Hayati Nizamoğlu

Hayati Nizamoğlu

GÜNDEM
Hayati Nizamoğlu ve diğer yazarlarımızın gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Kandiliniz ve Cumhuriyetimiz Kutlu ve Mübarek Olsun

Eklenme : 29.10.2020 00:00:00
Görüntülenme: 531

Belge 1: Cumhuriyeti kuran Atatürk, milleti nasıl kurtuluşa sürükledi

23 Ocak 1922 tarihinde Mustafa Kemal Paşa'nın emri ile bastırdığı pullarda Bozkurt resmi vardır. Daha Cumhuriyet ilân edilmeden, gelecek günlerde Türklük sembolünün dirilişine ışık tutmuştur. 1927 yılında tedavüle çıkarılan 5 ve 10 liralıkların ortasında bozkurt amblemi vardı. Gene Atatürk ilk yolcu gemimizin adını bozkurt koymuştur. Bu gemimiz Ege Denizinde Fransız Lotus Gemisiyle çarpışmış, bu dava uluslararası mahkemeye intikal etmiş, dönemin Adliye Bakanı Mahmut Esat avukatlığını yapmış ve kazanmıştır. Bu sebeble Atatürk 1934'de soyadı kanunu çıktığında Mahmut Esat'a Bozkurt soyadını vermiştir. 1927 yılında Atatürk tarafından yaptırılan Türk Ocağı Binasının sahnesine Atatürk'ün emri ile Bozkurt yerleştirilmiştir. Şu anda Resim-Heykel Müzesi olan binanın sahnesinde bu muhteşem Bozkurt yer almaktadır. Yine Atatürk zamanında devlet okullarında okuyan öğrencilerin şapkalarında bozkurt sembolü yer almıştır. Ankara Ulus heykelinde de bozkurt yer almaktadır. Batılıların Atatürk'e Bozkurt unvanını vermelerinin sebebi, onda Türk milliyetçiliği ruhunu görmelerindendir. Komünistlerden başkasının bildiği gibi, Atatürk'ün ölümünden sonra önce para ve pullardan Bozkurt sembolleri kaldırılmış, sonrada Türk Cumhuriyetinin her kademesinden kaldırılmıştır. Atatürk'ün Türk dünyası araştırmaları yapması için kurdurduğu Türkiyat Araştırmaları Enstitü'sünün kapısına kilit vurulmuştur.

Belge 2: Adnan Menderesin devlet yönetimi

Yıl 1959 15 Temmuz günü Brüksel'den gelen telgraflar Dış İşleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu'yu bir hayli sinirlendirdi. Sebebi, Yunanistan'ın ortak pazara girmek için müracaat etmiş olması idi. Aynı anda Gümrük Birliğini de müracaat eden Yunanistan bölgede tarım ürünleri aynı olan Türkiye'nin ihracat pazarını kapmış olacaktı. AET'den bizden fazla kredi de alabilecekti. Merhum Zorlu kısa sürede Türkiye'nin başvuru girişimini hazırlattı. Başbakan Menderes ve Cumhurbaşkanı Bayar da onayladı. ABD büyükelçisi davet edilip, kendisine Türkiye'nin başvurusunda Washington'un tepkisinin ne olacağı soruldu. Üç gün içinde cevap geldi. Türkiye'nin Batı Avrupa ile ilişkilerini güçlendirmesinden memnun olur. İtirazı yoktur. 30 Temmuz günü Türkiye'nin ortaklık girişimi kabine toplantısında gündeme getirildi. Devlet Bakanı Samet Ağaoğlu'nun, şüphelerinin olduğunu söylemesi Başbakan Menderes'i sinirlendirdi. Ne demek, Yunanlıların girmesi karşısında Türkiye seyirci mi kalacak? Türkiye Cumhuriyeti bunun dışında kalamaz onların altından kalkıpta, bizim başaramayacağımız ne olabilir ki. Ertesi günü (31 Temmuz 1959) Brüksel'de ve 6 AET ülkesi başkentinde Türk büyük elçileri başvuru mektubunu dağıttılar. Ortak pazarı oluşturan 6 ülke, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Belçika, Lüksemburg dış işleri bakanlığından kurulan bakanlar konseyi Brüksel'de bir araya geldiler. Son gündem maddesi olan Türkiye'nin müracaatı görüşüldü. Neticede olumlu karar alındığı açıklandı. Bu belgeden de anlaşıldığına göre Menderes ve Zorlu'nun, hiç hata yaptığını 46 yıldan beri göremiyoruz. Ama biz ne yaptık? Onları vatan haini diyerek astık. 46 yıl geride değiliz, 100 yıl gerideyiz diye iddia ediyorum. Bozkurt diyenlerin tırnaklarını sökenler ile Menderesleri asan zihniyet aynısıdır. Şimdi de her iyinin altına red imzası atanlardan bile kurtulmak için;

Anayasa mahkemesi acil kapatılmalıdır. Yetkisi yokken kanun yapmıştır. Meclis altı ay toplanamamış çare olarak başkanlık getirilmiştir. O zaman yırtınanlar hala yırtınıyor. Sanırım iyi parti toparlanır ve partisi bitmeden ülkücü çoğunlukla birleşir, ben böyle düşünüyorum.

 

 

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu
Powered by BilgiSoft