Vefa Yalnızca Bir Semt Değilmiş - Hamle GazetesiHamle Gazetesi

Vefa Yalnızca Bir Semt Değilmiş

Bu haber 26 Şubat 2020 - 0:01 'de eklendi ve 1.232 views kez görüntülendi.
İdris Koç
İdris Koçidriskoc@hamlegazetesi.com.tr

İdris KOÇ

Sohbetlerimizde vefadan bahsettiğimiz; yaşamımızın farklı alanlarında, ilişkilerimizin farklı boyutlarında vefasızlıktan yakındığımız çok olmuştur.

Vefa önemli bir insanî değerdi ve şükür ki etrafımızda vefalı insanlar da vardı.

Geçen hafta sonunda iki ay önce ansızın kaybettiğimiz Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gürsoy Akça’yı anma programına katıldım.

Makam ve unvan sahiplerine görevdeyken daha fazla sevgi ve ilgi gösterildiği herkesçe malum. Ancak gerçek sevgi, ilgi ve değerin karşılayanlar ile değil, uğurlayanlar ile ölçüldüğü bir dünyada Gürsoy Hoca hayattayken çok insan biriktirmişti. Hoca’ya vefa, programa ilgi Türk Ocağının salonundan koridorlara taştı.

Arkadaşları tarafından hazırlanan kısa film Abdurrahman Kızılay’ın “Baba Bugün Dağlar Yeşil Boyandı” türküsü eşliğinde dönmeye başladığında hiç kimse gözyaşlarına hakim olamadı. Yaşarken sevgi eken ve muhabbet biçen Hoca, gözyaşlarıyla anıldı.

Hoca sosyal medyayı kullanmıyordu. Kısa film ailesinden ve dostlarından alınan fotoğraflarla hazırlanmıştı. Anlaşılan birçoğumuz sosyal medyada vakit harcarken, Gürsoy Hoca o zamanları ilim tahsiline, akademik çalışmalara, öğrencilerine ve dostlarına ayırmıştı. Cenazesine, hayrına ve anma programına katılan her kesimden, her düşünceden insan bunu gösteriyordu.

Gürsoy Hoca benim de hemşerimdi, komşu köydendi. Onunla üniversiteyi kazandığım yıl İstanbul’da tanıştım, o yüksek lisansına devam ediyordu. Büyük imkansızlıklarla İstanbul’da okumaya çalıştığımız o yıllardaki yardımlarını hiç unutamam.

Muğla’ya geldikten sonra da muhabbetimiz ve görüşmelerimiz devam etti. Zaman zaman kampüste buluşur ve birlikte yemeğe giderdik. “Azizim”, “üstadım” ile başlayan ve uzun cümlelerle başlayan sohbetler ederdik. Konuşması, yürümesi, muhabbeti hep aynı ritimdeydi. Hep sakin, hep dingin, hep yakındı. Hoca’yı her görüşümde İhtiyar Beppo’nun “Bir adım, bir nefes, bir süpürge…” tavsiyesini hatırlardım. Ağır, ama kararlı ve istikrarlı…

Anma programında öğrencileri, meslektaşları ve yakın dostları Gürsoy Hoca’yı zamansız kaybetmenin hissiyatıyla duygularını dile getirdi, anılarını paylaştı. Ardından dualar edildi.

Her ölüm acıydı, ölüm acı bir kayıptı. Ama birçok kişinin yüreğini sızlatan bu acı, aynı zamanda bir gururla cilalanan acıydı. Bu gurur da öğrencileri için Gürsoy Hoca’nın öğrencisi olma, meslektaşları için de Gürsoy Hoca’nın meslektaşı, dostu olmanın gururuydu.

Kaç kişi ölümüyle bile etrafındaki insanları gururlandırabiliyordu?

Bu onur ve gurur babalarını kaybeden kaç eş ve evlada nasip olurdu?

Meslektaşları Gürsoy Hoca’yı tarif ederken günümüzde pek de duymaya alışık olmadığımız bir sıfatla tarif ediyordu: Modern derviş…

Her şeyin bir hesaba dayandığı, her ilişkinin bir çıkara bağlandığı modern dünyada derviş olmak; hem bir akademisyen hem de bir derviş olmak…

Dostlarının anlattığına göre Gürsoy Hoca hiçbir gün işinden veya etrafındaki insanlardan şikayet etmemiş, hatta sitemi dahi duyulmamış. Hiçbir zaman yöneticilerinin karşısına kendisi için bir taleple çıkmamış. Doçentlik jürisi tarafından hakkı defalarca gasp edilmesine rağmen hiçbir zaman şikayet etmemiş. Her seferinde meslektaşları onu teselli için bir şeyler söylemeye çalıştığında o “Daha yiyecek ekmeğimiz varmış.” olgunluğu ile karşılamış bu durumu.

Nefsini terbiye etmiş, derslerde düşüncelerine karşı getirilen itirazları bile olgunlukla karşılayabilen, öğrencilerine/insanlara hoşgörüyle yaklaşan, fakültedeki odasında dostlarıyla çay/kahve içebilen ve bunca insanın yüreğinde güzel hisler bırakarak emanetini teslim eden modern bir derviş…

Dostları tarafından “anlamının bütün yoğunluğu ile ‘iyi’nin hakkını veren” biri olarak anılmak…

Öğrencileri tarafından “okulun insan yanı” olarak bilinmek…

Meslektaşları tarafından “Ne kadar zorlasak da kendisi ile negatif bir tek şey bulamadığımız ender insanlardan biri…” olarak tarif edilmek …

Akademik hayatın çıkarcı ilişkilerinden ve kişisel kaprislerden sıyrılabilen yüce gönüllü insan…

Boşluğun da o denli büyük olacak anlaşılan.

Görülüyor ki, adın fakültende ve meslektaşların tarafından her yıl adına yapılacak ilmi etkinlikler ile yaşatılacak. Görülüyor ki, insanî değerlerden uzak çorak topraklara ektiğin o güzel tohumlar yeşerecek ve bir sarmaşık gibi herkesi saracak. Her şeyin değerinin diploma, akademik teşvik puanı ve ders geçme notu ile ölçüldüğü bir ortamda birçoğumuza insani değerleri de hatırlatarak aramızdan ayrıldın.

Gürsoy Hocam, senin ektiği bu güzel tohumlar vefa oldu fışkırdı; öğrencilerinin ve dostlarının vefasıyla taçlandı. Gördük ki, vefa yalnızca İstanbul’da bir semt değilmiş.

Ruhun şâd olsun. Nurlar içinde yat.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Hit Counter provided by criminal attorney Orange County
izmir escortantalya escortizmir escortporno indirizmir escortporno izle indirporno izle