Gazeteciye sahip çıkmayan Cemiyet olur mu? - Hamle GazetesiHamle Gazetesi

Gazeteciye sahip çıkmayan Cemiyet olur mu?

Bu haber 22 Şubat 2020 - 0:00 'de eklendi ve 1.495 views kez görüntülendi.
Özcan Özgür
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Bodrum Yarımada Gazetesi Kurucusu Eğitimci Gazeteci Yazar Hüseyin Anıl kendisini CHP‘den ihraç ettiren Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün‘e 12 Aralık 2019‘da “Sevgili Başkan, nedense bugün canım sana bir mektup yazmak istedi…” diye başlayan bir mektup yazmıştı.

Anıl, “Sevgili Oligark MBB Bşk Bay Osman Gürün, hani beni basın danışmanın Tuncay Mollaveisoğlu marifetiyle, hem tazminat, hem de hapis cezası almam için mahkemeye verdindi ya.. İşte o mahkemelerin duruşmaları geçen hafta başladı.” diye de hatırlatma yapan mektubunda özetle şu ifadelere yer vermişti:

Geçtiğimiz bir önceki salı (3 Aralık 2019) günü, İstanbul Çağlayan Adliyesindeki ilk duruşmama, sana dünyanın en süslü teşekkürlerini ederek, gururla çıktım. Yargıç 15 gün sonraya gün verdi. Ne tesadüftür ki, aynı gün Tepecik Araştırma Hastanesinde ameliyatlı ve benim için yaşamsal nitelikli bi ‘göz iğnem’ var onun yapılması gerekiyor. Nasıl yapabileceğimi merak edip üzülmeyesin. Hakim karşısına da çıkacağım, ameliyathaneye girip, iğnemi de yaptıracağım. Hep bir yolunu bulacağım ve asla pes etmeyeceğim. Gözüm de düzelecek, açtırttığın bu sürgün davalarını da kazanacağım. Nasıl mı? Sana ne? Senin gibi ‘doğrudan temin’lerle, vekalet savaşlarıyla değil. Alnım açık, yüzüm pak çıkacağım bu işlerin içinden… Baki selam ve sevgilerimle.

xx           xx           xx

Hüseyin AnılBodrum‘a alınan o duruşmaya gitmeden önce de meslektaşlarımızı duruşmada yanında olmaları çağrısında bulunmuştu. Ben de “gamlı baykuş” olarak altına “Boşuna bekleme hocam. Gelmezler.” diye yazmıştım.

Çünkü biliyordum. Seneler önce yaşamıştım. Datça ile bütünleşmiş Can Yücel Şenlikleri‘nin sonuncusuydu. Dönemin kaymakamı resmen şenliği sabote etmiş ve dönemin CHP’li belediye başkanı sessiz kalmıştı. Konuyu Cumhuriyetve Birgün Gazeteleri ile yerel gazetelerimizde ele almıştım. Kaymakam tarafından ayrı ayrı hepsine dava açılmıştı. Davaya zemin hazırlamak için CHP‘den Milletvekili de olan zamanın Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi‘ye başvurmuşlar, o da Muğla Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ünal Türkeş‘e sormuştu. Ünal Türkeş‘te “Yalan, yanlış haber yazar” diye hakkımda olumsuzluklar sıralamış ve Konsey‘den benimle ilgili “Kınama” kararı çıkarılmış, bunun üzerine de dava açılmıştı.

Benimle birlikte Mustafa İnci ve gazetesine de dava açılırken, asıl gazetem Cumhuriyetolduğundan, Birgün Gazetesi‘ne ilkokuldaki kızımın adını “mahlas” olarak kullanıp yazıyordum, “O yazı benim” dediğim halde ona da dava açılmıştı!

Yapayalnızdık… Bir kaymakam onca devrimci demokratı nasıl korkutabilir veya yanına alabilirdi hala anlamakta zorlanıyorum. Datça’nın CHP’li Belediye Başkanı, Güzel Yücel ve kızları yanımızda yeralmadığı gibi, “solcu meslektaşlarımız” da karşımızdaydı. Büyüğümüz Kazım Tokuç da hakkımda “Yalan haber yapıyor” ve “Haberinde ilkokuldaki kızını kullanmış” diye incitici haberler yapmıştı.

Mustafa ile avukatımız yoktu, kendi kendimizi savunmuştuk. Can Yücel Şenliklerini sona erdiren Kaymakam Savaş Tuncer de selamlaştığımız bir avukata vekalet vermişti…

Açılan davaların hepsinden aklanmıştık. Savaş Tuncer ise Çorum Vali Yardımcısı iken 18 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ’nün darbe girişimiyle ilgili başlatılan soruşturma kapsamında görevden uzaklaştırıldı…

xx           xx           xx

Aslında o günleri hiç anımsamak istemem.

12 Eylül‘de faşist Kenan Evren‘e hakaretten Sıkıyönetim‘de yargılanırken ve bir engelli olarak hapis yatarken bile “Can Yücel Şenlikleri” davasında gördüğüm eziyeti görmemiştim… “Dostun bir tek gülü” meselesi…

O haksız davaları ilk kez paylaşıyorum.

Yeniçağ Gazetesi‘ndenCumhuriyet Gazetesi‘ne transfer olan Mollaveisoğlu‘nun açtığı davada Hüseyin Anıl‘ın çektiği eziyetler, aklıma “Can Yücel Şenlikleri davasını” getirdi…

Öyle bir eziyet ki, dava yazının kaleme alındığı Bodrum‘da veya Muğla‘da değil İstanbul‘da açılmıştı!

Hasta ve 70’ini geçmiş bir insanın İstanbul’a duruşmaya gidip gelmesinden, eziyet görmesinden zevk mi aldılar bilmiyorum…

xx           xx           xx

Daha sonra sunulan gerekçelerle duruşmalar İstanbul‘dan Muğla‘ya alındı.

Hüseyin Anıl 17 Ocak 2020 tarihli sosyal medya paylaşımında “Adaletle Abad Olur İnsan” başlıklı yazısında ise “Yargılanmak benim için bir sınavdır.” diyerek özetle şu ifadelerde bulundu:

Bugün Bodrum Adliyesi’nde, 5.ci Asliye Ceza’da yargıç önüne çıktım. Yargıcıma da, haklılığıma da, savunmama da güveniyorum. Bu duruşmaya katılan, tarihe tanıklık eden, dayanışma gösteren, tek gazeteci Mustafa Gündoğ’a teşekkür ederim. Gazeteciliğin gereğini yaptığı için kutlarım. Özcan Özgür sen haklı çıktın. Gazeteci Mustafa Gündoğ ve yoldaşım, dostum Selahattin Akyol dışında kimseler bu davaya ilgi gösteremediler. Bay. Dr. OG. canın çekiyorsa, bir kez de kendin gel.

O aralar Hüseyin Anıl‘ın “Kaya yontuldukça / Deri dövüldükçe / Ahtapot çarpıldıkça / İnsan eleştirildikçe / Güzelleşir.” şeklindeki paylaşımları da dikkat çekicidir…

Adliye koridorları insana “Hamdım erdim” dedirtir.. Ben 12 Eylülkoridorlarında, hücrelerinde erdim.. Ama “Enel hak” diyemedim. “İnsan” olmak o kadar da kolay değildir… Ancak “gazeteci oldum”.. Bunu diyebiliyorum. “Can Yücel Şenlikleri” davalarında neredeyse her ay adliyedeydim, dost avukatlarla karşılaşıyordum. Bir seferinde onlardan Av.Hasan Yüzbaşıoğlu ile karşılaşmıştım. “Yine mi buradasın?” diye sorup, “Ben bu koridorlarda görmediğim gazeteciye gazeteci demem.” demişti… İyi gelmişti…

xx           xx           xx

Hüseyin Anıl,14 Şubat duruşmasından önce de özetle şu paylaşımı yapmıştı:

Günün aşk mektubudur. (Görülmüştür)

Çok sevgili MBŞB Başk. Sn. Dr. OG, biliyorsunuz, 14 Şubat ‘Sevgililer Günü’dür. Yani o gün yarındır. Ben 09.35 de, Bodrum 5.ci Asliye Ceza Mahkemesi’nde kucağımda çiçeğim seni bekliyor olacağım. Hadi sen de gel… Açtırdığın davaların bu birincisinde, yargıcın kararı ne olursa olsun, çıkacak kararı merdivenlerde kutlarız. Birbirimize çiçek veririz, gel kırma beni. Ceza alsam da, almasam da, açtırdığın bu dava için, yarın sana teşekkür edeceğim. Adliye merdivenlerine gelsen de gelmesen de… Gelirsen yüzüne, gelmezsen boşluğa… Çünkü ben hala pişiyorum, sayenizde. Tıpkı Yunus, tıpkı Taptuk Emre gibi. Baki selamlarımla…

O gün duruşmaya Osman Gürün elbette gelmedi. Sonucu merak etmiş midir bilmiyoruz, ama danışmanı Tuncay Mollaveisoğlu kendisini arayıp, mutlaka “Kaybettik” demiştir…

xx           xx           xx

Bodrum Haber‘denMustafa Gündoğ, o 14 Şubat 2020 tarihli duruşmada da Hüseyin Anıl‘ı yalnız bırakmadı.

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün Basın Danışmanı Tuncay Mollaveisoğlu tarafından Yarımada Gazetesi Sahibi Anılhakkında “hakaret iddiasıyla” açılan, ceza davası idi. Elbette ardından “tazminat” davası da gelirdi.

Önceki duruşmalara şikayetçi Mollaveisoğlu katılmamış. Bu duruşmaya adresine çağrı kağıdı yazılarak getirilmiş. Mustafa Gündoğ bu konuyu ele alırken “Evet, sevgililer gününde iki meslektaşın davası görülecekti. Meslek dayanışması bu olsa gerek.” diye yazmıştı. Beni de acı bir gülmek almıştı.

Mustafa Gündoğ‘un yazısında anlattığına göre, Mollaveisoğlu ifadesinde; “Kendisinin ne kadar derin bir gazeteci olduğunu söylerken, tonlarca ödülünün bulunduğunu, eğitiminin de gazetecilik konusunda olduğunu” kaydetmiş… “Hüseyin Anıl’ı tanımadığını, gazeteci olarak sıfatlandırmadığını, kısaca kendisiyle eş değerde olmadığını” ifade etmiş.

Ne ego ama… Bu patronunu da geçmiş…!

xx           xx           xx

Sağ bir gazetede köşe yazısı yazarken Osman Gürün‘ün danışmanı olan Tuncay Mollaveisoğlu, danışmanlığını yaptığı şahsı öven yazılar yazması, TV programları yaparak parlatması Muğla Yerel Basınında ironi konusu yapılırken, Hüseyin Anıl da etik bulmadığı bu danışmanlık olayını gazetecilikle bağdaştırmayıp, herhangi bir kastı olmadan en ağır şekilde eleştirmişti.

BenAnıl‘ın beraat edeceğini bekliyordum, kendisine de söylemiştim, ama Mollaveisoğlu‘nunHüseyin Anıl‘ın “gazeteciliğini” üstelik “hakaretamiz” bir şekilde sorgulamaya kalkıp, kendi gazeteciliğini sorgulatır hale gelebileceği aklıma gelmezdi…!

Gündoğ‘un da yazısında belirttiği gibi, Hüseyin Anıl‘a bu dava yerel seçimler öncesi açılarak gazetecilere gözdağı verilmek istenmiş olmalı… Anıl‘ın yargılanması, “pişme” sürecinde yanında olmayan meslektaşlarımız, iki cemiyet yönetimimiz bakalım hiç değilse Mollaveisoğlu‘nun “şımartılmış gazeteciliğini” protesto edip kınarlar mı?

Ben kınıyorum… Hüseyin Hocam geçmiş olsun…

————————————————

GÜNÜN SÖZÜ:Hayat bu; zaman gelir her şey bir anda son olur. Hayat bu; son dediğin an, her şey yeniden can bulur. -Lucius Annaeus Seneca

ÇİVİ

Gazeteler, “Muğla Teknopark A.Ş. Faaliyete Geçiyor” diye yazdı. Arkadaşım, “Faaliyetine ne zaman son verilmişti?” diye sordu.

Beni Bir Düşünce Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
asım demirelŞubat 22, 2020 / 10:42 amCevapla

FETÖ davalarında milat olarak 17 ve 25 aralık 2013 tarihi baz alındı. Öncesi soruşturmalardan muaf tutuldu. Sonrasında ise FETÖ bağlantılarını kesmeyenlere soruşturmalar açıldı. Muğla Büyükşehir Belediyesi 30 mart 2014 yılında kuruldu. Yani 17 ve 25 aralık 2013 ten sonra. MUSKİ’de tüm ildeki su abonelerinin birleştirilmesini ancak bir yıl sonra tamamlayabildi. Su abonelerinin para yatıracağı banka olarak ta ASYA BANK’ı seçti. Muğla’da çok şubesi olmadığı halde. Tüm abonelerine de telefonla mesaj yolladı. Bu konu hakkında haklarında soruşturma açılmadı. Kimsede bu konunun üzerine gitmedi. Bunun üzerine gitmeyi çekinip korkabilirler ama Hüseyin ANIL’ın korkacak bir şeyi yok. O bari bu konunun üzerine gitsin.


Hit Counter provided by criminal attorney Orange County
izmir escortantalya escortizmir escortporno indirizmir escortporno izle indirporno izle