Evet yıkılmadınız, ayaktasınız. Ya parti? - Hamle GazetesiHamle Gazetesi

Evet yıkılmadınız, ayaktasınız. Ya parti?

Bu haber 20 Ocak 2020 - 0:00 'de eklendi ve 2.363 views kez görüntülendi.
Özcan Özgür
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Hafta sonunda Menteşe Kent Konseyi‘nin olağan genel kurulu vardı.

Konakaltı Kültür Merkezi‘nde yapılan seçimsiz genel kurulda Konsey Başkanı Dr. Vehip Keskin ve arkadaşları bugüne kadar yaptıkları çalışmalarla ilgili bilgilendirmede bulunurken, katılımcıların eleştiri ve önerilerini aldılar. Böyle bir durumla uzun yıllar sonra ilk kez karşılaşıyoruz.

Menteşe Kent Konseyi’nde demokrasiyi içselleştirmiş bir “yönetim” var. Öyleki bizlere, kongrelerin sadece “seçme ve seçilme hakkının” kullanıldığı toplantılar olmadığını anımsattılar.

Genel kurulun onur konuğu Prof. Dr. Ruşen Keleş oldu. KeleşYerel Yönetimlerde Demokrasi ve Katılımcılık” konulu bir sunum yaptı. Umarım yerel yöneticiler de katılmıştır…

Genel kurula tanıklık edemedim. Erman Şahin‘in belediye başkanlığında rahmetliOktay Ekinci sayesinde tanıdığım Ruşen hocayı en son Orhan Çakır‘ın belediye başkanlığında bir etkinlikte dinlemiştim. Yerine göre “görme”, yerine göre “ortopedik”, yerine göre “işitme”, yerine göre “konuşma” ve yerine göre de “zihinsel” engelli demokrasimizin Ruşen hocalaraihtiyacı devam ediyor… Allah onlara uzun ömürler versin…

xx           xx           xx

Genel kuruldan önce Menteşe Kent Konseyi Başkanı Dr. Vehip Keskin‘den aşağıdaki mesaj ve daveti almıştım:

Kent Konseyi, yurttaşların kentli olmaktan ve kentin asli sahibi olmasından kaynaklanan haklarının konuşulduğu, tartışıldığı ve savunulduğu, kentin tamamını kapsayan bir yapıdır, kentin vicdanıdır, kentlinin sesidir. Bu anlamda 18 Ocak Cumartesi günü yapılacak olağan genel kurulumuz ve ‘Yerel Yönetimlerde Demokrasi ve Katılımcılık’ panelinde tüm hemşehrilerimizle birarada olmayı umuyoruz.

Ben o gün birarada olanların arasında olamadım.

Konakaltı Kültür Merkezi‘ndeki Nail Çakırhan Salonuengelli” bir salon olduğu için gelemeyeceğimi ve üzüntülerimi bildirdim. Genel kuruldan bir gün önce de Dr. Keskin‘den şu yanıtı aldım:

Özcan bey merhaba. Yarınki Genel kurul ve panel ile ilgili mailiniz bana iletildi. Öncelikle Engelliler Meclisi olan bir kurum olarak, ortopedik dezavantajı hemşehrilerimizin ulaşamayacağı bir salonda toplantıyı yapmaktan dolayı üzgün ve mahçubuz. Bu konuyu aslında değerlendirmiştik, ama maalesef şehir merkezinde daha uygun ve kullanabileceğimiz salon da yok. Menteşe Belediyesi’nin Nail Çakırhan Salonu’na asansör projesi var. Yarınki konuşmama bu konuya değinerek başlayacağım, bu vesileyle yarınki toplantının sorunun kalıcı çözümünü hızlandırmasına vesile olacağını düşünüyorum.

xx           xx           xx

Ben de Dr. Keskin’in .. üzgün ve mahçubuz.” ifadesinden üzüntü duydum.

Erman Şahin‘in belediye başkanlığında ne Muğla‘da ne de Türkiye‘de kimse ve hatta engelliler bile engellilerin farkında değillerdi…

Üstelik o zaman Muğla Belediyesi‘nde engelli olarak Şehnaz Özdemir vardı.

Orhan Çakır‘ın belediye başkanlığında Muğla Belediyesi‘nin ikinci engelli çalışanı da ben olmuştum.

O zaman “Bunlar birken iki oldular. Şehirde işimiz zor, hiç değilse belediye binalarında (asansör ve tuvalet gibi) düzenleme yapalım.” diyen olmadı.

SadeceBelediye‘nin değil, Valiliğin ve dönemin İl Özel İdaresi‘nin binalarına “düşme riski” ile yıllarca girip çıktım. Ta ki Akçapınar‘da düşmeme kadar… Keşke belediye binaları başta, öteki resmi yapılardan birinde düşseydim. Belki düşmem bir işe yarardı… O günden beri asansörsüz binaları kullanamıyorum.

İki belediyemizde de asansör yok. Bir keresinde Büyükşehir Belediye Başkanımız Osman GürünBina sit dokunamıyoruz” diye gerekçe beyan etmişti.

Oysa Menteşe Belediyesi binası arka cephesi izinsiz yıkılıp genişletilmişti!

xx           xx           xx

Herşey niyet meselesi… O yıllar “Sağlamların meseleleri halloldu da sıra sakatlara mı geldi” anlayışının hakim olduğu yıllardı. Koskoca Türkiye Büyük Millet Meclisi bile asansörle rahmetli Bülent Ecevit‘in Başbakanlığındarahatsızlığı sonucu tanışmıştı!

BugünBahattin Gümüş‘ün belediye başkanlığı dönemini yaşıyoruz.

Engellilikte farkındalıkta, duyarlılıkta tavanın, zirvenin yaşandığı yıllar…

Ancak “demokrasi limanı” denilen Muğla‘da, hala gazeteci Özcan Özgürengelli olduğu için Nail Çakırhan Salonu‘nda yapılan etkinliklere katılamıyor.

Aslında engelli olan ben değil, o salon ve o salonu engelli bırakan “anlayış” veya anlayışsızlık. Nail Çakırhan yaşıyor olsaydı, o salondan adını sildirirdi…

Evet, Menteşe Kent Konseyi Başkanı Dr. Vehip Keskin‘in de ifade ettiği gibi, iki yıldır o salona asansör yapılması gündemde, ama yapıldığını ben göremem sanırım.

Arkadaşım “O asansör neden yapılmıyor biliyor musun?” dedi. “Neden?” diye sordum, “Çünkü senin başta danışma kurullarını, genel kurulları, meclis toplantılarını, orada olup bitenleri bizzat kendinin görüp duymanı istemiyorlar. Gazeteciliği bırak yaparlar.” yanıtını aldım.

Beni de bi gülmek aldı…

O gün Dr. Keskin‘e yanıtımı “Bu sizin sorununuz değil  tabi… Muğla’nın ne olup olmadığının göstergesi. Muğla maalesef engelli bir demokrasi limanı. Ben size başarılı bir kongre diliyorum.  Kolaylıklar dilerim. Selamlar.” diye noktaladım.

xx           xx           xx

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN MUĞLA’DA

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan dün Muğla‘da Okluk Koyu‘ndaydı. Öyle duyum aldım. Ankara’nın Kanal İstanbul, Libya, İdlibtrafiğinde yorulmuş ve Okluk‘a dinlenmeye, stres atmaya gelmiş olabilir.AK Parti Muğla‘ya yeni il başkanı atamaya gelecek değil ya…

Dün kendilerine AK Parti İl Başkanı Kadem Mete Hoş geldiniz.” demeye gitti mi bilmiyoruz. Gitti ve kabul edildi ise sosyal medyada “Kadem Mete gitmiyor” diyen sevinçli, üzüntülü, tepkili ve “umutsuz” paylaşımlar başlamıştır bile.

Bugünlerde AK Parti’de il başkanlığına dair yaprak kıpırdasa sosyal medya yıkılıyor…

Bu duruma “Ne güzel partimiz gündemde kalıyor” diye sevineler bile var!

OysaAK Parti‘de kongreler süreci İl Başkanı Kadem Mete ile rakiplerini “yıpratmakla” kalmadı, parti teşkilatlarını da yıpratmaya ve parti tabanında ciddi bir erozyona neden olmaya devam ediyor.

Aslında kongreler süreci CHP‘de de AK Parti‘de de “toparlanmaya” değil, sıkıntılara, yıkımlara, küskünlüklere neden oluyor, ama bu süreç AK Parti‘de tamamen bir yıkım olarak gerçekleşiyor…

xx           xx           xx

CHP‘de ilçe kongreleri tamamlandı. CHP’liler tek kanal siyah beyaz televizyon” gibi il kongresine gidiyor. 8 Şubat‘ta yapılacak kongreye kadar “rakipsizlikten” uğraşacak iş kalmadığından olmalı “kaybedenler” değil de “kazananlar” galiba kendilerini meyhanelere vurdu.

Bir ünlü ilçe başkanı alkollü vaziyette dayak yemiş. Bir başka ünlü ilçe başkanı da alkollü olarak kumarda dövülmüş. Bir yeni ilçe başkanı da komedi gibi bir cenazeye kamera ile gitmiş. Bizim Ali Turbalıoğlu da “İlk 10 ayda bunlar oluyor dört sene daha var düşünemiyorum bile.. Galiba önceki 12+1 ilçe başkanını arayacağız. Beterin beteri var dedikleri bu olsa gerek. 12 ilçe başkanlarım sizlerden özür diliyorum.” diye yazmış.

AK Parti’de bu tür dedikodular yok.

AslındaAK Partililer kumara, hovardalığa, akçeli işlere dair her türlü dedikoduyu yaptılar. Galiba taraflarda ipe serilecek çamaşır kalmadı. “Bu saatten sonra Kadem Mete ve ekibi yönetimde kalsa da dikin tutmaz” diyorlar. Sanki başkası gelse dikin tutar mı? Soruyu bir AK Partiliye sordum, “Nah tutar” dedi…

xx           xx           xx

BenceAK Parti‘nin Ankara‘daki kurmayları yanlış yaptı. Kongreler sürecinin uzaması kamplaşmaları arttırıyor, teşkilatları yıpratıyor ve parti tabanını yoruyor, umutsuzluğa sevk ediyor. Her gün kulislerde Kadem Mete görevden alınıyor, her kesimin kendi il başkanı atanıyor. Sonra Kadem Mete yanına milletvekillerini alıp “Yıkılmadım ayaktayım” diye sosyal medya fotoğrafı veriyor.

Evet yıkılmadınız, ayaktasınız. Ya parti?

Bir duayen AK Partili İlçe başkanları ve il başkanı hemen alınmalı. Delegeler yeniden belirlenmeli ve müdahalesiz kongreler yapılmalı. İlçe başkanları ve il başkanı kongrelerden çıkmalı. Yoksa Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu alıcı kuşlar gibi bekliyor.” dedi.

AK Partiböylesine “demokratik” bir uygulama yapar mı derseniz, artık CHPbile yapmıyor!

Tabi Cumhurbaşkanı ve Genel Başkan Erdoğan bilir…

——————————–

GÜNÜN SÖZÜ:Hayatın kuralı bu. Ya yanlış zamanlarda doğru insanları karşına çıkarır ya da yanlış insanla; zamanını harcatır. – Lucius Annaeus Seneca

ÇİVİ

Arkadaşım “Rahşan Ecevit’in vefatı CHP’lileri, DSP’liler, sosyal medyada birleştirdi” dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

4 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
galip demirelOcak 20, 2020 / 11:11 amCevapla

Ak Parti il yönetiminde Kadem Mete’nin varlığı Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu taraftarlarını sevindiriyor. Kalması demek Ak partiyi Muğla’da eritir.Diğer alıcı kuşları kuvvetlendirir. Partilerini ve Muğlayı sevseler partiyi rahat bırakırlar. Herkes kendini seviyor.

günaydınOcak 20, 2020 / 11:53 amCevapla

Engellilierin karşılaştığı zorluklarla ilgili tespitleriniz çok doğru. Hala engellilerin gireceği sınavları okulların ikinci yada üçüncü katınta yapıyorlar. hala engelli çocuğu annesi ikinci kattan zemin kata tuvalete kucağında taşıyor, hala üst geçitlerde bir tarafında engelli rampası var bir tarafında yok ve halada bu konuları çözmek zorunda olanlar yemek yiyorlar geziyorlar geceleri uyuyorlar seçimlerde aday oluyorlar halkın içine çıkıyorlar.

Nabide KılınçOcak 21, 2020 / 1:44 amCevapla

Ruşen hoca şöyle başladı. Demokrasi ve katılımcılık konusunda sizin huzurunuzda konuşmak çok zor. Yıllarca duyduğumuz sesini dinlediğimiz Ruşen hoca yine konuşmasında bir ironiyle Karanfili eken bilir Ruşen’i çeken bilir diyerek güzel keyifli bir toplantı yaşattı. Demokrasinin önüne yerel getirilmesini doğru bulmuyorum dedi. Demokrasiyi Akdeniz ikliminin zeytin ağacının meyvesine benzettiğini söyledi. Yönetim çok ortaklı ilişkiler zinciridir dedi.Halkın aktif katılımı ve demokrasi eğitiminin sağlanmasından söz etti.5393 sayılı kanunun 13. hükmünce hemşehri hukukundan söz etti. Halk bir anlamda gladyatör olmalıdır dedi. Daha pek çok özde demokrasiyi özetledi. Yerel yönetim ile demokrasiyi tarif etti.
Muğla’ya Ruşen Keleş hocanın gelmesi çok özel bir toplantı idi. Yerel yönetimin yetkilerinin arttırılmasının demokrasiyi geliştirmesinden söz edebilir miyiz diye bir soruyla katıldım. Hoca çok geniş bir çerçevede bunu cevapladı. Menteşe Kent Konseyi ekibine Teşekkürler.

Nabide KılınçOcak 21, 2020 / 1:51 amCevapla

Ayrıca Menteşe Belediyesi toplantı olan o salona internet kurmalıdır. Siyasete gelince CHP de ilçe kongreleri tamamlandı. İl kongresi de tamamlanır tamamlanır da. Mesele bunların yapılması bir yana yapılma hedefleri çok iyi belirlenmeli. Yani iktidara koşuluyor.. CHP Genel Başkanı bunu ifade ediyor. Dava yani iktidarı taşıyacak kadrolar.


Hit Counter provided by criminal attorney Orange County
izmir escortantalya escortizmir escortporno indirizmir escortporno izle indirporno izle