İsrailliler, Amalekliler ve Netanyahu

İsrail Başbakanı Netanyahu 14 Mart 2024 günü "Amalek halkının nefes almasına bile izin vermeyeceğiz" diye bir beyanda bulundu.

İsrail 7 Ekim 2023 gününden bu yana Gazze şeridinde yaşamaya çalışan iki milyon Filistinlinin üzerine adeta ölüm yağdırıyor.

Altı ay içinde çoğunluğu çoluk çocuk olan 35 binden fazla Filistinliyi dünyanın gözü önünde acımasızca öldürdü/öldürüyor.

Netanyahu, geride kalan Filistinlilerin de açlıktan ölmesini bekliyor.

Peki neler oluyor?

Hikaye, M.Ö. 2000 - 1500 yılları arasında başlıyor...

Yani günümüzden 4000 yıl öncesine dayanıyor.

Hz. İbrahim'in "Sara" adında bir eşi vardı.

Sara, bir türlü Hz İbrahim'e miras bırakabileceği bir erkek evlat veremiyordu.

Hz. İbrahim’de, bir erkek evlat için yanıp tutuşuyor idi.

Sara, menopoza girip, çocuk doğurma şansını yitirince, Hz. İbrahim’in köle kadın Hacer ile evlenmesine razı oldu.

Hacer ile evlenen Hz. İbrahim'in, İsmail adında bir oğlu oldu.

İbrahim biraz büyüyüp sevimli bir hale gelince ve yürümeye başlayınca Sara'yı kıskançlık krizleri tutmaya başladı…

Tüm mirasın köle kadın Hacer'den doğan İsmail'e gitmesini içine sindiremiyordu…

Bu arada bir mucize oldu ve Sara hamile kalmadan, doğum sancısı çekmeden "İshak" adında bir oğlan çocuğuna sahip oldu.

İshak aileye katılınca, köle kadın Hacer'den doğan İsmail, annesi ile birlikte Arap çöllerine gönderildi.

İshak, büyüyünce Rebeka adında bir kızla evlendi.

İshak'ın Rebeka ile evlenmesinden Esav ve Yakup adında iki oğlu oldu.

Esav güçlü kuvvetli, avcı bir evlat idi.

Esav ilk çocuk olduğu için, İshak tarafından daha özenle büyütüldü.

Esav evlilik yaşına gelince köle kadın Hacer'in soyundan gelen bir kız ile evlendi.

Rebeka bu evliliğe sıcak bakamadı.

İshak yaşlanmış, hatta gözleri görmez olmuştu.

İshak, peygamberliği büyük oğlu Esav'a devretme zamanı geldiğini düşündü ve oğluna "Oğlum git, avlan, av eti ile bana güzel bir yahni yemeği yap, sana bir emanetim var, onu sana vereceğim" dedi.

Esav yayını, okunu alarak ava çıktı.

Rebeka bu konuşmayı duydu ve hemen evdeki malzemeler ile yahni pişirmeye koyuldu.

Rebeka, Esav'in daha önce giydiği ve yıkamadığı giysilerini küçük oğlu Yakup'a giydirdi, yaptığı yahni yemeği ile o'nu eşi İshak'a gönderdi.

Yakup sesini abisi Esav'ın sesine benzeterek "Baba istediğin yahniyi pişirdim, buyur" dedi.

İshak, göremediği için "Oğlum, bana biraz daha yaklaş" dedi ve kokusunu almak istedi.

Esav'ın elbiselerini giyen Yakup'u Esav sanan İshak, peygamberlik yetkisini Yakup'a devretti.

Rebeka, bu devir üzerine avdan henüz dönemeyen Esav gelmeden küçük oğlu Yakup'u kız kardeşlerinin yaşadığı uzaktaki obasına gönderdi.

Rebeka'nın entrikası ile Peygamberlik Esav'dan almış, Yakup'a verilmişti.

Esav avdan dönünce olanları öğrendi ve çok öfkelendi, "Baba bana da Peygamberlik ver" dedi.

Bu istek karşısında babası İshak "Oğlum çok isterdim ama benim bir kere Peygamberlik verme hakkım vardı, onu da kullandım. Yapmam" dedi.

İshak çok üzülmüştü, ama olan da olmuştu.

Bir zaman sora İshak oğlu Esav'ın Elifaz adında bir oğlu oldu.

Yıllar sonra da, Esav'ın da oğlu olan Elifaz'ın da bir oğlu oldu..

O'nun da adı "Amalek" idi.

Amalek lider karakterli bir kişi idi.

Yakup'un serüvenine gelirsek:

Yakup teyzesinin yanına gitmişti…

Teyzesinin Rahel ve Leah adlarında iki kızı vardı.

Yakup, küçük kız Leah'a aşık oldu ve onunla evlenmek istedi.

Eniştesi başlık parası istedi.

Yakup'un parası yoktu.

Eniştesi "ı Tamam. Bana 7 yıl karşılıksız hizmet edersen, kızımı sana veririm" dedi.

Yakup 7 yıl karşılıksız hizmet etti ve nihayet düğün yapıldı.

Gerdek gecesi Yakup evlendiği kızın büyük kız Rahel olduğunu görünce itiraz etti.

Eniştesi "Olan oldu. Artık evlisin. Küçük kızımı istiyorsan 7 yıl daha bedava hizmet edersen, onu da sana veririm" dedi.

Yakup mecburen bu teklife razı oldu.

14 yıl sonra aşık olduğu Leah'ına kavuşmuş oldu.

Yakup iki karısından ve cariyelerinden 12 çocuk sahibi oldu.

Bu çocuklara İsrailliler denildi.

İsrail'in de anlamı ‘Tanrı ile güreşen’dir.

Bu 12 çocuğun en küçüğü Yusuf idi.

Yakup, Yusuf'u çok seviyordu.

Çünkü, Yusuf sevdiği kadından olmuştu ve en küçük oğlu idi.

Bu sevgiyi kıskanan abileri onu bir yolculukta kuyuya attılar.

Kuyu'daki Yusuf abilerine "Beni burada bırakmayın" diye çok yalvardı.

O sırada Esav'ın soyundan gelen Amalekliler kervanları ile kuyunun başına geliyorlardı.

Kervanı gören İsrailliler, Yusuf'u kuyudan çıkardılar ve Amaleklilere köle olarak sattılar.

Yurtlarına dönen ağabeyleri, babalarına Yusuf'un bir kazada öldüğünü söylediler.

Yakup, günlerce "Yusufum, Yusufum" diye ağladı, yandı yakındı.

Yusuf'un Mısır'daki başarısını hepimiz biliyoruz.

Mısır'da 500 yıl yaşayan İsrailliler, Hz. Musa'nın önderliğinde Mısır'daki kaçtılar.

Bu kaçışa Amaleklilerin engel olduğu, söylendi, hala da söyleniyor.

Günümüze gelirsek.

Günümüzde, binlerce yıl önce yaşanan ve Hz. İbrahim'in oğlu İshak'ın iki oğlu olan Esav ile Yakup'un soyundan gelenlerin kavgası hala devam ediyor...

21.Asrın ilk çeyreğini bitirmek üzereyiz.

İsrail Devletinin Başbakanı Netanyahu, halkına "Amalek halkına nasıl davranacağımızı kutsal kitabımız Tevrat bize söylüyor. Amalek halkını nefes bile aldırmamamız gerektiğini ve tüm Amalek halkının hayvanlarını bile öldürmemizi Tevrat emrediyor" diye 7 Ekim 2023 günü başlayan Gazze savaşına devam edilmesini istiyor ve soykırım yapıyor…

Netanyahu ve Hükumeti kutsal kitapları Tevrat'ın emirlerini yerine getiriyorlar iken, dünyada laik düzenden bahsediyor.

Bazı kişiler, Türkiye'deki bazı uygulamaları göstererek, "Laik düzenin dışına çıkılıyor" diye bir bardak suda fırtınalar çıkabiliyor…

Buna çifte standart denir.

Laik batı, fanatik dinci Netanyehu'ya, Gazze'de yaptıkları için alkış tutuyor.

Buna batakçı kumarı denir ve bu yol çıkmaz bir yoldur.

Bu nefret binlerce yıldır devam ettiği için günümüzden 1400 yıl önce Hz. İbrahim ile Hacer anamızın soyundan gelen Hz. Muhammed, yeni bir dinin Peygamberi olarak yeni kurallar getirmiştir.

Hz Muhammed "Hepimiz kardeşiz, Rab kulları arasında ayrım yapmaz, Bırakın bu kavgayı barış içinde yaşamak var iken neden kavga ediyoruz?" diye barış dini İslamiyet’i insanlara tebliğ ediyordu.

Maalesef bu uyarıyı duymak istemeyen fanatik dinci Netanyahu, "Biz Yakup'un 12 çocuğunun temsilcisiyiz" diye, dünyamızı bir felaketin ve uçurumun kenarına itiyor…

İnsanoğlu, 21. Asırda bile inançları mantıksız olsa da, inançlarının etkisinden bir türlü kurtulup sağlıklı düşünemiyorlar vesselam..

Biz ise, iç politikaya o denli kendimizi kaptırmışım ki, etrafımızda olup bitenleri ve 4 bin yıl öncesinde yaşanan bir aile kavgasını göremiyoruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Özden Akgüç - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hamle Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hamle Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Hamle Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hamle Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.