden izin almadan silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.’. Dolayısıyla toplantı ve gösteri yürüyüşü yapmak için yetkili makamlardan izin almak gerekmez. Anayasa ile koruma altına alınmış bir hakkın, Datça’da Kaymakamlık tarafından 1 ay süre ile yasaklanması kabul edilemez. Anayasal bir hakkın Kaymakamlık tarafından yasaklanması hukuk devleti ile bağdaşmaz.

Doğrusu hukuk devleti ile bağdaşmayan uygulamalar, bir turizm bölgesine de yakışmıyor... Datça Kaymakamlığı biraz abartmış... Turizmde antipropagandaya malzeme üretmemeliyiz...

xx xx xx

Önceki gün de kendilerini “ Türkiye Komünist Gençliği üyeleri” diye adlandıran gençler Ensar Vakfı Muğla Şube Başkanı Osman Raşit Işık’ın Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Eğitim Fakültesi’ne dekan olarak atanmasını protesto etti. Fakülte içerisinde eylem yapan gençler, dekan odasının kapısına, “Üniversitemizi, tarikatlara, cemaatlere teslim etmeyeceğiz” yazılı pankart astığı görüldü. Gençlerin dekana sadece “Ensarcı” olduğun için değil, bu alanda bir liyakatinin bulunmamasına da tepki gösterdikleri anlaşıldı. Rektörlük ne yapmaya çalışıyor anlaşılamadı...

Geçtiğimiz hafta Ensar Vakfı’nın eski Muğla Şube Başkanı Işık, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin Eğitim Fakültesi’ne dekan olarak atanmış ve uygulama Eğitim-Sen’den ve kamuoyundan tepki alırken, Türkiye Komünist Gençliği üyeleri de önceki gün fakülte içerisinde eylem düzenledi. Eylemde yapılan açıklamadan şu ifadeler öne çıktı:

Daha önce Karaman’da 45 çocuğa istismar iddiası ile gündeme gelen Ensar Vakfı’nın eski Muğla yöneticilerinden Osman Raşit Işık, üniversitemiz Eğitim Fakültesi dekanı olarak atandı. Osman Raşit Işık’ın eğitimci yetiştirecek ehliyeti yoktur. Bu alanda bir liyakatı bulunmadığı doğru olmakla birlikte, sorun tek başına bir liyakat sorunu değildir. Aksine bu atamayı yapanlar açısından son derece tutarlıdır. Osman Raşit Işık ülkenin karanlığa mahkum olmasında kendisine görev biçilen bir gericiden ibarettir. Osman Raşit Işık, rektörlüğün önerisiyle YÖK tarafından atanmış olsa da önerenlere kimin tavsiye ettiğini, tavsiye edenlerin önünü kimlerin açtığını çok iyi biliyoruz. Bu rezaletin faili memleketin ve eğitimin gericileştirilmesinde doğrudan sorumluluk alan siyasal iktidar olsa da mimarı gericilikten çıkarı olan sermaye sınıfının bizzat kendisidir.

Bir turizm bölgesine bu tür olaylar da yakışmıyor...

xx xx xx

Bodrumlu dostlarımdan “TC Aydın Öncel” hafta sonunda üzerinde “Makarna: 3 bin TL.. Dondurma: 750 TL.. Çay: 90 TL” ve “Bodrum Kazığı” ifadelerinin yer aldığı Sözcü Gazetesi kupürünü “Zır zır'a başlamışlar yine..?” diye paylaştı. Sözcü’nün “Bodrum kazığı: Dondurma 750, bir tabak makarna 3 bin TL” başlığını taşıyan haberde, öyle biri var mı bilmiyoruz, Bodrum'da yaşadığı belirtilen Yücel Kamzer adında biri konuşturulmuş. Yücel Kamzer, “Bodrum çarşı merkezinde 3 top dondurma 750 TL, bir tabak makarnaya 3 bin TL, bir bardak çaya 90 TL istiyorlar. Biz Bodrumlular olarak bile burada tatil yapamazken, il dışından gelen ve üstelik asgari ücretli olanlar nasıl tatil yapacak? Kafelerden, restoranlardan bir şey almak mümkün değil, karnımızı doyurmak için süpermarketlerden alışveriş yapıp plaja geliyoruz.” demiş.

Okurken “Aman Allah’ım..” demişim. Bu arkadaş hala “Denizciler Derneğini” ve “ Belediye Kafelerini”, Konacık’taki ‘esnaf lokantalarını’ keşfetmemiş herhalde!

Haberde Ankara'dan tatil için Türkbükü'ne geldiğini belirten emekli astsubay Hüseyin Gölaltun da “Tatil şartları her geçen yıl ağırlaşıyor. Bu ekonomik koşullarda tatil yapmak neredeyse imkansız hale geldi. Umudumuz var, şartların bir gün düzeleceğine inanıyorum.” demiş.

Buna da gel de “Sosyetenin takıldığı Türkbükü’nde ne işin var?” diye sorma...

xx xx xx

Bodrumlu meslektaşım Alp Arbak da “Bodrum’un Lahmacun Sorunu” başlıklı yazısında “Her sene yaz başında Bodrum’da Lahmacun fiyatları geyiğine şahit olmaktan artık gına geldi! Ne lahmacunmuş arkadaş!” diyerek şu ifadelerde bulunmuş:

Bodrum’da lahmacun 950 liraymış. Evet doğru Bodrum’da 950 liraya lahmacun var. Ama benim yediğim ve çok rağbet gören bir yerde de lahmacun 75 lira! E ne olacak şimdi? Hangisi doğru? Madem 950 liralık lahmacun gündem oluyor da neden mis gibi 75 liralık lahmacundan hiç bahsedilmiyor?

Haklı... Bodrum’da ve Muğla’nın her yerinde her keseye uygun mekan vardır...

Çay 10 TL’ye de var, 100 TL’ye de... Haa “Denetim yok” derseniz, tamam işte o yok...

Üstelik ben buna da karşıyım... Elbette her insanın insanca tatil yapmaya, eğlenmeye hakkı var, ama Bodrum’un, Marmaris’in her yerinde ve de Akyaka’da “herkesin” tatil yapabilmesine, eğlenebilmesine kafanız basıyor mu?

Herkes Monako Yat Kulübü’ne gidebiliyor mu? Gidemiyor tabii... Şebnem Bursalı bile o kulübe sadece parasıyla değil, “referans” ile girebilmiş. O referansı da çok merak ediyorum... Kimdi acaba?!

xx xx xx

Kimsenin ve hatta İzmirlilerin bile kendisinden haberi yoktu, Şebnem Bursalı bir “Istakoz paylaşımı” ile ünlendi, ülke çapında tanınır oldu. Kendisini Yeniasır Gazetesi Ankara Temsilcisi olarak tanırım. AK Parti İzmir Milletvekili olduğundan haberim yoktu. Gazeteciliği de o kadarlıkmış..! Aklı başında bir gazeteci “iktidar milletvekili” sıfatı ile o “karides paylaşımını” yapar mı?

Üstelik Diyanet İşleri Başkanlığı’na göre, “Hani midye, kalamar, ıstakoz vs. yemek haramdı.” diye hatırlatma yapanlar da var. Ertuğrul Gönenç arkadaşımda hatırlatmış. Sanırım paylaşılan fotoğrafa dikkat etmemiş, Şebnem hanımın yediği ıstakozların kabuğu soyulmuş..! Şaka bir yana Diyanet’e göre haram...

Yani siyasilerin ‘haram zıkkım olsun’ demelerine gerek yoktu.

Bursalı’nın o ıstakoza kaç para verdiğini de bilen yok, ama Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt, sosyal medya hesabından bir video paylaşarak, “Millet çöpten ekmek, pazardan sebze artığı toplarken. Zenginlerin yat kulübünden ıstakoz fotoğrafı paylaşan Şebnem Bursalı haramzadedir. Adaletiniz batsın, yazıklar olsun.” ifadelerini kullanırken, CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı da sosyal medya hesabından şu paylaşımı yaptı:

Gençler Eminönü’nde balık-ekmek yiyemezken, AKP Milletvekili Şebnem Bursalı'nın Monaco Yat Kulübü’ndeki ıstakoz ziyafeti sınıfsaldır, story atması görgüsüzlüktür, AKP kibrinin özetidir. Afiyet olsun Şebnem Hanım. Hesap ne geldi?” ifadeler Enflasyon malum. Türkiye’den ucuz muydu bari?

Hala “AK Parti neden başarısız oldu?” diyen var mı?

xx xx xx

Hafta sonunda Pazar günü Dalyan’daydım. Mekan sahibine “Istakoz var mı?” diye sordum. Mavi Yengeç varmış, “Kaç para?” dedim, “Çocuklar sabah kanaldan (Dalyan Kanalı) toplamışlar, para istemez” diye karşılık verdi. Bizim turizmcimiz gani gönüllüdür... Muğla’dan başka bir yerde “Herşey dahil” uygulaması var mı?

Turizm sektörümüze iyi bir sezon diliyorum...

-------------------

GÜNÜN SÖZÜ; Herkes hata yapabilir, yalnız ahmaklar hatalarında ısrar eder. Marcus Tullius Cicero

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Özcan Özgür - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hamle Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hamle Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Hamle Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hamle Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.