2 ay yüzde 1'in kavgası mı verildi? - Hamle GazetesiHamle Gazetesi

2 ay yüzde 1’in kavgası mı verildi?

Bu haber 24 Şubat 2020 - 0:00 'de eklendi ve 1.689 views kez görüntülendi.
Özcan Özgür
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

SAĞLIKÇIYA SALDIRI

Şiddet” dur durak bilmiyor. Geçen hafta sonunda Menteşe ilçesi Düğerek Mahallesi‘nde bir hastaya giden 112 Acil Ekibi bıçaklı saldırıya uğradı.

Ülkemizde iki meslek şiddet kıskacında. Sağlık ve basın mesleği şiddet yüzünden adeta yapılamaz hale geldi.

Şükürler olsun ki Düğerek‘te yaşanan olayda, bir hasta yakınının bıçaklı saldırısında ölen ya da yaralanan olmadı. Saldırganın tutuklanmasının ardından Muğla Sağlık-Sen İl Başkanı Özcan Çiçek tarafından basın açıklaması yapıldı. Çiçekşunları söyledi:

Tek gayeleri; sağlık hizmeti sunmak, can vermek olan sağlık çalışanları canlarından olmakla karşı karşıyalar. Bu durum; sürdürülebilir, kabul edilebilir, katlanılabilir değildir! Menteşe ilçesi Düğerek Mahallesinde gece yarısı meydana gelen olayda aynı zamanda alkollü olduğunu öğrendiğimiz şahsın ekibimize zarar verememiş olması en büyük tesellimizdir. Edindiğimiz son bilgiye göre şahıs tutuklandı. Muğla Sağlık-Sen olarak sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. Sağlık çalışanları olarak bizler, bayram-tatil, gece-gündüz demeden ailesinden fedakarlık yaparak özveriyle çalışan büyük bir aileyiz. Özveriyle görevlerini yapan sağlık çalışanlarının halkımızdan tek bir isteği bulunmaktadır: Lütfen sağduyulu olun ve şifa veren ellere zarar vermeyin.

Umarız bu son olur…

xx        xx        xx

KAYGIMIZ ÇABUK GERÇEKLEŞTİ

Türkiye‘de maşallah herşeyin “günü” kutlanır da bazı şeylerin günleri ya akıllara gelmez ya kutlanmaz. 20 Şubat 2020 günü de Türkiye‘de gerçek anlamda sendika kuruluşunun yıldönümüydü. İlk Sendikalar Kanunu 1947 Yılında çıkarılmıştı. Yani geçen Perşembe günü sendikal yaşamda 73. yıldönümümüzdü…

İşte o gün, 20 Şubat 2020 Perşembe günü DİSK‘e bağlı Genel İş Sendikası ile Muğla Büyükşehir Belediyesi arasında toplu sözleşme görüşmeleri çıkmaza girdi. “Ben demiştim” diyemedim.

GelişmedenAli Turbalıoğlu‘nun paylaşımı ile haberim oldu. O da paylaşımında şu ifadelere yervermiş:

Sayın Uzay Kocabaş, sayın Önder Arslan hem CHP İl Yönetiminde olacaksınız, hem CHP’li Büyükşehir Belediyesi’nden hak talep edeceksiniz. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu derler. Bu lahana da turşuda bozuktur. En güzeli siz bildiğiniz sendikacılığı yapın siyaseti bilenler yapsın. Dikkat ettim bu işçilerin tamamı Büyükşehir Belediyesi personeli.. Neden Büyükşehir Belediyesi’nin önünde değil de Menteşe Belediyesi’nin önünde yaptınız? Gönül ister ki ne hakkınız, talebiniz varsa alın, ama bu ilişki içinde zor ve inandırıcı olmaz sayın Uzay Kocabaş ve sayın Önder Arslan.. Gazeteci Özcan Özgür sen Muğla’nın ‘bakan’ değil ‘görebilen’ insanı gazetecisin. Özcan Özgür’ün 12.02.2020 tarihli yazısını okuyun.

xx        xx        xx

Turbalıoğlu‘nun dikkat çektiği 12.02.2020 tarihli yazıma baktım. “Muğla’da CHP’de ‘Değişim’ olabilirdi!” başlıklı yazımda “Sendikacı Uzay Kocabaş da Milaslı, ama Menteşe‘de kayıtlıymış. Bu durumda Menteşe 9’a çıkarken, Milas, Marmaris gibi teke düşmüş oluyor. Ne bu? ‘Seçim kaybedenler’ mi, ‘Değişimciler’ mi cezalandırılıyor?” diyerek şöyle devam etmişim:

Herkes soruyor; ‘ölçüsü ne bunun?’…

Sorulan sorulardan biri de Uzay Kocabaş‘ın durumu. DİSK Genel-İş Sendikası Muğla Şube Başkanı Kocabaş için “Sendika başkanları parti yönetimlerinde yeralabiliyorlar mı? Diyelim ki yeralabiliyor. CHP’li bir sendika başkanının CHP’li bir belediye başkanı ile toplu sözleşmeye oturduğunda işverenin yanında mı iş görenin yanında mı olur?” diye soruluyor. Ayrıca İl Yönetimi‘nde aynı sendika yönetiminden Önder Oktay Aslan da var. Belediye İş Sendikası‘ndan neden temsilci yok?

xx        xx        xx

SENDİKACI MI POLİTİKACI MI?

O yazımdan sonra yakında yapılan CHP İl Kongresinde sendikada yönetim kurulu üyesi Önder Oktay Arslan ile birlikte CHP İl Yönetimineseçilen DİSK Genel İş Sendikası Muğla Şube Başkanı Uzay Kocabaş ile görüşmüştüm.

Daha doğrusu yazım üzerine kendisi aramış ve önce Menteşe ilçemizde değil, Milasilçemizde kayıtlı üye olduğunu belirtip düzeltmede bulunmuştu. Yani o kongrede il yönetimine CHP Menteşe 8 üye verirken, Milas 2 üye vermiş…

Uzay Kocabaş CHP İl Yönetiminde neden Türk-İş ve dolayısıyla Belediye-İş Sendikası temsilcisinin de olmadığı sorumuzu yanıtsız bırakmakla birlikte, kedisiyle ilgili sorumuzu şöyle yanıtlamıştı:

Benim il yönetimde yeralmak gibi bir talebim olmadı. Milas ilçe örgütümüz il yönetiminde benim tarafımdan temsil edilmek istedi. Ben de örgütümün talebine uydum. Hiç kuşkunuz olmasın, gerek büyükşehirle gerek öteki belediyelerimizle toplu sözleşme masasına oturduğumuzda elbette sendikamız üyesi arkadaşlarımızın hak ve hukukunu korumaktan başka düşüncemiz olmaz.

Anlaşılacağı gibi, Uzay Kocabaş il yönetimine “sendika temsilcisi” değil, “CHP Milas temsilcisi” olarak girmiş…

xx        xx        xx

Yanlış anlaşılmasın, Önder Oktay Aslan ile ilgili bir olumsuz düşüncem yok. Sendikaların parti yönetiminde temsili CHP‘nin geleneğinde vardır. Doğrudur da… CHP’li belediyelerde toplu sözleşme yetkisi almış bir sendikanın başkanının CHP İl Yönetiminde de yeralması ne kadar doğrudur onu da siz tartışın…

Bana sorarsanız “sendikacı önlüğünün” altında “siyasetçi gömleği” pek de şık durmuyor!

Bir belediye başkanı sırf sendika başkanı ile aynı partiden oldukları için o sendikacının temsil ettiği çalışanlar için istediklerini tartışmasız kabul eder mi?

Yoksa sendika başkanı, belediye başkanı ile görüşmeleri danışık olarak çıkmaza sokup, sonrada çözüme ulaştırıp masadan işçilerin talepleri elde edilmiş olarak kalkıldığı algısı yaratabilir mi?

Bilemiyorum, ama bir sendikacı işveren durumundaki belediye başkanının yüzde 15 zamverebileceğini bildiği halde, yüzde 10 zam talep edip, başkanın da “Çalışanlarımıza bu yetmez, 15 olsun” demesini sağlayıp, “işçi dostu başkan” algısı yaratabilir mi?

Bu kadar da olmaz tabi… Ancak “CHP’li” değil, “CHP İl Yöneticisi” bir sendikacı ile (ki belediye başkanının il başkanının amiri konumunda bir ilişki varken) CHP’li belediye başkanının toplu sözleşme görüşmesi için her zaman “acaba?” sorusu olacaktır…

xx        xx        xx

2 AY YÜZDE 1’İN KAVGASI MI VERİLDİ?

Muğla Büyükşehir Belediyesi ile DİSK‘e bağlı Genel İş Sendikası arasındaki toplu iş sözleşme görüşmesi geçen hafta Perşembe günü çıkmaza girdi.

Sendikanın3 yıllık, her yıl için yüzde 15 zam talebine karşılık, belediyeden ilk yıl için yüzde 14, ikinci ve üçüncü yıllar için yüzde 10 teklifi geldi.

Toplam336 işçiyi ilgilendiren görüşmede anlaşma sağlanamayınca sendikaya bağlı işçiler ve sendika temsilcileri belediye parkında, Menteşe Belediyesi önünde toplanıp, ‘Birleşe birleşe kazanacağız‘, ‘Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz‘ sloganları eşliğinde Uzay Kocabaş da işçilerle yaptığı konuşmada, “Bizim kimseyle derdimiz yok. Biz hakkımızı istiyoruz” demiş, “gözdağı” vermişlerdi!

Elbette iki CHP’li yöneticinin birbirleriyle ne dertleri olabilir ki?

Şükürler olsun öyle pasif direniş veya grev gibi olumsuzluklara meydan verilmeden (!) Cuma günü anlaşma sağlandı. 2 aydır yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmeleri sonunda varılan anlaşmaya göre, Büyükşehir Belediyesi ve işçiler, ilk yıl için yüzde 14, ikinci ve üçüncü yıllar için de yüzde 10 zam + kıdem zamları ve enflasyonun yüzde 10-12 arasında olması durumunda zammın bu orana tamamlanması konusunda anlaştı.

Hayırlı olsun… Alan memnun Satan memnun…

xx        xx        xx

Bana tuhaf geldi.. 2 ay yüzde 1’in kavgası mı verildi?

Yakın zamanda Yatağan‘da Bereket Enerji ile toplu sözleşme yapan Türk-İş‘e bağlı Maden İş ve Tes-İş Sendikaları da santral ve kömür çalışanları için yüzde 20‘nin üzerinde zam almakla kalmayıp, “özel sektörün” vermesi beklenmeyen pek çok sosyal hak elde etmişlerdi.

Ücretsiz öğle yemeği ve ücretsiz ulaşım gibi…

Bizim belediye çalışanları belediye otobüslerinden ve aş evinden ücretsiz yararlanabiliyorlar mı acaba?

Benim asıl merak ettiğim, Büyükşehir Belediyesi‘nde 3 bin civarında çalışan olduğundan söz edilirken neden 336 kişi için sözleşme yapıldı? Gerisi “memur” mu yoksa “sendikasız” mı?

——————————————–

GÜNÜN SÖZÜ:İnsanlar ışığı görmez, ışıkla görür. -Immanuel Kant

ÇİVİ

Havaya düşen Cemre 26 Şubat’ta suya, 5 Mart’ta toprağa düşüyor. Arkadaşım “Keşke cemreler insanların yüreklerine düşse” dedi.

Beni Bi Düşünce Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Hit Counter provided by criminal attorney Orange County
izmir escortantalya escortizmir escortporno indirizmir escortporno izle indirporno izle