Bayram Haftası

Yoğun siyaseti boş verin. Bu hafta bayram haftası. 10- 12 Nisan 2024 tarihlerinde mübarek Ramazan bayramı. Yılda iki defa gelen dinî bayramların ilki. Bu günlerde bütün İslam âlemi bayram yapacak ve bayram mutluluğu gök kubbeyi kaplayacak.

Alvarlı Mehmet Efe (1868-1956)’nin güzel bir şiiri vardır:

Can bula cananını,
Bayram o bayram ola
Kul bula sultanını,
Bayram o bayram ola

Sevenlerin birbirine kavuştuğu bir gündür bayramlar ve Alvarlı merhum da ancak sevenler kavuşursa bayramın bayram olacağını söylüyor. İnşallah bu günler, sevenlerin beraber oldukları, beraber olup mutlu oldukları günler olur. Tabii bir yandan Doğu Türkistan’daki Çin zulmünün ayırdığı ve zulmettiği insanlar, öbür taraftan terör devleti İsrail’in Gazze’de insanları katletmesi ve aileleri darmadağın etmesi yaşanırken, ne kadar mutlu olabilir ki insan!... Nihayetinde insan işte… Biryandan zulüm görecek ve ölecek, öbür yandan hayata devam edecek. Bizler gene de zulme uğrayan insanların kurtuluşu için dualarımızı eksik eylemeyelim bu günlerde ve duadan başka yapabileceğimiz ne varsa yapalım ki bu zulümler dinsin…

Bayram mutluluğu hepimizi sarsın kuşatsın. “Bayram gelmiş neyime” psikolojisinde olanların bile kalplerine sevinç versin Allah!.. “Bugün bayram günüdür bayramlaşalım” türküsüyle sevdiklerimizle birlikte olup mutlu olalım.

Ne diyordu Davud Sularî (1925-1985):

Bugün bayram günü derler âlem eğlenir
Sen bizim yaylaya gel başın için
Dertliler oturmuş derdin söyleşir
Etme intizarı gül başın için

Kimimiz çocukluk bayramına dönsün, kimimiz analı-babalı günlerimizin bayramına. Çocukluk bayramım hadi neyse de gençlik yıllarımda bile 10 kişilik bütün ailemle beraber bayram geçirmek ne güzeldi!... Önce babam ayrıldı aramızdan. Sonra Bahri ağabeyim… Sonra anam, Sonra Ahmet ağabeyim, kardeşim Âdem ve Halil ağabeyim… 10 kişilik aileden kala kala 4 kişi kaldık… O yüzden her bayram geri kalanlarla beraber olmanın kıymetini bilerek geçiririm bayramları. Ne mutlu bütün sevdikleriyle beraber bayram geçirenlere!...

***

Bayramlar hep kavuşmaları hatırlatır ama farkında mısınız bilmem, son 50 yılda bayramlar kavuşmaktan ziyade tatil fırsatı olarak değerlendiriliyor. Tatil yapmak da güzel bir durumdur insanlar için ama tatillerde sadece turizm sektörü sevinir; siz birkaç gün yaşanan sözde mutluluk için bir ton para harcar ve belki de borca bile girersiniz. Tamam… Turizm hareketli geçsin de bayramlarda gelişen turizm, iç turizm!... “Hadi Türklerin bayramı varmış; atlayıp Türkiye’ye tatile gidelim!...” diyen Avrupalıyı hiç görmedim. Turizm demek yabancı paranın gelmesi demektir; yoksa iç turizmle ekonomi gelişmez ki. Birbirimizin parasını kullanır dururuz. Daha doğrusu turizm sektörü bizim paramızı kullanır; vergileri haricinde bizlere onlardan para gelmez.

Tabii… “Bayram tatili” diyerek sahillere veya başka yerlere gitmenize de bir şey denemez de benimki bayramı hakkıyla yaşayıp yaşamama konusunda bir tespit sadece. Sen bayramda tatil beldelerine akarak mutlu oluyorsan elbette tercihine bir şey denemez ama benim bayram mutluluğu olarak inandığım şey, geniş aile mutluluğunu yaşamaktır. Sadece geniş aile de değil… Akrabalar da bu mutluluk halkasına dâhil olmalıdır. Günümüzde bırakın uzak akrabayı, teyze-dayı, amca-hala çocukları bile birbirlerini tanımıyor. Bu tür akrabalıkları olan insanlar birbirinden kopuk yaşarsa bu, toplumsal çözülmenin başlangıcı demektir. Böyle bir toplum da bağışıklık sistemi zayıflamış beden gibidir; her gelen virüs sarsar.

Mustafa Kutlu’nun 70’lerde yazdığı “Bayramdan Kaçanlar” hikâyesini hatırlıyorum. Taa o zamanlardan dikkat kesilmiştim bu konuya… Dert hâlâ devam ettiğine göre ve daha doğrusu artarak devam ettiğine göre ne söylesek boş!... Her şeye rağmen siz gene de bu bayramda ve her bayram sevdiklerinizle beraber olmaya bakın. Artık aranızda olmayanlara da birer Fatiha göndererek ruhlarını şâd eyleyin…

Bayramınız mübarek olsun. Sağlık ve mutlulukla geçen bir bayram diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Namık Açıkgöz --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hamle Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hamle Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Hamle Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hamle Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.