BEŞİKTEN MEZARA REKABET - Hamle GazetesiHamle Gazetesi

BEŞİKTEN MEZARA REKABET

Bu haber 15 Ocak 2020 - 0:02 'de eklendi ve 831 views kez görüntülendi.
İdris Koç
İdris Koçidriskoc@hamlegazetesi.com.tr

İdris KOÇ

Yaklaşık sekiz ay önce “Rakip mi, Refik mi?” başlıklı bir yazıyla esnaf ilişkilerini kaleme almış, “Rakip değil, refik olanlar kazanır.” diyerek bitirmiştim.

Günümüzde rekabet yalnızca ticarette ve sporda değil. Evde karı-koca ve ebeveyn-evlat arasında rekabet var. Akrabalar arasında koyu bir rekabet söz konusu. Komşular arasında rekabet çatışmaya dönmüş durumda. İş hayatına ve kurumsal ilişkilere baktığımızda da durum çok farklı değil.

Aynı kurumun farklı servis ve birimleri arasında rekabet… Aynı servis veya birimin çalışanları arasında rekabet… Bir kurumun yöneticileri arasında rekabet… Farklı kurumların eşdüzey yöneticileri arasında rekabet… Aynı bölümün öğretim görevlileri, aynı okulun öğretmenleri arasında rekabet… Aynı STK bünyesinde bulunanlar, aynı parti içinde siyaset yapanlar arasında daha büyük bir rekabet…

Ne yazıktır ki; bu rekabet etme arzusu içimize ve ilişkilerimize o kadar sinmiş ki, bizi çok garip davranışlara yöneltiyor.

Ya birilerini kendimize rakip olarak görüp kendimizce bir pozisyon alıyoruz. Ya birileri böyle bir niyet ve yaklaşımı olmayan birinin karşısına sanal (sahte) bir rakip çıkarıp sağda solda sufle vermeye başlıyor. Ya da sizin isminizi birilerinin kulağına fısıldayıveriyor.

Böylelikle olup bitenden habersiz, birilerinin rakibi oluveriyor ya da biz birilerinin ortaya attığı isimle kavga etmeye başlıyoruz.

İyi de hayatın her alanında ve her zaman neden böyle bir rekabet içindeyiz? Bu sinsi planlar, yalan-dolan, iftira, karalama ve çatışma kime ne kazandırıyor?

Bu sorulara cevap ararken yeni yılın ilk günlerinde Erdal Çil abimin yazısı karşıma çıktı. O, “Monopoli Oyunu” başlıklı yazısında şöyle diyordu:

Küçüklüklerinden beri en sade şekilleriyle evlerindeki ekranlardan vahşi batının özel parklarında hazırlanıp dünyaya ihraç edilen hayvan belgeselleriyle büyüdüler. Henüz çok ufak yaşlardan itibaren, yaşamak için öldürmek zorunda kalan, yaşamanın ancak bir diğer hayvanı parçalayıp etini yiyip, kanını içmekle mümkün olabileceğini kazıdılar belleklerine.

Gençliklerinde de sınav üstüne sınavlardan geçirilerek hep arkadaşlarını rakip görüp, onları geçme üzerine hazırlandılar. Çalışmaları hep en yakınındakilerin başarılarıyla kıyaslanarak değerlendirildi. İş hayatına girerken de girdikten sonra da hep içten içe değil, açık bir yarışma hali onları hep huzursuz yaptı, doyumsuz yaptı.

Bu yüzden şimdi onların görev yaptıkları kurumlarda hep nifak var. Gizli çekişme, mutsuzluk, rekabet var. Birbirlerini çekemeyen, katlanamayan, evlenemeyen, beğenmeyen, bencil bireyler topluluğuna dönüştürdüler bizi.”

Her yerde ve herkes arasındaki bu anlamsız rekabetin nedeni, galiba yetiştirilme tarzımızda gizli. Anlaşılan beşikten mezara rekabet mayamızda var.

İşe, ilişkilerimize dair şikayetlerimiz, her gün okuduğumuz haberler, izlediklerimiz, şahit olduklarımız, okumalarımız; hırsın, açgözlülüğün, bencilliğin, fitneciliğin, yalanın kimseye mutluluk getirmediği bilmemiz bize yetmiyor.

İlişkilerimize ve çocuklarımıza özen gösterdikçe daha çok sorun yaşıyoruz. Bildikçe, okudukça ve kariyer basamaklarını tırmandıkça her şey daha kötüye gidiyor.

Demek ki, bir yerlerde yanlış yapıyoruz. Nerede yanlış yaptığımızın da farkındayız aslında. Ancak kendimize bile itiraf etmeye korkuyoruz. Çünkü zoru, disiplini, değişimi göze alamıyoruz. Kolay olanı, yani başkalarının değişmesini bekliyoruz. Doğru olmadığını bilsek de nefsimizi okşayan şeyler daha çok hoşumuza gidiyor.

Akıbetimiz hayrola…

Bir hatırlatma ile bitirelim: Yakınındaki insanları, dostlarını tanıyamayanlar ve her fısıltıya kulak kabartanlar, her gece kabus görmekten kurtulamaz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Hit Counter provided by Curio cabinets