İdris Koç

İdris Koç

BAY PROTOKOL
İdris Koç'un ve diğer yazarlarımızın köşe yazılarını ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Lüks Temizlik ve Pahalı Aydınlanma!

Eklenme : 13.04.2022 00:08:00
Görüntülenme: 587

Kitap fuarlarına kimler gider?  Çoğunlukla yaşadığımız şehrin belediyesi tarafından yılın belli dönemlerinde organize edilen kitap fuarlarına gider misiniz? 

Yeri gelmişken söylemeden geçmeyelim. Büyükşehir olan, 50 bine yakın öğrencisi bulunan bir üniversitesi olan Muğla'da bir kitap fuarı yapamayan belediyelerimiz var. 150-200 bin nüfusa sahip ilçelerde dahi 50-60 yayınevinin katıldığı fuarlar yapılırken bizde neden yapılmaz, pek anlamak mümkün değil. Demek ki kitap onların ihtiyaç listesinde yok.

Bildiğiniz gibi kitap fuarlarına kitap okuyan ve çocuklarına kitap okuma alışkanlığı kazandırmak isteyenler gidiyor.

Yıllardır kitap fuarlarına giderim. Önce okuyucu, son yıllarda ise yazar olarak... Elbette genelleme yapmak doğru değil ama bir gözlemimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Nedense milyonluk araçlara binen takım elbiseli beyleri ya da şık giyimli hanımları kitap fuarlarında göremiyoruz. Standart bir ekonomik gücü ve yaşamı olan insanlar kitap okuma ve okutma telaşındalar.

İş insanları ve esnaflar çok meşgul, bürokratların yapılacak önemli işleri var. Onlar okumaya ihtiyaç duymuyor; bu ihtiyaçlarını da özel(!) eğitimlerle kapatmaya çalışıyor. Onlar toplumun elitleri... 200-300 sayfa kitabı okumayı zaman kaybı olarak gören... Yapacak çok daha önemli işleri olan...

Kitaptan ve yaşam boyu öğrenmeden uzak olmanın dezavantajını özel eğitimler ile kapatmaya çalışan.

Bu kesim, çocuklarına özel eğitimler aldırarak bu açığı kapatabileceğini düşünüyor. Peki kendi eksikliklerini nasıl kapatacaklar? Kendi hayatlarındaki boşluğu nasıl dolduracaklar? Ekonomik güç ile birlikte daha çok lazım olan farkındalık, kültürlenme ve aydınlanma nasıl sağlanacak?

Onun da çaresi var. Para var, çare var!

Çoğu kestirmeden zengin olan bu insanlar bilgiye de kestirmeden ulaşmak istiyor. Kitap yok, okumak yok, yaşam boyu süren öğrenme gayreti yok ama çare var: Özel eğitimler...

Okumayan, hayatında kitap ve öğrenme olmayan bu zengin ve meşgul insanlar (özellikle de onların hanımları); içlerindeki boşluğu doldurabilmek adına otellerin ya da restoranların lüks salonlarında yapılan pahalı seminerlere katılıyor.

Özel temizlenme ve aydınlanma seminerleri... Öyle günlerce, hatta bir ömür kitap okumaya gerek yok. Birkaç saat ve 5-10 bin lira kâfi...

Sözde uzman ama gerçekte uyanık tiplerin, süslü kavramlar üzerinden insanları peşinden sürüklediği garip bir kesim... İmkânı olan ama zamanı olmayan, acelesi olan, aldığı bilgiler şanına yakışır olsun isteyen ve her oltaya gelen obur balıklar...

Ultra lüks yaşamları, gizemli tavırları ve bol makyajlı yüzleri ile okumayı sevmeyen ancak bir şekilde bilinçaltını temizlemek, gelişimini sağlamak isteyenlerin zaafından kolaylıkla yararlanan uyanıklar...

Eğitim ve inanç eksikliğinin geldiği son nokta...

Eğitim ve inanç eksikliğini tamamlamak, içlerindeki boşlukları bir şekilde doldurmak isteyenler, beş yıldızlı mekanlarda aldıkları seminerler ile temizlenmeye ve aydınlanmaya çalışıyor. Sahip olduğu zenginliğe ve ihtişamlı yaşamlarına rağmen bir yol alamayan bu insanlar, 3-5 saatlik ve binlerce liralık özel seminerler yoluyla tekamülünü sağlamaya çalışıyor. Daha çok parası olanlar özel seanslar satın alıyor. Karakteri oluşmamış, kendini geliştirememiş insanlar, iddialı ve gizemli tiplerin verdiği seminerlerden aldığı bilgilerle aydınlanmaya çalışıyor.

Sahip olduğu birçok şeye rağmen bilinç sahibi olamayan ve bu açığı birkaç saatlik bir seminer ile kapatabileceğini zanneden zavallılar bilinçaltı uzmanına koşuyor.

Uzak doğu kökenli akımların modası geçti. Bu aralar Kur'an ve İslamî kavramlar ile kuantum, bilinçaltı, çakra gibi popüler kavramlarla süslenen 5-10 bin liralık eğitimler moda. "Ben zamanımı satıyorum. Bu da arz ve talebe bağlı. Talep var ki ben bu fiyatları talep ediyorum" diyerek manzarayı tarif eden uzmanlar moda.

Peygamberimiz; "Allah sizin için üç şeyi de çirkin görmüştür: Dedikodu, malı zayi etmek ve anlamsız sorular sormak!" buyuruyor. Süslü kavramların ardına eklenen anlamsız sorular ve bu soruların peşine düşen bilinçsiz insanlar; temizliği, aydınlanmayı ve tekamülü lüks salonlarda ve zoom toplantılarında arıyor.

Allah, akıl fikir versin.

13.04.2022

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft