ABD’de bir Muğlalı…

2013 yılında Muğla’daki iş yerlerini kapatıp ABD’ye giden iş insanı Hasan Ali Özcan, neler yaşadıklarını, nasıl ayakta kaldığını anlattı.

Haber Merkezi
Haber Merkezi Tüm Haberleri

2013 yılında Muğla’daki iş yerlerini kapatıp ABD’ye giden iş insanı Hasan Ali Özcan, neler yaşadıklarını, nasıl ayakta kaldığını anlattı.

Muğla’nın köklü ailelerinden Özcan Ailesinin 2’nci kuşak yöneticilerinden Hasan Ali Özcan, 2008 yılındaki kriz sonrasında ticari olarak zor zamanlar yaşadı ve krizin etkisi 2013 yılına kadar sürdü. Ardından tüm şirketlerini kapatarak ABD’ye giden Hasan Ali Özcan, 35 çalışanlı mermer ve traverten ihracatı yapan firmaya nasıl sahip olduğunu anlattı.

ABD’nin Florida kentine giden Hasan Ali Özcan, ayakta kalmak için önceleri pizza dağıttı, araba yıkama gibi farklı işlerde çalıştı. 2019 yılında eşi üzerine mermer ve traverten ihracatı yapan firma kuran Hasan Ali Özcan, “ Ne oldum değil, ne olacağım demeliyiz. Yıkılmadım, ayaktayım ve ABD’nin Florida kentinde 35 çalışanımla birlikte iş yapıyorum” dedi.

2013 yılında ABD’ye geldim…

2008 yılında başlayan ekonomik kriz bizi de etkiledi ve ailecek Türkiye’de birçok yatırımımızı kaybettik. Bu krizin etkisi şirketlerimizde 2013 yılına kadar sürdü ve ben de bu tarihten itibaren sıfırdan başlamak üzere 2013 Eylül itibariyle ABD'ye geldim. Ne yapacağımı bilmiyordum. Türk yatırımcılar genellikle duyduklarına inanarak yatırım yaparlar. Ancak ben, hangi alanda yatırım yapabileceğimi görmek için son paramla buraya geldim. Yerinde görüp ona göre yatırım yapabilmek için geldim, fakat çok güvendiğim bir arkadaşım tarafından dolandırıldım. Tampa'da 7 yıl yaşadıktan sonra son 4 yıldır da Jacksonville'de yaşıyorum.

ABD hayatına nasıl başladınız?

ABD hayatım oldukça ilginç başladı. Krizden sonra son param olan 500 bin dolar ile burada yatırım yapmaya geldim. Ben hangi alanda iş yapabileceğimi gözlemlerken yola çıktığım arkadaşım tarafından dolandırıldığım için parasız kaldım. Sıfır parayla sıfır bir hayata başlamış oldum. 4 sene boyunca günde 20 saat çalışarak pizzacılık yaptım, arabaya temizleyerek 4 senem geçti. Attan inip eşeğe binmek gibi bir şey oldu, fakat iyi bir tecrübe oldu.

Buradaki Türkler genelde ilk yatırımını ilk tecrübesini ABD’de yapıyor. Fakat sizin Türkiye’de önemli bir aile şirketiniz vardı. Bahsetmek ister misiniz?

Türkiye’de şirketlerimiz vardı. Oteller, alışveriş merkezleri, marketler ve birçok yatırımımız vardı. Fakat 2008 krizinden sonra yaptığımız yatırımların geri dönüşleri zorlandığı için sıkıntılar yaşadık. Biz de her şeyi satıp borçlarımızı ödedik. Kimseye borcumuz kalmadı.

Şu an Florida’da ne yapıyorsunuz?

Mermer ve traverten ihracatı yapıyoruz. Jacksonville ve Tampa’da iki depomuz bulunuyor. 4 yıl önce kendi işimizi kurma şansımız oldu ve gayet iyi ilerliyoruz. Geçen sene 2 binden fazla konteyner mal getirdik ve 30 milyon dolardan fazla ciromuz var bunu her sene artırarak devam ediyoruz. 2 büyük depomuzda mermer ve traverten satıyoruz.

Şu an ki firmanızın temelleri nasıl atıldı?

2013’te Amerika'ya geldikten sonra 4 yıl geçici işlerde çalıştım. İlerleyen dönemde Tampa’daki bir firmada operasyon ve depo müdürü olarak yaklaşık 2 buçuk sene çalıştım. Aslında hiç bilmediğim bir işi öğrenmiş oldum, bana böyle bir faydası oldu. İlerleyen süreçte 2019 yılında o şirketten ayrılıp eşimle birlikte kendi şirketimizi kurmaya karar verdik, bu yüzden Jacksonville'a taşındık. 2019’da buraya taşındığımızda 40 bin dolar bir sermaye ile başladık, fakat koronavirüs ortaya çıktı. İlk 4-5 ay işin başlarında herkes gibi büyük sorunlar yaşadık. Fakat COVID bazı sektörlere olumlu etki yaptı biliyorsunuz. Bizim de biraz şansımız o oldu. İnsanlar kendi evlerine yatırım yapmaya başladılar işler arttı. Ve bizim buralarda bu işi yapan kimse yoktu. Herkes buraya geldiğim için 'köy gibi yere neden gidiyorsun, batarsın' demişlerdi, ben de zaten battım daha fazla batmamak için buraya taşınıyorum diyerek risk aldım. Şunu da atlamamam gerek, büyümemizde bizi teşvik eden Miami’deki Royal Stone’a da teşekkür etmem gerekiyor. Bize güvenip 1 milyon dolar kredi açtılar bu yolda ilerlememizde onların büyük katkısı oldu. Ayrıca onlarla bazı ortaklıklarımız var, büyümeye devam ediyoruz.

ABD’de bu sektörde Türkler yoğun mu?

Mermer ve traverten sektörü evet genellikle Türklerin elinde bulunuyor. Bu işin yapıldığı yerler Teksas'tan Florida'ya, Arizona'dan California'ya kadar yoğun bir şekilde Türkler tarafından işletiliyor. Maalesef, Türklerin bulunduğu yerlerde piyasada oldukça fazla rekabet oluyor. Fiyat kırma politikası uygulanıyor ve bu durum birbirine ciddi zararlar veriyor. İtalyanlar ya da diğer milletler gibi bir birliktelik olmadığı için fiyat kırarak birbirinin müşterisini çalan çok fazla firma var. Hatta bazen zararına satarak rakiplerini elemeye çalışıyorlar. Bu durumdan dolayı piyasa hak ettiği yerde değil. Bir birliktelik sağlansa çok daha iyi olur ama bunun gerçekleşmesi şu durumda imkânsız.

500 bin dolar dolandırılma dışında peki geriye dönüp baktığınızda hiç unutamadığınız bir anınız var mı?

İlk geldiğimde Türk bir pizzacının yanında çalışıyordum. Arabayı da bir Türk’ten almıştım. 1.700 dolarlık arabayı bana 7.000 dolara satarak kazıklamıştı. O araba ilk gün bozuldu. Hiç unutmuyorum, gece 11’de pizza dağıtıyorum. Ne yapacağımı, kimi arayacağımı bilemedim, ilk defa orada ağladım. Ben ne yapıyorum bu ülkeye neden geldim diye. Sonraki süreçte o pizzacıya gitmek için günde 4 saat yürüyordum. Günlüğü 50 dolar kazanmak için 10 gün boyunca 8 saat yürüdüm gidiş geliş. Çok stresli zamanlardı. Bir diğer unutamadığım durum ise eşimle bebeğimizi kaybetmek oldu. 11 sene gerçekten zor geçti. İnsanlar "Amerika'dasın ne güzel" diyorlar. Ama kolay değil, en başında ülkenizden sonra sevdiklerinizden fedakârlık ediyorsunuz.

Türkiye ve ABD’yi ticaret anlamında kıyaslarsak sizce hangisi daha kolay?

Türkiye’de her şeyi kılıfına uydurmak diye bir durum var. Ben 13 yaşından beri babamla ticaretin içerisinde büyüdüm. Ticarette söz çok önemlidir. O yüzden bizim sözümüz, imzamızdan kıymetlidir. Türkiye’de bırakın sözü, çekle, senetle ticaret yapılamaz duruma geldi. O zamanlar da öyleydi maalesef, insanlar verdikleri sözleri tutmadığı gibi, çekleri de ödemiyorlardı. Burada çok farklı. Amerikalılardan pek kazık yemezsiniz. Amerikalılarla çalışıyorsanız, ödeme günü, şartları bellidir. Vergi tarihleri de belli. Amerika’daki Türkler’de de hala aynı Türkiye mantığı var.

Türkiye’den mal alımlarını nasıl yapıyorsunuz?

Türkiye’de kendimize ait Sun Mermer adında bir şirketimiz var. Başında da kardeşim İlhami Özcan bulunuyor. İzmir’de 10’a yakın çalışanımız var. Mal alımlarını o şirket üzerinden yapıyoruz.

500 bin dolarla ne planlıyordunuz?

Önce ne yapabileceğimi görmek istedim. Buraya gelen Türklerin yaptığı en büyük yanlışlardan birisi, kulaktan dolma bilgilerle hareket etmek. Ben ne yapacaksam önce o işte çalışayım, bakayım sistem nasıl işliyor göreyim derim. Türkler, bunlar bu işi yapıyorsa biz de girelim diye hareket ediyor. O işte alışmak sonra yatırım yapmak gerekiyor. ABD’de genelde mermercilerden batan fabrika sahipleri. Çünkü ABD sistemini bilmiyorlar ya da umursamıyorlar zaten Türkiye’de bir geliri var diye düşünüyorlar. Genelde sıfırdan başlayan Türkler daha başarılı oluyor.

Çalışan bulmakta zorluk çekiyor musunuz?

Türkiye’den son yıllarda gelenler bana ‘Biz ne zaman zengin olacağız?’ diye soruyorlar. Hepsinin hayali hemen zengin olmak. Çalışanın kazandığı bir ülke burası. ABD’de çalışmazsanız yok olursunuz. Kolay para umuduyla gelenler maalesef hayal kırıklığına uğruyor. Çalışanlarla aranızdaki ilişki de önemli, eğer çalışanlarınız mutluysa ve hak ettiğini alıyorsa doğru yoldan büyüyeceksiniz demektir. 'Patron' şirketi başarılı olamıyor, bizde birliktelik ve beraber çalışıp beraber yükselelim mantığı var. Çalışanlarımızın hakkını vermekte gayret gösteriyorum ve bu konuda söylemem gerekir ki piyasanın üstünde maaş veriyorum. Bu da işimizi daha güçlü kılıyor. Doğru zamanda doğru işleri yapmak, doğru zamanda doğru adımları atmak lazım ama en önemlisi çok çalışmak. Geçtiğimiz 8 yılda 19 ameliyat oldum, hastaneden çıkıp işime geliyordum.

Türkiye’ye doğal olarak Muğla’ya son sözünüz nedir?

ABD’ye gelmek isteyen ya da burada olup başarılı olmak isteyenler için tavsiyem çok çalışın ve dürüst olun. Türk mantığıyla hemen zengin olurum diye düşünmesinler. Hangi işi yapacaklarsa o işin temelinde çalışarak kendi yollarını bulabilirler. Çok fazla sıkıntı çekerek buraya geliyorlar, hemen pes etmesinler. Her şey sizin elinizde, ne yapıyorsanız kendinize yapıyorsunuz. Başkasından bir şey beklemeyin.

26 Mar 2024 - 13:41 - Güncel --- Okunma

Mahreç  Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hamle Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hamle Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Hamle Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hamle Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.