Susuz Yaz Mı Geçireceğiz?

Değerli dostlarım, geçen hafta bu köşemde düzenlediğim “Akarca 1 Göleti Sahibini Arıyor” başlıklı yazım hakkında o kadar beğeni ve o kadar da tenkit aldım ki anlatamam. Bir bakıma da oldukça sevindim ve keyif aldım. Zira yazımın okunduğunu bu şekilde öğrenebiliyoruz. Değerli dostlarıma çok teşekkür ediyorum. Hele hele tenkit edenlere daha çok teşekkür ediyorum.  Yazımı düzenlerken daha dikkatli, daha kapsamlı, daha kapsayıcı, daha bilinçli biçimde düzenlememe sebep oldukları için özellikle tenkit edenlere tekrar teşekkür ediyorum.

Konu başlığını tekrar hatırlatırsak, ilçem Ula’nın kısıtlı kalan arazilerini sulama amaçlı yapılan ve halen aktif su tutumuna devam eden 1985-1986 yıllarında yapılan Ula Gölet 1 sulama tesisleri ve müştemilatının ( yeni dilde rekreasyon merkezleri) tamiri, bakımı, onarımı ve işletim hakkının hangi kurum tarafından üstleneceğinin bilinmesi ve öğrenilmesi hakkındaki düzenleme.

Gelin konuyu biraz daha açalım. Zira tenkit eden birkaç arkadaşım konunun abartıldığını, abartılacak çok bir şey olmadığını, güya algı yaptığım yönünde bir takım görüşler öne sürüldüğü için evrağa dayalı bir takım bilgiler paylaşacağım.

6360 Sayılı Ondört İlde Büyükşehir Belediyesi kurulması, yeni yirmiyedi adet ilçe kurulmasına dair çıkarılan kanun kapsamında Muğla ilinde ilk kurulan devir tasfiye ve paylaştırma komisyonu tarafından, Muğla Büyük Şehir Belediyesine herhangi bir sulama tesisi devri yapılmamıştır. Unutulmuş mudur, yoksa “yok mu” sayılmıştır. Bu konuyu öğrendiğimde yıllardan beri yüksek sesle seslendirdiğim ilçem Ula kendi haline terk edildi, kapalı ekonomi, kapalı devre bir yaşam tarzı benimsenmeye çalışılıyor dediğim ve tüm Ulalı hemşehrilerimi göreve çağırdığım konu yine önümüze çıktı. İlk toplanan devir ve paylaştırma komisyonunda Ula Akarca 1 Sulama Göleti Büyük Şehir Belediyesine devir edilmemiştir. O yıllarda Ula ilçemizin belediye başkanı olarak görev yapanların kulakları çınlasın. Sonra ne olmuş. Muğla Valiliği İl Koordinasyon Kurulu toplantısında görüşülmüş, ilçem Ula’nın sahipsiz olduğu gündeme gelmiş olmalı ki “İl Koordinasyon Kurulu Toplantısında gündem oluşturulmuş Ula için.”

Çok değil 2014 yılından söz ediyoruz. Zira Kanun 01.04.2014 tarihinde yürürlüğe girdi. Ah Ulam, ah sahipsiz Ulam, ah yalnızlaştırılan Ulam.  02.07.2021 Tarihinde toplanan (2’nci defa ) devir tasfiye ve paylaştırma komisyonu Akarca Deresi Gölet 1 Sulama Tesislerinin Büyük Şehir Belediyesi tasarrufunda olacağı kararı verilmiştir. Aradan 7 yıl 7 kocaman sene geçmiş. Şimdi bana kızacaklar, yine tenkit edecekler. Tenkite açık olduğumu tüm okuyucularım bilirler, sadece belden aşağı da olmamak şartı işle tenkitlere açığım. Bir ilçe düşünün, 1985-1986 yıllarında Akarca Deresi üzerine sulama tesisi ve gölet yapılıyor. Afaki olmasın, tamam abartmayalım, yıllar yılları kovalamış, onlarca yıl o göletten istifade eden Ula halkı yahu ve göletin sahibi kim, bu göletin sorumlusu kim, bu göletin bakımı, onarımı, tamiratını kim yapıyor veya kim yapacak diye araştırmaya girmiyor. Bana yine çok ama çok kızacaklar. İlçem Ula da geçmiş otuz yıllık mahalli idarelerde sınıfta kalmıştır. Ne melazımcı, bana neci, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın tarzında düşünen veya düşünmeye zorlanan bir toplum düşününüz. Az olsun benim olsun, küçük olsun bizim olsun felsefesi ile yönetilen ve yıllar geçse de değiştirmek çok zor olan bir toplumdan söz ediyoruz. Hipnotize edilmiş gibi.

Malum Ramazan ayının bugün üçüncü günü. Mübarek günler. Tüm dostlarımın Ramazan günlerini tebrik ediyorum. Sağlık, afiyet ve huzur dolu bir Ramazan ve Oruç mevsimi yaşamayı yüce Yaradan’ımız nasip eylesin. Tarihte Harun Reşid diye bir hükümdar vardır. Behlül Dânâ diye bir kardeşi vardır. Behlül Dânâ halkla bütünleşen ve halkın içinde yaşayan halkla beraber plan bir karater ve şahsiyet. Tüm doğruları herkesin yüzüne söyler Behlül. Halka doğru söz ağır gelir zamanımızdaki gibi. Halk toplanır ve Harun Reşid’e derler ki Behlül’e söyle bize karışmasın, her koyun kendi bacağından asılır, bize karışmasın bize bulaşmasın derler. Harun Reşid kardeşini çağırır, halkın talebini söyler. Behlül pekâlâ der ve ayrılırlar. Behlül dört beş adet koyun kestirir ve köşe başlarına her koyunu kendi bacağından asar veya astırır. Bir hafta o gün geçtikten sonra halk yine gider Harun Reşid’e, yahu ortalık kokudan geçilmiyor, her yer kokuyor. Şu kendi bacağından asılan koyunları kaldır veya asan kişiye emir ver kaldırsın. Harun Reşid yine çağırır Behlül Dânâ’yı. Be kardeş halk şikayetçi senden, bu koyunlar kokuyormuş, halk dayanamaz olmuş onları oralardan kaldır. Behlül Dânâ hazretleri der ki, sultanım benim halka bir şey söylemem istenildi, her koyun kendi bacağından asılır sen karışma dendi, ben de koyunları kendi bacaklarından astım der.  Halka verilmek istenen mesaj verilmiş ve halkta yaptığı yanlışlarda dönmüştür. Şimdi ne Harun Reşid var ne de Behlül Dânâ var.  İlçem Ula’nın geldiği nokta ortada. Şükür, Orta ve İç Anadolu’dan, bir şekilde ya da herhangi bir sebeple şehrimize göç eden kişiler sayesinde çarşı ve pazarımızda, camilerimizde gençler görmeye başladık.

Gelelim konumuza.

İkinci komisyon kararına Büyük Şehir Belediyesi dava açar ve dava sonuçlanır 2022 yılında. Akarca Deresi Gölet 1 Sulama Tesislerinin Muğla 2’nci İdare Mahkeme kararıyla Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne devrine karar vermiştir. Bura da küçücük minnacık bir arkadan dolanma dediğimiz konu gündeme geliyor. Neden Gölet 1 Tesisinin tamamını devredeyim diye dava açılmıyor da, sadece ve sadece sulama tesislerinin devir için dava açılıyor. Tabii bunu yetkili ve etkili dediğimiz, yönetici durumunda olanlar daha iyi bilirler diyeceğim. Kalbim öyle demiyor ama mantığım böyle diyor.  İşin sonucu nereye varır bilemem. Şu anda sulama tesislerimizin sahibi yok. Tabii yaklaşık kırk yıllık bir imalat. Yaz aylarında kullanılır sulama tesisleri. Ne zaman ki,  ey Ulalı halkımız, ey Ula’da tarlası bağı bahçesi bulananlar, ağacı ve tarlası olanlar Gölet 1 Sulama Tesisleri artık çalışmayacak, sorumlusu belli değil, su çok kıymetli, vahşi su ile sulamaya da izin vermeyeceğiz. Zaten göletten bırakılan suyun ancak % 40 civarında tarlalarla buluşuyor, su kaybı ve kaçağı var, başınızın çaresine bakınız dendiği esnada bizim Ula halkı uyanacak diye düşünüyorum. Belki de bendenizin hüsnü kuruntusudur böyle düşünmek. Sahi tüm Ulalı dostlarıma Ula’ya bir şekilde yerleşen Ulalı hemşehrilerime açık çağrımdır. Bu yaz veya gelecek yaz eğer tarlalarınıza/tarlalarımıza gölet suyu verilmezse hiç şaşırmayınız. Zaten yağmurlar azaldı. Ula’da sularda aşağılara en az 30 metre aşağıya indi, Artık gölet suyunu da çok kaçağı var veremiyoruz denirse hakikaten hangi kurum ya da kuruluşa gideceğiz.

Var mı aklına bir çalışma veya bir çözüm çalışması gelen.

Ha az kalsın unutuyordum, gerçi geçen haftadaki yazımda belitmiş idim. Devlet Su İşleri Sulama Tesislerini almam demiyor. Göletin rekreasyon sistemleri ile birlikte komple devir alırım diyor. Halka sorulma konusu vardı ya aklıma geliverdi. Zira göletin rekreasyon sistemlerinin parasını bir dönem Belediye Başkanlığı yapan Nadi Şenkal zamanında GEKA yoluyla çıkarıldıydı da, sonradan gelen belediye başkanı ben uğraşamam geri göndereceğim hem projeyi ve hem de parayı demesi sonucunda Büyük Şehir Belediye Başkanı “GÖLET”i bana devret ve parayı da geri gönderme bana ver, ben yapayım demesi sonucunda yapılan rekreasyon sitemler yapıldıydı. Yoksa bendeniz yanlış mı biliyorum. 6360 Sayılı Kanunda yetki ve görevleri bakımından gölet ve benzeri tüm yapılar Büyük Şehir Belediyesi Tüzel Kişiliğine mi aittir. Onu da siz araştırıverin gari canım. Yani önceleri gölet Ulalınındır, yine öyle olması gerekmez mi?

Hoşçakalınız. Sağlıcakla kalınız…

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Öztepe - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hamle Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hamle Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Hamle Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hamle Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.