Arasta da yaşatılabilir, turizmde yapılabilir, ama... - Hamle GazetesiHamle Gazetesi

Arasta da yaşatılabilir, turizmde yapılabilir, ama…

Bu haber 17 Şubat 2020 - 0:24 'de eklendi ve 1.268 views kez görüntülendi.
Özcan Özgür
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Geçen hafta son yazımda “Ama Arasta’yı yaşatacağız diye öldürdük, ‘ruhunu’ aldık… Arasta’nın ruhunu geri getirmeliyiz.” ifadelerini kullanıp, “Nasıl?” sorusunun yanıtını da bugüne bıraktık.

Arasta’yı geri getirebilir miyiz?

GerçektenMuğla‘ya sevdalı ve değerlerimizi gelecek kuşaklara aktarmak gibi sorumluluğumuz olduğunun farkındaysak; götüren bizsek getiren de biz olabiliriz…

DöneminValisi Ahmet Altıparmak sayesinde tarihi “Arasta” restore edildi. “Zahire Pazarı”nın da ayağa kaldırıldığı restorasyon iki etapta tamamlandı. Bir de üçüncü etap vardı; Saburhane RestorasyonuVali Altıparmak gidince kaldı mı, unutuldu mu bilmiyoruz. Ayrıca “Pazar Camii Sokak”a neden girilmedi anlayabilmiş değilim…

Tabi iki etap gayet güzel oldu. Hatta “eskisinden bile güzel oldu”; ama eskisi daha soluk alıp veriyordu, orada soluklanıyorduk…

Güzel olmasına güzel oldu da türkülerimizden biri de şöyle der: “Neyleyim köşkü, neyleyim sarayı / İçinde salınan yar olmayınca.

xx           xx           xx

Arasta ve Zahire Pazarı gerçekten güzel oldu. Ancak içinde salınanları yok.

Kolonyacı Zekeriya(Alp) yok, ama meslek Kolonyacı Ahmet (Gümüşbulut) ile devam ediyor. Helvacı Tahsin‘de yaşıyor. “Ulalı Ali”ler, “Babalar”, Işık Mağazası, İsmail Ercan, torunu Hacı Nazif‘ elinde Camcı Hacı Nazif‘in “Yener Ticaret”i, oğlu Ömer Karaca elinde “Çizmeci Kemal”, “Kunduracı Gökcan” kendisi, “Filiz KunduraMehmet Ötünç elinde, “Köfteci Kemal” ile Afyonlu, Ege ve Muğla Lokantaları yanında Radyocu Mustafa Bektaş elinde “Netses”, Türkay Elektrik, Elektrikçi Gözcü, Ressam Günnur Efendioğlu ve Saatçı Akif direniyor… Saatçı Tefik‘i yeni kaybettik…

Semercisi, soğuk demircisi, hallacı, iplik-yün boyacısı, kalaycısı, saracı, nalbantı, yorgancısı, kebabcısı, meyhanecileri, pidecileri yok… Ankaralının Kahvesi de yok.

Daha yeni restore edilmiş olan alan bir “çöküntü alanına” döndü. Arastahızla boşalıyor…

Çünkü artık Arasta, Yunanistan’ın Plaka’sı gibi bir çekim, cazibe merkezi değil…

BugünlerdeYağcılar İş Merkezi (Hanı) yanında “Yağ Hali” restore ediyor. Oraya hangi “işlev” yüklenecek çok merak ediyorum. İnşallah Apostol’un Hanı gibi ‘belediye hizmet binalarından‘ biri olmaz!

Atina’nın Plaka’sındaki geleneksel meslekler nasıl yaşatılıyor bilmiyorum, ama Arasta’da meslekler yerel yönetimler eliyle yaşatılmalıydı…

xx           xx           xx

TabiAtina‘daki çekim merkezleri; Akropolis eteğinde  Osmanlı’dan kalma Cizderiye Cami’inin bulunduğu Monastıraki Meydanı ve Plaka gibi bizim Arasta‘mızdaTurgutreis, Kocamustafaefendi ve Mustafa Muğlalı Caddesiile birlikte yayalaştırılabilirdi…

Muğla‘nın belediye başkanları açısından, hatta belediye meclisi üyeleri açısından çok şanslı olduğu söylenemez. Buna karşılık bazı valiler açısından şanslı olduğumuz söylenebilir.

Bugün barlar sokağında belediye birimlerinden biri olarak kullanılan “Eski Cemiyet Lokali”ni Vali Lale Aytaman, bugün “Yörük Obaları Derneği” tarafından kullanılan “Hacıkadı Evi” ise Muğla‘ya Vali Hüseyin Aksoy tarafından kazandırılırken, Sekibaşı Caddesi‘ndeki tarihi hamam Vali M. Temel Koçaklar tarafından belediyeye kazandırılırken, aynı caddede “Bağlamacılar EviVali Ahmet Altıparmak tarafından restore ettirilerek üniversitemize tahsis edilmişti. Arasta ve çevresinin restorasyonu da Vali Altıparmak sayesinde gerçekleştirilmişti…

Biz o Arasta’yı, Zahire Pazarını ve o yapıları “kullanmayı” beceremedik..

Oralara birazcık can veren barlar geleneksel “meyhanelere” dönüştürüleceklerine, önce “İkinci Eski Garaj Alanına” sonra Kötekli‘ye sürüldüler! Bölgenin suyu çekilmiş kuyuya dönmesine neden oldular…

xx           xx           xx

OAhmet Altıparmak, Kentsel SİT Alanı‘na bir bıçak gibi saplanan ve çevresinin yayalaştırılmasına hiç bir katkısı olmayan Katlı Otopark daha temel aşamasında iken bir gece Arasta‘yı ve oraları gezerken Kurşunlu Cami çevresinin hali pürmelaline içi acır…

Vali Altıparmak, o zaman Muğla Belediye Başkanı olan Osman Gürün‘e “Osman bey gelin bu otoparktan vazgeçin. Ben de İl Özel İdare (Bugün belediye mülkiyetinde meclis toplantılarının yapıldığı ve MELSA’nın bulunduğu bina) binasını yıkayım. Burada caminin etrafında büyük bir meydan ortaya çıkaralım” demişti.

TabiBaşkan Gürün bildiğini okumuştu…

Şöyle bir gözünüzün önüne getirin; Vali Altıparmak‘ın önerisi gerçekleşseydi, caminin duvarları da yıkılmış, “Sultan Ahmet Meydanı” veya Atina‘daki “Monastıraki Meydanı” gibi bir meydanımız olurdu…

Kurşunlu Cami önündeki iki adadan iki dükkanı yıkıp, Kacahan’dan kalan alan ile Havuzlu Parkı bütünleştirip, caminin duvarlarını yıkarak bu yine yapılabilir…

xx           xx           xx

Bir de Tarihi Adliye Sarayımız var. Bugün “Büyükşehir Başkanlık Sarayı” olan tarihi yapıya MuğlalılarGoca Gonak” derlerdi. Çünkü Hükümet Konağı (Valilik) olarak ta kullanılmıştır.

Konakaltı Meydanı iseKonakaltı Kültür Merkezi‘nin yanındaki kahvelerin bulunduğu yer değildir.

Konakaltı Meydanı”, Konakaltı Kültür Merkezi ile “Büyükşehir Başkanlık Sarayı” ve aynı yerde İl Halk Kütüphanesi olarak kullanılan tarihi “Jandarma Karakolu” ve karşısındaki bugün içinde sözüm ona müze ve sanat galerisi ile devletin “Kültür Merkezi” olarak kullanılan tarihi “Muğla Kapalı Cezaevi” arasında kalan alandır…

Bu alana “Güzel Sanatlar Fakültesi” açılsa ne olurdu?

O zaman önerildi, Muğlalılar çok istedi, ama Başkan Op. Dr. Osman GürünBu bina başkanlık makamına yakışır” dedi ve dönemin AK Parti Muğla Milletvekili Dr. Seyfi Terzibaşıoğlu da yakıştırdı ve sayesinde o bina ilgili bakanlıkça Muğla Belediyesi‘ne tahsis edildi…

Orada “külliye” olarak bir “Güzel Sanatlar Fakültesi” açılsa bugün ne “Muğla Tanıtım Platformu” olur, ne de “Menteşe Kentsel Sit Alanında Turizmin Canlandırılması”nı tartışıyor olurduk… O fakülte sayesinde Arastaşıkır şıkır, çevredeki Muğla Evleripansiyon”, “apart” ve hatta “butik otel” haline gelirdi…

İkinci Eski Garaj Alanı’nda Başkanlık Sarayı yapılarak, bu hala yapılabilir…

xx           xx           xx

Tabi bu arada Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş‘ün hakkını yemeyelim.

BaştanO‘nun gibi bir belediye başkanı olsa durum daha farklı olabilir miydi diyorum, ama “Anadolu Aydınlanma Kütüphanesi” olarak açılabilecek “İlhan Selçuk Evi”ne duyarlılıkları da ortada..

Başkan Gümüşbir basın buluşmasında “Eski garaj alanını meydan olarak koruyacaklarını” ve bir kenarına da (Batısı) iki katı geçmeyen “Belediye Sarayı” yapacaklarını söylemişti. Katıldığım ikinci basın buluşmasında o projeyi sorduğumda beni şaşırtarak “Orada altında otopark, üstünde hediyelik eşya mekanları ve restoran olan bir meydan yapacağız. Belediye Sarayı’ndan vazgeçtim. Arasta ve yukarılar boşaldı. Eğer belediyeyi taşırsak, belediyenin etrafı da boşalacak” demişti.

O zaman tebrik etmiştim. Bir şehrin, bir düşüneni de olmalı. Yine tebrik ediyorum…

xx           xx           xx

Muğlalılar Arasta’da, Turgut Reis, Kurşunlu, Kocamustafendi, Saatli Kule Caddesi ve İsmet İnönü Caddesi’nden elini ayağını çekti ve işyerleri birer birer kapanmaya devam ediyor…

Çünkü orada önce otopark ve trafik sorunu var. Arasta eski haline gelse de, bir hikayeniz olsa da Muğlalının elini ayağını kestiği yere turist getiremezsiniz…

Arasta‘ya AVM gibi bakmalıyız… Otopark sorunu, tuvalet sorunu olmayan…

Onun için öncelikle Eski Garaj Alanı‘ndaki katlı otoparkı hızla tamamlayıp, Kurşunlu Cami, Arasta bölgeleri ile Turgutreis ve KocamustafendiCaddelerini yayalaştırmalısınız…

Arasta‘daki ve Zahire Pazarı‘ndaki belediye mülkü dükkanları kaybolan el sanatları için gerekirse sembolik rakamla kiraya vereceksiniz. Eski meyhaneleri özendireceksiniz.. Topaltı Sokak‘ta Hafize Kaşıkara’lar bulacaksınız. Belediye Parkı‘nınAskerlik Şubesi tarafında 4-5 ceplik otobüs otoparkı yaratacaksınız.Zalihe’nin Hamamı‘nı çalıştıracaksınız. Kiliselerden birini restore edip, İlhan Selçuk Evi‘ni Şeyh Camii bahçesindeki Kütüphaneyiaçacaksınız… Arasta‘dam Ekmek Fabrikası ile “sanayi tipi” tenekecilik yapanı sanayiye göndereceksiniz… Oradaki cadde ve sokaklardan beton parke kaplamayı kaldırıp, elektrik hatlarını yeraltına alacaksınız. Karabağlar Yaylası ve Arasta‘yı Muğla Mutfağı‘na dönüştüreceksiniz…

Bunları yapın bir daha görüşürüz…

—————————————–

GÜNÜN SÖZÜ:Paranla şeref kazanma, şerefinle para kazan ki; paran bittiğinde, şerefin de bitmesin. – Nicanor Parra

ÇİVİ

Suat Özcan Cumartesi günü “ 16 Şubat Pazar günü gerçekleşecek olacak CHP Gaziantep İl Kongresi için milletvekili arkadaşlarımla beraber Gaziantep’teyim.” diye paylaşım yaptı. Arkadaşım, “Çalışıyor işte.” dedi.

Beni Bi Düşünce Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Nabide KılınçŞubat 17, 2020 / 1:23 amCevapla

Sizin söylediğiniz Muğla Kentsel Sit Alanında Turizmin canlandırılması ile ilgili Muğla evlerinin turizme açılması yani evlerin pansiyon haline getirilmesi ile ilgili projeyi Muğla Büyükşehir veya Menteşe Belediyesi taşıyabilir mi? Yerli yabancı turistlere Muğla’nın geleneksel yaşamı kültürü kazandırılır çok etkileyici bir proje aslında. Ben bunu Tarihi Kentler Birliği Muğla toplantısında saygı değer ağabeyim, patronum Oktay Ekinci dile getirmişti. Ancak bunu dile getirirken İçişleri Bakanlığı bir kadro tahsis temeli Belediyede bu projeyi turistleri organize edecek ve Kültür Bakanlığı projeye destek olmalıdır ki o toplantıda dönemin her iki bakan orada idi söylerken. Oktay Ekinci saygı ile anıyorum. Türkiye’nin mimari kültürel yüzüydü.
Dedikleriniz bir gelişebilse. Muğla giderek yabancılaşmamalı kültürüne geçmişine özenli sahip çıkmalı.
Eski Vali Ahmet Altıparmak’ın söylediği iş çok muhteşemmiş.


Hit Counter provided by criminal attorney Orange County
izmir escortantalya escortizmir escortporno indirizmir escortporno izle indirporno izle