İsmail Zorba

İsmail Zorba

SÖZÜN EŞİĞİNDEN
İsmail Zorba'nın ve diğer yazarlarımızın köşe yazılarını ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

An, Kader, Kıyamet ve İnsan!

Eklenme : 17.08.2021 00:00:00
Görüntülenme: 444

"Kader kelimesini cümle kapısından geçirirken kaderin kaderinden utanmasına vesile olur. Kader kelimesi bile işin içinden çıkamaz. Oysa kader, yazgı insanın bu dünyadaki varlığına mânâ katan önemli bir tamamlanma safhasıdır. İnsan ve kaderi bu dünyadaki hakiki varlığımızı ortaya koyar."

"Acaba kıyamet alametleri mi bunlar? Nedir bu üst üste gelen afetler, felaketler?" sorular, sorular. İşin içinden çıkamadığımız her durumda kıyamet aklımıza gelir. Ölümle burun buruna geldiğimiz her saniyede insan bütün çaresizliğiyle bir yerlere sığınma gereği duyar. Sorularının cevabını bulamazsa çaresizce teslim olur, kaderine boyun eğer.

Kendi içindeki kıyameti göremeyen insan her daim başka sebepler icat eder kendine. Kader kelimesini cümle kapısından geçirirken kaderin kaderinden utanmasına vesile olur. Kader kelimesi bile işin içinden çıkamaz. Oysa kader, yazgı insanın bu dünyadaki varlığına mânâ katan önemli bir tamamlanma safhasıdır. İnsan ve kaderi bu dünyadaki hakiki varlığımızı ortaya koyar.

Bütün savunmalar kader üzerinden yürütülmeye çalışılır. Bu asırda doğduk, başımıza neler geldi. Oysa insanlığın iftihar dönemlerinde yaşasaydık kaderimiz böyle mi olurdu? İnsanlığın mânâ itibariyle kendini bütünüyle yaşattığı dönemlerde bile çile çekenler yok muydu? Dünya ile insanlığın ortak tarihinde gözyaşı medeniyeti her daim hükmünü sürdürmedi mi?

İçimizdeki kıyamete anlam verdiğimiz zaman insan olarak yönümüzü nereye çevireceğiz? Tabiki benliğin tüm karanlığından kurtulup aydınlığa ulaştığımızda mânâ olarak hakikatin bize yaşatacağı güzelliklerle baş başa kaldığımızda. Öncelikle zamana karşı bizleri müebbetten mahkum eden prangalarımızdan kurtulacağız. Yüklerimizden kurtuldukça hafifleyeceğiz.

Geçmişten bugüne taşıyamadığımız veya bugünde sıkışıp bir türlü geleceğe adım atamadığımız "an"a mahkumiyetin bizi kuşatan sıkıntıları yok olup gidecek. Yaşadığımız her şey ana ait ve anla sınırlı. Böylece biz de an'ı yani şimdiki zamanı yaşarken hep tüketiyoruz, israf ediyoruz. Bugüne ait elimizde kalan hiçbir şey yok, hep tüketiyoruz.

Aslında "an" dediğimiz zaman dilimi o kadar kıymetli ki. An"a sahip çıkmak, an'ın hakkını vermek insanın elinde. Sevmek, sevdalanmak, aşka gelmek yaşadığın an'a mânâ katan her adım bizi mutlu kılıyor, gülümsetiyor. Aldığımız sevgi kadar verdiğimiz sevgi ile kuşatılıyoruz. Sevgi kelimesinin altında merhamet, edep, saygı, hak, hukuk, vefa ve nice yaşanılası kelime var. Kelimelere insanlar hayat veriyor.

Kıyametten kadere, kaderden an'a seyre daldığımız kelimelerle birlikteliğimizde gözyaşı medeniyetinin insanlarının Hakk'ın karşısında kendine ait olanı iradesiyle kuşanmada gösterdiği mücadele bizi her zorlukta diriltecek, kendimize getirecektir.

Afetlerin arka arkaya geldiği bu zamanlarda gözyaşı medeniyetinin insanları olarak çaresizliğimizle hiçbir bahaneye kaçmadan yüzleşmeliyiz. Afetin ateşli yüzünde yangınların işaret ettiği hakikatleri hayatımızın önemli bir yerine nakşedelim. Afetin seller yoluyla yüzünü gösterdiği yıkımlarda da hakikatleri bir yere nakşedelim. Nisyana düşmeyelim. An'a hükmedemeyen zavallılardan olmayalım. Bize dokunmadı ya, üzüldük bitti. Hayat devam ediyor basitliğinde iptidailiğimizi göstermeyelim.

İlkel insan sadece bedeninin vahşeti ile yaşar. İnsan olma erdeminden çok uzaktadır. Yüzü hep karanlıkta kalmaya mahkûmdur. Oysa yüzünü ışığa döndüren insan yaşadığı an'a dair varsa sahiplenir, sorumluluğunu alır. Yunus misali canını yağmaya tutar. Canından canlara hayat bulur.

Demem odur ki dostlar onca felaket karşısında hakikatin sırrına ermeye başladık. İnsanın ve diğer canların kıymetinin farkına varmaya başladık. En zor zamanlarda bile omuz veren sevgi dolu gönülleri, çaresizce açtığın ellerinden tutan elleri, seninle ağlayan seninle gülen insanların verdiği gücü hissettik. Bizim insanımız bir ölürse bin dirilir derken işte bu mânânın hükmünce kurtuluşa erdi. Aşk olsun kadere, aşk olsun an'a, aşk olsun insana ve candan canlara sirayet eden dost gönüllere.

  

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft