Bakalım Erdoğan, Özgür Özel’e ne yanıt verecek?

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in geçtiğimiz Çarşamba günü katıldığı “Ahmet Aras Seçim Koordinasyon Merkezi” açılışı ve Aday Tanıtım Toplantısı’ndan basında öne çıkan sözleri şu oldu:

Muğla’yı haramilere değil, millete teslim edeceğiz. Söz veriyoruz. Buraya geçmişte partimizde milletvekilliği yapmış bir adayı görevlendirmişler. ‘İktidara yakın olursam şu, bu olur’ diyor. Bir yandan kibirle yukarıdan bakıyor, belediye emekçilerini işinden edeceğini söylüyor. Bürokratları tehdit ediyor ama en büyük tehdidi Muğla’nın yeşiline ve mavisinedir.

Özgür Özel’in kastettiği aday Cumhuriyet Halk Partisi 24. Dönem İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Aydın Ayaydın... Doğrusu ben bir gazeteci olarak yukarıdan baktığını, kibirli davrandığını görmedim. “Belediye emekçilerini işinden edeceğini” söylediğini de duymadım. O işi senelerdir Osman Gürün yapıyor... Ancak Aydın Ayaydın’ın her yerde seçilmesi halinde ilk işinin “MUSKİ Genel Müdürünü görevden almak” olduğunu da duymayan yoktur. O’nun yerinde olsam aynısını yaparım... Hem sadece O’nu mu?..

xx xx xx

Evet Muğla’da en önemli sorun yeşilin, mavinin tehdit altında olması ve talan edilmesidir.

Muğla bu talanı Anavatan döneminde de, Çiller’li dönemde de yaşamıştır ve AK Parti döneminde de yaşamaktadır.

Doğrusu ben şu ana kadar, “Seçimi bizim parti alırsa Muğla’ya kaynak ve hizmet gelir...” sözü ile “Muğla’da imar planı yok. Muğla’nın imar planını yapacağız” vaatleri dışında, diğer sözlerinde takiye yoksa rahatsız edici, talanı çağrıştıran bir şey de duymadım...

Mavi ve yeşilin bulunduğu ve çırpınmakta olduğu Fethiye, Marmaris, Datça, Bodrum, Milas ve Menteşe’de CHP’li belediyeler var. Şu anda Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olan Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın Akbelen’de ortaya koyduğu tavrı saymazsak CHP’li başkanları hangi talana karşı bir eylemde gördük...

Fethiye/Kayaköy’de yaşananlardan, Marmaris’te Simpaş’tan, Datça’da kaçak yapılaşmadan kim sorumlu? Muhammet Tokat ve Bahattin Gümüş’ü anlatmaya gerek var mı?

Evet, Datça’da Gürsel Uçar aday olmadı, Marmaris’te Mehmet Oktay, Milas’ta Muhammet Tokat ve Menteşe’de Bahattin Gümüş aday gösterilmedi. “Yetmez, ama eh işte...” derken “Çimentocu Bahattin”in Büyükşehir Belediyesi’ne “Başkan Yardımcısı” olacağı duyuldu... Bakalım Mehmet Oktay ve Muhammet Tokat ne olur?

xx xx xx

Söyleyene değil söyletene bak” derler...

Koskoca Devlet planla yönetilirken, Vatan Partisi Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Av. Emre Aykın’a göre Muğla 10 yıldır “Nazım İmar Planı” olmadan yönetiliyor. Emre Aykın bir paylaşımında şöyle sordu:

Devlet planla yönetilir, siz Muğla’yı 10 yıl boyunca plansız yönettiniz. Büyükşehir olduk daha yürürlükte planımız yok. O vaatleri karadüzene güvenle mi veriyorsunuz büyük başkanlar???

Vallahi kim neye güveniyor ben de bilmiyorum, ama geçen Çarşamba günü Kurşunlu Camii yanındaki meydancıkta CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in konuşmasında yazımın başında yer alan ifadeleri ve MUÇEV ile ilgili açıklamaları dışında “yerel seçim” değil, “genel seçim” havası vardı!

Evet AK Parti Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Aydın Ayaydın da Emre Aykın’ın bildiğini biliyor olmalı ki, hemen her yerde her konuşmasında “İmar Planı yapacağız” diyor... Evet o plan yok ve ivedilikle yapılması gerekir... Benim anlayamadığım o plan “Yeşili maviyi koruyan mı, talana açık tutan mı” olacak?

Ben bir de “Seçimi bizim parti alırsa Muğla’ya kaynak ve hizmet gelir” sözüne takıldım..

Özgür Özel’in Aydın Ayaydın’ı kastederek “İktidara yakın olursam şu, bu olur’ diyormuş” demesi de bu sözden kaynaklanıyor olabilir...

Acaba diyorum Muğla’nın ne eksiği varsa sorumlusu AK Parti’den belediye başkanı seçilemeyenler olabilir mi? Veya milletvekili seçilmiş olanlar, AK Parti’den seçildikleri halde iktidara yakın olamadılar mı?

Ben Aydın Ayaydın bu noktalara bir açıklık getirecektir diye düşünüyorum...

xx xx xx

Özgür Özel, yeniden aday gösterilmeyen başkanlara teşekküründen sonra adayları da tanıtıp, “Bir değişim, bir gençleşme yaşıyoruz. Kadınların CHP’de hak ettiği noktaya gelmesini istiyoruz ve böyle bir vizyonda 43 yaşında bir kadın adayımızla Gonca Köksal ile, Bodrum’da 30 yaşında Tamer Mandalinci ile, Seydikemer’de 34 yaşında Özgür Can ile, Dalaman’da 36 yaşında Sezer Durmuş ile ve benim yaşım olan 49 yaşındaki bir ortalamayla bundan sonra Muğla’yı kendisi de 53 yaşında olan Ahmet Aras’a emanet ediyoruz.” dedikten sonra MUÇEV ile ilgili şu ifadelerde bulunmuş:

Muğla’da MUÇEV diye bir vakıf kurdular. Bir vakfı ve derneği birleştirdiler. Kim var yönetiminde? Eski milletvekilleri, AK Partili siyasetçileri, bürokratları koydular. Ne yapıyor? Osman Gürün’ün, belediye başkanlarımızın geçit vermediği işleri onlara yaptırtıyorlar. Koyları, yandaşlara kiralıyorlar. Buna karşı, CHP olarak mücadele verdik, vermeye devam edeceğiz. Muğla’yı haramilere değil, millete teslim edeceğiz. Söz veriyoruz.

Aydın Ayaydın’a “adayların tanıtımı ve basınla buluşması” etkinliğinde MUÇEV’i sormuştum. “Mevzuata bakarız, uygunsa MUÇEV uhdesindeki yerleri Büyükşehir olarak halka açarız” ifadesinde bulunmuştu...

xx xx xx

Benim, Özgür Özel’in en dikkatimi çeken sözleri, adaylarla ilgili şu oldu:

...  33 gün daha koşacaklar. En sonunda mazbatalarını alıp göreve başlayacaklar. Kapıdan girerken camın yanında duracaklar. Ceplerinden mal varlıklarını çıkaracaklar. Mal varlıklarını göreve başladıkları gün, belediyelerinin kapısına asacaklar. Görevi bıraktıkları gün, yeni mal varlıklarını oraya asacağız. Biz belediye başkanlarımızı mal varlıklarıyla, açık alınlarıyla, şeffaf bir belediyecilik yaparak ve emanet aldıkları Muğla’yı ranta değil, halka açarak yöneteceklerine yürekten inanıyorum.

Muğla’da CHP’li başkanlar (ötekileri de) göreve geldiklerinde böyle bir şey yapmamışlardı. Tabii o zaman Genel Başkan Kılıçdaroğlu’ydu. Şimdi Özgür Özel... Demek ki bundan sonra böyle olacak...

Ancak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş mal varlığını herkesten önce açıkladı...

Ben en çok Bahattin Gümüş’ün mal varlığını merak ediyorum...

xx xx xx

Özgür Özel konuşmasının Muğla’ya dair söylemlerinde “Nasıl ki Akbelen ormanlarında İkizköylülerin yanında olduysak, Muğla’nın çıkarını korumaya söz veriyoruz” diyerek şunları söylemiş:

Bundan sonraki süreçte nasıl ki Akbelen ormanlarında İkizköylülerin yanında olduysak, nasıl ki zeytin ağaçlarını koruduysak, nasıl ki çevremizi katledenlere, ağacımızı kesmeye, koylarımızı betonlaştırmaya çalışanlara karşı mücadeleyi verdiysek, bundan sonra da eski, yeni, mevcut kadrolarımızla, gençlerimizle, Muğla’nın genç il başkanıyla, tüm ilçe başkanlarımız ve sizlerle birlikte Muğla’yı korumaya, ona gözümüz gibi bakmaya, Muğla’nın çıkarını, namusumuz gibi korumaya hep birlikte bir kez daha söz veriyoruz.

Peki ya Menteşe’nin Yerkesik/Denizova Mahallesi’nde katledilen anıt palamut ağaçları, Menteşe’nin Bayır ve Yatağan’ın Deştin Mahallesi arasındaki alana verilen çimento fabrikası ruhsatı, verenin yanına mı kaldı?

Akbelen’den AK Parti sorumlu, Deştinlilerin ve Menteşelilerin başına örülen “çimento çorabından” kim sorumlu?

Menteşe ve Büyükşehir Belediyesi’nin orada kirletici tesise imkan veren imar planlarının değişmesi gerekiyor. Bu yönde Mart ayında her iki mecliste karar alınabilecekken neden alınamıyor?

Çifte standardınızı sevsinler...

xx xx xx

Memleket Partisi’nden gelenlere rozet takarken Hangi partide olursa olsun tüm cumhuriyetçileri, tüm Atatürkçüleri, tüm vatanseverleri, tüm milliyetçileri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün baba ocağına CHP’ye davet ediyorum” diyen Özgür Özel, turizm bölgelerinde yerel yönetimlere kış nüfusuna göre değil, yaz nüfusuna göre genel bütçeden pay ayrılması gerektiğini vurguladıktan sonra, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Devlet Bahçeli’ye eleştirilerde bulunmuş, Erdoğan’ı eleştirirken “Hani dış politikada konuşup da gelip iç politikaya malzeme ediyor ya ‘Dünya beşten büyüktür’ diye. Bak, Türkiye senden büyüktür. O karınca gibi görüp ezmeye çalıştığın emekçinin, kardeşi vardır; karıncanın kardeşi vardır. O da CHP’dir.” demiş.

Bakalım yarın Cumhurbaşkanı Erdoğan ne diyecek? 2019 seçimlerinde Atatürk Stadının şehir dışına çıkarılarak yerine “millet bahçesi” yapılacağını söylemişti. Bu konuda takipçi olamayan ve performans göstermeyen milletvekillerine de serzenişte bulunacak mı?

------------------------

GÜNÜN SÖZÜ; Açılamayacak kapı yok! Düzeltilemeyecek yanlış, söylenemeyecek şarkı yok! Ne ulaşılamaz amaçlar var, ne de kurtarılamaz ruhlar...--John Steinbeck

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Özcan Özgür - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hamle Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hamle Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Hamle Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hamle Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

İbrahim Ilhan - Çok konuşuyorlar. Boş konusuyorlar. Ceketlerine güveniyorlar.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Mart 07:45