Artık ulusal mücadele yerelleşmeli de... - Hamle GazetesiHamle Gazetesi

Artık ulusal mücadele yerelleşmeli de…

Bu haber 25 Mart 2020 - 0:00 'de eklendi ve 805 views kez görüntülendi.
Özcan Özgür
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Ortaya koyduğumuz dayanışmanın dünyada neredeyse örneği yok. Toplum birçok gereği kendiliğinden yerine getiriyor. STK’lar sorumluluk alıyor. İş dünyası, bilim insanları bu işin aktörleri haline geliyor. Medyamız çok dikkatli.

Sözün sahibi Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca

Bakan Koca‘nın sözlerine katılmamak mümkün değil. Bu bir “kriz” ise şu ana kadar “umre karantinası rezaleti dışında” başarı ile yönetildi. Ki yurt dışında çalışanlarımız ve okuyanlarımız da çok başarılı bir şekilde ülkemize taşındı.

Geç kalmışlıklarımız ve geç karar almışlıklarımız olsa da (Belki öyle gerekiyordu, bilmiyoruz) Singapur, Kore, Honk Konk olmayı kaçırmış olsak da öteki ülkelere göre Türkiye olarak başarılıyız.

Keşke “Bilim Kurulu”nda Türk Tabibleri Birliği (TTB) de olsa ve İçişleri Bakanlığı tarafından illerde oluşturulan “Vefa Destek Gurupları”nda toplumun herkesimi temsil edilebilmiş olsaydı.

 

xx           xx           xx

Şu ana kadar “salgına karşı mücadeleninSağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca (Arkasında elbette hükümet ve pek çok disiplin var) tarafından yürütülmüş ve tek sözcünün, açıklayıcının kendisi olmasının yararını gördük.

Yoksa bir kakafoni ve kaoas ile karşı karşıya kalıp, sorunun içinden çıkacaz ve dünyada maskara haline gelebilirdik!

Galiba Sağlık Bakanı‘nın günlük açıklamalarına da alıştık. Televizyonun olmadığı çocukluğumda halk radyo dinlemez “ajans” dinlerdi. Televizyonlar yaşamımıza girdiğinde de o “ajans dinleme” uzun yıllar devam etti. O “ajansTRT Radyo Haberleridir… Herkes 13.00, 19.00 haberlerini beklerdi…

Bugün kimse beklemiyor…

Bugün herkes açıklanan saatte “güvenilir” Bakan Koca’yı bekliyor…

Umarım güvenilirliği hep devam eder.

 

xx           xx           xx

Bakan Koca, önceki günkü açıklamasında, son 24 saatte 3 bin 672 testin sonuçlandığını, 293 yeni tanı konduğunu, hastalığa 7 insanımızın daha yenik düştüğünü, toplam kaybımızın 30 kişi olduğunu belirtirken, güzel haberlerde verdi.

O haberlerin en önemlisi sağlık teşkilatına 32 bin personelin daha dahil ediliyor olmasıydı. Cumhurbaşkanı Erdoğan Milli Eğitim‘e yeni öğretmenler alınacağını açıklarken, bunu neden açıklamadı anlamıyorum. Dün de esnafa düşük faizli 500 bin lira kredi verileceği açıklandı.

Neden düne beklendi insan merak ediyor.

Bu arada işsiz kalanların durumunda belirsizlik devam ediyor…

Çin‘den 2 milyon hızlı tarama kitinin gelmesi ve ayrıca yine Çin‘de yoğun bakım şartlarında tedavide kullanılan bir ilacında ülkemize getirildiğini duymak sevindirici oldu. Aynı şekilde “Aşı Enstitüsü kuruldu.” ve “Solunum cihazlarını kendimiz üretmeye başladık” haberlerine de çok sevindik.

Demek ki tıpkı “SİHA” ları ürettiğimiz gibi yapabiliyormuşuz…

Tabi insan “Şimdiye kadar neden üretmedik. Atatürk zamanında korela aşısı üretip Çin’e gönderdiğimiz Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü’nü neden kapattık?” diye sormadan da edemiyor…

 

xx           xx           xx

Bu arada Belediye İş Sendikası Muğla eski şube başkanlarından Necdet Doylan face hesabından dün öyle bir paylaşımda bulunu, beni alıp TANSA’lı günlere götürdü. Doylan‘ın paylaşımı şöyle oldu:

Muğla Belediyesi’nde Erman Şahin ve Orhan Çakır dönemlerinde terzi konfeksiyon atölyesi vardı. İş elbiselerimiz orda dikilirdi. Belediyece yapılması gerekenler orda çalışan terzilerimiz tarafından dikilirdi. Sonradan kapatıldı. Şimdi çalışıyor olsa orda maske dikilip gerekli tıbbı destekleri sağlansa halkımıza yettiğince ücretsiz dağıtılsa ne iyi olurdu. Ama maliyet hesabı orayı kapattı. Devlet hesap yapmamalı. Vatandaşa hizmet için istense belediyelerde 3 günde kurulur o atölye, ama istenirse..

Partiler çok önemli değil, Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü‘nü kapatan zihniyet ile dün TANSA’ları ve ardından Terzihaneleri kapatan zihniyet aynı zihniyet…

Ben hala Menteşe Belediyesi Aşevi’nin açık kalmasına şaşıyorum…

Bu salgın olayı gösterdi ki “sosyal, toplumsal anlayışın” tasfiyesi yanlıştı. Tedavi edici hekimlikte ilerleme kaydedilirken, koruyucu hekimliğin ihmal ve tasfiye edilmesi de yanlıştı… Elbette belediye otobüslerinin özelleştirilmesi de yanlıştı…

Sanıyorum bir an önce “kar-zarar” hesabı yapmadan “eskiye” dönülmesinde; koruyucu hekimliğin öne çıkarılmasında, “sosyal devlet” ve “sosyal belediyecilik” anlayışlarının yaratılmasında yarar var…

 

xx           xx           xx

Sadece yaşadığımız virüs salgınına karşı verilen mücadele değil, son genelgelerden ikisi “sosyal devletçilik” konusunda turnusol kağıdı oldu.

Özellikle İçişleri Bakanlığı genelgesi ve kaymakamlıklar marifetiyle “Vefa Destek Gurupları”nın kuruluşunda da gördük “sosyal devletçilik” anlayışında nerede olduğumuzu…

Diğer önemli genelge de sanki salgının sorumlularıymışlar gibi hedef aldığımız yaşlılarımızın evlerinden kaçarcasına çıkışlarını engelleyebilmek için “yasak ve ceza” getiren genelge oldu.

Bu genelgenin çıkarılmasında da gecikildiğini düşünüyorum.

Bu biraz da yoldan çıkıldıktan sonra kapı kilitlemeye benzedi!

Bu yasağın haftalar öncesi getirilmesi gerekirken, bu hafta getirilmeden önce bu “Vefa Destek Gurupları” da önceden, çoktan kurulmuş hazır bekliyor olmalılardı…

 

xx           xx           xx

Tekrar başa dönecek olursak, “dayanışma” çok önemli.

Evrensel salgına karşı ulusal mücadele veriyoruz.

Artık Sağlık Bakanı başkanlığındaki “Bilim Kurulu” yanında illerde Muğla Tabip Odası ve Muğla Kent Konseyi eski Başkanı, TTB (Türk Tabibleri Birliği) Yüksek Onur Kurulu Üyesi Genel Cerrah Op. Dr. Naki Bulut’un önerdiği gibi “İL PANDEMİ KURULU” ivedilikle oluşturulmalı.

Artık Muğla Valisi‘nden günlük, anlık açıklamalar duymalıyız.

Toplumun morali özellikle dedikodular yüzünden çökmek üzere…

Ben bu köşeden bir yanlış yaptığımda hemen tekzip edebilirsiniz, ama sanal alemde yazılanlara anlatılanlara Sağlık Bakanlığı’nın ve hatta İçişleri Bakanlığı’nın açıklamaları kifayetsiz kalmaktadır.

Muğla’daki söylentiye Muğla’dan anında cevap verilmeli ve yereldeki çalışmalar yerel partnerlerle birlikte yapılmalıdır.

Elbette mücadele “ulusal” olarak devam etmeli, ama bölgesel, ilsel ve hatta ilçesel kararlar, tedbirler alabilmeliyiz.

Vefa Destek Gurupları”nı yarın ele alırız.

—————————————

GÜNÜN SÖZÜ: Zamanlarının büyük bir kısmını para kazanmak ve saklamakla geçiren insanlar, sonunda en çok istediklerinin satın alınamayacak şeyler olduğunu anlarlar. -Aldous Huxley

ÇİVİ

Çin de yeni bir virüs daha çıktığı açıklandı. Arkadaşım, “Bu Çinliler nüfuslarını azaltmakta kararlı görünüyorlar. Bizim kabahatimiz ne?” dedi.

Beni Bi Gülmek Almadı )))))

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Hit Counter provided by criminal attorney Orange County
izmir escortantalya escortizmir escortporno indirizmir escortporno izle indirporno izle