Biz Kimiz?

Ukrayna - Rusya savaşı yüz binlerce insanın canına mal oldu/oluyor.

Gazze şeridinde 7 Kasım 2023 gününden beri 32 binin üstünde insan katledildi.

22 Mart 2024 gecesi de Moskova'daki bir AVM'ye büyük bir saldırı oldu.

133 insan öldü, yüzlerce kişi de yaralandı.

Dünyanın çeşitli yerlerinden ABD ve AB'ye sığınmak için yüz binlerce insan yollarda.

Birileri III. Dünya savaşını çıkarmak için uğraşıyor…

Bu eylemler, son aylarda hatta son günlerde yaşadığımız korkunç eylemler.

Bu saldırıları, uzaylılar yapmıyorlar herhalde?

Yaşanan bu olaylardan ve kavgalardan sonra "Ben insanım" demeye utanıyor insan.

İnsan, binlerce yıldır bir türlü uslanmadı gitti.

İnsan neyin peşinde?

Muğla ili ile Antalya ili arasında Xanthos adında bir Likya antik kenti var.

Likya "Işıkya, Işık ülkesi" demek.

Likya halkı özgürlüğüne düşkün bir halk idi.

Persler (İranlılar) büyük bir aramadan sonra Xanthos şehrini buluyorlar.

Persler Xanthos şehrini kuşatıyorlar.

Şehri yağmalayacaklar...

Erkekler şehri savunurken, kadın ve çocuklar tepelere kaçıp saklanıyorlar.

Gözü dönmüş Persler şehri alıyorlar ve şehri talan ediyorlar..

Tepelere kaçan kadınlar Perslerin esiri olmamak için çocuklarını kucaklarına alıp, uçurumdan topluca atlayıp intihar ediyorlar.

Güzelim Xanthos şehri de büyük bir karanlığın içine düşüyor..

Geride de bıraktıkları mezar taşlarından birinde aşağıdaki yazı, yillar sonra bize kadar ulaşıyor...

Evlerimizi mezar yaptık,

Ve mezarlarımızı kendimize ev,

Evlerimiz ateşe verildi...

Ve mezarlarımız yağmalandı,

Yüksek tepelere sığındık,

Yerin dibine saklandık,

Su içinde gizlendik…

Geldiler buldular bizi,

Bizi yaktılar yok ettiler.

Bizi yağmaladılar,

Ve Biz

Analarımızın uğruna

Kadınlarımızın uğruna

Ve bizler

Onurumuzun uğruna

Ve özgürlüğümüzün

Biz bu toprakların insanları

Arkamızda bir ateş bıraktık

Hiç sönmeyecek..

Evet, Perslerin kölesi olmaktansa ölümü seçen bu Likya halkı aşkı da biliyordu, sanatı da, şiiri de.

Hele son iki cümleyi okurken, insanın içi Parçalanıyor, gözleri yaşarıyor…

"Beni bulamaz isen, üzülme.

Eşyalarımı bulacaksın.

Parmak izlerimiz değecek birbirine "

Bu ağıt kentine torunlarımla gittim mermerden yapılan ana caddesinde beraberce yürüdük.

Truva savaşları sırasında Hektor'a yardım için koşan Sarpedon'un memleketi idi aynı zamanda Xanthos şehri…

Sapedon'un halkı ile vedalaştığını cadde olmalı idi, bu görkemli mermer cadde.

Torunlarımda zaman içinde seyahat edercesine hem Sarpedon'u andık, hem de binlerce yıldan günümüze ulaşan bu ağıt şiiri okuduk..

Bunca acılardan ders almayan insan, 2024 yılda bile hala akıllanmıyor.

İnsanoğlu nereye koşuyor?

Hiç akıllanmayacak mıyız?

Nedir bu birbirimizden nefretimiz?

Huzur içinde geçen bir yılımız olmayacak mı bizim?

İlla, Batının beklediği Armegedon savaşını yapıp, bu güzelim dünyayı yaşanmaz bir hale getirmek zorunda miyiz?

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Özden Akgüç - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hamle Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hamle Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Hamle Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hamle Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.