Toplumsal Barış Toprakta… - Hamle GazetesiHamle Gazetesi

Toplumsal Barış Toprakta…

Bu haber 24 Ocak 2020 - 8:46 'de eklendi ve 798 views kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşek
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Gülten Şimşek

Doğaya ve çevreye düşkünlüğü ile bilinen..

Senelerdir giydiği kırmızı kazağı ile bir simgeye dönüşen..

Toprağın dedesi..

Bir gün….

Neden hep aynı kırmızı kazağı giyiyorsunuz diye sorulunca.. Ben tüketim kültürünün içinde olmayacağım.. Ve bu kazağı 16 senedir giymekteyim.. Rahmetli oğlumdan bir kazak istemiştim.. O da bu kazağı, kalan iplerden ördürtüp bana verdi ve her zamanda giyeceğim demişti.. Ki Karaca yün işletmesi onlarındı..

Tüketim anlayışına gösterdiği bir tepkiydi bu.. Ben demişti ‘tüketim kültürünün içinde olmayacağım’…

‘Bu dünyaya tüketmeye gelmedik.. Bilakis üretmeye geldik’ diye üstüne basa basa belirtmişti..

Toprakların babası oldu..

Bitkilerin dedesi..

Doğa annenin korucusu..

Dünyaya gelirken bir amaç için geliriz.. Yüce insan görevini tamamladı ve sonsuzluğa uğurlandı..

Hayrettin  Karaca yüzlerce ödül almıştı..

Paylaşarak mutluluk yaratabiliriz demişti..

Ödülleri için ‘yaşanılabilir dünya için emek verdiğim için’ verdiler. Yaşamak istiyorsanız o halde yaşatacaksınız. Kimi yaşatacaksınız ‘Global ekonomi’ denen o canavar kendine hayat veren, benim de ortak olduğum doğal ekosistemi bitirinceye kadar büyümeye devam edecek. Buna çare yok, durduramazsın. Devletleri, hükümetleri ve her kurumu esir almıştır. Bunun çaresi var. Çaresi benim. Çünkü ben sebep oluyorum o tahribata. O üretiyor ben de tüketiyorum. O halde ben kendi kendimin katiliyim. O halde tüketmemek lazım.                   Bu Anadolu’da halen yaşayan bir kültür. ‘Olanın olmayana borcu var’ deriz. ‘Komşusu aç yatarken yiyenin yediği helal değildir’ deriz. ‘Tanrı misafiri’ deriz. İşte bu Anadolu kültürünün, dünyanın kurtuluş hareketi olduğuna inanıyorum ben. Benim aldığım ödülün temelinde bu vardır. Ben bunu yaşayıp geldim. Bu şekilde yaşadım o nedenle bunu bana layık gördüler. ‘Param var, ama hakkım yok’ diyorum ve ona göre de yaşıyorum. Gömleğimin yakasının altı delik deşiktir, çevirmişimdir. Tüketerek değil, paylaşarak mutlu olacağız dünyada.” diye anlatmıştı..

Hepimiz biliyoruz Hayrettin Karaca’nın ülkemiz ve Dünya için yaptıklarını..

Tekrarlamanın anlamı yok..

Anlatmak istediği ana tema’ya odaklanmak lazım..

Köylünün derdinin bilinmesi için onlarla beraber yaşamanın önemine anlatan   Hayrettin Karaca bir açıklamasında…‘‘Aç benim ulusum aç! Köylüm aç! Ben Türkiye’yi 340 bin kilometre geziyorum yatmadığım çadır yok. Yatmadığım kahve peykesi yok. Tanrı misafiri olmadığım köy ve kasaba evi yok. Ben halkın içindeyim. Ben derdi biliyorum. Toplumsal barış topraktan gelecektir’’ demiştir..

Ve  20 dönüm toprakla bir köyün geçinebileceğini ve o köydekilerin çocuklarını okutabileceğini belirten Hayrettin Karaca, ‘‘Bunlar Türkiye’de var. Gidin görün 20 dönüm toprak. Ama bunu toprağın verimini koruyarak yapacaksın. Sen toprağın canını alırsan, toprak sana bir şey vermez’

Yüce insan!

Türk halkının toprak dedesi!

Senin bu ülkenin hafızasın kazıdığın değerler yücelerek büyüyecektir.

Toprağın bağrında..

Sen rahat uyu….

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Hit Counter provided by Curio cabinets