Karabağlar’ı emekli diktatör bile bozamadı!

Bu haber 04 Eylül 2019 - 0:02 'de eklendi ve 1.930 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Menteşe Kent Konseyi‘nin “Karabağlar Yaylası Forumu” önceki gün yapıldı. Malum nedenlerle katılamadım. Bilgileri edindikten sonra paylaşırız. Muhtemelen güzel şeyler olmuştur. Mesela bizim baştan beri önerdiğimiz “kurul” oluşmuş.. Zaten kimsenin de Muğla‘nın zararına kararlar üretecek hali de yok elbette…

Bugün sizlerden gelenleri paylaşalım. Bir arkadaşımızın face hesabından 27 Ağustos gecesi paylaştığını, bir başkası da ilginç bulup bana göndermiş. Şöyle: “AKP Milletvekilleri ‘tekrar değerlendirmek üzere’ sondajı durdurmuş!?… Sondaj başlatılırken haberleri olmamış mı? Karabağlar Yaylasının Muğla için önemini, değerini Muğlalı ayağa kalkınca mı anlamışlar? Karabağlar o kirli arama alanı statüsünden çıkıncaya kadar rahat yok kimseye! Burası Muğla, söz konusu yaylamız! Hiç bir maddi değerle kıyaslanamaz. Doğalgaz bulduk deseler fark etmez. Karabağlar yaşayacak, kesikleriyle, irimleriyle, yurtlarıyla, bülbülleriyle!! Sonsuza kadar!

Beni bir gülmek aldı…

xx      xx      xx

Evet AK Parti Milletvekilleri sondajı durdurdular. Onlara teşekkür ediyoruz. Evet, sondaj başlatılırken haberleri olmamış. Ancak 20 Ağustos‘ta Muğla Valiliği‘nin haberi olmuş. Anlaşılan bürokrasi nedense siyasete haber vermemiş. Fakat önceki günkü yazımda vurguladığım gibi, Marmaris’teki termal enerji sondajı için Büyükşehir‘den görüş isteyen Valilik, yaylada linyit sondajı için bir bilgilendirme yapmış olmalı. Ki daha önce de belirttim, bana dökümanlar Büyükşehir kaynaklı geldi… Çevrecileri de Bahattin Gümüş bilgilendirdi… (!)

Kimsenin Karabağlar‘ın önemini, değerini Muğlalı ayağa kalkınca anladığını sanmıyorum.

Ancak yaylaya beton ve çelik sokanların, yaylada kesikleri bozulmuş, taş bahçe duvarlı, beton villa sahiplerinin bu sondajla yaylanın farkına vardıkları, kaybetme korkusuna kapıldıkları söylenebilir!

Yaylanın sonsuza dek yaşaması, hepimizin ve elbette AK Parti‘nin “Muğlalı” milletvekillerinin de “temennisi” budur… “Temenni” ise yetmez..! Karabağlararama alanı statüsünden” çıkıncaya kadar da bize rahat yok…

Yayla kesikleri, irimleri, yurtları, bülbülleri ve elbette mutfağı, gelenekleri ve kültürüyle sonsuza dek yaşamalı…

MTA’nın şu garip sondajı belki de yaylamıza iyi gelecek… Kimbilir, bahaneyle “Karabağlar’dan elimizde ne kaldı, kalanı geleceğe nasıl taşırız, kaybettiklerimizi geri getirebilir miyiz?” sorusunun yanıtını da ararız. Bakarsınız Menteşe Kent Konseyi bir gün de bu gündemle bir “forum” yapar.

Şimdi AK Parti‘nin Muğla Milletvekilleri bir de “yayla arama alanı statüsünden çıktı” diye açıklama yaptılar mı, işte o zaman onlara “Karabağlar” için minnettar kalırız…

xx      xx      xx

Buarada Menteşe Kent Koseyi‘nin kuyruğuna “sondaja yürüyüş” taktığı Düğerek Toplantısını tartışırken, TMMOB‘nın hukuk mücadadelesi başlatma kararı gözümüzden kaçarken, ki onu önceki gün paylaştık. O gün TMMOB Muğla Temsilciliği savcılık başvurusunu da yaptı.

Tabi ayrıca Muğla Çevre Platformu‘nun (MUÇEP) basın açıklaması da gözlerden kaçtı… Onların açıklamasında da “MTA Genel Müdürlüğü’nün Karabağlar yaylalarında kömür arama faaliyetine karşı Muğla halkının gösterdiği tepki sonucunda Sece Mevkii’nde kurulmuş sondaj makinaları 29 Ağustos tarihinde sökülüp, alandan taşınmıştır. Bu sevindiricidir; ama, bizleri yanıltmamalıdır.” denilmiş.

Sondajın, MTA’nın 2019-33.13.04 özel kod numarası ile “Ege Bölgesi Kömür Arama Projesi” adı altında yürüttüğü bir çalışma olduğuna, bundan yerel yönetimlere bilgi verilmediğine, arananın maden değil, linyit kömürü olduğuna da dikkat çekilen açıklamada, “bilgi kirliliğine” son verilmiş.

Ayrıca AK Parti yetkililerinin, başkalarının ulaşamadığı “bilgileri gizledikleri” öne sürülen açıklamada, bölgenin daha önce (2014-2016) tarandığı ve bugün karşı karşıya olduğumuz çalışmaların planlandığı ifade edilmiş. Akçaova, Düğerek, Karabağlar ve Ortaköy mahallelerini içine alan bölge ile Yaraş-Özlüce arasını kapsayan bölge ve Muratlar üzerinde özetle, toplam 12703,58 ha’lık Kömür Arama Ruhsat Alanı belirlendiği ve toplam 22 adet sondaj planlandığı kaydedilmiş.

xx      xx      xx

Yatağan Termik Santrali’ne tahsis edilen kömür ocaklarında yeterli kömürün kalmadığı belirtilen MUÇEP açıklamasında, “Bu durum daha fazla sürdürülebilir ve ‘kârlı’ değildir; ya termik santral kapatılacak ya da yeni kömür rezervleri bulunacaktır. Bu yüzden Menteşe’de yapılan kömür arama çalışmaları anlamlıdır.” denilirken şu ifadelere de yer verilmiş:

Linyit madeni işletmelerinin yarattığı su, hava ve toprak kirliliğine; çıkarılan linyitin çoktan emekli edilmesi gereken termik santrallerde yakılmasından kaynaklanan ekolojik yıkım da eklendiğinde, kömürden elektrik elde edilmesinin Hükümetçe enerji politikalarına gerekçe olarak sunulduğu gibi, hiç de ‘ucuz enerji’ olmadığı ortadadır. Özelleştirme ile devredilen termik santrallerin ve kömür sahalarının neden olduğu yüksek ekolojik, sosyal ve ekonomik bedeller şirketlerin işletme maliyetlerine değil, doğrudan halkın sırtına yüklenmektedir. Bu üç santral son 35 yılda hiçbir şekilde telafisi olmayan doğa yıkımı, iklim değişikliğine yol açan sera gazı emisyonları, halk sağlığı bedeli ve 45.000 erken ölümden sorumludur. Karabağlar’ın kömür sahasına dönüştürülme girişimine karşı Düğerek’te düzenlenen basın açıklaması için buluşan Muğlalıların ortaya koyduğu birlik ve beraberlik iradesi kentimizin geleceği için umut vermiştir. Biz de Muğla Çevre Platformu olarak yaşam alanlarımız cennet kalabilsin diye Kömürsüz Muğla için mücadele ediyoruz. Tüm halkımızı, her görüşten siyasi partileri, sivil toplum örgütlerini ve yerel yönetimleri de Muğlamıza birlikte sahip çıkmak için ortak hareket etmeye davet ediyor ve bu mücadele içinde üzerimize düşen sorumlulukla hareket edeceğimizi kamuoyuna duyururuz.

xx      xx      xx

Bir de bizim Hamle‘nin akademisyen yazarlarından İsmail Zorba‘dan bir ileti aldım. “Karabağlar konusunda yaptığınız habercilik bütün habercilere bir ders niteliğindeydi. Teşekkürler.” diyerek beni hem onurlandıran hem de utandıran İsmail hocam “Ve sosyal ağdaki onca değerli yazı arasında iki yazı dikkatimi çekti. Biri Erdal Çil’den..” diyerek ortak dostumuz sayın Çil‘den şu alıntıyı yapmış:

Bir nörolojik test vardır. Çekiç benzeri bir alet ile vücuttaki bazı sinir uçlarına dokunulur ve sağlıklı olup olmadığı görülür. Bugün Karabağlar yaylasında MTA tarafından yapılan bir sondaj çalışması dolayısı ile sosyal medya üzerinde bir duyarlılık oluşturuldu. Kısa zamanda her kesimden beklentinin üzerinde tepkiler yükseldi. Muğla’yı bilen, Muğla’da yaşayan, siyasi/sosyal düşüncesi çok farklı kesimler konu Muğla’nın marka değerlerinden biri olan Karabağlar olunca safını belirledi ve tepkisini koydu. Toplumda yine birileri gözlerini bağlı oldukları merkezlere çevirdiler ve haber beklediler. Onlara göre büyükleri hata yapmazdı ya da yapılmasına nasıl olsa müsaade etmezlerdi. Mustafa Kemal’in dediği: ‘İrfanı hür, fikri hür, vicdanı hür’ tam da böyle bir şeydi işte. Bence bu irfanı hür kişilerin geliştirdiği kamuoyu sonrası yine yetkililerin sağlıklı olan sinir uçlarının algılaması sonucu sondaj durduruldu.

xx      xx      xx

Erdal Çil, AK Parti İl Başkanlığı‘ndan sondajın durdurulması ile ilgili açıklamayı paylaştığı, o güzel yazısını, “Hatta güzel bir açıklama da yapıldı. Sorun bitti mi? Tabii ki hayır! O sondajın MTA tarafından ne için yapıldığı, projelendirildiği, neden bugün için durdurulduğu, sonrasında neler yapılacağı gibi konularda da açıklama bekliyoruz. Bugün herhangi bir merkezden haber/izin/tavassut beklemeden hür iradeleriyle duyarlılıklarını gösteren bütün hemşerilerime, vatandaşlarımıza ve ellerini taşın altına koyarak sağlıklı olduklarını sergileyen ve bu açıklamayı yapan, yapılmasına vesile olan herkese bir teşekkür de bizim borcumuz…” diye noktalamış…

Sayın İsmail Zorba‘nın benimle paylaştığı ikinci güzel yazı ise Avni Buğday‘dan alınmış.. O da şöyle:

Canım sıkgın, acık da kafam bozuk / Dışım ter, içim daha beter / Yanıp giderim Ta! ciğerimden tutuştu bedenim. / Böyle olunca eskiden / Atlayıverirdim arabaya, basıverirdim gaza, / Doğru Karabağlar yaylasına. / Şimdi mi? / Şimdi gitmem arkıdeş, / Şöyle gadıgayfesinin oralarda bir yerde, mesela / Goca garıngece yargınımı verip kaykılınca / Oraların deşileceği düşer aklıma / Gara kömür uğruna / Büsbütün kötü olurum. / Bizden geçti de / Çocuklar için kahrolurum. / Bugün gitmem arkıdeş. / Yüzüm yok kendi hesabıma. / Hele, varsa memleketin sahabı / Yetişmiş adamı, kadını, / Seveni meveni / Anlatsınlar bir güzel, bilmeyene. / Desinler, arkıdeşim orası / bizim soluk borumuz / Lütfen orayı elleme, / Üstündeki cennet parçasını eşip de / Cehennemin kara dibini arama. / Yapma / Oradan saman atmışlar da, / Akyakanın azmağından çıkmış / derlerdi eskiler / Suyun yolunu bozma, elleme / Etme eyleme, / İlla kazarım diyorsan da arkıdeş / Bir daha buralara gelme!

Yazı değil, şiir bu… Karabağlar insanı şair de yapar…

xx      xx      xx

Karabağlar için Evliya Çelebi‘nin “Bir yeşil derya” dediği söylenir. Deryaların her türlü kiri dışına attığı da zikredilir… Seneler önce Orhan Çakır‘ın belediye başkanlığında ve “himayesinde12 Eylül faşizminin mimarı Kenan Evren‘de yaylaya gelmiş, Başkan Çakır‘la “yayla goşusu” olmuşlardı, ama “yaylalı” dirlik vermemişti… Ne kadar kaldıysa o kadar “karatma geceleri” yaşamıştı.. Yaylaya “vakti kerâhat” geldi mi anason kokularına otomatik tüfek, 14’lük sesleri karışır, şarjör boşaltılır olmuştu… Sesler yakından geldi mi Cunta Paşasının yurdunda hemen ışıklar söndürülüyordu… Belki masanın altına da giriliyordu. Bilen mi var… Tek çözüm ise; yaylada tabanca ve tüfekleri toplamak veya aşka gelip tetik çekenleri yakalamak… Koca deryada kolay mı? Her gece her gece yaşanır ‘hal’ de değil… Yaşam Muğlalılar kadar O’nun içinde zehir olmaya başladı. Çekti gitti Bodrum’a, oradan İzmir’e, oralardan da mahşerine… Ateşi bol olsun…

Karabağlar’ı emekli diktatör bile bozamadı, çok kaygılanmayın, çok da rahat davranmayın…

——————————                                                    ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Verilen her taviz ruhunuzu kirletir.” Byung Jun Ko

ÇİVİ

31 Mart seçimlerinden 7 ay sonra Muğla CHP’de disiplin mekanizması yine çalışmaya başladı.Bu gelişme “Delege seçimleri öncesi temizlik” olarak değerlendirilirken, arkadaşım “Osman Gürün’e oy vermeyenlerin hepsini atacaklar mı?” diye sordu.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
ahmet kara 04 Eylül 2019 / 12:06

!2 eylülün faşist diktatörü Evren’i Muğla Karabağlar Yaylasından ev sahibi yaptıkları yetmemiş gibi aslan sosyal demokratlar iyice karta kaçmış diktatörü Muğla’dan evlendirmeye çalışmışlardı. Hey yavrum heyyy!