Muğla’da rüşvet iddiası gölgesinde seçim!

Bugün 30 Mart 2024... Seçim sürecinin son günü. Yarın harman yerinde buğday taneleri sayılacak. Çok çalışanlar, emek verenler, kendilerini anlatabilenler, inandırıcı olanlar ambarlarında toplanan buğday tanelerinin sayısı ile sevinecekler. Yeterli tane toplayamayanlar üzülecekler. Tabii dünyanın sonu değil...

Yani yarın, gittiği yere “harmanını taşıyanlar” ile gittiği yeri harman yerine çevirenler ortaya çıkacak.

31 Mart yerel seçimi için geri sayım dün bitti. Bugün seçime bir gece var...

xx xx xx

Seçime bir gece kala gündemde CHP’nin Menteşe Belediye Başkanı adayı Gonca Köksal’ın ses kaydı var.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel önceki gece Ortaca ve Marmaris’teydi. Özet olarak “Marmaris’te, Muğla’da rantiyecilere geçit vermeyeceğiz” dedi. Özgür Özel’in, “Muğla’da kadın aday istiyorum” diyerek atanmasını sağladığı Gonca Köksal’a dair bir söz söylememesi soru işaretlerine neden oldu.

Bilindiği gibi, Emniyet Genel Müdürlüğü Ankara Bölge Kriminal Polis Laboratuvarınca yapılan inceleme neticesinde Gonca Köksal'ın ses kaydının 1. derece benzer olduğu tespit edildi... Ve Muğla Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturmanın çok geniş kapsamlı şekilde yürütüleceği öğrenildi.

Soruşturma sürüyor ve Cumhuriyet Halk Partisi cephesi suskun... Oysa CHP’nin Muğla’da iki milletvekili ve il başkanı avukat olduğu gibi, Gonca Köksal’ın Meclis liste başı adayı da avukat...

Ve adeta fırtına öncesi bir sessizlik yaşanıyor...

xx xx xx

Doğrusu AK Parti ve İYİ Parti çevrelerinin suskunluğu da takdire şayan...

Ne AK Parti adayı Op. Dr. Şadi Ballı ne de İYİ Parti adayı Hüseyin Nizamoğlu soruşturmayı bir siyasi malzemeye dönüştürmedi. Sanki CHP’nin içi bu konuda dışından daha karışık ve gerilimli... Buna karşılık partililerden tepkiler duyuluyor. Ses kaydını ortaya çıkaran meslektaşımız Altar Zeyhan’a yükleniyorlar. Kendisini AK Parti trollerine benzetenler, “Nereden beslendiğini” sorma terbiyesizliği yapanlar oldu.

Daha birkaç gün önce 24 Mart 2024 de sosyal medya hesabımdan Malcolm X’in “Ben gerçeğin peşindeyim, kimin söylediği önemli değil. Adaletin peşindeyim. Kimin için veya kime karşı olduğu önemli değil.” sözünü “Gazeteci olmak böyle bir şey” diyerek paylaşmıştım.

Altar Zeyhan beni pek sevmez... Umurumda değil, ama O’nun “gazeteci” yanı beni ilgilendirir...

Bu anlamda Altar’a “gazeteciliğe” neyin ne olduğunu bilmeden saldıranları kınıyorum. Umarım cemiyet başkanlarımızdan da bir kınama gelir...

xx xx xx

Altar Zeyhan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “.. haber alma özgürlüğüne sahip olan sessiz yüzde 99'luk Muğlalı büyük kitleye yazıyorum.” diyerek özetle şu ifadelerde bulundu:

Seçimden 3-5 gün önce böyle bir sürece dahil olmak istemezdim. Gönderilme zamanında büyük ahlaksızlık olsa da ortada Gonca Köksal ile ilgili bir iddia vardı. Videolu ses kaydındaki çok sayıda benzerlik nedeniyle paylaşımı yapmaya karar verdim. Bu benim kararımdı.

Bunu seçimden sonra paylaşsam, daha önce geldi neden paylaşmadın diye soracaktınız. Bunun cevabını size veremezdim. İşte o zaman CHP zarar görmesin diye düşünmüş olur, taraflı olurdum. Tüm süreci saldırı içerikli yorumlar olacağını bildiğim halde yorumlara açık şekilde paylaştım. Hakaret içerikli yorum yapanları engelledim. Bir haberi verip diğerini vermemezlik etmedim. Tertemiz gittiği için mutlu olduğum seçim süreci maalesef kirlendi. Şaibeli hale geldi. Fakat şaibeyi ben yapmadım. Ben şaibeyi haber yaptım.

Bunun üzerine benim diyebileceğim çok yok... Gazetecilik zor... Kimseye yaranamaz. Öyle bir amacı derdi de yoktur... Bu ülkede herkes gazetecinin “kendi gazetecisi olmasını” istiyor. Pek çok sorunu da bu yüzden yaşıyoruz...

Bir hukukçu arkadaşım, “Ankara Bölge Kriminal Laboratuvarı ne denek biliyor musunuz? Kriminal incelemenin generali demek..” dedi... “Gazetecinin” eline de bir adayın ses kaydı gelmiş, ardından o kaydın o adaya ait olduğu ‘kriminalin generali’ tarafından rapor edilmiş, görmezden duymazdan mı gelecek? Yapmayın, gerçeğe ve gerçek gazeteciye sahip çıkın. Hukuk ve gazeteci herkese lazım olur...

xx xx xx

Evet bir seçimin daha sonuna geliyoruz. İlk kez bir seçimin bu kadar çok “genel seçim havasına sokulduğunu” görüyoruz. Ve sanki seçim Türkiye’de değil de İstanbul’da yapılıyor... Emekliler seçimin “kıymetlileri” oldular, ama cepleri delik, cepkenleri delik... Eğer emekliler emeklilikleri gösterirlerse, metropollerde kazanan iktidar olmayacaktır...

Tabii daha yeni genel seçimde değişmeyen iktidarın bu yerel seçimde değiştirilemeyeceğini de bilenler biliyor... Aslında bu noktada “İktidarı değiştiremiyorsan muhalefeti değiştireceksin” demek lazım.

Neyse bu konulara fazla girmeyelim, seçim yasaklarına girebilir...

Muğla’da güzel bir seçim süreci yaşadık. Öyle rahatsız edici gürültü patırtı olmadı. Bütün partileri ve adayları kutluyorum. Umarım kentimizde ve ülkemizde yarında sakin geçer...

Muğla’da tek vukuat Gonca Köksal’ın ses kaydı oldu. Bu kadarı kadı kızında da olur. Allah beterinden korusun...

xx xx xx

Evet yarın sandık başına gidiyoruz. Seçime bir gece kaldı: Ben ilk kez bu seçimde seçmenin seçim sürecine katılmadığını gördüm. Bugün son gün ama ortada seçmen yok. Umarım yarın sandıklarda olurlar. Olmalılar...

Seçmen  sürece çok katılmadı, çünkü çok yorgun, çok bezgin ve aldatılmışlıktan bıkkın...

Rahmetli Bülent EcevitBu Düzeni Değiştireceğiz” dediğinde, vatandaşlarda “Düzen değişiyor da düzülen değişmiyor” diyenler olmuştu. O söylemdeki gibi bir bıkkınlık yaşanıyor.

Yani bu seçimin pek heyecanı meyecanı yok....

Doğrusu ben hala Muğla’da kararsızların yüzde 16’larda olduğunu ve özellikle CHP’de klasik CHP’lilerin önemli bölümünün sandığa gitmeyebileceğini düşünüyorum. Ki ben onları seçim kampanyalarında da görmedim. CHP’yi bu pek çok yerde hüsrana uğratabilir. Bu seçimin bana göre yıldızları Aydın Ayaydın ve Şadi Ballı oldu...

Eğer bu ikili harman yerinde umulanı bulamazlarsa müsebbibi AK Parti’nin yerel kurmayları olacaktır... Bunları seçimden sonra yazarız...

xx xx xx

Yarın ne olur?

İlk kez bu seçimde net bir şekilde “şu olur” diyemiyorum. Her şey olabilir... Yine de Milas’ta CHP’li Fevzi Topuz ve Fethiye’de İYİ Partili Behçet Saatcı için “tebrikler” diyebilirim.

Tabii Kavaklıdere ve Seydikemer’de AK Parti açısında yoruma gerek yok. Geçen bütün seçimler geleceğe rehberlik yapıyor. Ki Kavaklıdere Belediye Başkanı Mehmet Demir seçim sürecinde pek yeni bir “vaatte” bulunmadı galiba. Zaten ne vaat etsin? Orada olmayan artık sanırım bir hava yolu bir de demir yolu... Başkan Demir süreci iftar buluşmaları ile geçirdi.

Benim anlayamadığım CHP kurmayları Büyükşehir adayları Ahmet Aras’ı Kavaklıdere’ye 3 kere neden götürdüler. Seçime bir gün kalmış dün gece de oradalardı!

AK Parti açısından Yatağan çok kolay görünmüyor. Mustafa Toksöz yine de zoru başaracaktır diye düşünüyorum. Ula’da CHP seçimi kazanabilir. Burada iyi bir aday çıkardılar. Ancak TİP’in mecliste liste başı adayı Cem Baba ve Bağımsız Aday Yunus Emre Arapoğlu’nun varlığı AK Partilileri sevindirebilir.

Ortaca’yı Cumhur İttifakı adayı MHP’li Başkan Alim Uzundemir yine kazanabilir, ama Köyceğiz ve Dalamanflu’ duruyor. Bodrum’da Mehmet Tosun seçimi kazanırsa şaşırmam. Marmaris’te dayı yeğen arasında kıyasıya bir mücadele yaşanıyor. Marmaris’i CHP’li Acar Ünlü alabilir. Datça çok şaşırtıcı gelebilir, ama burada soyadını Rodos’un Türkçe adı “Gülada”dan alan Cumhur İttifakı’nın MHP’li adayı Diş Hekimi Feyzullah Gülada sosyalist çevrelerden de oy alarak seçimi kazanabilir...

Menteşe’ye gelince, AK Parti Büyükşehir’de Aydın Ayaydın ile yaptığı gibi Menteşe’de de ilk kez iddialı bir isimle; Op. Dr. Şadi Ballı ile heyecan yarattı. Menteşe’de seçim ortada. Şadi Ballı’nın seçimi kazanmaması için AK Parti de ayağını sürüyenler dışında  bir neden görünmüyor...

xx xx xx

Gonca Köksal soruşturması ile ilgi olarak yukarıda “Cumhuriyet Halk Partisi cephesi suskun.” ifadesinde bulundum, ama tamda yazıma nokta koyarken Köksal’ın bir yazılı açıklama yaptığı haberini aldım. Özetle şöyle:

Yıllardır ülkemizde yapılan kirli oyunlar devreye sokularak ve üniversiteli bir genç kullanılarak hakkımda suç duyurusunda bulunulmuştur. Normal şartlarda aylar hatta yıllar sürecek inceleme raporu saatler içerisinde düzenlenerek, bilimsellikten uzak şekilde benzerlik taşıdığı iddiasına ulaşılmıştır.

Yerel seçime 2 gün kala, Emniyet Genel Müdürlüğü Ankara Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nden saatler içerisinde rapor alınması ve apar topar dosyaya getirtilmesi, sürecin hukuki değil siyasi olarak yürütüldüğünün göstergesidir. Siyasi algı operasyonundan çok, seçim kaybedildiğini açıkça gören iradenin son çabalarıdır. Seçimin kaybedileceği açık olan bölgelerde, siyasi iradenin benzer eylemlerde bulunduğu görülmüştür. Cezai ve hukuki süreçlerin takipçisi olacağız. Tüm bu ahlaksızlıklar, suçlamalara rağmen seçimlerde Menteşe’yi de Muğla’yı da kazanacağız.

Ben buna yorum yapmayacağım. “İyi de alelacele ilk kriminal raporunu alan sen değil misin?” ve “CHP açısından kaybedilme ihtimali olan Bodrum, Marmaris ve Fethiye’de değil de neden Menteşe’de? ” diye sormakla yetineceğim.

Hukuka güvenelim... Elbette seçmene de güvenelim. Umarım o seçmen yarın sandığa gider...

Son söz; Muğla’da, özellikle Menteşe’de seçimin sonucunu emekliler değil, kararsızlar belirleyecek...

Büyükşehir mi? İlk kez CHP ve AK Parti arasında bıçak sırtı... Sonuç alınırsa bu da Aydın Ayaydın’ın başarısı olacaktır...

--------------------------

GÜNÜN SÖZÜ; Sakin göllerin kuğusu olamadık... Hep karşı köyün delisi dediler..!

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Özcan Özgür - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hamle Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hamle Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Hamle Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hamle Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.