Aynı Gemideyiz… - Hamle GazetesiHamle Gazetesi

Aynı Gemideyiz…

Bu haber 31 Ocak 2020 - 0:02 'de eklendi ve 444 views kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşek
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Gülten Şimşek

İnsan bu dünya için gelmiş en kötü varlık..

Unutmamalıdır ki….

Akıllarda iz bırakan birçok çevre felaketi insan eliyle gerçekleşmiştir.

Atom bombası…

Bhopal felaketi….

Çernobil….

Kömür yangınları…

Türkmenistan doğalgaz yangını…

 Endonezya’da çamur patlaması…

ABD’de maden ocakları…

Sovyetler’de Aral Gölü kirliliği ve kurutulması..

Gibi, gibi olayları insanlık yaptı..

Bunları  birazcık hatırlayalım….

Atom Bombası…

ABD 2. Dünya Savaşı’nın sonunda 1954’te Japonya’ya tarihteki ilk nükleer bombayı atmıştı.. Hiroşima’ya ve Nagazaki’ye isabet eden atom bombalarında iki kent dümdüz olmuştu..

Hiroşima’da 140 bin,Nagazaki’de 70 bin can alan atom bombası tarihe insanlık katliamı olarak geçti..

Çernobil…

Tarihin en büyük nükleer santral felaketi olan Çernobil sızıntısı, 26 Nisan 1986’da gerçekleşti..

Rusya ve Ukranya’nın dışında, aralarında ülkemizin de bulunduğu, tüm Karadeniz ülkelerini etkileyen felaketin etkileri yıllarca sürdü…

Bhobal felaketi…

2 Aralık 1984 gecesi Hindistan’da Union Carbide adlı zirai ilaç fabrikasındaki kaza sonucunda 45 bin ton zehirli atık çevreye yayıldı.

Bir kaç saat içerisinde binlerce insan öldü.. Toplam 15 bin insan hayatını kaybetti..

Kuveyt petrol yangınları…

Körfez Savaşı’nı kazanamayacağını anlayan Saddam Hüseyin, Kuveyt petrollerini kimsenin kullanmasını istemedi ve petrol çukuru ateşe verdi.

Alevler 7 ay boyunca sönmedi..

Aral Gölü…

Orta Asya’da bir gemi mezarlığı var.. Bir zamanlar Özbekistan ve Kazakistan arasında uzanan Aral Gölü, Sovyetler rejiminin gölün kaynaklarını engelleyen projeleri sebebiyle, yüzde 90 oranında kurudu. Şimdi gölün yerinde tuz ve kum yatağı var ve fırtınalarla çevreye zarar veriyor..

Ayrıca da göl, gemi mezarlığına dönmüş durumda..

Göl yatağına çöken toksik kimsayal maddeler ciddi sağlık problemlerine neden olmakta.. Ve bu alanın ağaçlandırılması için uğraşılıyor. Tam bir ağaçlandırma çalışmasının 150 yılı bulabileceği söyleniyor..

Konu aslında çevre…

Çevrenin yok edilişine dikkat çekmek…

İnsanlık alemi bu dünya da varlığını sürdürecekse…

Doğayı korumak zorunda…

Yoksa  kendisini yok edecek.. Felaketlerin dini imanı yok..

Depremler, seller, fırtınalar… Yangınlar…

Ülke ayırımı yapmıyor…

Dünya tek..

Başka dünya yok..

Avustralya yanıyor ve hale devam ediyor..

Dünya sorunları lokal değil..

Sorunlar global…

Dünyayı bekleyen tehlikeler çok büyük..

Daha yaşanılabilinir bir dünya için…

Hepimiz çabalamalıyız…

Yeri gelmişken yakınlarda kaybettiğimiz Hayrettin Karaca’yı anmadan geçmeyelim..

Yıllarca ‘Türkiye çöl olmasın’ diye çalışmalar yapan TEMA Vakfı’nın kurucularından olan, böyle toprak dedelere, ninelere ihtiyaç var..

Çok daha önemlisi gençlere ihtiyaç var…

Toprağı seven ve koruyan..

Doğa dostu insanlığa ihtiyaç var…

Gelişmeliyiz..

Kendimize ve çevremize farkındalık kazandırmalıyız.

Sosyal medyayı felaket tellallığı için değil de.. Yapıcı mesajlar için kullanmalıyız…

Ege’nin karşısında deprem olduğunda .. ‘İyi oldu düşman ülke’ demenin mantığı yok..

Bakın bizde de oldu.

Felaketler ülke ayrımı yapmıyor..

Hepimiz aynı gemideyiz…

İnsanlık; din, dil, ırk ayrımı yapma noktasını çoktan geçmeli..

Avustralya da yangınlar hala sürmekte…

Felaketler üst üste gelmekte…

Sonuç olarak…

Erozyona uğrayan topraklar…

Kısırlaşan dünya..

Zorlaşan insanlığın yaşamı..

Katledilen dünya anne..

Uyanamayan insanlık…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Hit Counter provided by Curio cabinets