İsmail Zorba

İsmail Zorba

SÖZÜN EŞİĞİNDEN
İsmail Zorba'nın ve diğer yazarlarımızın köşe yazılarını ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Bugün "Biz" Diyemezsek!.

Eklenme : 3.08.2021 00:00:00
Görüntülenme: 512

"Şahitlik ettiğimiz bu yangınlar karşısında hele ki Muğla'dan yangının orta yerinden gözlerin gördüğü, kulakların duyduğu bu tanıklık karşısında kendimize gelmeliyiz. Ben, sen, o demekten vazgeçmeliyiz. Bugün "Biz" diyemezsek yarın bu topraklarda "Siz" olarak yaşamaya mahkum oluruz."

Gözlerimizden akan yaşlar yürek yangınlarını söndürmüyor maalesef. Özümüz yanıyor için için. Ateşi harladıkça harlıyorlar. Alevler her yanı sarmış durumda. İçinden çıkamadığımız bir girdapta sürükleniyoruz. Sisler, dumanlar arasında doğacak güneşi arıyoruz. Hayal kırıklıkları, umutsuzluk ve elinden bir şey gelememenin verdiği tarifi imkansız çaresizlik. Kızgın alevlerde dağlanan canların sessiz çığlıkları günü güne eklemeyi engelliyor.

Her gelen haberde umutla bir bekleyiş. Ve her haber sonrası yaşadığımız hayal kırıklığı.. Gittikçe artan kesif karanlığa mahkum olan insanlığın tabiatın kendisine sırtını dönmesi sonucu yaşadığı çaresizlik. Kayıpta ve boşluktayız. Bunca kayıp, bunca ızdırap, bunca gözyaşı ile yaşanılan çaresizliğin isyanı.

Bütün bunların yanında her türlü ekrana yansıyan fotoğraf kareleri. Yanmış, kavrulmuş cennet diyarının yok oluşuna şahitlik eden görüntüler. Kuluçkadaki yumurtalarını korurken yanarken yuvasını terk etmeyen ananın insanlara ibretlik yanmış kavrulmuş görüntüsü ve cennet diyarının sakinlerinin nice yanmış kavrulmuş, küllenmiş ızdırap dolu sahneleri. Bakarken eriyip gittiğimiz, ciğerimize saplanan yüzlerce iğnenin verdiği tarifsiz acı. Bunca acıya rağmen bir insan olarak akıp giden zamana karşısında nefes alıp vermenin bile imkansızlaştığı demler..

Ve her mezalimde, her afette onca çaresizliğine rağmen bütün masumiyeti ile yaşam savaşını sürdüren Anadolu'mun saf ve masum insanları. Günümüz şehir medeniyetinde kayıp ilanı verdiren insanlık alemine ibret olunacak manzaralar. Dağ köylerine sırlanmış, saklanmış insanlarımızın gönüllerinde hâlâ yaşattıkları insanlık manzaraları. Teslimiyetin, şükrün içerisinde onca isyana rağmen şefkat, merhamet zerre zerre yaşamaya devam ediyor. Canlarından can bildikleri, Rabbimin bir can emaneti olarak gördükleri canlara tutumları. Hâl dilince mânâya aktarılan sahneler.. Yangın yerine koşan ineklerini durduramayan yaşlı amcamın "Durun, gitmeyin!" çığlığı ve çaresizliği. Evi, yurdu her şeyini yangına teslim eden çaresiz insanımın o yangın yerinde bir mucize gibi yeni doğumlara müjde olan bir kuzuya bir evlat gibi sarılışı.

İhmal midir, kundaklama mıdır, terör saldırısı mıdır henüz netice vermeyen bu yangının müsebbipleri konusunda değerlendirmeyi tabiî ki hep birlikte yapacağız. Bunca büyük kayıpların, yitip giden canların ve yine yoksulluğa, yoksunluğa mahkum edilen insanlarımızın bu vahşet sonrasında derdine deva, şifa nasıl olacağız. Acılar harman yerinde savrulurken atılan çığlıklar gökyüzünü aşacak. Sessiz çığlıklar bu kayıpların belki asırlar sonrasına bugüne şahitlik eden bizleri sorgulayacak, suçlayacak.

Suçlu arandığında binlerce bahane, binlerce suçlu bulabiliriz. İhmalimiz bugüne ait değil bu kayıpların bedelini emaneti teslim edeyemeyeceğimiz gelecek nesiller ödeyecek. Hem de bine bin katarak. Bizler bu ana hükmedememenin çaresizliğini hayırla yad edilmeyerek ödeyeceğiz. Bize ne bıraktınız ki diyecekler.. Oysa bize bırakılan bu cennet diyarı emanetleri biz har vurup harman savurduk diyeceğiz.

Şahitlik ettiğimiz bu yangınlar karşısında hele ki Muğla'dan yangının orta yerinden gözlerin gördüğü, kulakların duyduğu bu tanıklık karşısında kendimize gelmeliyiz. Ben, sen, o demekten vazgeçmeliyiz. Bugün "Biz" diyemezsek yarın bu topraklarda "Siz" olarak yaşamaya mahkum oluruz.

Şahitlikten bu yangının şehidi olan canlarımıza rahmetle sözü aktaralım. Askerlik yaptığı bölgede terörler mücadele esnasında kahramanlık makamına gaziliği ile erişen kardeşimiz askerlik dönüşü yangın yerine yardım için koşarken şehit düştü. Bu nokta duruş bile bizim için kendimize geliş her yokluğun ardında küllerinden yeniden doğacak bir gücün diriliş çığlığını haber vermekte. Bu kahraman evladımızın tüm canlara yeniden dirilişlere şefaatçi olmasını dilerim.

Ve son sözüm içimi dağlayan başka bir yürek yangınına. Bir öğretmen için her bir öğrencisi evladı gibidir. Bir anne, baba için bu dünyada yaşanabilecek en büyük acı evlat acısıdır. Turgut Reis Lisesi'nden öğrencim, evladım güzel yürekli, harika bir adam veteriner Burak Kallem'i hunharca bir saldırı sonucu kaybettik. Öfkenin, benliğin vahşetine kurban gitti sevgili Burak. Rabbim rahmetiyle muamele eylesin. Ailesine sabırlar diliyorum.

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft