İYİ Parti heyeti Marmaris'te yangın bölgesinde incelemelerde bulundu

İYİ Parti heyeti Marmaris'te yangın bölgesinde incelemelerde bulundu
Eklenme : 30.07.2021 16:18:00
Görüntülenme: 1685


İYİ Parti tarafından oluşturulan heyet Muğla'nın Marmaris İlçesi'nde Perşembe gününde başlayan ve halen kontrol altına alınamayan yangın bölgesine giderek incelemelerde bulundu.

Muhittin Direk

Muğla Milletvekili Metin Ergun, Isparta Milletvekili Aylin Ömer Cesur, Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, Fethiye İlçe Başkanı Ali Fatih Çoban, Marmaris İlçe Başkanı Ali Toksoy, Fethiye Teşkilat Başkanı Tolga Turgutoğulları, Menteşe İlçe Başkanı Deniz Ekinci, Denizli Yerel Yönetimlerden Sorumlu Savaş Sütçü ve İyi Parti İl Başkan Yardımcısı Hasan Engin'den oluşan heyet ekipler tarafından yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı, yanan alanlarda incelemelerde bulundu.

İncelemelerin ardından heyet adına açıklamayı Muğla Milletvekili Metin Ergun yaptı.

Açıklamasında son yılların en büyük felaketlerinden birisi ile karşı karşıya kaldıklarını kaydeden Ergun, "20 Temmuz 2021 tarihinden bugüne kadar, yani son 10 günde, ülkemizin dört bir tarafında 160'tan fazla bölgede orman yangını çıkmıştır. Bu yangınların bazıları hala kontrol altına alınamamıştır. Yangınlarla mücadelede yetkili olan başta Tarım ve Orman Bakanlığı ile AK Parti iktidarı ise olan biteni seyretmekten başka bir şey yapamamıştır. İktidarın ajandasında kriz yönetimi diye bir şey olmadığı tüm çıplaklığı ile ortaya çıkmıştır. Bu sebeple iktidar, ortaya çıkan bu devasa tahribatın en büyük suçlusu ve sorumlusudur. Zira iktidar yangın söndürme uçak ve helikopterlerini zamanında tedarik etmemiş, var olanları kullanmamıştır. Koca Türkiye Cumhuriyeti AK Parti yüzünden bu yangınlara sadece 3 yangın söndürme uçağı ile yakalanmıştır. Çünkü iktidar bitmiş ve tükenmiştir. Devleti ve kurumları kriz yönetimi için seferber edememektedir" dedi.

Metin Ergun açıklamasına şöyle devam etti:

"Dolayısıyla iktidar, hem orman yangınları ile mücadeledeki pasif tavrı ve organizasyon kabiliyetsizliği, hem de araç ve ekipmanların hareket geçirilmesi konusundaki vasat performansıyla adeta tel tel dökülmüştür. Milletimizin milyarlarca liralık kaynağını yıllardır saraylara, lükse ve şatafata harcamaktan zerre kadar imtina etmeyen iktidar; Türkiye'nin ciğerlerini, ormanlarını korumak için yeterli kaynak ayırmamış, mevcut kapasiteyi ise atıl bırakmıştır. İktidarın zihniyeti bu olunca felaket de göz göre göre gelmiştir. Bildiğiniz gibi, Türkiye'nin yangınlarla mücadelede göz bebeği kuruluşlarından birisi olan Türk Hava Kurumu ise iktidarın siyasi operasyonlarıyla yıpratılmıştır, hırpalanmıştır. Türk Hava Kurumu'nun uçakları orman yangınlarıyla mücadelede "teknik şartname" oyunlarıyla bir kenarda bırakılmıştır. Türk Hava Kurumu'nu güçlendirmek, filosunu zenginleştirmek ve operasyonel kabiliyetlerini geliştirmek yerine iktidar; Türk Hava Kurumu'nu pasifize etmiştir. Orman yangınları ile mücadelede dünyada çok az kurumun sahip olduğu gece uçuşu yapabilme özelliğine sahip uçaklar, Türkiye'nin ciğerleri cayır cayır yanarken Türk Hava Kurumu'nun 9 uçağı hangarlarda atıl vaziyette bekletilmiştir. Türk Hava Kurumu'nun pilotları ve teknisyenleri de bu süreçte işten çıkarılmıştır. Türk Hava Kurumu AK Parti eliyle pasifize edilince, Rus uçak ve helikopterlerinden medet umulmuştur. Yani Türkiye, AK Parti sayesinde son 3 yıldır yangın söndürme uçağı ve helikopteri olmadan yaz mevsimlerinde orman yangınlarının insafına terk edilmiş durumdadır. Bu politikanın ne akılla, ne mantıkla, ne de matematikle bir izahını yapmak mümkün değildir. Hâlbuki Türk Hava Kurumu ile Tarım ve Orman Bakanlığı'nın mevcut kapasitesi geliştirilebilir ve bu felaketler en az hasarla atlatılabilirdi."

Ortaya çıkan orman yangınlarının türlü sebepleri hakkında da bilgi veren Metin Ergun, "Aşırı sıcaklık ve içinde bulunduğumuz olağanüstü kuraklık koşulları, ihmal ve kazalar, kundaklama ve sabotaj ile Genel Başkanımız sayın Meral Akşener'in 'akıllı yangınlar' olarak nitelendirdiği rant sahası yaratmak için çıkarılan yangınlar bu sebeplerden sadece birkaçıdır. Bu hususta bir kez daha ifade etmek isterim ki; Genel Başkanımızın ifade ettiği akıllı yangınlar, yani "ne kadar yakması gerekiyorsa o kadar yakan" yangınlar, her ne kadar bazıları inkâr etse de bir vakıadır.  Orman yangınlarından en fazla mağdur olan illerimizin başında gelen Muğla'nın bir milletvekili olarak bir kez daha ifade etmek isterim ki, biz daha önce pek çok kez bu akıllı yangınları gördük. Muğla'daki akıllı yangınlarla ilgili olarak 28 Kasım 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu'nda bir konuşma yapmış idim. O konuşmamda dün yanan Pina Yarımdası'nda tekrar bir yangın çıkacağını ve yeni oteller için yer açılacağını öngörmüş idim. Ben demiştim demek için söylemiyorum ama maalesef tam olarak işaret ettiğim yerde yeniden yangın çıktı. Şimdi hal böyle olunca, 2007 yılında "yanan yerler imara açılmayacak ve yeniden ağaçlandırılacak" denmesine rağmen o bölgeye devasa bir otel inşa edildiğini görünce tablo daha da net hale geliyor. İktidar ve temsilcileri böyle yapınca birer vatandaş olarak bizlerin de her çıkan yangına rant şüphesiyle bakmamızdan daha tabii bir durum olamaz.  Özetle, sebebi her ne olursa olsun, iktidarın ve bakanlığın görevi orman yangınlarıyla etkin bir mücadele gerçekleştirmek ve krizleri ciddi bir şekilde yönetmektedir. Çünkü bu konularda yapılan kasıt veya ihmallerin telafisi mümkün değildir" dedi.

İktidara çağrıda bulundu

İktidara çağrıda bulunan İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Biz İYİ Parti olarak, iktidara dört hususta çağrı yapıyoruz. İlk olarak, iktidara Türk Hava Kurumu konusunda inattan vazgeçmesi ve Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı bu krizi bir an evvel bertaraf etmesi çağrısı yapıyoruz. İkinci olarak, yangınların ortaya çıkış sebebi konusunda yapılacak soruşturmaların bir an önce tamamlanmasını ve sorumlusu terör örgütleri, kundakçılar veya rant çeteleri, kısacası her kimse en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyoruz. Üçüncü olarak; Tarım ve Orman Bakanı'nın derhal istifa etmesini, istifa etmezse de görevden alınmasını bekliyoruz. Ve son olarak, Türkiye'nin dört bir tarafında yangınlardan zarar gören bölgelerde hasar tespit çalışmalarının da bir an önce tamamlanmasını ve devletin yaraları hızlı bir şekilde sarmasını istiyoruz. Eğer mevzuat buna uygun değilse, bu bölgelerin acilen afet bölgesi kapsamına alınması gerektiğini belirtiyoruz. Sözlerime son verirken, başta seçim bölgem Muğla olmak üzere tüm Türkiye'ye ve milletimize tekrar geçmiş olsun."



YORUMLAR
{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

Powered by BilgiSoft