Muğla CHP'de “değişim” olabilirdi! - Hamle GazetesiHamle Gazetesi

Muğla CHP’de “değişim” olabilirdi!

Bu haber 12 Şubat 2020 - 0:00 'de eklendi ve 1.979 views kez görüntülendi.
Özcan Özgür
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Dünkü yazımı noktalarken, “Bu kongrenin meşruiyeti, hakkaniyeti çok tartışılacaktır. Ki hala ‘tek listeli’ seçimin resmi sonucu açıklanamadı!” ifadesinde bulundum.

Sanırsınız devlet sırrı!

CHP‘nin hafta sonunda yapılan 37. İl Kongresi‘nde 600 (635’miş) il delegesinin kaçı vardı? Hazirun cetveline kaç imza atıldı? “Rakipsiz” kongre divanı salondaki delegelerin kaçının oyu ile oluşturulup kongre başlatılabildi? Kongre sonunda yapılan seçimde, salona girerken hazirun cetveline imza atmış delegelerin kaçı oy kullandı? Kullanılan oyların kaçı boş, kaçı geçersiz çıktı?

Bu soruların yanıtını kaç gündür hiçbir yerde göremedik. Sanki kongre basına kapalı yapıldı!

GeçenCumartesi gününden beri sizler için bu soruların yanıtlarının peşindeyim.

Dünkü yazımda rivayet olanları paylaştık; “Resmi olmayan verilere göre 600 il delegesinin; kimi çevrelere göre 380’i, kimi çevrelere göre 395’i, kimi çevrelere göre 206’sı oy kullandı. Adem Zeybekoğlu kimi çevrelere göre 380, kimi çevrelere göre 382 oyla, kimi çevrelere göre de 193 oyla il başkanı seçildi…

Resmi verilere önceki gün akşama doğru ulaşabildik. Bekletilemezdi.. Dünkü yazım çıkmadan, facebook sayfamda paylaştık sizlerle…

xx           xx           xx

Ben hala hadi basın bulup çıkarma zahmetine girmedi; Cumartesi günü sandıklar açılıp, tutanaklar tutulduktan sonra sonuçlar basına neden dağıtılmadı, onu merak ediyorum. Bir süre de olsa gizlenmesi gereken neydi? Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş‘ün neden “Kurultay delegesi” yapılmadığını bilemediğimiz gibi, onu da bilemeyeceğiz.

Ama gerçeklerin ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu da var…

Hazirun cetveline ulaşamadık, ama resmi sonuçlara göre: il delegesi sayısı 600değil, 635 imiş..

Salonda kaç delege var bilinmiyor, 390 delege oy kullanmış. 13 oygeçersiz sayılmış.

Adem Zeybekoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün koruması ve dayatması altında 376 oyla “seçilmiş” İl Başkanı olmuş...

Malum kongreden önce atamaydı. Alemin ağzı da torba değil ki büzesin; “Tek liste ile yapılan seçimden çıkan başkanlık atama başkanlık değil mi?” diyorlar.

Resmi sonuçlara göre Cumartesi günü 245 delege de oy kullanmamış. Matematiğim zayıftır. Bu 245 delege 635 delegenin yüzde kaçıdır bilmiyorum. Anlaşılan Osman Gürün ile ilgili yüzde 36’lıkseçmen güvensizliği” parti içinde de var…

635 delege Osman Gürün‘ün yakın denetiminde MUSKİ çalışanları ağırlıklı olarak kılı kırk yararak saptandılar. İlçelerde kongre delegeleri belirlenirken belediye başkanlarının oralarda olduğunu herkes biliyor. Belediye başkanı adaylarını tek tek kendisi belirledi. İlçe başkanlarını da öyle… Örneğin Ortaca İlçe Başkanı Evren Tezcan‘ı ve Belediye Başkan Adayı Mehmet Sertkaya‘yı seçimi kaybetme pahasına kim belirledi? Seçimden sonra yönetimin düşmesi üzerine Tezcan‘ı kim atayıp, seçtirdi?

Parti avucunun içinde, iki dudağının arasında, astığı astık kestiği kestik; tek listeli seçimde “delegelerinin” tamamının oyunu alamıyor. Salona getiremiyor… Ne diyeyim?

xx           xx           xx

Disiplin Kurulu Üyelerinin tamamı delegelerden aynı oyu almışlar. Kurultay Delegeliklerinde 1 nolu sandıkta herkes 193 oy alırken, Osman Gürün 189 oy da kalmış. 2 nolu sandıkta da herkes 188 oy alırkenHalil Karahan ve İlgin Göktepe 187, Muhammet Tokat 184, Osman Gürün 186 oy almış.

CHP‘de 4 milletvekili doğal delege”.. Yoksa Burak Erbay‘a listede yer vermezlerdi. Belki tek Mürsel Alban seçilirdi, bilmiyoruz. Seçimle belirlenenlerin sayısı milletvekili sayısının iki katı, yani 14 oluyor. Muğla‘nın dpğal delegelerle 18 delegesi bulunuyor.

O14 delege belediye başkanı ve ilçe başkanlarından oluşur. Yine öyle oldu, ama eksik oldu. Belediye başkanlarından Osman Gürün ile Ahmet Aras, A. Gürsel Uçar, Muhammet Tokat, Alim Karaca listede yeralırken Bahattin Gümüş ve Mehmet Oktay‘a yer verilmedi. Sanki ikisi karşılıklı Osman Gürün ve Mürsel Alban tarafından aforoz edildi.

İl Başkanı Adam Zeybekoğlu ile ilçe başkanları Mehmet Demir, İlgin Göktepe,Efsun Türkmen Erol (Köyceğiz İlçe Başkanı eşi) ve Halil Karahan‘a yer verilirken, Kavaklıdere, Yatağan, Ula, Marmaris,Datça, Ortaca, Dalaman, Menteşe ve Seydikemerilçe başkanlarına yer verilmedi. Onların yerine Nevin Seda Dingil, Müge Yenisu Girenis, Fatma Kötek ve Gizem Sayar Özcan yeraldı.

Hadi kadınlar “kadın ve gençlik kotasından” seçildiler. Ya ötekileri? Herkes “Neye göre, kime göre?” diye soruyor…

xx           xx           xx

Zaten bu kongrenin “Neden tek liste?” diye başlayın, her yanı soru işareti…

Eğer kurultay delegelikleri için seçim kaybeden ilçeler cezalandırıldı ise belediye başkan adayı olarak seçimi kaybettikten sonra ilçe başkanı yapılarak ödüllendirilen Hüseyin Erol bir deeşi Efsun Erol ile neden ödüllendirildi acaba? Yoksa “kadın kotasını” tamamlamak için başka kadın mı bulunamadı!

İl Yönetimine Menteşe‘den (8), Bodrum‘dan (4), Dalaman‘dan (2), Milas‘tan (2), Yatağan‘dan (2), Marmaris, Fethiye‘den birer kişi alınırken, Ortaca ve Ula ile birlikte Datça, Köyceğiz,Seydikemer ve Kavaklıdere‘den neden kimse alınmadı. Ben de dünkü yazımda, Bodrum‘dan yönetime giren Mehmet Engin Yıldızhan‘ı Dalaman’da göstermişim. Düzeltmiş olalım.

SendikacıUzay Kocabaş da Milaslı ama Menteşe‘de kayıtlıymış. Bu durumda Menteşe 9‘a çıkarken, Milas, Marmaris gibi teke düşmüş oluyor. Ne bu? “Seçim kaybedenler” mi, “Değişimciler” mi cezalandırılıyor?

Herkes soruyor; “ölçüsü ne bunun?”…

Sorulan sorulardan biri de Uzay Kocabaş‘ın durumu. DİSK Genel-İş Sendikası Muğla Şube Başkanı Kocabaş için “Sendika başkanları parti yönetimlerinde yeralabiliyorlar mı? Diyelim ki yeralabiliyor. CHP’li bir sendika başkanının CHP’li bir belediye başkanı ile toplu sözleşmeye oturduğunda işverenin yanında mı iş görenin yanında mı olur?” diye soruluyor. Ayrıca İl Yönetimi‘nde aynı sendika yönetiminden Önder Oktay Aslan da var. Belediye İş Sendikası‘ndan neden temsilci yok?

Bir de Ramazan Öntaş var. Kendisi Dalaman‘dan mı Ortaca‘dan mı seçildi?

xx           xx           xx

Nejat Altınsoy arkadaşım dünkü yazısında benden söz etmiş. “Evet, Özcan Özgür’le yakın arkadaşız. O benim ağabeyim.” demiş sağolsun. Doğru söylemiş. Ardından, ancak CHP konusunda aynı doğru-yanlış cetvelinde değiliz. Durduğumuz yerler farklı. Özcan Özgür hala CHP’li. Ben değilim.” diye devam etmiş. E tabi insanları ihraç edebiliyorsunuz, ama “aforoz” edemiyor; dinden çıkaramıyorsunuz… CHP’liliğim tartışılır da “sosyal demokratlığımı”, “devrimci gelenekten” gelmişliğimi tartıştırmam…

Yazısındasevgili Nejat, Kurultay Delegesi listesinde yer verilmeyen Bahattin Gümüş ile ilgili “aforoz edildi” görüşüme katılmadığını yazmış. Elbette katılmayabilir. Ben de onun “Ortada aforozluk bir durum yok. Herkes yerli yerinde duruyor. Kimsenin bir yere gittiği ya da gönderildiği yok.” görüşüne katılmakla birlikte, “Ortada siyaseten başarıya ulaşanlarla, başarıya ulaşamayanlar var.” görüşüne katılmıyorum. Bu “kongrede” kim başardı, kim başaramadı?

Sevgili Nejat‘ın “Bahattin Gümüş, kendisine yapılan kurultay delegeliği önerisini; ‘Genç arkadaşlardan birisi girsin’ diyerek yerini partili genç bir isme bıraktı.” görüşüne hiç katılamıyorum

Kongrede oylamaya kadar kurultay delegesi listesinde kim var kim yok belli miydi? Neden gizlendi acaba? Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay‘da kurultay delegeliğini gençlere mi bıraktı?

Osman Gürün,Oktay‘a “hayır” derken, Mürsel Alban‘da Gümüş‘e hayır demiş olmasın?

xx           xx           xx

Bahattin Gümüş‘ün yerine Fatma Kötek alınmış. Kötek kaç yaşında? Tabi Müge Yenisu Girenis‘e bıraktığı da söylenebilir… İyi de  Müge Yenisu Girenis ve Fatma Kötekve hatta Efsun Erol ve öteki kadınlar listeye “Kadın kotasından” girmedi mi?

Varsayalım Başkan Gümüş’ün gençlerin önünü açası, Osman Gürün’e örnek olası geldi; neden “hakkını” Menteşe’nin genç İlçe Başkanı Mustafa Aytaç Kavak’a kullandırmadı?

AcabaMürsel AlbanO da olmasın” demiş olabilir mi? Başkan Gürün, Başkan Gümüş‘e “Yüzdük yüzdük sonuna geldik. İdare et artık. Şu kongreyi de savuşturalım.” demiş olabilir mi?

YoksaMürsel Alban, herhangi bir kişinin kürsüye çıkıp, “Adayım. Size sadece her noktada önseçim vaat ediyorum. Parti içi demokrasiyi ve barışı getireceğim” diyerek kongreyi kazanabileceği noktada Oruç Özkan‘ı neden, ne karşılığında adaylıktan çekti…

Bence bu iş 130 delegenin imzasına bakar.. İmza toplanıp, olağanüstü kongreye gidilebilir. Bekleyip görelim…

—————————————–

GÜNÜN SÖZÜ: Sabır vazgeçmek değil, umudu yarına ertelemektir. (Alıntı)

ÇİVİ

Dün Ankara’da CHP Gurup toplantısı yapılırken “Kılıçdaroğlu’nu izliyor musun?” diye sordum. “Gerçi parti boykot ettiydi, ama CNN Türk’ten izliyorum” dedi.

Beni Bi gülmek Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Nabide KılınçŞubat 12, 2020 / 1:06 amCevapla

Kurultay delegesi gerek Mehmet Oktay, gerekse Bahattin Gümüş yer alsın tabi ki isterdik. Kim bilir bir bildikleri vardır!
Şu yüzde 36 meselesi beni daha çok ilgilendiriyor. Çünkü 2014 2019 analiz ettiğimiz tüm gerçeklere seçim tanıklık etti.
Parti içinde çıkan her hareket hem dışarıyı, hem parti içerisini bağlıyor. Osman Gürün başkan da farkında nihayet kongrede belirtmiş.
Aslında ilçelerden başlamak üzere daha demokratik bir seçicilik gösterilebilirdi. Değişiklik gösterilebilirdi. İl kongresine bu potansiyel ile gelinmeliydi. Değişim yüzde elli artı bir için siyasi kıtanın her kademesinden meydana çıkar.
Ne olursa olsun tüm içeriden “benim sözüm geçer” hevesinden kurtulup parti ile toplum arasında etkileşim yaratacak güçlü ilişkiler kuracak kapasitelerle belirleyici olunması en özgürlükçü, demokratik bir duruş iken.. Emin olun bir tek şey beni ilgilendiriyor ülkenin bu denli iç ve dış karışıklıkları, halkın yaşam standartları ortada iken, beni özgürlük ve biraz daha yaşanılır bir demokrasi ilgilendiriyor.
Aslında yazınıza bakarak kongrede kıstaslar nelerdi? Nerede duruldu nerede geçildi? Bunlardan ziyade bundan sonraki duruşun ne kadar etkileyici ve potansiyel geliştireceğini umut etmek isterim. Adem Zeybekoğlu’nun işi zordur. Seçimde başarı siyasi kıtada nereye varacaktır?
Ben güneşe varıncaya dek siyaset, tutku, aşk diyorum. Köşe taşlarında kimler olacak çerçevesinde daraltılmamalı.


Hit Counter provided by Curio cabinets