Hipokrat ve Muğla

Tıp doktorları mesleklerine Hipokrat yemini ederek başlarlar.

Böylece genç doktorlar Sağlık Tanrısı Asklepion'un kuralları içinde hareket etmeye ant içmiş olurlar.

Hipokrat, Halikarnasos ( Bodrum) Cos (İstanköy) ve Knidos (Datça) arasında yaşayan bir tıp insanı idi.

Bodrum, İstanköy ve Datça üçgeni insanların ruh hastalığı için, ideal bir coğrafyadır.

Bodrum'un hemen önündeki Karaada'daki termal su da, romatizma ve mide hastalıkları için uzun müddet Hipokrat tarafından kullanıldığı, söyleniyor.

Hatta, Hipokrat zamanında Karaada bir sağlık adasına dönüşmüş idi.

O zamanın dünyasından şifa bulmak için Halikarnasos, Cos ve Knidos sağlık üçgenine gelen hastalarını, Hipokrat, Knidos soğanı. İnciri, zeytini ve narı başta olmak üzere yörenin bitkileri ile tedavi ediyordu.

İyileşen hastalar evlerine dönerken, sağlık üçgeninde yetişen Knidos soğanı, inciri, zeytini ve narlarından satın alarak evlerine götürüyorlar idi.

Bu ürünlerin namı Mısır'a, Sicilya'ya kadar ulaşmış idi.

Hipokrat, "Önce zararlı olma" ve "Çevremiz hastalıklarımızın hekimidir" prensibi ile hareket eden, çalışan bir tıp insanı idi.

Bu sağlık üçgeni ve çevre Hipokrat'ı, Hopokrat yapmıştı.

Hipokrat, eğitimini Knidos tıp okulunda yapmış, hayatı da büyük ölçüde "sağlık üçgeni" içinde geçmişti.

Knidos civarındaki Murdala sahilinden Cos adasına ulaşmak çok kolay idi.

Cos ile Halikarnasos arasındaki ulaşım da Aspat mevkii üzerinden rahatlıkla yapılabiliyordu.

Aspat kalesinden sabahları Cos adasındaki horozların sesi bile duyuluyordu…

Yani, üç antik kent arasındaki ulaşım rahat ve kolay idi.

Hayat, yaşandığı gibi değil, yazıldığı gibidir

Hipokrat ve uyguladığı yöntemler, idealize edilerek Hipokrat'ın şöhreti günümüze kadar gelmiştir.

Hipokrat’ın, yaralı Pers askerlerine tedavi etmek istemediği pek dile getirilmez.

Hipokrat da bir insan idi ve hepimiz gibi milli damarları vardı.

Gelelim günümüze...

Sağlık üçgeninin büyük bir bölümü Türkiye Cumhuriyeti toprakları içinde kalmaktadır.

Karaada ise, Bodrum şehrimizin hemen önünde bulunmaktadır.

Sağlık turizmi diye bir sektör var.

Bu sektörü harekete geçirmeliyiz.

Bunun için de atmamız gereken ilk adım, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunlarının Hipokrat yeminlerini, bir yıl Knidos antik tiyatrosunda, bir yıl da Halikarnasos antik tiyatrosunda yapmalarını sağlamak olacaktır…

Böylece bu "Tohum hareket" , önce yurt içinde, sonra da Dünya'ya yayılacaktır...

Hipokrat yemin töreni turizmi başarıldıktan sonra, sağlık üçgeni, sağlık turizmine göre yeniden planlanmalıdır...

Bunca yıl sağlık üçgeni coğrafyasını ikinci konutlar ile hovardaca kullandık.

Sağlık üçgeninin kıymetini artık anlamalıyız ve ikinci konuklarımızı, sağlık turizmi için tekrar elden geçirmeliyiz.

Ayrıca, Kaşıkçı elması gibi duran ve inatla kör gözle baktığımız Karaada'yı da, bir sağlık adası haline getirerek adada Hipokrat Tıp Fakültesi kurmalıyız.

Karaada'daki termal suyu da sağlık turizminin hizmetinize tahsis etmeliyiz...

Ve Karaada'yı incir, zeytin, nar, limon, yaban mersini, keçiboynuzu gibi ağaçlar ve kekik, ada çayı gibi bitkiler ile donatmalıyız.

Tabi Bodrum yarım adası ile Datça Yarım Adalarını da şifalı bitkiler ve kutsal ağaçlar ile donatmalıyız.

Knidos civarında, yani Datça yarım adasında "Knidos soğanı" yetiştirilmesini teşvik etmeliyiz.

Bölgedeki otellerimizi de sağlık turizmi mantığı ile tekrar gözden geçirmeliyiz.

Ruh sağlığına iyi gelen "sağlık üçgenini" ayağa kaldırmalıyız.

Ruhu olmayan ikinci konut politikaları ile hiç bir yere varamayacağımızı anlamanın zamanı gelmiştir.

Sağlık üçgeni, bizim ilgimizi bekliyor…

Ayrıca, hologram teknolojisi ile Bodrum'da bulunan ve Dünyanın yedi harikasından biri olan Mozele ile Knidos'daki ünlü Afrodit heykelini geceleri ışıklar ile canlandırır isek, bölge tadından yenmez hale gelir.

Yaparsak olur, yapmaz isek olmaz.

Bu kadar basit...

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Özden Akgüç - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hamle Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hamle Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Hamle Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hamle Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.