TİP’i yok sayan DİSK, Gonca Köksal ve vizyon...

DİSK’İN MUĞLA ÇALIŞMASI TEPKİ GÖRDÜ

Bu kadın benden yana gerçekten talihsiz...

Bugün CHP Menteşe Belediye Başkanı Adayı Gonca Köksal’ı yazacaktım.

Yok yok yazacağım, ama sadece onu değil... Geçtiğimiz Cuma günü Menteşe’nin uyduruk Kent Meydanı’nda yaşanan dramatik olayı da görmezden gelemeyeceğim.

DİSK ve Genel İş Sendikası’nın Menteşe Kent Meydanı’nda düzenlediği Genel Başkanları Arzu Çerkezoğlu ve Remzi Çalışkan’ın katıldığı buluşmada, TİP Menteşe Belediye Başkanı Adayı Nazmiye Kulaç ve meclis üyesi adayları DİSK'in mitinginin, CHP propagandasına dönüştüğü gerekçesiyle duruma tepki göstermiş. Daha sonra bazı CHP, DİSK ve TİP üyeleri arasında tartışma çıkmış. DİSK Üyesi bazı küçük gruplar ile TİP mensupları arasında itiş kakış yaşanmış.

Alandan bana gelen görüntülerde TİP’lilerin üzerine yürüyenleri gördüm şaşkınlık içinde... “DİSK Üyeleri mi devrimci değil, TİP’liler mi sosyalist değil” dedirten görüntülerdi... Bazı CHP’lilerin TİP’lilerin üzerine yürümesi hiç yakışmıyordu...

Çoğunu tanıyorum, ama onları yazmak istemiyorum. Çünkü yaşananları onlara yakıştıramadığım gibi, yazmayı da kendime yakıştıramam! O sırada kürsüde kim vardı bilmiyorum, o “Bu ülkede ezilen herkesin yanında olalım, herkesle birlik olalım diyoruz” derken, başta son genel seçimde TİP’in Muğla Milletvekili adayı Mehmet Yapıcı’nın üzerine yürüyenleri, Nazmiye Kulaç ile ağız dalaşına girenleri görüyordum.

Yaşananlar ne geçmişin anlı şanlı DİSK’ine ne de Muğla’ya yakışmamış...

xx xx xx

Evet, bu ülkede ezilen herkesin yanında olmak gerekir ve herkesle DİSK şemsiyesi altında birlik yaratmak güzel olur. Ancak herkesi CHP şemsiyesi altında “birlikte olmaya” çağırmak abes olmuş. DİSK’e böyle bir çağrıda bulunmak yakışmamış... Ülkenin devrimcilerini, demokratlarını, sosyal demokratlarını ve sosyalistlerini bir cephe oluşturmaya çağırmış olsalar tamam... DİSK’in böyle bir “ne kadar kaldıysa” misyonu vardır... Ancak sosyalist partileri görmezden gelerek, es geçerek CHP’nin arkasında birlik olmaya davet DİSK’in misyonu olamaz...

Dayanışma başka birlikte olmak başka bir şeydir...

Nitekim yaşanan olaylardan sonra TİP Muğla Basın Grubu tarafından yapılan açıklamada “Türkiye İşçi Partisi Menteşe İlçe Örgütü olarak sendikaların devrimci sendikacılığı benimsemesi, halkçılık, kamuculuk, laiklik, cumhuriyet değerleri gibi işçi sınıfının çıkarları ile uyuşan ilkeler doğrultusunda politik tavır almasını, yani siyasetin doğrudan içinde olmasını, siyaseti örgütlemesini savunuyor ve destekliyoruz.” denilirken şöyle devam edildi:

Ancak politik tavır almak özellikle de yerel seçimlerde bir siyasi partinin güdümüne girilmesi anlamına asla gelmemelidir. İşveren konumuna gelmesi muhtemel adaylardan biriyle belediye emekçilerinin temsilcisi olarak işveren-emekçi ilişkisinin ötesine geçecek bir ilişkiye girileceği kuşkusunu doğuracak her türlü eylemden sendikaların uzak durması gerektiğini düşünüyoruz. Geçmiş dönemlerde bu konuda yapılmış yanlış uygulamaların tekrarlanması düşünülmemeli, sendikaların asli sorumluluğunun temsil ettikleri emekçilere karşı olduğu anlayışına gölge düşürülmemelidir.

xx xx xx

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve Genel-İş Başkanı Remzi Çalışkan'ın katılımlarıyla Toplumcu, Demokratik ve Emekten Yana Yerel Yönetimlerle İlgili Taleplerimizi Açıklıyoruz!

Tarih; 22. 03. 2024... Saat 14.00... Yer; Menteşe Kent Meydanı...

DİSK ve Genel-İş Sendikaları tarafından yapılan duyuruda böyle denildi. Çağrıda anlaşılmayan bir şey yok... Sendikaların, Meslek Odaları’nın ve Demokratik Kitle Örgütlerinin belediye başkanı adaylarına “Toplumcu, Demokratik ve Emekten Yana Yerel Yönetimlerle İlgili Taleplerini Açıklamalarından” daha doğal ne olabilir ki...

Nitekim geçtiğimiz hafta Menteşe Kadın Platformu bileşenleri de Konakaltı Kültür Merkezi’nde düzenledikleri panelde “Adaylar Sussun, Kadınlar Konuşsun” dediler... Etkinliğe katılan belediye başkanı adaylarına; TİP Adayı Nazmiye Kulaç ile CHP Adayı Gonca Köksal ve AK Parti Adayı Op. Dr. Şadi Ballı’ya panelin sonunda “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Yerel Yönetim Sözleşmesi” imzalattılar.

Oldukça yerinde ve amaca uygun bir etkinlik...

Koskoca DİSK’in genel başkanlar düzeyinde Muğla’ya gelip CHP’ye oy istemesi nasıl açıklanabilir?

Çevre, kadın, çocuk dostu, iş, ekmek, özgürlük mücadelesi içinden gelen bir adayın DİSK ve Genel İş Sendikası ve hatta bütün emek çevreleri tarafından desteklenmesini anlamak elbette mümkün...

Peki CHP’nin bütün adayları bu nitelikteler mi? Dün Termik Santrallerin Özelleştirmesine karşı Yatağan’da, bugün tarım alanlarının ve ormanların madenciliğe feda edilmesine karşı Akbelen’de görülmemiş bir kişinin salt CHP’den aday olmuş diye desteklenmesi ne kadar doğru olabilir?!

xx xx xx

CHP Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Ahmet Aras, o gün DİSK ve Genel İş tarafından düzenlenen “Toplumcu, Demokratik ve Emekten Yana Yerel Yönetimlerle İlgili Taleplerimizi Açıklıyoruz!” etkinliğinde “Sosyal belediyecilik, toplumcu belediyecilik, halkçı belediyecilik sorunlara çözüm üretmek zorundadır” demiş, güzel demiş...

Keşke CHP’nin Muğla’da başta Menteşe olmak üzere bazı ilçelerinde de Ahmet Aras’ın çerçevelediği anlamda “nitelikleri, emekleri, davaları” olan adayları olmuş olsaydı...

Etkinlikte konuşan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve Genel İş Genel Başkanı Remzi Çalışkan toplumcu belediyecilik için mücadele ve Ahmet Aras ile sahneye davet edilen CHP’li belediye başkanı adaylarına destek çağrısında bulunmuş. Benim asıl anlamakta zorluk çektiğim, bu belediye başkanı adayları 31 Mart’ta seçilmeleri halinde “iş veren” sıfatına sahip olmayacaklar mı? Bir “iş gören” sendikası yarın toplu sözleşme masasında karşı karşıya geleceği bir “iş verenin” seçiminde nasıl taraf olur? O masada o sendika iş verenin haklarını mı iş görenin haklarını mı savunacak?

Cümle alem biliyor ki, dün Muğla’da Genel-İş Sendikası şube başkanları hep Osman Gürün ile beraber oldular...  DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve Genel İş Genel Başkanı Remzi Çalışkan CHP adaylarına oy isterken, dün Muğla Büyükşehir Belediyesi’nde kaç iş görene ne gibi mobbingler yapıldığını, kaç iş görenin işten atıldığını, kaç işçinin emekli olmak zorunda kaldığını biliyorlar mıydı acaba...

xx xx xx

Dün bizim bildiğimiz DİSK kamu sektöründe değil, özel sektörde örgütlenirdi ve TÜRKİŞ için “sarı sendika” denirdi... 12 Eylül ile her şey “miş gibi” oldu... DİSK artık CHP’li Belediyelerde örgütleniyor... Elbette kimse “örgütlenmesin” diyemez. Sendika dediğin emekçinin, sömürünün olduğu her yerde örgütlenir, örgütlenmeye çalışır... Ama bu DİSK hala bizim bildiğimiz DİSK ise belediyelerde, özellikle CHP’li belediyelerde örgütlenirken Yatağan, Kavaklıdere ve Bayır’da mermer sektöründe de örgütlenme mücadelesi verebilmeliydi...

DİSK başta mermercilik olmak üzere Muğla’da madencilik sektörünü görmezden geldiği gibi, Menteşe’nin uyduruk kent meydanında düzenlediği etkinlikte de sosyalistleri görmezden gelmemeliydi...

Keşke Menteşe Kadın Platformu Bileşenlerinin adaylara “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Yerel Yönetim Sözleşmesi”ni imzalattıkları gibi, DİSK ve Genel İş de o gün o meydanda Ahmet Aras, Aydın Ayaydın ve Metin Ergun’a, ayrıca partilerin Menteşe Adaylarına ve hatta il genelinde bütün partilerin adaylarına, hiç değilse solun adaylarına “Toplumcu, Demokratik ve Emekten Yana Yerel Yönetimlerle İlgili Taleplerini” imzalatmış olsalardı...

xx xx xx

GONCA KÖKSAL...

CHP Menteşe Belediye Başkanı adayı Gonca Köksal bugün Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi Konferans Salonu'nda saat 14.00'te “100 Maddede Projeler ve Vizyon Tanıtım Toplantısı” gerçekleştirecek.

Ah keşke bir de “misyonunu” açıklasaydı...

Doğrusu ben kendisini her konuda yapmacık ve kafası karışık buluyorum. Sanki Ahmet Aras’a sığınıyor, basından kaçıyor... Mesela bugün yapacağı “vizyon tanıtım toplantısını” basınla bir iftar yemeğinde veya bir çay sohbetinde yapabilirdi. Ancak sanırım kendisinin “gazeteci sorularına” bir alerjisi var...

Nitekim Muğla Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Süleyman Akbulut’un çağrısına yanıt vermedi... Akbulut benim de 16 Mart’ta paylaştığım “Adaylara Çağrı” başlıklı çağrısında “Merkez TV Menteşe Belediye Başkanı Adaylarını Canlı Yayında Açık Oturuma Davet Ediyor... Burası Muğla... Projelerinizi açıklamaya, Muğla için bir araya gelmeye var mısınız?” demiş ve Hüseyin Nizamoğlu, Gonca Köksal ve Şadi Ballı fotoğraflarını paylaşmıştı. Şadi Ballı da benim paylaşımım altına “Her zaman hazırım” diye yazmıştı. Muğla’nın genç avukatlarından Mehmet Zeki Kurt da o paylaşımım altına şu ifadede bulunmuştu:

Özcan Özgür abi her şey sorulmalı, ama her şeyi biricik kuzenim Süleyman Akbulut da sorar. Çünkü o biatçı değildir. Meclis üyeleri belirlenirken dönen dolaplar her parti için geçerli bu dediğim. Parti dışındaki finansal kaynaklar neler? Belediye meclis üyeleri nasıl milyon TL harcıyabiliyor? Bu paralar nasıl geri ödenecek. Bu seçim neden önemli ki, mermercisi pencisi inşaatçısı para akıtıyor. Ne talepleri olacak? Ne karşılığında? Benim bu seçimde adaylar için gurur duyduğum üçünün de Atatürk sevdalısı olmaları...

Evet keşke adaylar mal varlıklarını, seçim bütçelerini ve sponsorlarını açıklasalardı...

Tabii bunlar DİSK’i ilgilendirmiyor...

Neyse, bu program Gonca Köksal veya danışmanları sıcak bakmadığı için olmalı yapılamadı...

Ama Gonca Köksal bazı TV kanallarında projelerini anlattı. Onlardan Tele 1 programını bugün paylaşacaktım, araya DİSK girdi. Yarın hem onu hem de bugünkü “vizyon tanıtımını” paylaşırız...

--------------------

GÜNÜN SÖZÜ; Bir insanı layık olmadığı yere koymak zulümdür.--Hz. Ali

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Özcan Özgür - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hamle Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hamle Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Hamle Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hamle Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.