Medeniyetler Savaşı

İnsanoğlu en doğru düşünen insanın kendisi olduğuna inanır.

İnanç da öyledir.

Böylece medeniyetler oluşmuş, dünya adeta parsellere ayrılmıştır.

Yahudi medeniyeti.

Hristiyan medeniyeti.

İslam medeniyeti.

M.S. 70’li yıllarda Romalılar Yahudileri Kudüs ve çevresinden kovalayınca, Yahudiler dünyanın dört bir yanına dağıldılar.

M.S. 1948 tarihine kadar bir devletleri de olmadı.

Ama medeniyetlerinden ve iddialarından asla vazgeçmediler.

M.S. 325 yılında Hz. İsa’nın öğretisi (Hristiyanlık) Roma imparatorluğunun resmi dini kabul edilince Hristiyan inancı hızla dünyamızda kabul görmeye başladı.

Yeni din, yani Hristiyanlık, Yahudi inancının üstüne inşa edildi.

Çünkü, Hristiyanlığın ileri gelenleri olan Hz. İsa ve on iki Havarisi Yahudi idiler.

Hz. İsa'dan ve ilk inananlardan, bayrağı devralan Tarsuslu Paulus da yeni dine, Yahudiliğin bazı kurallarını monte etti.

Yahudi inancı "Biz, özgür kadın Sara'nın çocuklarıyız. Siz ise, köle kadın Hacer'in çocuklarısınız. Hz. İbrahim’in mirasından köle kadın Hacer'in çocuklarına pay yok. Hz. İbrahim’in tüm mirası bize aittir" iddiası ile hareket ediyorlardı.

Bu yaklaşım, yani "Biz efendiyiz, siz ise kölesiniz" yaklaşımı, Tarsuslu Paulus tarafından İncil’e de monte edilmişti.

Bu Rab’ın kulları arasında ayrım yaptığı anlamına geliyordu.

Bu yaklaşıma karşı çıkan "İslam dini" M.S. 610 yılında dünyadaki yerini aldı.

Yeni dinin Peygamberi 40 yaşındaki Hz. Muhammet idi.

Sonraki yıllarda, Hristiyan inancı ile İslam inancı arasındaki mücadele başladı ve günümüze kadar da geldi.

Avrupa toplumu, zaman içinde Roma İmparatorluğunun desteği ile fanatik ve katı bir Hristiyan toplumu haline geldi.

Hristiyan medeniyetine göre, Müslüman demek aynı zamanda "Türk" demek idi.

Çünkü Haçlı ordularına karşı İslam coğrafyasını koruyan ve onlarla savaşan yalnız Türk orduları idi.

Bu mücadele sırasında Avrupa'daki düşünürler Türkler, yani Müslümanlar hakkında birçok yalan yanlış sözler ileri sürerek ve söyleyerek, Avrupa’da bir kamuoyu oluşturdular.

Bu düşünürlerin bazıları şunlardır:

Martin Luther "Türkler veba gibidir…”

Montesquieu "Türkler dünyanın en çirkin insanlarıdır"

Shakespeare "Yalan söylüyorsam, Türk olayım"

Engels "Türkler ayak takımıdır"

Dante "Türkler yeni dini getirerek bölücülük yapmışlardır"

Erasmus "Türkler ve barbar artıkları dinleri ile övünür ve Hristiyanlığı ön yargıları ile küçümserler…”

Marco Polo da Türk diyarlarında yıllarca dolaşmış, misafir edilmiştir. Buna rağmen geri döndüğünde Türkler aleyhinde konuşmaktan çekilmemiştir…

Yazıyı uzatmamak için bu kadarı ile yetiniyorum.

Hristiyan Medeniyeti, Costantinepolis ( İstanbul) şehrinin 1453 yılında Türklerin eline geçmesini hiç bir zaman içine sindirememiştir/sindirememektedir…

Hristiyan medeniyeti, Türkleri içerden çökertmek için, 1863 yılında Boğaz sırtlarında Beşiktaş- Bebek mevkiinde ilk Hristiyan mektebi olan "Robert Kolejini" açmıştır…

Okulun inşa edildiği mevkii, Fatih Sultan Mehmet'in, Costantinepolis'i fetih etmek için, ordusunun karargah olarak kullandığı mevkiidir.

Bu tercih bile Hristiyan medeniyetinin İslam medeniyetine olan husumetinin ne kadar büyük ve derin olduğunun göstergesidir.

1863 yılında kurulan Robert Kolejinden sonra Türk topraklarında yüzlerce Hristiyan Okulu (Hristiyan papaz okulları) açılmıştır.

Bu okulların sayısı 1904 yılında 600’ün üstüne çıkmış idi.

Bu okullarda okuyan çocuklara, Erasmus, Shakespeare, Cervantes, Montesquieu, Engels, Marks, Dante, Marco Polo gibi Hristiyan düşünürlerinin birçok kitapları okutuldu...

Tabi bu düşünürlerin kitap ve öğretileri Avrupa okullarında da genç nesillere okutulmuş/okutulmaktadır.

Toptancı bir mantıkla düşünen, kitaplar yazan bu yazarların eserleri ile yetişen Batılılar ile ülkemizdeki misyoner okullarında eğitim gören çocuklarımızın, Türkler hakkımızda nasıl düşündüklerini siz, hayal edin.

Çevremizde yüz yıllardır ekilen kin tohumları son günlerde meyvelerini veriyor…

Bunun en çarpıcı örneği Gazze soykırımıdır…

Hristiyan medeniyeti, İslam medeniyeti hakkımızda iyi niyetler besliyor..

Hristiyan medeniyeti toptancı bir mantıkla İnsanlığı bir çıkmaza sürüklüyor.

Toptancılık dünyadaki en tehlikeli düşünce yöntemidir.

Her toplumda iyi insanlar da vardır, kötü insanlar da vardır.

Ülkelerdeki adalet sistemi bunun için kuruluşlardır.

Batıdaki bu toptancı düşüncenin Hristiyan dünyasında maya tutması için, Yahudiler, sinsice İslam dünyasının altını yıllarca oymuştur/oymaktadır…

Romantik olmanın sırası değildir.

Elimizdeki somut veriler ile düşünüp, tedbirlerimizi almaz isek, ilerde canımız çok yanar.

Bir de "Ben seküler bir insanım. Ben en az iki batı lisanını akıcı şekilde konuşuyorum. Hristiyan medeniyeti bana dokunmaz" düşüncesinde ferah bulanlar kendilerini aldatmasınlar.

Bati medeniyetinin çıkarmaya çalıştığı Armegedon savaşı çıkınca kimsenin kimseyi gözü görmez ve kurunun yanında pek çok sayıda yaş da yanar...

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Özden Akgüç - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hamle Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hamle Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Hamle Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hamle Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.