“ZEYTİN YAĞLI YİYEMEM” TÜRKÜSÜNÜN YANLIŞ HİKÂYESİ - Hamle GazetesiHamle Gazetesi

“ZEYTİN YAĞLI YİYEMEM” TÜRKÜSÜNÜN YANLIŞ HİKÂYESİ

Bu haber 14 Ocak 2020 - 0:02 'de eklendi ve 419 views kez görüntülendi.
Namık Açıkgöz
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Namık Açıkgöz

İnternette dolaşan ve televizyonlarda anlatıldığında herkese “Vay beee!… Ah ulan şu  Amerika!…” dedirten hikâyeyi hepiniz biliyorsunuz. Son zamanlarda zeytinyağını savunurken Sayın Prof. Dr. Canan Karatayçok anlatıyor.

Güya ABD, bize margarin satmak istiyormuş ve o yüzden vaktiyle Bursa yöresinde

Zeytin yağlı yiyemem aman

Basma da fistan giyemem aman

türküsünü uydurmuş ve bu türküyü duyan milletimiz, zeytinyağından vaz geçip margarine hücum etmiş.

Hikâye çok güzel değil mi?

Güzel!… Ama doğru değil!…

Bu türküyü 2 Kasım 1954’te İhsan Kaplayan’dan Muzaffer Sarısözen derlemiştir ve TRT repertuarında 1133 numara ile kayıtlıdır.

Bir türkü bir kaç yılda oluşmaz… 1954 yılında derlenmiştir ama en az 40-50 yıllık bir geçmişi olmalı ki, 1954’te derlenecek kadar dikkati çeksin. Ayrıca Muzaffer Sarısözen gibi bir usta, beste türkü ile anonim türküyü ayıramayacak kadar cahil değildir.

YANLIŞ HİKÂYE

Uyduruk hikâyeyi anlatanların iddialarının bir tarafı olan margarinin fabrikası bizde 1952’de Amerikalılar tarafından değil, Hollandalılar tarafından kurulmuştur. Türkünün uyduruk hikâyesi ABD Marshall planı ile ilgilendirmesi, burada saçma oluyor zaten.  Kitaba bakma imkânım olmadı ama ilk baskısı 1966’da yapılan ve yeni baskısı 2019’da Sayın Soner Yalçın’ın sunuşuyla yapıldığına göre (Sayın Yalçın bu konuta tweetler atmıştı.) herhalde uyduruk hikâyenin dayandığı kitap Osman Nuri Koçtürk’ün, Yeni Sömürgecilik Açısından Gıda Emperyalizmi olmalıydı. Orada yoksa rahmetli yazarın ruhaniyetinden özür dilerim. Daha sonraki yıllarda Sayın Prof. Dr. Kenan Demirkol da bu yanlış değirmene un taşımış. Şimdi de Sayın Prof. Dr. Canan Karatay her yerde anlatır oldu bu uyduruk hikâyeyi… İnanması çok kolay bir hikâye olduğu için hayli yaygınlaştı bu hikâye… (Sayın Tevfik Uyar, bu hikâyeye inanmadığını ve benim diyeceğime yakın şeyler yazmış.)

Reklam ve algı operasyonları ABD tarafından çok kullanılmıştır ama o yıllarda bu kadar hızlı ve etkili kullanım, teknolojik olarak mümkün değildi.

İŞİN DOĞRUSU

Biz uyduruk hikâyenin ayrıntısına girmeyelim ve metni yorumlayarak, yıllardır anlatılan bir yanlışın önüne geçelim ve bir türkümüzü “pis emperyalistlerin malzemesi” olmaktan kurtaralım.

Türküde “zeytin yağı” ve “basma kumaş” olumsuzlanıyor ama bu margarin karşısında bir olumsuzlama değil; tereyağ ve kaliteli kumaş (mesela kadife, mesela ipek) karşısında bir olumsuzlamadır. Gelin olan kız, ipekli kadifeli bir giyim ve tereyağlı bir pahalı beslenme kültüründen, fakir-fukaranın kullandığı zeytinyağı ve fakir-fukaranın giydiği basma kültürüne geçişi yadırgıyor.

Mesela bir Manisa türküsünde de eski geleneğin ve kırsalın sembolü olan “mavi şalvar” yerine yeni moda olan “setre pantolon” giyen ve böylece “yeni olma”yı ve belki de “memur olma”yı, giyimiyle de gösteren birini tercih eden bir kız söz konusudur:

Yol üstüne kura da koymuş ilyeni

Ben istemem mavi şalvar giyeni

Ben isterim setre pantol giyeni

Bir Zile türküsünde köye gelin gidince burçak yolma zorluğuyla karşılaşan kızın acısını; setre pantolon giyen kâtibe âşık olan İstanbullu kızın sevincini; at ile gelin gitme kültürünün olduğu yerde bir statü göstergesi olan “aynalı körük” (fayton) isteyen Yozgatlı gelinin psikolojisini anlatan türkülerde de tereyağ ve ipekli giyim kültüründen zeytinyağ ve basma kültürüne geçişin acı hikâyesi yatar bu türkünün arkasında; margarin değil.

Yanlışta ısrar ve güzel bir türküyü uyduruk bir hikâyeye kurban etmeyelim lütfen.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Hit Counter provided by Curio cabinets