Gültekin Akça

Gültekin Akça

Görüş

Bayramı Bayram Gibi Yaşamak

Eklenme : 12.05.2021 00:00:00
Görüntülenme: 596

İslam alemi olarak bir Ramazan Bayramı'nı daha kutlamaktayız. Tüm İslam aleminin, vatandaşlarımızın ve Muğlalı hemşehrilerimizin Mübarek Ramazan Bayramını tebrik ediyorum. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da  Covit 19 salgını sebebi ile pandemi koşullarında kutladığımız Ramazan Bayramını gelecek yıl normal şartlarda kutlamak kuşkusuz hepimizin en büyük dileğidir.

Her milletin dini ve milli bayramları bulunmaktadır. Bu bayramlar, milletlerin bir araya gelerek birlik ve beraberliklerini göstermeleri, ortak sevinçlerini paylaşmaları anlamında özel günlerdir. İslam aleminin iki dini bayramından birisi Kurban Bayramı diğeri ise Ramazan Bayramıdır.

Daha önce "Geleneklerimizi Yaşatalım" başlıklı yazımda, geleneklerin insanlık ve Türk toplumu için öneminden bahsetmiş, zamanın ve teknolojinin bir çok geleneği yok ettiğini ya da yok etmek ile karşı karşıya bıraktığından bahsetmiştim. İşte bu noktada Müslüman Türk toplumu için çok önemli bir yere sahip olan dini bayramlarla ilgili geleneklerimiz de maalesef zamana yenik düşmektedir.

Oysa Anadolu'nun her bir ilinde hatta ilçesinde kendilerine özgü bayram gelenekleri bulunmaktadır. Bu geleneklerin yaşatılması, toplumdaki birlik ve beraberlikleri güçlendirir, kuşaklar arası bağları kurar ve sağlamlaştırır.

Televizyon kanallarının bayram röportajlarında "Nerede o, eski bayramlar" diye hayıflanan birçok kişiye şahit olmaktayız. Günümüzde eski bayram geleneklerinin yaşatıldığı yerler azalmaktadır. Artık, dede/nine, amca/hala, teyze/dayı gibi geniş ailelerden ziyade çekirdek aile yapısı içinde kutlanan ve hatta bunların bile iletişim araçları ile yapıldığı bayramlar yaşamaktayız. Geniş ailelerle kutlanan bayramların fotoğrafları ise mazide kalmış durumdadır.

Toplum olarak zaman içerisinde bayramı bayram değil, tatil olarak gören bir anlayışa ve yaklaşıma sahip olmuş durumdayız. Artık, bayramdan bir ay önce bayram değil tatil programları yapılmaktadır.

Aslında, bayramların bayram gibi yaşanmaması, diğer toplumsal ilişkilerde de kendisini olumsuz şekilde göstermektedir. İnsanların bayram gibi en mutlu günlerinde bir araya gelmemesi, akrabalık, arkadaşlık ve komşuluk ilişkilerinin zayıflaması, acılı ve sıkıntılı günlerinde de yalnız kalmalarını beraberinde getirmektedir. Oysa, "komşu komşunun külüne muhtaçtır" atasözü bizim toplumsal ilişkilerimiz özetleyen en güzel sözdür.

Günümüzde "Apartman dairesinden gelen kötü kokular sonrasında yapılan incelemede ..kişinin yaklaşık bir hafta önce ölmüş olduğu anlaşıldı" şeklindeki haberleri yazılı ve görsel basında görmek toplum olarak sıradan hale gelmiş durumdadır.

Bunun sebebi ise bireyselleşmedir. Bireyi her şeyin önünde gören anlayış aslında bireylerden oluşan toplumun yıpranmasına sebep olmaktadır. Oysa, hem bireyin hem de toplumun belli şartlarda hak ve yükümlülüklerinin olduğunun kabulü gerekmektedir. Aksi takdirde hem birey hem de toplum zarar görmektedir.

Toplum olarak, bayramı bayram gibi yaşamak adına çaba harcamalıyız. Kutlamalarda göze değil gönüllere hitap etmeli etmeliyiz. Yılların birikimi olan bayram geleneklerimizi yaşatmaya çalışmalıyız. Zira, aksi takdirde bayramlar sadece takvim yapraklarında kalacaktır. Oysa, bayram geleneklerimizin yok olması uzun vadede toplumu bir arada tutan değerlerin de yok olması anlamına gelecektir.

Nice bayramlara....

 

 

 

 

 

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft