Ne Memleket Be!

Yakın tarihimize baktığımızda Mart ayı, olaylarla doludur. Çoğu zaferle neticelenen savaşlar Mart ayında gerçekleşti. İstiklal Savaşı Çanakkale Zaferi bağlantılıdır. Çanakkale'de şahlanan asil millet, Cumhuriyeti ilan edinceye kadar canı ile malı ile mücadele etti. Bu yıl 78. yıldır. O savaşlardaki birlik ve beraberliğimizi hep devam ettirmek için çırpınırız. Ancak, Ata'nın arzu ettiği gibi her şey yerli yerine oturamamıştır. Günümüzde, ülkelerin söz sahibi olmaları zenginlikleri ölçüsünde olmaktadır. Zenginliğin anahtarı ise birlik, beraberlik ile kaimdir. Millet olarak karakterimiz müsaittir. Atatürk'ün de devamlı söylediği gibi, vatan için, inançlar için şehadeti ve şehit olmayı anasının vasiyeti olarak yaşayan milletiz.

Böyle asil millete rağmen, terslikler fitneler, bölücüler, bozucular her zaman olmuştur ve şuanda hala yine vardır. 2001 yılı Mart ayında, harpte değiliz, büyük bir tabii afet şükürler olsun yoktur. Ama bizim neden durduk yerde paramız adeta pul oldu?

Ben daima şuna inanmışımdır, zorlama ile anayasa değiştirirseniz, milletin seçtiği güçlü iktidarı, bebek, köpek davaları ile alay ederek yalan şahitlerle asarsanız böyle olur.

Birilerinin ikbali için 1924 Anayasasını rafa kaldırarak, dernekler ve sokaktan idareyi getirirseniz, sonu elbette böyle olur. Özetlersek paralara pullara Ata'nın yerine kendi resmini koyanların fesatlığı işte bugünlere kadar devam etmiştir.

1950-1960 arası altın yılları inkar ederek süngü gücü ile iktidar olanlar, 1965 yılına kadar ülkeyi çıkmaza sokmuştur. 1965 'de azınlık için yapılan takviyeli seçim kanununa rağmen, Millet DP'nin devamı olan AP'ye yeniden getirdi ve yaralar kısmen sarıldı. 61 Anayasa'sının beklenen neticesi meyvesini 1968'lerde vermeye başlamıştı.

1- Kışlaya, okula, camiye, adliyeye ve emniyete siyaset girmişti.

2- Sendikalar ayrı bir iç devlet oldu.

3- İktidar solda değilse, güçlü iktidar dahi olsanız birçok genel müdürü tayin bile edemezdiniz.

4- Danıştay, sol ve aşırıların hamisi idi.

5- TÖP-DER - DİSK ve talebe derneklerinin gerisinde yıkıcı örgütler besleniyordu.

Sayın Ecevit, 1973 seçiminde başbakan olmuştu. Daha evvel resmen koruduğu aşırı suçların şımardığını, yıkıp yaktığını birçok örnekle anlatmak mümkündür.

Devletin TV ekranı 1 Mayısları gösterirdi. Kızıl bayraklar, orak çekiçler işaretler ve amblemlerin taşındığı yürüyüşlerde yalnız Türk Bayrağı yok idi. Aynı gün 37 vatandaş öldü. Yürüyüşte 17 CHP Milletvekili vardı. Başbakan telgrafla yürüyenlerin bayramını kutluyordu. (Bugün HADEP kongrelerinde olduğu gibi)

1979'da, 75 Sent'e muhtacız diyen Demirel'dir. 1980 Ocak ayında Demirel hükümetine muhtıra verildiğini bize 1985'lerde merhum Özal, ekrandan açıklamıştı. 1980 ile 1989 arası Özal döneminde ekonominin ve iktidar ile Genel Kurmayın tam ahenk içinde olduğu yıllar idi.

1991 seçiminde Demirel-İnönü dönemi ve devamla Çiller-Baykal dönemidir. İşte bu dönem ekonomi tersine gitmeye başladı ve 5 Nisan devalüasyonu 1995'de Çiller'in ünlü ekonomi uzmanlığının neticesidir. Devamla Erbakan dönemi geldi. Erbakan aslında ekonomiyi epey düzeltmişti. O başka hataların kurbanı olmuştur. Neticede gene Çiller'in hırsı sebebi ile istifa ile birlikte bir daha da birleşmeleri rüya olmuştur. Zoraki kurulan Mesut Yılmaz hükümeti çok iyi idi. Onun da celladı Deniz Baykal olmuştur. Erken seçim diye diye oda battı. Seçimin getirdiği de ortadadır. Ecevit bize zaten yabancı değil de, yazık oldu ortaklarına diyorum.

Körle yattılar şaşı olarak uyandılar.

Şimdi Derviş zamanıdır.

Son şansımızdır.

Hep beraber destek olmak zorundayız.

Not: Bu yazı 2001 yılında yazılmıştır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Nizamoğlu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hamle Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hamle Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Hamle Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hamle Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.