Kemal Önekli; “Nihat Öztürk öldü mü?”

Bu haber 01 Kasım 2019 - 0:08 'de eklendi ve 2.007 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Dünkü yazımın başlığı “Mantığın bittiği yerde AK Parti siyaseti de başlıyor…” şeklindeydi.

CHP‘de olduğu gibi AK Parti‘de de mantığın bittiği yerde siyasetin nasıl başladığını anlatmaya çalışmıştım.

Önceki gün ben dünkü yazımı baskıya verdikten sonra AK Parti‘de öyle bir gelişme yaşandı ki dünkü yazımda anlattıklarım hafif kaldı. Önceki gün akşam saatlerinde yaşanan gelişme, Ahmet Tan Karaosmanoğlu‘nun “Muğla’da mantığın bittiği yerde siyaset başlar” sözünün Muğla‘daki AK Parti için ne kadarda geçerli olduğunu ortaya koyan bir olay haline geldi. Eğer bu absürt, ama çok şaşırtıcı olmayan gelişme o gün öğle saatlerinde yaşanmış olsaydı, dünkü yazım çok farklı olurdu…

xx      xx      xx

Dünkü yazımın bir yerinde “Dünde Ankara’da AK Parti’nin İl Başkanları toplantısı vardı. Muğla’nın eski İl Başkanları genel merkez toplantı salonunda aynı sıraya soldan sağa Kadem Mete, Dr. Mehmet Nil Hıdır, Yavuz Ercan, İhsan Küreci, Av. Gültekin Akça ve Av. Çağrı Alper şeklinde sıralanmışlardı. Toplantı salonundan paylaşılan fotoğrafı görüp beni arayan bir AK Partili ‘Bülent Karakuş, Yusuf Kayacık neden yok?’ diye sordu. Ben nereden bileyim diyemedim. Kinayeli bir soruydu bu.. İl Başkanları ile istişare toplantısında bunların ne işi olabilir ki… TOBB İstişare Kurulu olsa neyse…” derken, yazıma şöyle nokta koymuştum:

Benim kafam İl Başkanları toplantısına takıldı.

Nihat Öztürk neden çağrılmadı acaba? Eski Milletvekili de olduğu için mi acaba diyeceğim, ama Dr. Mehmet Nil Hıdır da eski milletvekili… Muhtemelen Denizli İl Koordinatörü olduğu için çağrılmamış olabilir. Belki de önümüzdeki İl Kongresi’nde İl Başkanı olacağı içindir… Bilemiyoruz. Nede olsa Muğla mantığın bittiği yerde siyasetin başladığı memleket…”

xx      xx      xx

AK Parti Genel Merkezi‘nde yapılan “İl Başkanları İstişare ve Değerlendirme ToplantısıMuğla penceresinde akıl takılmasına neden olmayacak türden değildi.

Toplantıya Kadem Mete dahil gelmiş geçmiş 6 il başkanı katılırken, 7’cisi Nihat Öztürk katılmamışsa ve katılmama gerekçesi de açıklanmadıysa aklınız takılmaz mı? Takılır, bir gazeteci olarak benim aklıma da takılmıştı.

Önceki akşam saat 20.00 gibi Kemal Önekli‘nin paylaşımı sosyal medyaya bomba gibi düştü. Önekli‘nin “Nihat Öztürk öldü mü?” diye soran paylaşımı şöyleydi:

Çok yazık…!

Bu Ak Parti’nin Muğla İl Başkanlığı resmi sayfası.

NİHAT ÖZTÜRK ÖLDÜ MÜ???

Bu mu sizin VEFA kelimesinden anladığınız!

Partinin en zor günlerinde (gezi olayları) 5 yıla yakın İl Başkanlığı yapmış olan Nihat Öztürk adını yazmayarak SİYASİ VEFASIZLIĞIN daniskasını yapmıyor musunuz?

AK PARTİ SEÇMENİ OLARAK SİZİ KINIYORUM.

xx      xx      xx

Önekli üstadın paylaşımı üzerine AK Parti Muğla İl Başkanlığı‘nın resmi web sitesine baktım.

Ak Parti bir vefa hareketidir.

Geçmiş dönemlerde davamızın bayraktarlığını yapan kıymetli İl Baaşkanımızdan Yavuz Ercan, Çağrı Alper, Mehmet Nil Hıdır, Gültekin Akça, İhsan Küreci ve İl Başkanımız Kadem Mete Genel Merkezimizdeler.” diye paylaşım yapılmış.

Nihat Öztürk adı yoktu… Paylaşılan fotoğraf karesinde de görüntüsü de…

Bir şey anlayamadım. Hatta istişare toplantısına çağrılmamış birinin adını neden yazsınlar ki diye de düşündüm… Sonra Kemal Önekli‘nin sayfasına döndüm. Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek AK Parti‘den ihraç edilen Fethiye eski İlçe Başkanı Kadir SarıhanMevcut zatın kini vardır.” diye yazmış.

Zat” dediği İl Başkanı Kadem Mete olmalı… Sarıhan‘ın yorumunun altına Rıfat BaltacıKemel bey kendisi yokki orda. Olan il başkanlarını yani hazirunu sayıyorlar. Öküzün altında buzağı aramayın, bence kendisi orda olsada yazmasalar haklısınız.” diye yorum yapmış.

Önekli üstad da Rıfat Baltacı‘ya “Nihat Öztürk o toplantıda. İyi bakın paylaşımlarına. Tavsiye ederim.” diye karşılık vermiş.

xx      xx      xx

Hemen Nihat Öztürk‘ün sayfasına girdim. Meğer o da topantıdaymış. Arka sıralarda başka il koordinatörleriyle oturuyormuş. Belli ki bir yerlerden birlikte gelmişler. Kişiler görmezden gelebilir veya atlamış olabilirler, ama Nihat Öztürk‘ü görmezden gelen sayfa bir kişinin değil, AK Parti Muğla İl Başkanlığı sayfası! Şaşkınlığım bir kat daha artarken, “Bu neyin kini” diye düşündüm…

Siyasetçilerin ‘kini‘ de başka oluyor. Ahmet Tan Karaosmanoğlu‘nun “Muğla’da mantığın bittiği yerde siyaset başlıyor” sözünün karşılığı tam da bu işte… Kindarlığa varan duyguların, aklın, mantığın önüne geçmesi…

Nihat Öztürk o gün saat 18.00 gibi yaptığı paylaşımmda “Ak Parti gerçek bir vefa hareketidir. Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleri ile Genel Merkez Teşkilat Başkanlığımızın düzenlediği Kuruluştan Günümüze İl Başkanları İstişare ve Değerlendirme toplantımızı gerçekleştirdik. Hayırlara vesile olsun.” diye yazmış…

Valla partisinin il teşkilatından daha özenli ve doğru ifade etmiş.

Ankara‘da olmalı ki, Nadi Pirci‘de Öztürk‘ün paylaşımının altına “Burdaymış” diye yazmış. Nihat Öztürk de “Nadi Pirci anlamadım” deyip, “Nadi Pirci geçin dalganızı bakalım.” diye devam etmiş…

Ardından Nadi Pirci‘den “Dalga geçmedim. Gültekin Akça sayfasında ‘bütün il başkanları burdayız’ diye paylaşım yapmış. Bende ‘Nihat başkan nerede?’ diye yazdım, seni de sayfanda görünce ‘burdaymış’ diye yorum yaptım.. üzdüysem hakkını helal et.” diye açıklama gelmiş.

Beni de bir gülmek aldı…

xx      xx      xx

Nihat Öztürk‘ün o paylaşımının altına Kemal Önekli de yazmış. Şöyle demiş:

Biz seni öldü biliyoruz Sayın Nihat Öztürk. Muğla İl Başkanlığı resmi sayfanızda yoksunuz. Vefa önemli…Üzüldük seçmen olarak biz.

Nihat Öztürk de “Kemal Önekli cevap yazma gereği bile duymuyorum. Rabbim ıslah etsin. Gereği yapılır zamanı geldiğinde, herşeyin bir zamanı var. Bu gün fitneyi söndürme zamanı. Fitne çıkaranları Rabbime havale ediyorum.” diye karşılık vermiş.

Tabi bu durum, Nihat Öztürk‘ün AK Parti Muğla İl Başkanlığı web sitesinde yapılan paylaşımda yok sayılması parti tabanında doğal olarak infial uyandırdı.

Kurucu İl Başkanı Yavuz Ercan da geç vakit İl Başkanlığı‘nın da paylaştığı fotoğrafı paylaşmış ve şöyle savunma yapmış:

Ak Parti Genel Merkezinde yapılan İl Başkanları Toplantısında, hep beraber olduğumuz bu fotoğrafta, Nihat Öztürk niye yok diye soranlara cevabım şudur. Tüm arkadaşlara hep beraber olalım, birlik beraberlik zamanıdır, dediğimizde bizi kırmadılar ve bu güzel görüntü çıktı. Nihat Öztürk nerde diye sorduğumuzda salonda olmadığı ve görülmediği söylendi. Belliki Nihat böyle olmasını istedi. Bunda, hiç kimse bir art niyet aramasın lütfen.

xx      xx      xx

Tabi Kurucu İl Başkanı Ercan‘a da Kemal Önekli‘nin yanıtı gecikmedi. Şöyle yazdı:

Yavuz başkanım, il başkanlığı sayfasındaki paylaşımadır tepkimiz. Bunun için vefanın, elele olmanın konuşulduğu ortamda 5 yıl il başkanlığı yapan Nihat Öztürk’ün adını yazmamak sizce nedir? Uygun bi davranış mı? Yakışıklı bir iş mi siyaseten? Duayensin.Sen değerlendir istersen.

Mesele oturuş düzeni değil.

Kendisini tanımıyorum, Ahmet Özsert adında bir sosyal medya kullanıcısı da tartışmaya şöyle katıldı:

Abi yok bu günde konuştuk niye acaba herşey aynı gidiyor değişim gerisi bende kalsın ama partili sıkıldı artık

Sıkılmışlardır. Biz de sıkıldık.

Bu partiler ne kadar da birbirlerine benzer hale geldiler… Hangisi hangisini kopya ediyor bilmiyorum, ama hepsinde de “kin, nefret duyguları” ve “sevgi bağları” ile siyaset yapanlar az değil.. Ahmet Tan Karaosmanoğlu‘nun sözünü doğrulamak için adeta çırpınıyorlar, yarışıyorlar.

Dün bu yazımı kaleme alırken, AK Parti İl Başkanlığı sayfasında yapılan iki fotoğraflı paylaşımda değişiklik var mı diye baktım, yoktu…

——————————                                                                    ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Büyük adam büyük olduğunu; fakat büyüklüğünün küçüklük olduğunu bilir. -Andre Mauroıs

ÇİVİ

Ali Turbalıoğlu boğa güreşlerinden elde ettikleri tekerlekli sandalyeleri dağıttı. Arkadaşım, “Siyasiler için de boğa güreşi düzenlenemez mi?” dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.