Gaflet Uykusundan Bir Perde

Bir uyuşukluk hali bedene sirayet ettiğinde insan her konuda hata yapabilir. Bu şahsi bir mesele olduğunda kendisini belki de özel hayatındaki insanları ilgilendirir. Lakin uyuşukluk toplumsal bir konuda olduğunda bu tüm herkesi ilgilendirir.

Zaman tünelinde eşsiz bir portre olan Ödemiş Birgi’den üzücü bir haberi yeniden hatırlamakta fayda var. Çünkü hayatımızdaki gaflet uykuları ülkemiz için türlü türlü kötü sonuçlar doğuruyor. Biz bir perdeden örnek verelim ki başka yaşananlar ya da yaşanabilecekler için belki hepimize ders olur.

Birgi, Aydınoğlu Beyliği’nin başkentiydi. Geçmiş zamanın içinden bize miras kalmış nadide bir çiçek gibi duruyor. Birgi, binlerce yıl öncesinden günümüze seslenmeye devam etmekte. Antik dönemlerden kırıntılar olsa da asıl eserler Aydınoğlu Beyliği ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde verilmiş. Dolayısıyla tam bir Türk köyü diyebiliriz. Özellikle beylik zamanında yapılmış olan Aydınoğlu Mehmet Bey Camii -diğer adlarıyla Ulu Camii ve Aslanlı Camii- eşsiz bir dönem anlatısı. Bir beyliğin sanatı, siyaseti, estetiği her katmanına yansımış. Bu eserde en çarpıcı kısımlardan birisi de minberin tamamı ve pencere kanat işlemeleridir. Üzerinde 175 farklı motif bulunan ve hiç çivi kullanılmayan bu şaheserler dönem estetiğinin zirve noktasını teşkil eder. O eşsiz minber kapısı sonsuzluğa açılan kapı gibidir. Kündekari tekniğiyle yapılan ve 10 yılda tamamlanan bu eserin banisi Muzafferuddin Usta… İmanın, zarafetin ve ustalığın birleştiği bu eserin başından geçen acıklı bir hikâye var.

Ben bu hikâyeyi son ziyaretimde öğrendim. Camii uzun süredir restorasyonda. Bir gece yürüyüşünde cami içinde bekleyen genç, yükselti üzerinden bana selam verdi. Gecenin ıssızlığında bu durumdan ürkmedim değil. Kısa süre sonra karanlıkta genç irisi adamı seçebildim. Aramızda kısa diyaloglar gelişti. “Kapı çalındı abi. Eskiden çalındı. O sebeple burada sabaha kadar bekçiyim.” dedi. “Nasıl yaa.” dedim. “Nasıl olacak kapıyı yurtdışına götürmüşler işte.” dedi. Çok şaşırdım söylediklerine. Konuya hâkim değildi. Sadece görevini yapıyordu.

Hemen merak edip yaşananları öğrenmenin derdine düştüm. 1993 yılında minber kapısı bilinmeyen bir şekilde çalınıyor. Kapının çalındığı haberi Ödemiş müze müdürlüğüne veriliyor. Orada görevli olan müdür de hırsızlığı bildiriyor. Kıymetli bir gazeteci iz sürüyor. Tesadüfen daha önce İngiltere’den Birgi’ye gezmeye gelen ve kapıya ve minbere hayran olan bir kadın kapının İngiltere’de Christies müzayedesinde satılmak üzere olduğunu bildiriyor. Türkiye’den haberin üzerine eğilen Özgen Acar müzayede evi ile iletişime geçiyor ve kapı iade ediliyor. Belki de eşi benzeri olmayan bir eser yaban ellerde kalmaktan veya yok edilmekten kurtarılıyor. Bazı konularda tarih bir kez ortaya çıkar. Örneğin Karun Hazinesi, Ayasofya, Aydınoğlu Camii minberi, Göbeklitepe T formlu taşlar gibi eserler buna örnektir.

Türk milleti olarak bize armağan olan ve yeri dolmayacak bu eserlere gözümüz gibi bakmalıyız. Bir insan boyu kadar kapının kamu alanı içinden sökülüp bir araca yüklenip götürülmesi üstüne yurt dışına çıkarılması inanılmaz bir gafleti işaret eder. Tarihi özümsemiş, estetiği hayat felsefesi haline getirmiş bir toplumda böyle bir sorunun yaşanması pek az ihtimaldir. Ülkemizde her yıl binlerce tarihi eser kaçakçılığı haberi izliyoruz. Yakalanan eserlerin yanında kaçırılanların haddi hesabı yok. Gaflet uykusundan bir perde olarak ifade ettiğim bu satırlar. Başka yaşam alanlarımızda da bu şekilde sirayet ediyor. Büyük toplumların en önemli özelliklerinden birisi uyanık ve zinde olmalarıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Can - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hamle Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hamle Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Hamle Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hamle Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.