#SibelÜnli turnusol kağıdı oldu... - Hamle GazetesiHamle Gazetesi

#SibelÜnli turnusol kağıdı oldu…

Bu haber 16 Ocak 2020 - 0:00 'de eklendi ve 1.121 views kez görüntülendi.
Özcan Özgür
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

ÖZÜR ve DÜZELTME

Dünkü yazımda, Muğla‘da son genel seçimde Millet İttifakı ile Cumhur İttifakı‘nın arasındaki farkı sehven 11 bin 43 oy olarak yazmışım. Doğrusu bin 143 farktır. Ayrıca İstanbul Milletvekili Gökhan Zeybek‘i “Gökhan Günaydın” ile karıştırıp Zeybek için “Rahmetli Gürol Ergin’in Muğla’ya emaneti” diye yazmışım. Yazımızın Günaydın, rahmetli Ergin ve Adnan Keskin ile bir ilgisi yoktur. Düzeltir özür dileriz. (Ö.Ö.)

xx           xx           xx

#SibelÜnlietiketi,5 Ocak Pazar günü, twitterda Türkiye‘de en çok paylaşılan etiket oldu.

İstanbul Üniversitesi‘nde, kampüslerde 2 Ocak‘tan itibaren yemekhanelerde kahvaltı verilmeyeceği ve indirimli yemeklerin artık tek öğünle sınırlandırılacağı yönünde alınan ve 6 Ocak Pazartesi günü iptal edilen karar, o günlerde öğrenci eylemlerine neden olmuştu. Ünli‘nin de bu karara twitterdaki paylaşımlarıyla tepki gösterdiği görülmüştü.

Sosyal medyadaki birçok kullanıcı, bu tür kararları ve Ünli‘nin geçim sorunu ve iş bulma konusundaki tweetlerini hatırlatarak, genç kadının ölümünde bu tür kesintilerin ve genel olarak geçinememenin etkili olduğunu savundu.

Ünli‘nin ölümüyle ilgili İstanbul Kadıköy‘de yapılan bir eylemde, “Sibel’in katili kapitalizm” sloganları atıldı. Sosyal medyadaki bazı kullanıcılar ise “Türkiye’de son dönemde yaşanan intiharların sadece ekonomik sebeplerle açıklanamayacağını, hem bu ve benzeri dış koşullarla ilgili sebepleri hem de psikiyatrik rahatsızlıklara dair nedenleri birlikte tartışmak gerektiğini” savundu.

Her konuda olduğu gibi, bu konuda da “bölünmeyi” becerdik!

xx           xx           xx

Facebook arkadaşım Perrin Pebi Helvacı 6 Ocak tarihli paylaşımında “Hadi bakalım herkesin gözü aydın, açlıktan değil depresyondan intihar etmiş üniversite öğrencisi Sibel!” diyerek şu ifadelerde bulundu:

Hepimiz akşam yemeğimizi rahatça yiyelim! Kim çıkarıyor böyle asılsız haberleri? Çok ayıp! Böyle bir şey mümkün mü? Ay çok hafifledim, hepimiz aklandık! Yine oyunumuza dönelim. Nerede kalmıştık? (!)

Gül ağacından kuş düştü, / Kuş gül ağacından düştü. (Pebi)

Turnusol kağıdı bir amaca hizmet eden akıllı kağıttır. Bu kağıt aynı zamanda ‘yala beni halini gör‘ şeklinde kendi tanımını yapmaktadır. Hz. Ebubekir‘in de “Bana bakan kendini görür” dediği gibi..

Turnusol kağıdı bir bakıma biz insanları sollamış ve söylediğini yapmaktadır ve yalancı değildir.. O yüzden aferin diyoruz bizi açığa çıkaran turnusol kağıdına, onu yalayıp halimizi görüyoruz…

#SibelÜnli’nin “insanları” üzüntüye boğan kahredici intiharı da bir bakıma turnusol kağıdı oldu…

xx           xx           xx

O günlerde, Muğla Sıtkı Koçman Üniveritesi‘nden tanıdığım ve şimdi İzmir‘de turizm alanında bir akademisyen olarak görev yapmakta olan profesör de Perrin Pebi Helvacıların tepkisine neden olan türden bir paylaşım yaptı. Özetle şöyle dedi:

Sibel’in asıl ölüm nedeninin parasızlık olduğuna inanmamıştım. Bu düşüncemi de bugün sabah bazı arkadaşlarımla paylaşmıştım. Biraz önce okuduğum haberde ailesinin yaptığı açıklamayı okuyunca haklı olduğumu gördüm. Abisi, kardeşinin kişiliği ve dış görünümü hakkında son aylarda sosyal medya ortamında alaycı paylaşımlar yapıldığını, kardeşinin de bu yüzden depresyona girdiğini söylüyordu…

Ben de altına “Pes doğrusu… Rahmetli talihsiz kızın paylaşımları yalan, ailesinin beyanları gerçek… Ölünün ardından konuşmak kolay… Tabi İÜ önünde öğrencilerin coplanması da yalan. Orada gençlerin tozu alınıyordu… Bugün de Ankara’dan 19 yaşında bir TIP öğrencisi kızımız intihar etti… Onun içinde depresyon denildi… Olabilir… Peki bu gençlerimiz neden depresyona giriyorlar?” diye yazdım.

O profesör de bana şöyle karşılık verdi:

Özcan bey, zaman zaman katılmasam da, hergün sabah yolda giderken köşe yazılarını okurum.. Birden böyle tepki göstermenizin gerekçesini anlayabiliyorum.. Benim yorumumda kimseye arka çıkma, ya da birşeyleri görmezden gelme yok. Her dakika gündemi de takip eden birisi değilim. .. ki, ötekileştirilmek ve alay edilmek (ben bunları Muğla Üniversitesi’nde çok yaşadım) bu toplumun en kötü alışkanlığı.. Bir de insanları özel yaşamlarına kadar afişe etmek, bu ailede olduğu gibi.. Sadece toplumsal bir soruna işaret ettim, siz istediğiniz şekilde yorumlayabilirsiniz.. Ben yine sözlerimin arkasındayım.. İyi geceler..

xx           xx           xx

Profesör olmuş bir akademisyenin duruşunun, “önyargılı” oluşu beni sarstı.

Sibel’in asıl ölüm nedeninin parasızlık olduğuna inanmamıştım. Bu düşüncemi de bugün sabah bazı arkadaşlarımla paylaşmıştım. Biraz önce okuduğum haberde ailesinin yaptığını açıklamayı okuyunca haklı olduğumu gördüm.” ifadesi beni altüst etti… Hiçbir veriye dayanmadan genç kadının intiharı ile ilgili bir “yargıda” bulunabilmiş. Sonra da ailesinin açıklamaları üzerine “haklı çıktım” diye sevinmiş…

Tartışmayı sürdürmenin alemi yoktu. Ancak Mark TwainCahil insanla tartışmayın; önce sizi kendi seviyesine çeker, sonra da tecrübesiyle yener.” demiş, ama “akademisyen ile tartışmayın” da dememişti. Bu defa bende şöyle yazdı:

“Üniversite gençleri çok zor koşullarda okuyorlar hocam. Siz benden daha iyi biliyorsunuz. Kötekli (Menteşe’de) Tarlabaşı’na döndü… Bir haftadır benim içim yanıyor. Ben de kız babasıyım… Siyasi bir kesim bu olayı ‘devletin yıpratılması’ olarak alıyor ve manipülasyon yapılıyor. Benim tepkim buna… Bu sorun sağ-sol meselesinden çıktı… Benim eleştirim size değil, bu meseleyi ideolojik hale getirenlere… Polis bir hafta önce İstanbul Üniversitesi’nin kapısında öğrencileri coplarken kimsenin ideolojisini, partisini, dinini, mezhebini sormuyordu… İyi geceler, saygılar.

O da şöyle karşılık verdi:

Özcan bey, Kötekli ile ilgili yazılarınızın hepsini okudum, biliyorum. Yaklaşık 7 yıldır da o mahalleye gitmiyorum, hayal kırıklığına uğramamak için. O yazılarınızı okurken hep ‘keşke 1992 yılında ilk geldiğimde bekara ve öğrenciye ev vermeyen o şehir ve o köy o şekilde korunabilseydi’ demişliğim vardır. Ama artık yaşanmaz hale geldiğini düşünerek arkama bakmadan kaçtım gittim. Benim de üniversite öğrencisi bir kızım ve lise öğrencisi bir oğlum var, kendime harcamıyorum onlara harcıyorum… Öğrencilerimize de destek bulmak için okul-üniversite olarak hep çalışıyoruz… Sevgiyle kalın..

Buna ne diyeceğimi bilemedim. “Hocam keşke ‘.. arkama bakmadan kaçtım gittim.‘ demeseydiniz… Neyse biz mücadele ediyoruz… üzüldüm. Verdiğim rahatsızlık için özür dilerim.” demekle yetindim. O ise “Geçen gün fuarda karşılaştığımız Mustafa Ercan ile de uzun uzun sohbet ettikten sonra, o da aynı cümleyi kurmuştu bana.. İnsanlara küsmek iyi olmasa da, kuruma-şehre küsmek iyi geliyor insana.. Ya değilse, hayat çekilmez oluyor.. Kendinize iyi bakın..” diye noktaladı…

Yorum yok…

xx           xx           xx

O ara akademisyenimizin meslektaşlarından mı, yoksa öğrencilerinden mi; “Seher Güneş Konak” adında bir hesap sahibi de “Sibel’in sadece 1 lira 40 kuruşum kalmış yemek kartımda şeklinde paylaşımı vardı hocam. İntiharını tek bir sebebe bağlamak doğru olmaz, ama şu bir gerçek ki ülkemizde zorbalık anaokuluna kadar gidiyor. Bu konuda ailelere büyük görev düşüyor.” diye yazınca aklıma yine Kötekli geldi… Ne yapmalı aileler? Özellikle kız evladı sahibi olanlar Kötekli‘ye bakıp çocuklarını Muğla‘ya okumaya göndermemeliler mi?

Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş de 5 Ocak da saat 22:52‘de yaptığı sosyal medya paylaşımında “Yemekhane kartımda para kalmamış, sadece 1 liram var… Gidecek bir yerim yok, yaşanmaya değer bir hayatım da… Her ölüm acıdır, ama Sibel’inki çok ağır oldu. Evlatlarımız, öğrenci kardeşlerimiz daha insanca yaşamı hak ediyor. Hepimizin hayali gençlerimizin umutsuzluğa kapılmadıkları, gelecek kaygısı duymadıkları bir Türkiye. Güzel gülüşündeki acını derinden hissediyoruz. Mekanın cennet olsun. #SibelÜnli” diyordu. Benzer paylaşımlar o kadar çok yapıldı ki…

Başkan Gümüşüniversitede yapılan forumda da “Evlatlarımız, öğrenci kardeşlerimiz daha insanca yaşamı hak ediyor.” türünden sözler etmiş ve hatta “Gençler haklarınız için mücadele edin” bile demişti…

O günden bu güne ne değişti Kötekli’de? Gençlerin “hak ettikleri daha insanca yaşama” dair neler yapıldı?

xx           xx           xx          

#SibelÜnli hangi nedenle yaşamına son vermiş olursa olsun farkındalık yarattı… Kendi sorununu, sorunlarını çözememiş olsa da İstanbul Üniversitesi‘ndeki arkadaşlarının yeniden sabah kahvaltısı yapabilmelerine ve hatta iki polis hakkında soruşturma açılmasına katkı yapmakla kalmayıp, Anadolu‘da ve Muğla‘da yerel yönetimlerin popülistçede olsa “çorba seferberliği” başlatmalarına katkı yapmış oldu.

Menteşe‘de yeniden, Bodrumve Milas‘ta ilk kez çorba dağıtımı başladı…

Ruhu şad olsun…

———————————————

GÜNÜN SÖZÜ:Akıllılar dövüşmeden kazanırlar, cahiller kazanmak için dövüşürler.-Zhuge Liang

ÇİVİ

Menteşe Kentsel Tasarım Yolu 2. etap, cadde, yol, kavşak düzenlemesi ve altyapı çalışmaları kapsamında Muğla’nın sembollerinden İsmet Tayyaresi’nin aynı yerinde yenileneceği açıklandı. Arkadaşım, “Teyyareye motor mu takacaklar?” diye sordu.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Hit Counter provided by Curio cabinets